Dramaya Karşı Bir ‘Kameralı Adam’

0
65

Dziga Vertov’un 1929 yılı tarihli ‘’Kameralı Adam ‘’adlı filmi dünya sinema tarihinde önemli bir yer tutar. Özelikle kendisinden sonra gelen bir çok gerçekçi sinemacıya yol gösterecek olan bu filmde günün başlangıcından sonuna kadar bir şehrin yaşamı anlatılmaktadır. Vertov bu görüntülerini tamamıyla gerçek olan yaşam kesitlerinden derlemiştir. Filmde asla kurmacaya yer vermemiştir. Fabrikalar, işçiler, dikiş diken kadınlar, kameraman  ve gördüğümüz pek çok şey gerçektir.

Vertov’un sinema anlayışının dayandığı Kinoglaz Manifestosu’ndaki maddelerden‘’Drama halkın afyonudur. Kahrolsun beyaz perdenin ölümsüz kralları ve kraliçeleri. Yaşasın sıradan, günlük işlerin başındaki ölümlü insanlar !’’(1) cümleleri aslında Kameralı Adam’da somut bir gerçekliğe bürünmüştür. Nitekim filmde Bolşoy Tiyatrosu’nun kamera hareketi ile ikiye ayrılması Vertov’un kurmacayı eski olarak nitelendirmesi ve artık onu yok etmek istediğine gösterilebilecek bir örnektir. Yönetmene göre sinema-göz denilen şey bütün gerçekliği gösterebilme kapasitesine sahiptir ve bunu göstermek zorundadır. Bu yüzdendir ki dramayı halkı uyuşturan bir afyon olarak nitelendirtmektedir.

Kameralı Adam filminde gösterilen Sovyet şehri aslında çarlık rejiminin ardından kurulan yepyeni bir rejimin de anlatısıdır. Kolektivizmi yansıtan sahneler filmin geneline hakimdir. Bir makinenin dişlileri gibi işleyen bir şehir söz konusudur. Filmde rol yapan oyuncular, dekor, makyaj yoktur. Sadece gerçek vardır.  Vertov’un belge niteliği taşıyan filmleri ajit-tren denilen trenlerle Sovyetler Birliği’nin bir çok kentini gezmiştir ve buralarda halka gösterilmiştir. Bu trenler yeni rejimin yani sosyalist rejimin propagandasını yapmak amacıyla izlettirilmişlerdir. Nitekim bunun yanında gündelik yaşama dair bilgilendirici görseller de ajit trenlerde gösterilmiştir. Filmdeki ardı ardına gördüğümüz makineler, çalışan insanlar ise yeni rejimin dinamizmini anlatmaktadır.

Dziga Vertov kendisinden sonra da bir çok yönetmeni etkilemiştir. Örneğin; Fransa’da1968 yılında Jean-Luc Godard, Jean-Henry Roger, Jean-Pierre Gorin ‘Dziga Vertov Grubu’nu oluşturmuşlardır. Belgesel sinemanın öncüllerinden sayılabilecek olan Vertov aslında gerçekçi akımın da yaratılması sürecinde de benimsediği sinema-göz kuramı ile önemli bir rol oynamıştır. Kameralı Adam’da çekimi yapan kameramanı da seyircinin görmesi de yine bu gerçeklik vurgusuna örnektir. Diyebiliriz ki sadece bu bölüm bile Kameralı Adam filminin aslında çağının ne kadar da ilerisinde olduğunu, sinemaya yeni anlamlar yüklediğini göstermesi açısından önemlidir. Örneğin; Fransız Yeni Dalgası’nda kamera önünde gözüken yönetmenler, bunun bir film olduğunu anlatmak istemişler ve sinemada seyircinin özdeşim kurmasının önüne geçmişlerdir. ‘’ Senaryo üzerinde uydurulmuş bir masaldır. Biz kendi yaşamımızı yaşarken üzerimize biçilen görüntülere boyun eğmeyeceğiz! Herkes kendi işini yapsın, başkasının işini engellemesin! Sinemacının işi bizi, işimizi engellemeyecek bir şekilde çekmektir’’ diyen Kinoglaz Manifestosu her dönem bir çok yönetmen tarafından geçerliliği kabul edilmiş ve uygulamada da bu gösterilmiştir. Belge okulları, sinemanın tanıklık görevini yerine getirmiş ve toplumların kültürel birikimlerine de katkıda bulunmuşlardır. Kameralı Adam ve Vertov’un daha bir çok filmi bu katkıyı oluşturmada öncülük etmiş sinema dünyasının en değerli eserleri olma özelliğini hala korumaktadır ve kortumaya da devam edecektir.

Arda Kaya

0 0 deng
Article Rating
Bibe abone
Dazanîne bigre
guest
0 Comments
Lêvegerînen navê nivîsê
Hemû şiroveyan bibîne