gototopgototop

Kürt Sineması - Sînemaya Kurdî - Kurdish Cinema

Têketin-GirişEndamtî-Üyelik
Anasayfa - Mal » Soru ve Cevap » Bu Sinema Sorularını Tartışalım!! » Devrimci Yönetmen Xelîl Uysal Dağ ne gibi algılar kırdı?
A+ R A-

Devrimci Yönetmen Xelîl Uysal Dağ ne gibi algılar kırdı?

Derhênerê Şoreşger ê bi navê Xelîl Dax ferasetên çawa şikandin?

 

“Kürt konulu filmleri izlediğimde, hayal kırıklığına uğradım. Bütün bakış açılarıyla zavallı Kürt'ün filmi anlatılıyordu. Kürt insanı zavallılığı ve çaresizliğiyle dile getiriliyordu. Ki ben yiğit Kürt çocuklarını tanımış, onlarla birlikte yıllarca yaşamıştım dağlarda. Belki bu yaklaşım bir yere kadar doğru olabilirdi. Ama zavallı tiplemelerde ısrar edilmesinin Kürt yönetmenlerinin yanılgısı olduğunu ilk o zaman hissettim. Zavallı Kürt'ü kesinlikle inkâr edemezdim ama bu, ancak devrim sürecinin başlangıcı olarak kabul edilebilirdi. Ondan sonrası için hâlâ sürdürülüyorsa bu yanılgıdan öteye bir şey ifade etmezdi...”

Halil Uysal

Şirove - Yorumlar

arkadaşlar halil beyin fikirlerine katılmakla beraber bir de önerim olacak. bence bu yenilgiden yeni çıkmış hali bırakıp zaferin yaratıcısı olan kahramanlar işlenmeye başlamalı. milli mücadele dönemlerinin sinemasını 'özgün' kılan belirleyici bir kimliktir. örnek vermek gerekirse amerikanın iç savaşını anlatan soguk dag filmi 'gibi' filmler daha çok şey anlatır ve daha kalıcı olur. ha keza bununla birlikte amedlilerin renkli kişilikleri üzerinden politik mizah yapılabilir saygılar.

0 Mahmut Demir 2014-05-28 10:34 #10

Jêgirt - Alıntı

kaderine mahkum olmamali kürt sineması , edebiyati , müziği... belki fiziki dünyada koşullar zavallı gösterir ancak bu zihin dünyalarına yansımamali eğer zihinsel olana sinir çizilirse asla ilerlenmez artık kürt sineması bu algıdan kurtulmali kendi kaderinin yansimalarinda evrensel olani yakalamak için değişim şart...

0 Fatum Fama 2014-05-28 10:33 #9

Jêgirt - Alıntı

Olayı başından alıp bütünlüklü bir değerlendirme yapacak olursak. Şöyleki; X. Dağ çok derin ve Kürt sineması açısından tarihi bir saptamada bulunuyor. Yukarıda sarf ettiği sözler Kürt sinemasına bakış açısının da yanlış bir düzlemde ilerlediğini gösteriyor aynı zamanda. Yıllardır bu filmleri eleştirmediğimi z için Kürt insanının "zavallılığı ve çaresizliği" sürüp gitmiştir sinemada! Gerçek daima çarpıtılıp insanlara yalandan, sahte bir dünya arz-ı endam ediliyordu. Sanat dediğimiz şey bütünlüklü değerlendirilir ve yönetmen (bir eserin yaratıcısı) dahil içerik, biçim, uslup ve o eserin poetikası yahut ideolojisi eleştirilir, eleştirilmelidi r. Kişi neyse onu üretir! Yani ürettiği şey (sanat eseri) sanatçıdan bağımsız değerlendirilme melidir yoksa yanılgıya düşmüş oluruz ve eleştirimiz ayuka çıkar...Eleştiren kişi her türlü eleştirir. Tabi hakaret boyutlarını vardırmamalıdır bu dozu korumalıdır her zaman. Ama sanatçı bu eleştirisini kaale alır almaz o onun bileceği iştir. Yarattığı eserin iyi mi ya da kötü mü olduğuna da tarih ve zaman değer verip mühürleyecektir . Dolayısıyla sanatçı da eleştirilir ve ele aldığı konu da eleştirilir. Bu durum gayet tabii bir şeydir. "Sanat olsun isterse dünya batsın" mantığıyla hareket etmek faşizimin sloganıydı bir aralar. Sanatçının seçtiği konular zaten onun dünya görüşünden ve taşıdığı felsefeden bağımsız değildir. Bu durumlar iç içe geçmiş ve eklenti halini almıştır. Kısacası bir adam faşizimi ve ırkçılığı körüklüyorsa, bir halkın mücadelesi ile alay ediyorsa, var olan realiteyi görmezden geliyorsa ve çağına karşı sorumlu davranmıyorsa o sanatçı her türlü eleştiriye mahkum edilmelidir! Arkadaşın dogma 95'ten örnek vermesi de çok manidar bu arada. O dogma 95 ki daha ilk filminde (şölen) kendi manifestolarına yan çizmiş ve felsefesini alaşağı etmiştirler! Tamamen sansanyonel bir sinema ve popülaritelerin i yükseltmek için seçilen ve belli kurallar çerçevesinde dar ve başarılması imkansız ilkelerle yola çıkan Dogma 95 daha ilk filmlerinde kendi ilkelerini ihlal ettiler! Felsefeleri pek de kalıcı olmadı doğrusu...Sonuç itibarıyla kimseye sen bu konuyu işleyeceksin ve bunun dışına çıkmayacaksın demek doğru değildir. Bazı şeyleri dikte etmek sanatın yaratım sürecine de aykırıdır. Ama ele aldığı konu eleştirilir hem de çok iyi eleştirilmelidi r. Tüm bu konuşmalar ve tartışmalar bir yönetmenin tespitleri üzerine yapıldı ve konu genişledi biraz. Zaten X. Dağ konuşmasında bir şeyi dikte etmiyor. İllah "sen bu konuyu işleyeceksin demiyor" Seçilen konuların ve göteriye sunulan temaların yanlış belirlemeler üzerinde gittiğini söylüyor. Gayet haklı gerekçelerle tabi ki..Sadece bir tespit. Hem de hakaniyetli bir tespit! En başından beri arkadaş X. Dağın bu tespitini yanlış yorumlamıştır bana göre. Bu paylaşımın (sözlerin) doğruluğundan zerre kuşku duymuyoruz. Aynı zamanda X.Dağ'ın bu eleştiri ve tespiti sinemamıza ışık tutuyor diyebilirim. Hala birçok filmi izlediğimizde hayal kırıklığına uğramıyor muyuz? Kürdistan'da yalanın sanatı iflas etmiştir artık. Politikleşen ve uyanışa geçen bir kitleye "tarihi geçmiş konuları" sunmak kabul görmeyecektir ve eleştirilecekti r.

0 Sinemayakurdi.com 2014-05-28 10:33 #8

Jêgirt - Alıntı

konu tamamen farklı yere geldi ben yönetmen eleştrilmez dedemedim tabiki eleştirilecek ama sahip olduğu felsefeyide göz önünde bulundurmamız lazım yoksa sağlıklı bir eleştiri olmaz

0 Mustafa Uluç 2014-05-28 10:32 #7

Jêgirt - Alıntı

Yönetmen dokunulmaz değildir. Herşey senaryoda biter. Sinema %90 senaryodur. Senaryo işlediği konu bütünüdür. Özelikle siz bu bütünü eleştirmelisini z. Sinemacı neye, kime hizmet ediyor siz burdan yakalayıp eleştireceksini z. Alçaklığın, namussuzluğun sanatı olmaz. Bir şeyleri bilinçli çarptırıyorsa hesap soracaksınız..

0 Arjen Siyajin 2014-05-28 10:32 #6

Jêgirt - Alıntı

Mustafa Uluç Bir sinemacının bakış açısı, felsefesi işlediği konulardan kopuk değildir. Felsefesini nasıl ki eleştirme hakkına sahipsek seçtiği konuları da eleştirme hakkına sahibiz. Hele söz konusu Kürtler üzerine çekilen filmler olunca bu daha vahim bir durum. Çok iyi biliyoruz ki Bazı yönetmenler devlet ile uzlaşıp Kirli savaşın yürütücülüğünü yapmışlardır. Yeşilçamcan tutunda günümüze kadar Kürtlerin sinemada nasıl işlendiğini çok iyi biliyoruz. Nasıl aşağılandığını, hor görüldüğünü sizde biliyorsunuz bu hor görülmeyi aşağılanmayı eleştiremeyecek sek, değerlendiremey eceksek nasıl devrimci bir sanat ortaya koyabileceğiz. Pozitivist bilim anlayışıyla sinemaya yaklaşamazsınız . Parçalara bölerek, bir birinden ayrıştırarak hakikati çarpıtmış olursunuz. Yönetmenin felsefesi bakış açısı seçtiği konularla iç içedir. Ayrı ele alınamaz..Bir bütünsellik içerinse ele almak lazım.

0 Yıldız Sönmez 2014-05-28 10:31 #5

Jêgirt - Alıntı

bahsetiğiniz bu elştiriyi dikate alıp eser verecek bir yönetmenin sanatından bahsetmek bence doğru olmaz çünkü o eser onun düşüncesi ve bakış açısıyla değil yönlendirilmiş bir bakış açıyla doğmuş olucak burda da özgün bir sanatan bahsetmek doğru olmaz ve kaldıki bir eserin iyi veya kötü işlenmesi tamamen kişilik ve bakış açısı değil belki biyerde etki eder ama asıl olan şey siz bir konuda art niyet dahi taşıyosanız ele aldığınız konunun başarılı veya başarısız işlenmesi yönetmenin sahip olduğu sinema felsefesine nekadar yakın eser verdiği ile alakalıdır yoksa tabiki sizin düşünceniz ve sinema felsefeniz farklıdır doğal olarak ele aldığı konunun işleyiş biçimini de beğenmezsiniz ama bu o eserin başarısız olduğu anlamına gelmez tamameen sahip olunan ve benimsenen sinema felsefesi ile alakalıdır. doğma 95 ve onun gibi birçok sinema akımı kendi manifestolarınd a kendi kurallarını belirler ve o kurallar doğrultusunda sanatlarını icra ederler. sizin kalkıp örneğin doğma doksan beş çok saçma eserler ortaya koyuyor deme lüksünüz olamaz niçin çünkü o akımın bir felsefesi var ve o felsefeye göre kendince eser ortaya koyar siz ancak o eserin başarılı veya başarısız olduğu noktasında eleştiriyi felsefesine bakıp felsefesine nekadar yakın ve uzak olduğu noktasında yaparsınız. onun için her yönetmenin saip olduğu bir sinema felsefesi vardır ve o düşünce doğrultusunda ortaya eser koyar yönetmene eleştiride bu noktada olmalıdır felsefesinden bağımsız bir yönetmeni neden bu konuyu işledi neden işlemedi noktasında eleştiremezsini z
Biecibîne

0 Mustafa Uluç 2014-05-28 10:30 #4

Jêgirt - Alıntı

Sanat yönetmenin bakış açısıdır. Yönetmenin bakış açısını eleştirememek sanatı yorumlamamak demektir.. Bir yönetmenin üretimleri paradigmasının yansılarıdır.. Sine göz denilen olay budur. Bir konunun başarılı işlenip işlenmemesi yönetmenin kişiliği, bakış açısı ile ilgilidir. Anlaşılacağı gibi siz yönetmeni ve bakış açısını işleyip eleştirdiğiniz orada, tekniğini, başarı ölçüsünü eleştirmiş olursunuz.

0 Sinemayakurdi.com 2014-05-28 10:30 #3

Jêgirt - Alıntı

bence işledigi konular eleştirilebilr. maalesef KÜRT sineması geniş ölçekli bir ekonomik büyümeyi yakalayamadıgı için bu kısıtlılıkta eleştirmek insanların en dogal hakkıdır.

0 Mahmut Demir 2014-05-28 10:29 #2

Jêgirt - Alıntı

kürt yönetmenlerin filimlerini dikatli bir şekilde izlemni tavsiye ederim durum bahsetiğin gibi değil. bir alışkanlık oldu heralde kürt yönetmenler filmlerinde neden bunu işledi neden bunu işlemedi diye eleştiriliyorla r sanatı sanat yapan o sanatı icra eden kişinin bakış açısıdır. sanatını beğenmezsiniz ama kalkıp şunu işlesin şunun dévri géçti nédén hala bu konuları ele alıyor diye bir sanatçıyı eleştiremezsini z.yapıcı ve doğru bir eleştiri değildir bu. ancak onu ele aldığı konuyu nekadar başarılı veye nekadar başarısız işlediği nokttasında eleştirebilirsi niz. paylaşımınızı doğru bulmadımğım için bu yazıyı yazdım kusura bakmayın.

0 Mustafa Uluç 2014-05-28 10:29 #1

Jêgirt - Alıntı

Şirove Bike - Yorum Ekle

Security code Nû bike - Yenile - Refresh

Pirsên Ku Ji We re Hatine Pêşniyarkirin - Size Önerilen Sorular

27 Nis 2013
Neden Bu Haldeyiz Sorulanmalı mıdır?
28 Nis 2013
Kürt Sineması hangi bağlamda ele alınmalıdır?
27 Nis 2013
İran Sinemasını Nasıl Buluyorsunuz?
24 Şub 2014
Di sînemaya kurdî de rola Derhênerên Kurd Çi ne?

онлайн фильмы

Têketin-Giriş

Şu anda 125 konuk çevrimiçi


Endamtî-Üyelik

Şu anda 125 konuk çevrimiçi

*
*
*
*
*

* İşaretli alanların doldurulması gerekir.