gototopgototop

Kürt Sineması - Sînemaya Kurdî - Kurdish Cinema

Têketin-GirişEndamtî-Üyelik

Derhênerên Kurd ên ku zedetirîn hatine şopandin - En takip edilen Kürt yönetmenler

Qutîka Lêgerînê - Arama Kutusu

Anasayfa - Mal » kürt yönetmenler » Halil Uysal Dağ
A+ R A-

Halil Uysal Dağ

Oylayın / Deng bidin
(23 oy)

 Halil Uysal..Diğer adı Halil Dağ..

 

1973 yılında Almanya’da doğan ve gerçek adı Halil İbrahim Uysal olan Kürt yönetmen, kısa bir süre kalmak için 1995’te ayak bastığı Kürdistan dağlarından çok etkilendi ve gerilla yaşamına başladı. İlk dönemlerinde dağlarda gerillaları, gerilla yaşamını fotoğraflayan Uysal, süreç içinde kısa film denemeleri yaptı. 2006 yılında Kürt kamuoyu tarafından çok beğenilen “Beritan” filmini çeken Uysal, Kürdistan’daki gerilla yaşamını anlatacak “Ağrı Dağı’na Yürüyenler” adlı projesi için bir süreden beri Kuzey Kürdistan’da bulunuyordu. 

 

1995 yılından bu yana Kürt özgürlük mücadelesinin saflarında bulunan ve adından en çok 2006 yılında çekilen Beritan filmiyle söz ettiren yönetmen-yazar Halil Uysal, Besta bölgesinde Türk ordusuyla yaşanan bir çatışmada 3 gerilla arkadaşıyla birlikte hayatını kaybetti. 

Özgür Kürt basının temsilcilerinden biri olan Uysal, ayrıca Kürdistan’ı, Kürt gerillasını anlattığı çok sayıda makale kaleme aldı. Uysal’ın gerillada yaşadığı anılarını 1998 yılında yayınladığı “Halil’in Gözü” adlı kitabında toplamıştı. 

Halil Uysal’in çektiği ve şuana kadar yayınlanmış filmleri:

 

Firmeskên Ava Zê (Zap’ın Gözyaşları) 

 

Halil Uysal’ı daha yakından tanımak için birlikte birçok filmde çalışan arkadaşı Jinda Baran ve diğer çalışma arkadaşlarının Halil hakkında anlattıklarını okurlarımızla paylaşıyoruz..


Halil Uysal’ın gerilla yaşamına tutkun olduğunu, bu anlayışla kamerasının kadrajına giren her gerilla şahsında, gerillayı yansıtan her foto karesinde biraz da kendisini yansıttığını kaydeden arkadaşlar, Uysal’ı ‘çalışmalarıyla gerilla yaşamını gerillaya sevdirirdi’’ sözleriyle anlattıyorlar. 1995 yılından bu yana Kürt özgürlük mücadelesi saflarında bulunan Halil Uysal, savaşın en kızgın alanlarında savaş muhabirliğini yaptı.Halil’i gerilla yaşamını konu alan filmleri ve çektiği gerilla fotoğraflarıyla tanıdık. Gerilla yaşamından esinlenerek 6 uzun-kısa metrajlı film ve en son 2006 yılında çekilen Beritan filmiyle adından söz ettiren Halil Uysal, 1 Nisan 2008’de Besta bölgesinde Türk ordusuyla yaşanan bir çatışmada hayatını kaybetti. ‘HENÜZ BORCUMU ÖDEMEDİM’ Botan yolculuğuna hazırlandığı günlerde Halil not defterine bu yolculuğunun gidişini şu cümlelerle not etmiş: “Şimdiye kadar bende eksik kalan bir türlü karşılığını veremediğim tek şey kuzeyin dağları ve insanları oldu. O dağlara ve orada yaşayanlara henüz borcumu ödemedim. Onlardan ve o mekânlardan çok şey aldım. Ama bir türlü istediğim biçimde karşılığını veremedim. Fotoğraf makinem ve kameram dağları ve gerillasını çok zaman fotoğrafladı. Ama kuzey girmedi henüz kadrajlarıma. Şimdi oraya borcumu ödemek için gidiyorum. Kuzeyin dağları, taşları, akarsuları, gerillaları beni bekliyor. Yıllardır beni bekliyor. Ancak yola çıkabildim. Geç de olsa borcumu mutlaka ödeyeceğim. Çünkü ben o dağlardan ve o insanlardan eşsiz bir hayatı armağan aldım. Ve onlar için de görevimi yerine getireceğim. Benim de onlara verecek mutlaka bir şeyim olacak.” ‘HALİL DAĞLARI, DAĞLAR DA HALİL’İ SEVDİ’ 


Gerilla yaşamını yıllarca görüntüleyen ve en son Beritan filmine birlikte imza atan Jinda Baran Halil Uysal’ı ‘ o dağları, dağlarda onu sevdi’ sözleriyle anlatıyor. Uysal’ın bir sanatçı olduğunu, sanatçı ruhunu kendi eserlerine de yansıttığını belirten Baran şunları söyled: “Sanatçılar genelde ortamlardan kendilerini soyutlarlar ve soyut düşünürler. Bir ortamı, bir karakteri ve bir olguyu anlatabilmek, gözlemlemek için kendini soyutlarlar. Halil, bunun tam tersini yapardı. Yapacağı çalışmada ve çalışmanın felsefesinde somutlaşmadan soyutu yakalayamayacağına inanırdı. Somut olarak yaşamadan sanatsal olarak da bir şey yaratamayacağını biliyordu.” Gerillaya tutkun, gerilla yaşamını da bir sanat konusu olarak gören Uysal’ın sanat anlayışını değerlendiren Baran, “Halil’in sanat anlayışı, halktan, mücadele gerçeğinden kopuk değildi. Amacı halk değerlerini işleyerek sanat yapmaktı. Duruşu, çalışması ‘bu ülkenin sanatçıları böyle olmalı, böyle yaşamalı. Kendi değerleri üzerinde gelişmeli’nin ifadesiydi. Sanatı dağdan kopuk düşünemiyordu. Halil sanatımızın yolu Ağrı, Botan ve Dersim’den geçer anlayışıyla hareket eder, bu gerçekleri görerek yaşayarak ancak yaratabileceğini düşünürdü. Özgürce sanat yapmamın tek yerin dağ olduğunu inanırdı. Direnişin ve ihanetin dağlarda iç içe yaşandığını bilir, ancak yine de dağları kahramanlığın ve yüce aşkların mekanı olduğuna inanırdı. Kendi öz kaynaklarından beslenerek sinema çalışmasını yaptı ve ancak bu şekilde başarılı olabileceğini biliyordu” diyor. Uysal’ın yaptığı her çalışmayı hissederek, aşkla, şevkle ve yüksek bir disiplinle yaptığını ifade eden Baran şöyle konuştu: “Heval Halil başardığı her ilk ile de tatmin olmaz, başardıklarıyla bir öteki çalışma için daha fazla motive olurdu. Bunun coşkusunu da yaşardı. Büyük bir azimle çalışırdı. Bir kareyi çekmek istemişse, bunun için saatlerce yürümeyi göze alır ve severek yapardı. Yaşadığı çalışma coşkusunu çevresine de yansıtırdı” SİLAHI KAMERASIYDI Beritan filminin senaristi Jinda Baran, Uysal ile çalışmaya başladığı ilk günlerini şu cümlelerle ifade etti: “Basın eğitimine başladığımda savaş alanından kopmanın üzüntüsünü arkadaşlarla paylaştım.


 

Arkadaşlar, ‘asıl ön cephe yeni başlıyor. Sen Halil arkadaşı tanımıyorsun’ dediler. Halil arkadaşın verdiği kamera eğitiminin ilk dersinde arkadaşların söylediklerini daha iyi anlamıştım. Halil arkadaş, kamera kasetini şarjör, pillerini mermi, deklanşörü tetik olarak tanıttı. Çalışmaya başladığımız günlerde heval Halil eyleme deklanşörle, arkadaşlar ise tetikle girdiler. Mevziye yanındaki arkadaş ile birlikte giriyor. Bu eyleme tanık olduktan sonra gerillada muhabirliğin önemini ve ne kadar cesaret gerektirdiğini, savaşın kızgın ve orta yerinde bulunup bu işi başarmanın kolay olmadığını daha iyi anlamıştım.” Uysal’ın yaşam felsefesini ve dağlara olan sevgisini anlatan Baran, “Halil deklanşöre yansıyanla sınırlı kalmaz, her karenin bir parçası olurdu. Gerilla gibi yaşar, gerilla gibi hisseder ve hissettiklerini de ürünlerine yansıtırdı. Halil dağları denize benzetir, dağların derinliklerinde birçok gizemin olduğuna inanırdı. O dağları dağlar da onu severdi. “ Halil, bir gerillanın silahı çantası ve inancı var. Bir gerilla sanatçısı da bir kamerası, bir kalemi, defteri, silahı ve bir çantası olmalı. Başkalarının muhabirleri, sinemacıları gibi yaşamak bizim lüksümüz değil, bize gerillacılığı yaşamak düşer. Gerilla birçok imkânsızlıklara rağmen çok şeyi yapıyorsa, biz de en az imkânlarla çok şeyi yapmalıyız’ derdi. Halil arkadaş bir gerilla gibi yaşamadan, hissetmeden yapılan ürünlerinin gerillayı istenen düzeyde yansıtamayacağını bilirdi” dedi. HALİL’İN SİNEMAYA GEÇİŞİ Uysal, yazılarında sinemayı şöyle tanımlıyor: “Eğer sinema bir gerçeğe daha da yakınlaştırma aracıysa, o zaman her gerçeğin bir parçası olmalıyım. Kıyısında köşesinde değil, orta yerinde, onun bir parçası olmalıyım.

 

 

” Uysal sinemaya Tirej filmiyle geçiş yapar. Bir çatışmada hayatını kaybeden Tirej adında bir gerillanın günlüğünden esinlenerek, orta metrajlı bir film çeker. Birlikte sinema çalışmalarına da geçiş yapan Jinda Baran, Uysal’ın sinemaya geçiş amacını şöyle değerlendirdi: “Halil gerilla da o kadar çok acıya, sevince tanık oldu ki, gerillanın gösterdiği birçok direnişi ve kahramanlığı da gördü. Yaşananları bir programla vermenin eksik kalacağı düşüncesiyle sinemaya geçiş yaptı.” TASFİYECELİĞE KARŞI DURUŞ Beritan filmiyle Uysal’ın neler amaçladığını anlatan Baran, “Heval Halil tasfiyeciliğe karşı bir duruş sergilemek için Beritan filmine girişti. Önderlik o dönemde ihanet çizgisine karşı, Beritan’ın direniş çizgisini örnek gösteriyordu. Bu direniş filmini çekerek, dağda sanatla uğraşan insanların bir duruş sergilemesi gerektiğinde hepimiz hemfikirdik. Mücadele değerlerine bağlığın ispatı olarak Beritan filmini yapmak istedi. Heval Halil Beritan filmi yapmanın amacını bir cümleyle ifade etti:‘Beritan’ a uğruna şehit düştüğün mücadele arkadaşların seninledir, hemen yanı başındadır ve senin mücadeleni kutluyor, bununla kıvanç duyuyor demek için yapmalıyız’ ‘BERİTANLAŞMADAN, BERİTAN CANLANDIRILAMAZ’ Beritan’ filminde Beritan’ı canlandıran Beritan Cudi, Beritan filminin çekimi sürecinde, Uysal’ın gösterdiği çabayı şu sözlerle ifade etti: “Heval Halil Beritan filmine giriştiğinde sadece bir film olarak ele almıyordu. ‘Beritanlaşmadan, Beritan rolü de oynanamaz’ diyordu. Beritan’ı hissetmek, anlamak için eğitim verdi. Beritan nasıl bir kişiydi? Arkadaşlığı, sevgisi, doğaya yaklaşımı, mücadeleye bağlığı, mücadeledeki rolü ve ihanete karşı tutumu neydi? Az da olsa Beritan’ı anlamak, hissetmek için bu soruların cevabını arıyorduk. Beritan filminde oynayan, oyuncuların çoğu amatör oyunculardı. Heval Halil, bir kızgınlık ifadesini ya da bir sevinç karesini yakalamak için saatlerce bizimle uğraşır ve defalarca prova yaptırırdı.” Baran, Beritan filminin büyük beğeni kazandığı günleri, Uysal’da uyandırdığı sevinci, yarattığı umudu ve gerçekleştirmek istediği projelerini anlatırken ‘mişli geçmiş zamanı kullanmakta hayli zorlandı. Baran, “ Beritan filminin gerilla ve halk tarafından büyük bir beğeniyle izlenmesi, Halil’de Büyük bir sevinç ve umut yarattı. Yüzünde başarmanın verdiği sevinç ifadesi vardı. Heval Halil Beritan filmini dağlarda da sinemanın yapılabileceğinin ispati olarak görüyordu. Beritan filminden sonra farklı projelerle yeni serüvenlere, yeni başarılara imza atmanın umudunu taşıyordu. Projeleri, Ararat’a yolculuk, Önderliğin çocuk yıllarını, Agit arkadaşın Dağ yaşamını vb beyaz perdeye taşırmaktı.” ‘HALİL HER GERİLLADA KENDİSİNİ ANLATIYORDU’ Kameramanlığı Halil Uysal’dan öğrenen Sarya Onur, Uysal çektiği her fotoğrafda, görüntülediği her çiçekte, kadrajına giren her gerillada biraz da kendisini anlattığını söyledi. Onur, “Heval halil çalışmasıyla da nasıl yaşamak istediğini de anlatırdı. Heval kelimesin en güzel şekilde anlamlandırır, hevallerin olduğu her yerde olurdu. Kendi yazılarıyla, çektiği görüntü ve fotoğraflarıyla hiç görmediğimiz, tanımadığımız hevallerle yüzleştirirdi” diyerek şöyle devam etti:

 

 

“Bir çalışmaya yönelirken sözünün takipçisiydi. Onda sözler anlamını bulurdu. Basıncılık anlamda da dağ koşullarının en zorlu koşullarında kendisini yaratmıştı” Uysal’ın her çalışmasında Kürdistan dağlarına ne kadar tutkulu olduğunu yansıttığını belirten Onur, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Her çalışmasında gerillada yaşanan kahramanlıkları, direnişi bir şekilde tarihe mal etmenin yollarını arardı. Bunun için dağda basıncılığa, savaş muhabirliğine önem verirdi. Bunun için birçok arkadaşı eğitti. Duruşuyla gerillada kameramanlığı, fotoğrafçılığı, savaş muhabirliğini bir çizgi haline getirmek istiyordu. O sadece kamara kullanmayı öğretmezdi, gerilla yaşamının birçok güzelliklerini de öğretti. Heval Halil, dağlarda dolanan patikaları, uzun yürüyüşlerden sonra bir yorgunluk çayının tadını, gerilla ateşinin gizemini sevdirirdi. Dağda gazetecilik yapma iddiası olan her insanın dağlarla bütünleştiği oranda, bu dağların diliyle konuşabildiği oranda Halil’in çizgisinin takipçisi olabileceğine inanıyorum.” Kameraman Dersim Zêrevan Halil Uysal için , “Savaş sahalarına doğru giden, bu sahalarda yaşayan her gerilla, bir gün şehit düşerse Uysal’ın yazısının konusu, kamerasının bir karesi olacağına inanırdı. Bir gün ben Halil arkadaşı yazarım, anlatırım diye düşünmez. Bir gün onu anlatacağımı, yazacağımı hiç düşünmemiştim. Heval Halil’i anlatmak, yazmak hiç kolay değil. Her gerilla gibi onun ölümüne kedimi ikna etmekte zorlanıyorum” dedi.

 

Halil Uysal Filmleri

 

 

 

 

Bu kategoriden daha fazlası / Zêdetirîn: « Pîran Baydemir Majîd Majidî »

Şirove - Yorumlar

Merhaba ben Halil Dağın Xezal adlı filmini arıyorum hiç bir yerde bulamadım. Sizde var mı acaba?

0 Demir 2016-08-28 05:55 #5

Jêgirt - Alıntı

uzun zamndır xezal parcasında filimi arıyorum bulamıyorum yanlışım yoksa 2006 yılında bir kez roj tv izlemiştim ama tamamını değil şimdi ise xezal müzündeki görüntüler o filimden alıntı acaba nasıl filime ulaşırım bilgilendirirse niz cok memnun olurum sevgi we saygılarımla

0 habib özer 2015-12-17 16:19 #4

Jêgirt - Alıntı

Quoting Kurd 4:

Merhaba Halil Dağın Xezal filmine ulaşamıyorum
uzun zamandır o filmi arıyorum ancak bulamadım acaba sizin arşivlerinizde varsa paylaşabilir veya haber verebilir misiniz


Merhaba, arşivi incelememız gerekiyor, bulunduğu takdirde size dönüş yapacağız.

+1 Rêveber 2014-11-14 21:15 #3

Jêgirt - Alıntı

Merhaba Halil Dağın Xezal filmine ulaşamıyorum
uzun zamandır o filmi arıyorum ancak bulamadım acaba sizin arşivlerinizde varsa paylaşabilir veya haber verebilir misiniz

0 Kurd 4 2014-11-14 16:30 #2

Jêgirt - Alıntı



+1 Badem Ağacı. 2014-01-29 13:08 #1

Jêgirt - Alıntı

Şirove Bike - Yorum Ekle

Security code Nû bike - Yenile - Refresh

Derhenêrekê/î Rexne Bike - Bir Yönetmen Eleştir

26 Nis 2013
Şiyar Gedik
Şiyar Gedik

1978'de İstanbul'da doğdu. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesini bitirdi. 2007'de ilk ksa filmi "Bêali" yi çekti ve Yılmaz Güney Kültür ve Sanat Festivali Kısa Film Yarışmasına katıldı. Gedik son olarak "Fedi"...

Zêdetir-Devamı...
03 Mar 2013
Jabbar Salehi
Jabbar Salehi

Jabbar SALEHI For 12 years I have been working as film editor for the Kurdish and Iranian tv channels, like Seneh and Sahar TV.Nowadays I'm working in a filmproduction company and...

Zêdetir-Devamı...
07 Oca 2013
Nuray Şahin
Nuray Şahin

1994 yılında Almanya’ya yerleşerek Berlin’de Alman Film Akademisi’ni (DFFB) bitiren Kürt yönetmen  Şahin, ‘Güneş Kadar Uzak’, ‘Dar+’, ‘Son Kurşun’ ve ‘Lotus Çiçeği’ isimli filmlere imza attı.

Zêdetir-Devamı...
11 Oca 2013
Hüseyin Karabey
Hüseyin Karabey

Hüseyin Karabey derhênerêkew kurdo. 14 reşemî 1970 de Stenbolde hamewo dinya, awlocoy zaningahê Uludağîde aborî wend, badira qerar da u lingê eşt serê derhênerî. MKM de beşê Sinema kerd a u...

Zêdetir-Devamı...
24 Nis 2013
Aynur Özbakır
Aynur Özbakır

11 Mayıs 1978, Malatya doğumlu. İlk ve orta öğrenimi Malatya’da, Üniversite eğitimini ise Edirne Trakya Üniversitesi’nde tamamladı. 2002’de Sanat ve Hayat dergisinde, 2004’te BEKSAV Sinema Atölyesi’nde çalışmaya başladı. 2005’te Dina...

Zêdetir-Devamı...
11 Oca 2013
Yılmaz Erdoğan
Yılmaz Erdoğan

Yılmaz Erdoğan (bilêvkirina bi kurdî: Yilmaz Erdoghan 4'ê sermawezê 1967, li Culemêrg) nivîskar, listîkvan û derhênerek e. Li Tirkiyê şanogerek navdar e. Salên dawî de sê filmên serkeftî çêkirin. (Xewna Pelpelîskê / Kelebeğin Rüyası, Vizontele, Vizontele...

Zêdetir-Devamı...
11 Mar 2013
Annegriet Wietsma
Annegriet Wietsma

Filmmaker en publicist sinds afronding van mijn studie Pedagogische Wetenschappen aan de Universiteit van Amsterdam. Regie en productie van vele documentaires, televisieuitzendingen en bedrijfsfilms in uiteenlopende genres. Schrijver van verschillende...

Zêdetir-Devamı...
23 Şub 2013
Ömer Uğur
 Ömer Uğur

Ömer Uğur (d. 1954, Tokat), Türk yönetmen, senarist, oyuncu. Öğretmen Okulu'ndan mezun olduktan sonra, görev yaptığı köylerde yazdığı kısa öykülerin yanı sıra sinemaya olan ilgisi de bitmeyen Uğur, İzmir Güzel Sanatlar...

Zêdetir-Devamı...
11 Mar 2013
Deştî Mistefa
Deştî Mistefa

Jînenîgarî Deştî Mistefa li sala 1975 de li Bamernê (devera Bahdînan) de dayîkbû. Derhêneriya çend klîb û dramayê kiriye û çend bernameya amadekiriye.

Zêdetir-Devamı...
22 Şub 2013
Çayan Demirel
Çayan Demirel

Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Belgesel Ödülü'nü alan 5 No'lu Cezaevi'nin yönetmeni Çayan Demirel, üniversitede iktisat okuyan bir isim. Belgesel çekmek dışında bir işi olmadığını söyleyen Demirel 'Bugüne kadar...

Zêdetir-Devamı...
11 Oca 2013
Ömer KURT
Ömer KURT

Doğum Tarihi - 1984, Diyarbakır, SilvanDiyarbakır'ın Silvan ilçesinde 18 Ocak 1984 tarihinde doğar. İsmi dedesinden miras kalır kendisine. Uslu ve şirin bir cocuk olan Ömer ilkokulu Gazi İlköğretim Okulunda ortaokulu...

Zêdetir-Devamı...
11 Oca 2013
Jean Cocteau
Jean Cocteau

Jean Cocteau (5 Temmuz 1889 - 11 Ekim 1963), Fransız film yönetmeni. 1889 yılında Paris'te doğan Cocteau gençlik yıllarında şiir ve yazına ilgi duydu. Dönemin sürrealist, dadacı ve kübist öncü sanatçılarıyla arkadaşlıklar kurdu, şiirler, piyesler, romanlar...

Zêdetir-Devamı...
01 Oca 2013
Huner Salem
Huner Salem

Hiner Salem (z. 9'ê adarê 1964, Akrê) derhêner, wênesaz û niviskarekî kurd e. Bi 17 saliya xwe koçber bû ye, di riya Sûrî re çû ye Îtaliya, li wir çûye dibistanê...

Zêdetir-Devamı...

Şopandina Derhênerên Dawî - En Son Bakılan Yönetmenler

Ako Ezîz Mîrza

Ako Ezîz Mîrza

Ako Ezîz Mîrza derhênerekî kurd e. Ew di sala 1963'an de li Silêmanîyê ji dayîk bûye. Ji ...

Derhênerên Ku Nû Hatin Barkirin - Yeni Eklenen Yönetmenler

Ayhan Sarıgöl

Ayhan Sarıgöl

Doğum Tarihi - YÖNETMENLİĞİNİ YAPTIĞI KISA FİLMLER Kesit (Qilm) - 2013 .... Kurmaca1. Am...

Derhênerên Kurd - Kürt Yönetmenler

Faysal Dağlı

Faysal Dağlı

Faysal Dağlı (* 4'ê rêbendanê 1966 li Farqînê) rojnamevan, derhêner û nivîskarekî kurd e. ...

Hevpeyvîn - Röportajlar

Çağan Irmak Röportajı

Çağan Irmak Röportajı

  Merhabalar Çağan Bey. Öncellikle çok teşekkür ederiz bu röportaj için. Prensesin...

онлайн фильмы

Têketin-Giriş

Şu anda 198 konuk çevrimiçi


Endamtî-Üyelik

Şu anda 198 konuk çevrimiçi

*
*
*
*
*

* İşaretli alanların doldurulması gerekir.