gototopgototop

Kürt Sineması - Sînemaya Kurdî - Kurdish Cinema

Têketin-GirişEndamtî-Üyelik

Belgefîlm - Belgesel

Qutîka Lêgerînê - Arama Kutusu

A+ R A-

Yapım Tarihi: 2012
Süresi: 01:15:00
Formatı: Belgesel, Renkli, Türkçe

Yönetmen - Caner Canerik
Yapımcı - Caner Canerik
Kameraman - Caner Canerik

Görüntülenenler :
Musa Aslan
Kazım Aslan
Yazgülü Aslan
Ali Rıza Aslan
Şükrü Aslan
Kamer Dikme
Fintoz Dikme

Belgesel, 1961 Yılından itibaren Avrupa’ya işçi olarak giden Dersimli göçmenlerin hikayesini, aileleriyle iletişim için kullandıkları teyp kaset kayıtlarından yola çıkarak aktarıyor. 

1938 Yılında yaşadıkları büyük trajedinin ardından zorla sürgün edildikleri batı bölgelerinde şehir yaşamını ilk kez tanıyan Dersimliler, geri dönüş izni aldıkları 1947 Yılından 14 Yıl sonra, bu sefer gönüllü olarak gurbet yollarına düştüler. 



Büyük bölümü okuma yazma bilmeyen, tamamına yakını erkek işçilerden oluşan, kent yaşamını hiçbir şekilde tanımayan, Avrupa kültürü ve yaşam tarzı konusunda hiçbir fikri olmayan ikinci büyük göçün insanları, büyük zorluklar ve sıkıntılarla karşılaştılar. 
Memleketlerine gelirken -yerel tabirle- “ Fors yaptıkları ” tüylü fötr şapka ve dolaşırken omuzlarına astıkları teyplerden yükselen ses ilk dönemde büyük bir prestij olarak kabul görse de, daha sonraki süreçlerde Avrupa’da adeta köle gibi zorlu koşullarda yaşadıklarının ortaya çıkması bu iki sembole farklı bir anlam yükledi.

Ancak, “Alamancılar”kısa süre sonra fötr şapkadan vazgeçseler de, teypden (kasetçalar) uzun süre vazgeç-e-mediler. Duygu ve düşüncelerinin yazıyla aktarımına yabancı oldukları içi,n teyp kullanarak yani bir tuşa basarak memleketlerine haber göndermek yada memleketlerinden haber almak onlar için hem daha kolay, hemde daha “canlı” oldu. 

1938 Sürecine de tanık olan, 1970 Yılında Almanya’ya gitmiş ve bir süre sonra geri dönmüş olan Musa Aslan’ın hayat hikayesini merkez alarak oluşturulan belgesel, yakın aile çevresinin diyaloglarıyla devam ediyor. 

1974 Yılında Aslan’ın ağabeyi Hüseyin Aslan’ın hastahane odasında yapılmış olan ses kaydı, 70’li yılların sonundan 1990’lı yıllara kadar oğlu Mehmet Ali’nin babasıyla, yeğeni Fintoz Dikme ve eşi Kamer Dikme’nin aynı zamanda Hüseyin Aslan’ın da oğlu olan Kazım Aslan ve eşi Yazgülü Aslan ile kurduları diyalog ve tanıklıklar ekseninde ilerliyor.

Ailenin bir ferdi olan ve aynı zamanda Miman Sinan Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan Sosyolog Dr. Şükrü Aslan’ın bütün sürece ilişkin analizleri ise aile içerisinde günlük ve sıradan bir mesele olarak yer alan diyalogların üst politik gelişmeler ve yaşanan sosyolojik değişimine ilişkin yansımalarını göstermesi bakımından önem taşıyor. 

Belgeseli özel kılan bir başka yön ise bu gün artık yok olmuş olan yerel bir Dersim ritüelinin de ses kaydına ilk kez yer vermesi. 1980’li yılların başlarında terk edilen bu gelenek, insanların hayatlarını kaybeden sevdikleri için, yerel şairleri çağırması onlar üzerine güzellemeler söyletmesini içeriyordu. Bu gün Dersim’in en çok tanınan geleneksel müzik ustalarından bir tanesi olan “ Sılo Qız “ ın 1979 Yılında, Almanya’da vefat eden Musa Aslan’ın ağabeyi Hüseyin Aslan için söylemiş olduğu ağıtlar belgeselin finalini oluşturuyor.

 


NAVA BELGESELİ BASIN BÜLTENİ 
Dersimli işçilerin 40 Yıllık Avrupa Seslenişleri

Türkiye’den Almanya’ya işçi göçünün 50. Yılı geride kalırken, 1961 Yılından itibaren Avrupa’ya çalışmaya giden Dersimli işçilerin hikayeleri de “Nava“ isimli belgesele konu oldu. Caner Canerik tarafından çekilen belgesel, genellikle okuma yazma bilmeyen işçilerin Avrupa’dan teyp kasetleriyle sağladıkları mektuplaşmalar üzerinden yola çıkarak hazırlandı.

1961 Yılında Türkiye ile Federal Almanya arasında imzalanan işçi göçüne ilişkin anlaşma, Anadolu’nun bir çok bölgesinden Avrupa’ya bu gün sayıları on milyonlarla ifade edilen bir göçün kapısını açtı. Öğrenciler ile başlayan ilk süreci şoförler ve ardından da vasıfsız işçiler izledi. Lengerli Fötr şapka ve omuza asılarak köy yollarında yüksek sesle dinlenen teypler, bu göçün Anadolu’ya ilk yansıması olarak geri döndü ve göçü de tetikledi. “Tabi Almanya’ya gidip gelenler oluyordu. Diyorlardı ki, ‘Almanya’da biz gidip düğmeye bastıktan sonra oturuyoruz. Akşam oluyor, düğmeye basıyoruz, çıkıp –eve- geliyoruz. Yani bu kadar’ Bende merak ettim. Dedim ki, ‘Eğer bu Almanya böyle bir şeyse , ne kadar pahallıya mal olursa olsun, ben giderim Almanya’ya “ Ancak, belgeselde ana karakteri oluşturan Musa Aslan’ın bu gördüğü hiçbir zaman gerçek olmadı. Avrupa’da sabahın ilk ışıklarıyla birlikte düğmeye basılarak başlanan iş hayatı, yine düğmeye basılarak sonlansa da, 8 saatlik uzun ve yorucu çalışma saatleri, yine kendi değimiyle “ insanı helak ediyordu ” Görünen, gösterilen hiçbir zaman “asıl gerçek “ olmadı. Zamanla teyplerin yerini Sarı Mercedes araçlar, fötr şapkaların yerini modern kıyafetler alsa da çalışma şartları ve yaşadıkları memleket özlemleri hiçbir zaman bitmedi.

Köylerinden daha iyi bir yaşam için yola çıkan insanların önemli bir bölümü, değil Almanca yada bulundukları ülkenin farklı dilini bilmek okuma-yazma dahi bilmiyorlardı. Memleketlerinden üç bin kilometre uzakta aileleri için katlandıkları fedakarlık, aile özlemiyle adeta işkenceye dönüyordu. İletişimin ağırlıklı olarak mektuplarla sağlandığı bu dönemde, duyguların yada düşüncelerin iletilmesi yanıtın alınması iki bazen üç ayı bulan zaman gerektiriyordu. Bununla birlikte okuma yazma bilen kişilere yazdırılan – yada okutulan- mektuplar aile mahremiyeti konusunda sıkıntı yaratıyordu. Bu süreçte iletişim sıkıntısına çözüm olarak bulunan kasetçalarlar ( Teyp ) ise omuza asılıp “zenginlik sembolü” sayılmaktan öte bir işlev yüklendi . okuma yazma konusunda sıkıntısı olan “Alamancılar” ailelerine hitaplarını kasetlere kayıt etti ve pilli kasetçalarlarla birlikte memleketlerine gönderdiler. Her ne kadar Türkiye’ye gönderilen kasetlerin önemli bir bölümüne, yine aynı kasete ses kayıt edilmek suretiyle yanıt verilmesi Avrupa’dan gönderilen seslerin önemli bir bölümünün kaybına sebep olsa da bu yöntem, bu Avrupa’da çalışan işçilerin yaşadıkları sıkıntılı döneme ait elimizde önemli verilerin kalmasını sağladı.

Nava belgeseli, Avrupa’da çalışmaya giden işçilerin hikayelerini memleketlerine yolladıkları bu kasetler üzerinden yola çıkarak aktarıyor. Ana dillerini ve biraz daha kendilerine yakın bir dil olan Türkçeyi kendi aralarında ve sadece kısa dalga TRT yayınlarından dinleyebilen işçiler, kasetçalarları kullanmaya başladıktan sonra Anadillerinde de şarkılar kayıt edilip gönderilmesini istiyorlar. Çünkü, memleketlerinde anadilleri yasaktır ve bir devlet kurumu olan TRT’den dinleme imkanları yoktur. 1987 Yılında yapılmış olan ses kaydında Kamer Satık, “Çocuklar oradan kaset doldurup yollamışlar. Bana da ‘ Baba, sende Kırmanciki söyle gönder’ diyorlar. Ama yaşlılık işte söyleyemiyorum” dese de, elinde curasıyla 1938’de köylerinde yaşadıkları katliamı anlatan ağıdı söylemesiyle başlıyor belgesel. Ardından ise Dersim’in Salördek köyünde yaşayan Aslan ailesinin 1938 Yılında başlayan birinci sürgünde yaşadıkları o dönemin de aynı zamanda tanığı olan Musa Aslan’ın anlatımlarıyla sürüyor. Belgesel, bir dönemi ve özgün bir iletişim yöntemini bir ailenin, Aslan ailesinin sürgün ve göç hikayesi paralelinde ele alıyor. Aslan sülalesinin en yaşlı üyesi Musa Aslan’ın anlatımlarını yeğenleri Kazım, Ali Rıza, Yazgülü Aslan ile Fintoz Dikme ve onun işe Kamer Dikme’nin tanıklıkları destekliyor. Bu gün artık aramızda olmayan Mehmet Ali Aslan’ın babası Musa Aslan’a yolladığı ve işçilerin Avrupa’da yaşadıkları sıkıntıların politik değerlendirmelerini de içeren kayıtlar ise önemli bir gerçeği gözler önüne seriyor. Ailenin en genç bireylerinden olan ve aynı zamanda da Mimar Sinan Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olan Sosyolog Dr. Şükrü Aslan’ın göçe ilişkin sosyolojik tespitleri ise hikayenin üst politik gerçeklerini izleyiciye ulaştırıyor.

Belgeselde, Dersim’in 38 sonrası ekonomik durumu, göçün yarattığı sosyolojik değişimler, erkeklerin -adeta- tamamıyla gittiği bölgede değişen dengeler, tüm iş yüküyle baş başa kalan kadınların yaşadıkları sıkıntılar, işçilerin ilk süreçlerde yaşadıkları zorlukların politik analizi, ilk teyp ile karşılaşan köylülerin komik davranışları, Avrupa’dan istenilenler, Avrupa’dan köydeki aile meselelerine yönelik tespitler, kasetin hayatlarındaki yerlerinden, bu gün var olan değişime kadar geniş bir alandan tanıklıklar yer alıyor. Bununla birlikte, Musa Aslan’ın ağabeyi Hüseyin Aslan’ın vefatından birkaç yıl sonra, 1981 Yılında geleneksel Dersim müziğinin önemli ozanlarından olan Sılo Qız’ı davet ederek ağabeyinin hikayesini “müzikal” bir şekilde aktartmasının yer aldığı bölüm ise bu gün artık var olmayan bir geleneğin izlerini taşıması bakımından çok önemli bir kayıt olma özelliği taşıyor ve belgesel ile birlikte ilk kez yayınlanıyor.

2005 Yılında arşiv için kayıt çalışmasına başlanan Nava belgeselinin ilk röportajlarına 2009 Yılında başlandı ve çekimleri Mayıs 2012’de tamamlandı. 75 Dakikalık belgesel HDV olarak çekildi. Araştırmasından, çekim ve montajına kadar tüm aşamaları Caner Canerik tarafından gerçekleştirildi.



Kaynak
Caner Canerik
canerik @ hotmail.com

Bu kategoriden daha fazlası / Zêdetirîn: « Rezonse Beritan Aşireti »

Şirove Bike - Yorum Ekle

Security code Nû bike - Yenile - Refresh

Ji Sînemaya Kurdî Peşniyarî - Kürt Sinemasından Öneriler

Ji Sînemaya Cîhanê Peşniyarî - Dünya Sinemasından Öneriler

Temaşekirin-İzleme:3995

Öğleden Sonra Aşk

Temaşekirin-İzleme:1379

Uzak (2002)

Temaşekirin-İzleme:1160

Miami Çetesi

Temaşekirin-İzleme:1154

Gustilka Wendayî - Kayıp Yüzük

Temaşekirin-İzleme:1141

Ateşten Kalbe Dumandan Akla

Temaşekirin-İzleme:1302

Germinal (1993)

Temaşekirin-İzleme:1909

Summer With Monika (1953)

Temaşekirin-İzleme:8197

Ölüm Uykusu – Sleep Tight izle

Temaşekirin-İzleme:1433

The Brothers Grimm (2005)

Temaşekirin-İzleme:1608

Charlie Chaplin

Temaşekirin-İzleme:1202

Süt 2008

Temaşekirin-İzleme:1515

Ucuz Roman

Temaşekirin-İzleme:1254

Temel Reis ve Bugs Bunny

Temaşekirin-İzleme:1214

Intolerance (1916)

Temaşekirin-İzleme:1061

Beyaz İntikam

Fîlmên Nû - Yeni Eklenenler

Kanlı Postal

Kanlı Postal

Vizyon tarihi 11 Eylül 2015 Yönetmen Muhammet Arslan Oyuncular: Cansu Fır...

Fîlmên Ku zedetirîn hatine ecibandin - En Beğenilen Fimler

Shirin

Shirin

Rating: 6.8 / 10 from 950 users Yayınlanma Tarihi: 20 January 2010 (France) Ülke: Iran...

Filmên ku dawî hatine temaşekirin - En Son İzlenen Filmler

Sahtekar-Rûreş

Sahtekar-Rûreş

Okula öğretmen kılığında giren bir soyguncunun hikayesi okulda sevda adlı şımarık bir kıza...

онлайн фильмы

Têketin-Giriş

Şu anda 1808 konuk çevrimiçi


Endamtî-Üyelik

Şu anda 1808 konuk çevrimiçi

*
*
*
*
*

* İşaretli alanların doldurulması gerekir.