12 Eylül filmleri yenilgiler tarihidir

0
56
  • Sevda Aydın
  • Sinema Yazarı Mesut Kara son kitabı ‘Sinema ve 12 Eylül’de 12 Eylül filmleri de denilen ‘80 darbesi sonrasında yapılan filmleri inceliyor. Darbenin, dönemin koşullarının, toplumsal dönüşümün ve politik atmosferin fonda olduğu incelemede, merkezde ise ‘80’li yılların sonlarına doğru yapılan pek çok film yer alıyor.

    Kitabı için uzun bir süredir çalışan Kara, bu süre içinde tam 39 filmi yeniden izlemiş. Kitap her ne kadar bir dönemin ismini taşısa da, Kara incelemesini Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar genişletmiş. Erken dönem Yeşilçam sinemasından günümüze Türkiye sinemasına dair geniş bir okuma yapan Kara, şimdiye dek çekilmiş onca 12 Eylül filmi için ‘Toplamında anlatılan bir yenilgiler tarihidir.’ Diyor.

     

    ‘Sinema ve 12 Eylül’ kitabınızı ‘12 Eylül filmi henüz yapılmadı mı?’ sorusuyla bitiriyorsunuz. Aynı soruyu ben sorayım ve buradan başlayalım. 12 Eylül filmi henüz yapılmadı mı?
    Bir kaç film dışında bu filmlerin toplamında anlatılan bir yenilgiler tarihidir. Geçmiş yoktur bu filmlerde.   Oysa ‘anlatılmak istenen’ kahramanların, bu filmlerde de gösterildiği gibi cezaevlerine, düşmelerine, işkence görmelerine ideolojik seçimleri, başka ve daha güzel bir gelecek düşü neden olmuştur. Bu, 12 Eylül filmlerinde görülemese de gerçek hayatta böyleydi.” Bu filmlerin, ele aldıkları dönemi, o döneme ait olguları, yaşanmışlıkları işleme, dönemle hesaplaşma açısından yetersiz ve etkisiz kaldıklarını, yaklaşımlarının yüzeysel olduğunu söyleyebiliriz.

    Peki, neden çekilemiyor tam anlamıyla bir 12 Eylül filmi?
    33 yıldır 12 Eylül koşullarında yaşıyoruz. ‘Devlette devamlılık esastır’ der devleti yönetenler. Sanatın bütün alanları gibi sinema da bu koşullarda üretiliyor, yaşananlardan payına düşeni alıyor sonuçta. Bütün 12 Eylül filmlerine rağmen ‘12 Eylül filmi henüz yapılmadı mı?’ sorusunu sorduran toplumsal muhalefetin olamayışı ya da güçsüz olması da önemli bir etken.

    Şimdiye kadar yapılmış 12 Eylül filmlerinde ‘Eve dönüş’ün önemli bir yer olduğunu söylüyorsunuz? Bireyin yaşadığı tahribatın, toplumdaki tahribatı anlatmadığını mı düşünüyorsunuz?
    12 Eylül filmlerinin bütününe baktığımızda, büyük çoğunluğunda eve dönüş öykülerinin ve darbeyle değişen hayatların, bireyin yaşadığı dönüşümün-tahribatın anlatıldığını görüyoruz. Oysa 12 Eylül darbesi toplumu topyekün yeniden yapılandırma hareketiydi. Büyük bir toplumsal altüst oluş yaşandı. Bu altüst oluşta bireyi de dönüştürdüler. Dönüşen birey kendi ya da çevresindeki bireyin dönüşümünü anlattı.
    Genleriyle, algılarıyla, belleğiyle oynanmış yeni bir toplum, yeni bir kültür, yeni ‘değerler sistemi’, buna uygun yeni bir ‘insan tipi’ oluşturdular. Örgütlü toplumu, örgütsüz, yenik-ezik, çaresiz ve umutsuz bireylere dönüştürdüler. Toplumsal belleği yok ederek geçmişinden ve gelecek düşünden kopmuş ‘bireyler topluluğu’ oluşturuldu. 12 Eylül filmlerine de bu dönüştürülmüş toplum ve geçmişinden kopmuş, gelecek düşünü yitirmiş, umutsuz yenik bireyleri yansıdı. Darbe öncesi hayatın, gerçekliğin yansımadığı bu filmlerde, darbe sonrasının yenilgisinin yansımasını izledik.


    YENİ FİLMLER HAYATIN KATI GERÇEKLİĞİNİ YANSITIYOR

    Türkiye sinemasında yeni sinemacıların arayışlarının, sinemamızın geleceğini de belirleyecek arayışlar olduğunu söylüyorsunuz. Ne gözlemliyorsunuz tam olarak genç sinemacılarda?
    Ben hep umutlu olduğumu söyledim yeni dönem sinemasından da, yeni/genç yönetmenlerden de. Yapılan işlere bazı dönemlerde deneyler, laboratuvar çalışmaları olarak da bakabiliriz. Son yıllarda yapılan filmlere, festivallere katılan, ödüller alan filmlere baktığımızda hayatın ‘katı gerçeklerinin’ yansıdığını gözlemleyebiliyoruz. Muhalif-politik-gerçekçi filmler yapılıyor sinema yapmaya başlayan genç/yeni yönetmenlerce. Eski kuşak yönetmenlerin de, yeni filmleriyle zaman zaman bu sinema coşkusuna katıldıklarını görüyoruz. Bu sinemadan Nasıl Zeki Demirkubuz, Derviş Zaim, Nuri Bilge Ceylan, Yeşim Ustaoğlu, Handan İpekçi, Reha Erdem, Ezel Akay, Ümit Ünal, Yüksel Aksu, Özcan Alper gibi yönetmenler çıktıysa ve iyi filmler yaptılarsa bundan sonra da iyi yönetmenler, iyi filmler olacaktır. (İstanbul/EVRENSEL)

0 0 deng
Article Rating
Bibe abone
Dazanîne bigre
guest
0 Şirove
Lêvegerînen navê nivîsê
Hemû şiroveyan bibîne