Şemdinli’de kadınlar için film gösterimi

0
74

Futuristik bir film olan Elysium(Yeni Cennet), sınıf mücadelesi, sağlık hizmetleri eksikliği, göç ve belli bir ölçüde askeri endüstriyel kompleks gibi çeşitli sosyal ve siyasal mücadeleleri ortaya koyuyor.

 
Yönetmen Neill Blomkamp’ın yeni projesi Elysium, 2013 yapımı, Amerikan bilim kurgu aksiyon-gerilim filmi. Film, uzak gelecekte, 2154 yılında geçiyor ve uzayla yakın temas halinde ilerliyor. 

Harap olmuş dünya ve Elysium adlı lüks bir yaşam alanında gerçekleşen film, göç, aşırı nüfus, trans-hümanizm, sağlık, ve sınıf konuları gibi siyasi ve sosyolojik temaları ele alıyor. 
2154 yılında insanlar iki sınıfa ayrılıyorlar: Birinci grup çok zengin, Elysium adlı lüks bir uzay istasyonunda yaşayanlar geriye kalanlar ise aşırı kalabalıklaşmış, harap olmuş dünyada yaşayan yoksullar. Dünyada yaşayan insanlar umutsuzca gezegenin suç ve yoksulluk ortamından kaçmaya çalışıyorlar ve birçoklarının Elysium’daki medikal imkanlara ihtiyaçları var. Ancak, Elysium’dakiler dünyadan göçü yasaklayan yasalar doğrultusunda yurttaşlarının “lüks” yaşantısını koruyabilmek için herşeyi yapmaya hazırlar. Bu iki dünya arasında eşitiği sağlayabilecek tek kişi ise Elysium’a gitmekten başka çaresi olmayan sıradan bir adam olan Max . İstemeyerek de olsa Max çok tehlikeli bir görev üstlenerek Elysium’un Sekreteri Delacourt’un  güçlerine karşı gelmek zorunda. Ancak, başarılı olduğu takdirde sadece kendi hayatını değil, Dünya’da yaşayan milyonların hayatını da kurtarabilir…Dünya üzerindeki sakinler, acımasız robotlar tarafından denetlenirken, Elysium vatandaşları konfor içinde yaşamakta ve hastalıklardan korunmak için düzenli olarak Med-Bays adı verilen insan büyüklüğündeki tıbbi cihazlar kullanmaktalar.

Android polisler

Filmin ana karakterini canlandıran Max Da Costa’nın (Matt Damon) bir fabrika işçisi olarak mücadelesi, bugün yaygın gördüğümüz sınıf mücadelesi, sağlık hizmetleri eksikliği, göç ve belli bir ölçüde askeri endüstriyel kompleks gibi çeşitli sosyal ve siyasal mücadeleleri ortaya koyuyor. Max işe giderken yolda, gerçek insanların yerini androidlerin aldığı polisler tarafından taciz ve saldırıya uğrar ve işe geç geldiğinden yarım günlük ödemesi kesilir. Ardından da kendisini yaralayan androidlerin üretildiği işine devam eder. Max için önemli dönüm noktası, fabrika yöneticisi tarafından güvenli olmayan bir duruma girmesinin istenmesi ve ardından radyasyona maruz kaldığı bir kaza geçirmesi ile çalıştığı şirketin kendisini işten çıkarması ve ölüme terketmesi olur. 
Max’in dramı sürerken, bir anlamda aşırı sağcı Fransız politikacı Marine Le Pen ile benzerlikleri görülebilecek Elysian Savunma Bakanı Jessica Delacourt (Jodie Foster) Elysium üzerinde bir darbe girişimi dener. Darbe planları, data soygunu ile Max’in eline geçer ve dünya sakinleri, dünya nüfusunun tümünü Elysium vatandaşı yapabilecek güce sahip olduklarını keşfederler. 
Aksiyon sahneleri için kimi zaman biraz klişe denebilir. Fakat ince politik mesajlara bakılacak olunursa, film övgüye değer. 
Klişe eksiklikler ve hikayede kimi zaman garip gelişmeler bir kenara, film aynı zamanda eğlenceli ve kendi başına bir bilim kurgu filmi olarak öne çıkıyor. Yine yönetmen, filmin politik olduğunu inkar etse de, filmde işaret edilen hemen her  temanın, bugünün büyük toplumsal sorunlarına karşılık geldiği gerçeği göz ardı edilemez.


SUNA ALAN/LONDRA

0 0 deng
Article Rating
Bibe abone
Dazanîne bigre
guest
0 Comments
Lêvegerînen navê nivîsê
Hemû şiroveyan bibîne