Hareketli Görüntünün Doğuşu

0
118

 

Sinemanın mucidi olarak tanınan Louis ve Aguste Lumiere Kardeşler’in bütün illüzyonu insan gözünün yanılgısına ve ağ tabakasının bir saniyede art arda gördüğü resimleri mükemmel bir devinim olarak algılamasından kaynaklanıyordu. Aslına bakılırsa görüntünün hareket ettirilmesi, Lumiere Kardeşler’e gelene kadar yüzyıllar boyunca kurulan hayallerin ve farklı denemelerin konusunu oluşturmuştu.

Görüntünün ağ tabakasında iz bırakarak hareket yanılgısına yol açması 10. yüzyıldan beri biliniyordu. Bu anlamda ilk önemli adım Belçikalı fizikçi Joseph Plateau tarafından 1832’de geliştirilen, belli bir hareketin aşamalarını saptayan bir dizi görüntünün hızlı akmasıyla göz aldanmasına yol açan “fenakistiskop”du.


ESKİ BİR DÜŞ: BÜYÜLÜ FENER
Ancak görüntünün hareketli olarak gösterilmesi için üç önemli buluşun yapılması gerekecekti. Bunlardan Büyülü Fener (Lanterna Magiea) eski Mısırlılar döneminden Batlamius’a kadar uzanıyordu ve 17. yüzyılda Avusturyalı Athanasius Kircher tarafından “fenakistiskop” ile birleştirilerek gerçekleştirilmişti. Prensipte ışık ve mercek aracılığıyla cam üzerinden ya da saydam bir yüzeyden görüntülerin bir perdeye yansıtılmasına dayanıyordu.

İkinci buluş olan “optik oyuncak”ın ilk hali Dr. John Aytron adlı Parisli bir doktor tarafından çocuğunu eğlendirmek üzere geliştirilmişti. “Thaumatrope” adlı bu aygıt, bir silindirin iki tarafındaki kuş ve kafes resimleri, silindir hızla çevrildiğinde kuşun kafes içinde tek bir resim olarak görülmesini sağlıyordu. Üçüncü buluşsa görüntülerin sonsuza kadar kaydedilmesini sağlayacak olan fotoğraftı.

1874’te Venüs gezegeninin güneşin önünden geçişini gözlemlemek amacıyla astronom Lules Janssen tarafından geliştirilen astronomi tabancası, her ilerleyişte filmin başka bir bölümünü objektifin önüne getirerek fotoğraf çekilmesini sağladı.

Lumiere Kardeşler’e gelene kadar görüntünün hareketlendirilmesi konusunda epeyce başarılı olanlar vardı. Fransız Emile Reynaud kendinden önceki deneyleri geliştirmiş, 1877’de bisküvi kutusu ve aynalardan oluşan “praxinoscope” adlı aygıtı yapmıştı. 1880’de bir projeksiyon feneriyle de güçlendirdiği bu aygıtla yaptığı gösterilerde, bir kağıt şeridine elle boyanmış 12 resimden oluşan sahneler oynatıldı. Reynaud “optik tiyatro”nun patentini aldı. 1892 Ekim’inde Paris’te Grevin Müzesi ile günde 12 gösteri yapmak üzere anlaşmıştı. Reynaud sesle görüntü arasında senkron sağlayan bir düzenleme de gerçekleştirmişti. Renkli peyzajlar üzerinde devinen elle çizilmiş görüntüler kullanan Reynaud, Lumiere’lerden sonra fotoğraf da kullandı ama işleri yolunda gitmedi, kısa sürede borçları yüzünden battı. Optik tiyatrosunu kırıp filmlerini Seine nehrine fırlatan Reynaud’dan geriye “Zavallı Piero” ve “Bir Bany Kulübesi Yöresinde” adlı kısa filmler hareketli görüntünün tarihinde kaldı.

MUYBRIDGE’İN ATLARI
California Valisi ile bir dostu arasında çıkan tartışma Amerika’da sinemaya giden yolda ilginç bir deneyin yaşanmasına sebep olacaktı. Tartşmanın konusu atın koşarken dört ayağının da toprakla temasını kaybetmediğiydi. 1878 yılındaki bu tartışmayı bir sonuca    bağlamak için fotoğraf araştırmalarıyla tanınan Edward Muybridge’i yardıma çağırdılar. Palo-Alto Hipodromu’na kurulan ve atın koşacağı yol boyunca dizilen 12 fotoğraf makinesiyle yapılan çalışmada, ilk defa hareketin her an değişen seri fotoğrafı çekildi.

Muybridge’nin deneyi epeyce ilgi topladı. Zootrop adını verdikleri aletle yaptıkları araştırmalarda atlardan sonra, kuşların da hareketlerinin fotoğrafik çözümlemelerine yönelik bir dizi çalışmanın yer aldığı “Animal Loomotion” adlı kitabı, görüntünün hareketlendirilmesi çalışmasında önemli bir kavşak noktası oldu.





Kaynak
Sinema Dergisi

 

 

ŞIROVE BIKE

Ji kerema xwe re şîrove bike!
Ji kerema xwe navê xwe binivîse