gototopgototop

Kürt Sineması - Sînemaya Kurdî - Kurdish Cinema

Têketin-GirişEndamtî-Üyelik

Gotarên Nû- Yeni Eklenen Makaleler

Previous Sonraki
Temsîliyeta Kurdan Di Sînemaya Kurdî û Tirkî de Temsîliyeta Kurdan Di Sînemaya Kurdî û Tirkî de Pazartesi, 24 Nisan 2017 16:16 DESTPÊK Di nîveka duyem a sedsala 20an de, bi belavbûna sînemayê û firehbûna warê sînemayê re mijar û rewşên ku di nav edebiyat û hunerên...
Nêrînek Li Ser filmê Lawirên Şevê Nêrînek Li Ser filmê Lawirên Şevê Cuma, 24 Şubat 2017 13:46   Filmê lawirên şevê (2016) filmê  Tom ford  yê dûyemîn e , piştî fimê wî  mêrek bitenê (2009) Tom ford sînerîyo yê &...
Tutuklanmadan Önce İzlemeniz Gereken 21 Zindan Filmi Tutuklanmadan Önce İzlemeniz Gereken 21 Zindan Filmi Pazartesi, 13 Şubat 2017 00:00 Soykırım kelimesi, ne ilk kez kullanıldı ne de son kez kullanılacak. İnsanlığın başlangıcından bu yana toplumu yöneten erkin, belli bir kesi...
Dünya sineması artık Kürtçe izlenecek Dünya sineması artık Kürtçe izlenecek Salı, 10 Ocak 2017 12:48   Dünya sineması artık Kürtçe izlenecek 8 bini aşkın filmi Kürt sinemaseverlerle buluşturan Kürtçe film izleme sitesi awirek.c...
‘Kürt sinema geleneği direniş alanıdır’ ‘Kürt sinema geleneği direniş alanıdır’ Perşembe, 05 Ocak 2017 16:47 Kürt sinema geleneği her geçen gün dünyada varlığını büyütürken, Kürdistan’da yaşanan yaşam koşullarına, varoluşa, çok kültürcülüğe ve en ...
En Muhteşem 11 Gerilla Direniş Filmi En Muhteşem 11 Gerilla Direniş Filmi Cumartesi, 15 Ekim 2016 22:33 Gerilla mücadelesi, ne ilk kez gelişti ne de son kez gelişecek. Devletçi uygarlığın başlangıcından bu yana toplumu yöneten erkin, belli bir ...
Beyaz perdede katliam: 1960 Amûde Sineması Beyaz perdede katliam: 1960 Amûde Sineması Cuma, 23 Eylül 2016 10:34 KATLİAM ÖNCESİ BÖLGEDEKİ SOSYOPOLİTİK DURUMSuriye’de 1946 yılında Fransız birliklerinin geri çekilişiyle beraber 25 yıllık manda döneminin...
Suzan A. DEMİR: İyi insan, iyi devrimci, iyi sinemacı Suzan A. DEMİR: İyi insan, iyi devrimci, iyi sinemacı Pazartesi, 29 Ağustos 2016 09:29 Rojava'da sert bir hayat var. Orada kafeler, restoranlar falan yok. Orada ölüm kalım mücadelesi veriliyor ve karşıdaki düşman olağanüstü...
“Telif Hakkı” Saçmalığı “Telif Hakkı” Saçmalığı Cuma, 01 Temmuz 2016 17:01     “Filmin, ulusal ve uluslararası platformlarda ortaya çıkarma potansiyeli..” “Fikri mülkiyetleri ihlal yasası gereği size ...
Bir Andrei Tarkovsky röportajı: “Filmlerim ifade biçimi değil, bir duadır” Bir Andrei Tarkovsky röportajı: “Filmlerim ifade biçimi değil, bir duadır” Cuma, 27 Mayıs 2016 10:18 Andrei Tarkovsky ile 28 Nisan 1986’da, Paris’teki hasta yatağında gerçekleştirilmiş bir röportaj: İnsanlığın sizi hayal kırıklığına uğrattı...
Başka bir faşizm Başka bir faşizm Cuma, 13 Mayıs 2016 16:40 İnsanın kendi çelişkisiyle yüzleşmesi kolay değildir. Dış bir etken olmadan kimse çelişkisiyle yüzleşmek istemez. Empati, bu yüzden bir sa...
Angry young men: Öfkeli genç adamlar ve özgür sinema Angry young men: Öfkeli genç adamlar ve özgür sinema Cuma, 13 Mayıs 2016 16:01 1956 yılında öncülüğünü Lindsay Anderson’un yaptığı bir grup genç, yeni bir sinema akımı başlatırlar. Bu gençler daha önce çeşitli dergi v...
Sinema edebiyat ilişkisi üzerine Sinema edebiyat ilişkisi üzerine Perşembe, 12 Mayıs 2016 11:52 MKM tarafından yapılan İstanbul 2. Kürt Kültür ve Sanat Festivali’nde edebiyatın diğer sanat dallarıyla ilişkisi üzerine bir panelde sinem...
Özgür Sinema Özgür Yaşama Çağırır Özgür Sinema Özgür Yaşama Çağırır Perşembe, 12 Mayıs 2016 09:55   Özgürlüğün olmadığı yerde sinemadan nasıl bahsedebiliriz? Köleliğin sineması ne olabilir? Sen yok sayılıyorsun, kimliğin, kültürün...
Sinema ve Toplum Sinema ve Toplum Çarşamba, 11 Mayıs 2016 11:35 Sanatçıların, filozofların, sanatla ilgilenen insanın kısacası sanat üzerine düşünme etkinliğinde bulunan herkesin sanatın amacı, kaynağı ...
17 Ressam Filmi 17 Ressam Filmi Salı, 10 Mayıs 2016 09:48 1-Frida (2002) Frida, Meksikalı sürrealist ünlü ressam Frida Kahlo’nun sanat ve yaşam hikâyesini konu al...
“V For Vendetta”: Sonsuz Bir “Başkaldırı” “V For Vendetta”: Sonsuz Bir “Başkaldırı” Salı, 10 Mayıs 2016 09:36 “V for Vendetta” adını taşımakta olup 2005 yılına ait olan ABD-Almanya ortak yapımı film, 2006’da tüm dünyada gösterime girdi. Wac...
Yönetmenler Hakkında Bilinmesi Gerekenler Yönetmenler Hakkında Bilinmesi Gerekenler Salı, 10 Mayıs 2016 09:25 ALFRED HITCHCOCK (1899-1980) KÖKENİ: İngiltere, 1960’dan sonra Amerika. BİLİNMESİ GEREKENLER: Sadece incelikle düşünülmüş gerilimli ve h...
Oğullar ve Annelerinin Şarkıları Oğullar ve Annelerinin Şarkıları Salı, 10 Mayıs 2016 09:18 Ali ve annesi Nigar’ın büyük kentte köklerini arayışlarını belgesel havasında veren Annemin Şarkısı şüphesiz ki yurtsuzluk üzerine&nb...
Gelişen Kürt Sineması Gelişen Kürt Sineması Salı, 10 Mayıs 2016 08:56 Yıllarca evinizin arka bahçesinde sakladığınız ve orada beslediğiniz ve yaşama alanı olarak sadece orayı gösterdiğiniz bir çocuğun yıllar ...
Afrika Sinemasına Seyahat Afrika Sinemasına Seyahat Salı, 10 Mayıs 2016 08:51 Her şeyin bulunmadığı ama her kelimenin, her bakışın,her hareketin altında bir şeylerin yattığı bir yer.– Robert Bresson ...
Ortadoğu Sinemasının 15 Şaheseri Ortadoğu Sinemasının 15 Şaheseri Pazartesi, 09 Mayıs 2016 17:08 Mecid Mecidi, Cafer Panahi, Asghar Farhadi gibi iyi sinemacıların her ne kadar sansüre uğrasalar da ortaya çıkardıkları iyi örneklerle gel...
En Muhteşem 18 Demokratik Uygarlık Direniş Filmi En Muhteşem 18 Demokratik Uygarlık Direniş Filmi Pazartesi, 09 Mayıs 2016 16:38 Direniş kelimesi, ne ilk kez kullanıldı ne de son kez kullanılacak. İnsanlığın başlangıcından bu yana toplumu yöneten erkin, belli bir kesim...
İran Sinemasında Shirin İran Sinemasında Shirin Pazartesi, 09 Mayıs 2016 16:34 Bir çok sitede, bir çok programda vs. İran sineması ve İran sinemasının gelişimi,değişimi gibi konular işlenmekte.&nbs...
Kürt Sinemasında 11 Yönetmen Kürt Sinemasında 11 Yönetmen Pazartesi, 09 Mayıs 2016 16:15 Kürt Sinemasında, 10 Kürt Yönetmen Sanatsal çalismalari ile uluslararasi basarilar elde etmis/eden ve dünyanin degisik yerlerinde faaliyet ...
Cins Kafaların Statükocu Zihniyeti Eleştirisi: 3 Idiots Cins Kafaların Statükocu Zihniyeti Eleştirisi: 3 Idiots Cumartesi, 07 Mayıs 2016 09:36 Bollywood Sineması olarak dabilinen ve son yıllarda adını iyideniyiye duyuran Hint Sineması,önemli yapıtları ve yönetmenle-riyle sesi...
Kürt sineması da yıkımdan payını alıyor Kürt sineması da yıkımdan payını alıyor Perşembe, 05 Mayıs 2016 14:06 Hazırlayan: Sevda AYDIN SUNUTürkiye’de düzenlenen festivaller ve sinema günleri sansürle anılır hale geldi. Sansür makasını yakından tanı...
Dilekî bi duande: Xelîlê Çiyayî Dilekî bi duande: Xelîlê Çiyayî Cuma, 01 Nisan 2016 17:51 Xelîl, di hemû çalakiyên xwe de afirîner û hilberîner bû. Li gor min Xelîl duande bi xwe bû. Duande hinek jî bi kedê derdikeve holê. Heger...
Bir Yanımız Orwell, Bir Yanımız Vietnam Bir Yanımız Orwell, Bir Yanımız Vietnam Cumartesi, 26 Mart 2016 13:10 Hollywood’un abartılı felaket filmlerinde olur: New York’un her zaman karınca yuvasını andıran ana meydanı Times Square’de in cin top oynu...
Sinema ve psikanaliz Sinema ve psikanaliz Çarşamba, 16 Mart 2016 10:16 1925 yılında MGM’nin G’si, Samuel Goldwyn, Freud’a, çekilmesi tasarlanan bir filme senaryo yazması için 100.000 dolar teklif etti. Filmde ...
Sinemanın ulusu mu olmalı coğrafyası mı? Sinemanın ulusu mu olmalı coğrafyası mı? Çarşamba, 16 Mart 2016 09:49 Lumiere Kardeşlerin 28 Aralık 1895’te bir trenin istasyona girişini görüntüleyerek başlattıkları sinema sanatı zaman içinde insanın yaşamınd...
Türk dizileri ırkçılık fabrikası Türk dizileri ırkçılık fabrikası Çarşamba, 16 Mart 2016 09:43 Türkiye’de ciddi toplumsal sorun haline gelen, her fırsatta toplu linçlere ve ‘Türk değerlerine sahip olmayan’ ötekilerin psikolojik ve fizi...
Sinemada İspanya İç Savaşı Külliyatı Sinemada İspanya İç Savaşı Külliyatı Salı, 15 Mart 2016 11:02 Hayatımda hiç unutamadığım repliklerden biri Geleceğe Dönüş’te çılgın profesör Emmett Brown’ın Marty’ye söylediği “zamanda bir kırılma oldu”...
Vatan, Millet, Sinema Vatan, Millet, Sinema Cuma, 11 Mart 2016 12:12 “Tarihî film” denince aklımıza ilk gelen şeyin “Türklerin düşmanlarıyla mücadelesini” konu alan filmler olması Türkiye’ye özgü bir durum d...
Sinemacı, Sadece Sinemacı mıdır? Sinemacı, Sadece Sinemacı mıdır? Cuma, 11 Mart 2016 12:09 Simon Kuper'in futbolla ilgili ünlü kitabının klişeye dönüşen Türkçe başlığını uyarlayarak söylersek: Sinema, sadece sinema değildir elb...
Dziga Vertov'un Sinema Dili Üzerine Dziga Vertov'un Sinema Dili Üzerine Cuma, 11 Mart 2016 12:03 Bugün modernizmden bahsederken, merkezi Avrupa olan, bilim ve teknolojideki gelişmeleri, laikliği, bireyciliği ve küreselleşme gibi toplum...
Brecht'inYabancılaştırmasından Hareketle Dogville Aramızda Çizilen Sınır Brecht'inYabancılaştırmasından Hareketle Dogville Aramızda Çizilen Sınır Cuma, 11 Mart 2016 10:22     Sahne bugünde yüksektedir ama artık dipsiz bir uçurumdan yükselir gibi değildir, bir kürsüye dönüşmüştür. Şimdi amaç, bu...
Aura’sini Kaybeden Sanat Yapıtı Aura’sini Kaybeden Sanat Yapıtı Cuma, 11 Mart 2016 10:16   Aura’sini Kaybeden Sanat Yapıtı; Ya da Hi̇çsi̇zleşen Sanat. Benjami̇n’i̇n Sanat Kavramını ve Yeni̇den Üreti̇lebi̇li̇rli̇ği̇ Anlamada...
Uyuyan Ses:  Sinemasal bakışta İspanya Dönemi  ve Erdoğan Faşizmi Uyuyan Ses: Sinemasal bakışta İspanya Dönemi ve Erdoğan Faşizmi Perşembe, 10 Mart 2016 21:49 Bu yazı  mezar başlarında sessice ağlayan, mahkumlar için kendilerini feda eden, Hendeklerde, karakollarda, hapishanelerde ve infaz man...
Sinemaya Yolculuğum… Sinemaya Yolculuğum… Pazar, 14 Şubat 2016 00:09 Bir gün bir film yapacağımı hiçbir zaman düşünmedim. Bunu hayal bile etmedim… Şayet dağa çıkmasaydım, gerilla olmasaydım, Kürt halkının de...
Neden mi dağ sineması? Çünkü… Neden mi dağ sineması? Çünkü… Pazar, 14 Şubat 2016 00:04 Jinda Baran Dağ  "Yıllardır bir filmi seyreder gibi ya da bir filmi görüntüler gibi yürüyorum dağ başlarında. Bu savaşı anlatmanın b...
Sizin Semtte Anlatamadınız, Öteki Semtin Çocuklarını Sizin Semtte Anlatamadınız, Öteki Semtin Çocuklarını Cumartesi, 13 Şubat 2016 23:09 Fazla acımasız görünmemek için ‘büyük çoğunluğu’ diye vurgulayacağım Batılı sanatçılar, topluma öncülük misyonu yüklenen sanattan çok, mad...
Sudan Korkan Adamlar Filmi Bağlamında Kuşak İzlenimleri; Sudan Korkan Adamlar Filmi Bağlamında Kuşak İzlenimleri; "Yankı Yerine Ses Olmaya Niyetli Yeni Kuşak" Cumartesi, 13 Şubat 2016 21:03 Başka bir kuşak geldi ve sorunun konumunu değiştirdiJean Paul Sartre   Türkiye Cumhuriyeti ve PKK gerillaları arasındaki çatışmalarda...
Di neqeba şîn û şahiyê de sînema Di neqeba şîn û şahiyê de sînema Cuma, 01 Ocak 2016 18:19 Em bipejirînin yan jî nepejirînin, wê şîn û şahî her bi hev re hebin li Kurdistanê. Ev e rastiya herî dijwar ya jiyana Kurdan. Her...
Rüzgarın Hatıraları Rüzgarın Hatıraları Cumartesi, 12 Aralık 2015 09:31   Son filmi ‘Rüzgarın Hatıraları’ ile Ermeni Ressam Aram’ın hikayesi üzerinden Türkiye’de baskı altında yaşayan aydınların hikayesin...
Kazım Öz: Sinemada doğal hale gelmiş dolaylı bir sansür var Kazım Öz: Sinemada doğal hale gelmiş dolaylı bir sansür var Pazar, 15 Kasım 2015 00:25 Sinema Kolektifi çerçevesinde film çekmeye başladınız. Bu kolektif MKM’nin (Mezopotamya Kültür Merkezi) bünyesinde oluştu sanırım. Tam ola...
Halil Uysal Sinemasında Mekan ve İnsan Halil Uysal Sinemasında Mekan ve İnsan Pazartesi, 10 Ağustos 2015 22:51 Halil Uysal sinemasının, edebiyatının kenti yoktur. O kenti tanımaz. Kentlileri tanımaz. Kentlerden sakınır. Kendisi aslen kentli olan; İz...
İbrahim Halil’in sözleri... İbrahim Halil’in sözleri... Pazartesi, 10 Ağustos 2015 21:41 'Metrelerle değil tutkununadımlarıyla ölçüyoruz  yolları...belirsizliğin sihri çekiyor ruhumuzu bizden uzağa...hangi uzaklıkta...
Soryayı Taşlamak Soryayı Taşlamak Salı, 09 Haziran 2015 21:46   Tüm varolma savaşı veren kadınlar için;Bizi kendi kaderlerimize teslim etmediler,Yaktı,yıktılar bile bile...Sağır,dilsiz ettilerFe...
Dilê Sînema Dilê Sînema Perşembe, 28 Mayıs 2015 16:49     Piranî însanên me, ji sînema re wek hunereke yek ji hûnerên xweşikahiyê, ango estetîkê dinêrin. Birastî jî wek wêne, resm,...
 Tehma Gilyazan An Na Tehma Mirinê.!? Tehma Gilyazan An Na Tehma Mirinê.!? Pazartesi, 27 Nisan 2015 21:01 "Rihê min, li dû jiyana abadîn neçe, tu yê çewa qada derfetan bixeritînî li wê binêre." Pîndaros   Albert Camus di serê pirtûka xw...
Çöl Dansçısı Çöl Dansçısı Cuma, 27 Mart 2015 23:42     Yüreğinizin derinlerine dokunacak,İran sokaklarından günümüze uzanan Cumhuriyetten,İslam Cumhuriyet devriminin arasında kayb...
Hunera sînemayê û zimanekî dîtbarî? Hunera sînemayê û zimanekî dîtbarî? Salı, 03 Mart 2015 23:07   "Ravekirina fîlmekî zor e ji ber ku têgîhiştina wî hêsan e." -Christîan Metz-   Mixabîn, carna tenê têgîhiştina tiştan têr...
Sinemayı komünle köylere taşımalıyız Sinemayı komünle köylere taşımalıyız Pazartesi, 16 Şubat 2015 01:05 Sinema komününe ilişkin konuştuğumuz OSAD’dan İlhan Bakır, komünle sinemanın her aşamasında dayanışma içinde üretimi esas kılmayı istedikl...
Êlîe Faure: Rewşenbîr û Dildarekî Sînemayê! Êlîe Faure: Rewşenbîr û Dildarekî Sînemayê! Pazar, 01 Şubat 2015 01:28 "Di dawiyê de sînema, di rewşeke civakî, ku ji kurahî ve vediguhere de, dixwaze dîrokîbûna xwe pêk bîne..." Êlîe Faure
Li Ser Bîrewariyan Straneke Dilsoj: Awêne Li Ser Bîrewariyan Straneke Dilsoj: Awêne Pazartesi, 19 Ocak 2015 22:31   "Tu ê her tiştê xwe wenda bikî; lê ji bîr neke, tu nikarî bîranînên xwe wenda bikî.  Ew ê her tim te mehf bikin..." Zaven B...
R. Bresson: Havênê Sînemaya Felsefîk û Modêl'ê Sînemaya Dilpak! R. Bresson: Havênê Sînemaya Felsefîk û Modêl'ê Sînemaya Dilpak! Cumartesi, 27 Aralık 2014 10:03 "Gava ez fîlmê xwe çê dikim, ez zêde nafikirim bê ka ez ê çibikim; tenê beriya ez rave bikim, dixwazim hin tiştinan hîs bikim û ez dixwazim ...
Were Dengê Min Were Dengê Min Cuma, 19 Aralık 2014 23:35 Fîlma bi navê “Were Dengê Min” ji hêla çêkirina xwe ve bi awayekî hevpar û kolektîf hatiye çêkirin. Di encamê de derdikeve hemberî temaşev...
Ulusal Sinemaların Ulusal Sinemaların "Konuşma Dili" ve Sınır Kavramları Sorunu 1 Pazar, 14 Aralık 2014 23:10 Tarihsel, güncel ve politik bir sorun olduğu için, Kürt Sinemacılar, “Kürt Sineması”nın tanımlanması için “dil” ve “sınır” kavramlarına ço...
Kürt Sineması Kürt Sineması Çarşamba, 19 Kasım 2014 23:48   Yıllarca evinizin arka bahçesinde sakladığınız ve orada beslediğiniz ve yaşama alanı olarak sadece orayı gösterdiğiniz bir çocuğun...
"Türkiye Sineması" Demenin Anlamsızlığı Çarşamba, 19 Kasım 2014 23:00 Sinemacılar onyıllar boyunca hep devletin resmi söylemiyle konuştuğu için, bu topraklarda hep “Türk Sineması” varoldu. Sonra Kürt sinemacı...
Politik Filmler Politik Filmler Pazar, 16 Kasım 2014 20:32 Açlık grevleri, askeri darbeler, derin devlet oyunları, IRA, ETA mücadelesi, etnik ayrımcılık, faşizme direniş ve illa ki savaşlar her daim ...
Kürt Sineması ne değildir? Kürt Sineması ne değildir? Salı, 11 Kasım 2014 23:29 Gri sisler içerisinde sırtını bize dönmüş, küçük bir çocuk resmi… Resmin hemen üzerinde büyük harflerle ‘Yurtsuzluk, sınır ve ölüm’ ilanı…...
Mohra Heftemîn: Xwedê û wext xelet hatiye xitimkirin! Mohra Heftemîn: Xwedê û wext xelet hatiye xitimkirin! Pazartesi, 10 Kasım 2014 22:28 Şovalye: Tu kî yî?Mirin: Ez mirin im.Şovalye: Tu ji bo min hatî?Mirin: Ev demek dirêje bi te re me.Şovalye: Ez niha fêhm dikim.Mirin: Tu a...
Hembêzkirina Kamera û Kolanan: Neo Realismo! Hembêzkirina Kamera û Kolanan: Neo Realismo! Pazar, 02 Kasım 2014 10:37 "Hilgire kameraya xwe û dakeve kolanan..."   Beriya mirov li sînemaya welatekî birêne, pêwîste mirov şert û mercên civakê baş zanib...
Stranên Welatê Dayîka Min Stranên Welatê Dayîka Min Pazartesi, 27 Ekim 2014 13:24 Behman Ghobadî ji Rojhilatê Kurdistanê ye, beriya fîlma bi navê “Dema Hespên Serxweş” gelek kurtefîlmên serkeftî kêşandine....
Ciwan û Hunera Azad Ciwan û Hunera Azad Pazar, 19 Ekim 2014 16:37 Jiyan rastiyeke zindî ye, her tim û bi her awayî didome. Tişt an jî kesên ku jiyanê watedar dikin yên ku jiyanê şîrove dikin, dinirxînin û...
Mustafa Sağlam Röportajı Mustafa Sağlam Röportajı Pazar, 19 Ekim 2014 10:55 “... Sinemayla ilgili bilmemiz gereken ve Kürt sinemasını tartışırken hatırlamamız gereken ilk şey, sinemanın bir toplumun kim...
Erol Mîntaş û Klamên Dayikên Me Erol Mîntaş û Klamên Dayikên Me Cuma, 17 Ekim 2014 16:54 Li ser metafora Teyrê Tawis û Qijikê; Di fîlm de li ser vê metaforê pir tê sekinandin. Qijik, ji bo weke teyrê tawis xweşik bê xuyanê, p...
Sansürün Sansürün "Önlenebilir Yükselişi" Cumartesi, 11 Ekim 2014 11:14 Türkiye’de, son dönemde gerçekleştirilen protestolara katılan insanlara devlet ve işbirlikçilerinin (Emniyet Güçleri,TSK,Hükümet, Jitem, H...
Di Civakê de Erkên Sînemayê Di Civakê de Erkên Sînemayê Pazar, 05 Ekim 2014 11:56 Di roja me de di nava disîplînên hunerê de, qada herî pêş sînema ye. Sînema, xîtabê girseyeke pir mezin dike. Ji ber vê sedemê erk û peywi...
Li Ber Kobanî Ango Were û Bibîne! Li Ber Kobanî Ango Were û Bibîne! Pazar, 28 Eylül 2014 12:45   "Belê me baş dizanibû           Lê belê wan nizanibû ku             &nbs...
Ulus inşasında sinemanın rolü Ulus inşasında sinemanın rolü Salı, 23 Eylül 2014 20:40 Viktor Hugo 19. yy en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilen ünlü romanı Sefiller’i 1862 yılında yayınlandığında, Jean Valjean’ın öy...
Zimanê Sînemayê Zimanê Sînemayê Cumartesi, 06 Eylül 2014 11:24 Di van demên dawî de, li ser sînemaya Kurd gelek nivîs hatin weşandin. Piranî ya van nivîsan jî, li ser hebûn an jî tunebûna sînemaya Kurd...
Huner, Taybetmendi̇ya Ci̇vakî ya Herî Berxwedêr e! Huner, Taybetmendi̇ya Ci̇vakî ya Herî Berxwedêr e! Cumartesi, 06 Eylül 2014 09:04 Estetîk dîmena civakê ya şênber dide diyarkirin. Ango tiştên ku bi çav têne dîtin in. Xweşikbûn jî hem milê şênber û hem jî milê muceret ve ...
Görüntü Yönetmeni Ne Yapar? Görüntü Yönetmeni Ne Yapar? Pazar, 24 Ağustos 2014 18:19 Görüntü Yönetmeninin Sorumlulukları 1. Çekim Öncesi A. Düşünsel Araştırma Ve Planlama- Ön görüşmeler sırasında yönetmenle senaryonun bütün...
Sanat Yönetmeni Ne İş Yapar ? Sanat Yönetmeni Ne İş Yapar ? Pazar, 24 Ağustos 2014 18:17 1. Çekim Öncesi a. Araştırma, Planlama ve Tasarım- Ön görüşmeler sırasında yönetmenle senaryonun bütün boyutlarını ve yönetmenin filme ya...
EGÎD: “Kilîtê Kou, Qomîdê Maneno” EGÎD: “Kilîtê Kou, Qomîdê Maneno” Perşembe, 14 Ağustos 2014 21:52 ARDÎN DÎREN "Ez vê nivîsê bi boneya salvegera 15'ê Tebaxê diyariyê Egîd'ên ciwan dikim; ku îro li Şengal û Rojava çerxa şoreşê fireh dige...
Kültür sineması Kültür sineması Çarşamba, 18 Haziran 2014 11:46 “Yazar olan biz hepimiz aynı zamanda kendi köklerini belirli bir dereceye kadar kaybetmiş insanlarız” Osman Sembene Afrika sinemasının ‘...
Qapsûl Qapsûl Çarşamba, 04 Haziran 2014 22:02 Derhêner Yakûp Tekîntangaç di sala 1980’an de li Agiriyê ji dayîk dibe. Li zanîngeha Wanê ya Yuzuncu Yilê perwerdeya beşa kîmyayê dixwîne ...
Her Teyr Bi REF'ê Xwe Re Difire.!? Her Teyr Bi REF'ê Xwe Re Difire.!? Pazar, 01 Haziran 2014 22:06   "Pergal dafikeke, kesên ku bi refên xwe re nefirin dikevin vê dafikê û xwîn dibin..."  Ev demek dirêje haya me jê hebû ku li...
Derbûyina Ji Bihûştê Derbûyina Ji Bihûştê Perşembe, 22 Mayıs 2014 20:48 Ji ber van sedeman bila sînemager keda xwe, hunera xwe, proje û fîlmên xwe di van pêşbirkan de nehelînin û xwe tune nekin. Ji xwe modern...
Soma'yı İyi Anlamak İçi̇n Soma'yı İyi Anlamak İçi̇n "Bori̇nage" Belgeseli̇ İzlenmeli̇! Salı, 20 Mayıs 2014 20:53   DEVRİMİCİ BİR YÖNETMEN: JORİS İVENS Kamerasını silah gibi kullanan ve filmleriyle mevcut sistemin yaptırımlarını sorgulayan ...
Burkîna Faso, Sînema û Kurdîstan... Burkîna Faso, Sînema û Kurdîstan... Pazartesi, 19 Mayıs 2014 17:19 Afrîka...ew parzemîna jibîrbûyî û dûrî me. An jî ew parzemîna ku me, wê ji xwe dûr xist. Afrîka, ew parzemîna ku toqê lanet lê ketiye û ro...
Bilimsel Sinemanın İlkeleri ve Araştırma Yöntemleri Bilimsel Sinemanın İlkeleri ve Araştırma Yöntemleri Salı, 13 Mayıs 2014 21:56 “Sinema insanlığa hiçbir şey öğretmez. Çünkü insanlık hiçbir şey öğrenmeyeceğini son 4000 yılda ispatlamıştır” ‘An...
Bizum Hoca: Anlaşıldı örtmenim! Bizum Hoca: Anlaşıldı örtmenim! Pazartesi, 12 Mayıs 2014 19:22 Filmde, devletin gönderdiği imamın gecikmesi nedeniyle bir hafta imamsız kalan Karadeniz köyünün imamlığına "Bizum Hoca"nın bir haftalığına ...
Dağlarda tiyatro, dağlarda müzik Dağlarda tiyatro, dağlarda müzik Salı, 06 Mayıs 2014 23:02 Dağlarda tiyatro izledim ve müzik dinledim, bir aya yakın bir süre onlarla yolculuk ettim, patikalarda yürüdüm. Onlara göre bireycilik san...
Modern Bir Dengbêjin Kamerasından Evdalê Zeynikê ve Hayatı Modern Bir Dengbêjin Kamerasından Evdalê Zeynikê ve Hayatı Pazartesi, 05 Mayıs 2014 22:20 Genç sinemacı Bülent Gündüz'ün ünlü Kürt ozanı (dengbêj) Evdalê Zeynikê'nin hayat üyküsünü konu alan belgesel filmi, genis çerçeve'den bakıl...
Sinema ve Bilim Sinema ve Bilim Cumartesi, 03 Mayıs 2014 23:14   Bilimin içinde var olan olgusal değerler düşünüldüğünde;  Sinemanın ihtiyacı olan muhtevayı ne tür bir doğrultuda elde etmesi...
Sînemaya Sêyemîn..! Sînemaya Sêyemîn..! Salı, 29 Nisan 2014 22:38   Li hember Birdoziyên Fermî, Dîroka Derewkar û Sînemaya Xapînok Hişyarbûneke Giyanî; Sînemaya Sêyemîn..!   "Pêwîste em, vê j...
Bir Varmış Bir Yokmuş: Büyüklere Masallar Bir Varmış Bir Yokmuş: Büyüklere Masallar Cumartesi, 26 Nisan 2014 08:50 Ali Reza DÜRÜ Son filmi He Bu Tune Bu (Bir Varmış Bir Yokmuş) filmiyle İstanbul Film Festivali Ulusal Yarışma kapsamında gösterilen, ...
Reha Erdemî ‘’Yaşam’’ Reha Erdemî ‘’Yaşam’’ Pazartesi, 14 Nisan 2014 21:58 Jîn Gava ku we wateyek da wê peyvê ango hûn bi Kurdî fikirin; ‘’yaşam’’ dibe ‘’jîn’’ , kadin jî dibe ‘’jin’’ wan peyvan hevceye ku mirov ...
Mandela: Özgürlüğe Giden Uzun Yol Mandela: Özgürlüğe Giden Uzun Yol Pazar, 13 Nisan 2014 21:21 Mandela galiba film olamayacak biyografilerin başında geliyor. O kadar çok şey yapıp, o kadar bedel ödemiş biri ki sadece kronolojik bazlı...
Akîra Kurosawa: Li Rashomon Firoşkarekî Donê Beqan...! Akîra Kurosawa: Li Rashomon Firoşkarekî Donê Beqan...! Pazar, 13 Nisan 2014 20:26 "Derhênerekî pak ancax, bi senaryoyeka baş dikare berhemeka bêhempa biafirîne. Dîsa derhênerekî ne pak, bi senaryoyeka ku zêde baş be jî n...
Anlamlı Toplum İçin Anlamlı Tiyatro Anlamlı Toplum İçin Anlamlı Tiyatro Cumartesi, 12 Nisan 2014 23:49 Ekin KIZILIRMAK Bütün sanatsal üretimler içeriğindeki anlamla toplumsal düşünüş biçimini yansıtır. Toplumsal düşünüş ve bu düşünceye göre...
Miraz Miraz Salı, 01 Nisan 2014 20:21 Derhêner Rodî Yuzbaşi, di sala 1979’an de li Agiriyê ji dayîk bûye. Li zanîngeha Erziromê beşa sînemayê xwendiyê. Derhêner Rodî Yuzbaşi, d...
Çiyayên Bakur li Benda Kamerayên Nû ne Çiyayên Bakur li Benda Kamerayên Nû ne Salı, 01 Nisan 2014 20:03 “Êş û jan hemû dibin hêza sedema bersiva bawerî û hunera te. Êdî bi hezaran Xelîl hene, bi kamerayên xwe, bi rêhevaltiyên xwe meşa te dido...
Dağ Sineması Dağ Sineması Salı, 01 Nisan 2014 19:41 Kendi içerisinde birçok anlamı ve özgünlüğü barındıran bir tanımlama olarak Dağ sineması -başlangıç için- ne kadar Kürdistan dağlarına dai...
İçimizden bir parça tiyatro İçimizden bir parça tiyatro Salı, 01 Nisan 2014 08:50 Dilan Özbey / Siirt E Tipi CezaeviDoğal toplumda sanat kutsaldı. Dinsel törenlerde, kutsal günlerde insanlar iki grup şeklinde karşılıklı ...
Sirta La Gal Ba Sirta La Gal Ba Cuma, 28 Şubat 2014 21:00 Shahram Alîdî, li Rojhilatê Kurdistanê ji dayîk bûye.  Di biçûktiya xwe de têkiliyên xwe bi hunerê re daniye. Di demên pêş de ji aliy...
Li Eniya Rojava Tiştek Nû Tune ye... Li Eniya Rojava Tiştek Nû Tune ye... Pazar, 23 Şubat 2014 23:26 “Ev çîrok, ne gilî û gazin ne jî mikur hatin e. Bibe bibe serpêhatî ye, lewre; mirin, ji yên ku pê re rû bir û dimînin re, ne serpêhatî ye...
Vî Zemanî Her Kesek Mîmarê Sînemaya Xwe ye! Vî Zemanî Her Kesek Mîmarê Sînemaya Xwe ye! Cuma, 07 Şubat 2014 11:15   "Ger hun li çîroka xwe xwedî dernekevin, wê hin kes derkevin û dest bi gotina çîroka we bikin."          ...
Gava Leqleqê Ya Derengmayî Gava Leqleqê Ya Derengmayî Pazartesi, 27 Ocak 2014 20:12 Di sînemaya Angelopoulos de hebûna rêwîtiyên kûr û bêdeng nayên niqaşkirin. Ev hebûn, di kesayetî û derûniya mirovan de xwe dide der, bi n...
Sinema Sanatı ve Sinema Eğitimi Sinema Sanatı ve Sinema Eğitimi Cuma, 24 Ocak 2014 23:44 Yazar: Metin Gönen Film yapmayı öğrenmek, paradoksal olarak, öncelikle film seyretmekten geçiyor. Bu nedenle Paris Sinematek’inin efsan...
Ji Dil Heya Fram: Di Sînema de Jin Ji Dil Heya Fram: Di Sînema de Jin Pazartesi, 20 Ocak 2014 17:14 Gulistan Şivan Xelîl   Jin û sînema… Dema ku em vê mijarê binîrxînin û bidin gotin, ji aliyê tevgera azadiya gelê Kurd ve gelek&nbs...
Baweriya Te Neçû, bi Me re Dînîtî Naskir... Baweriya Te Neçû, bi Me re Dînîtî Naskir... Pazar, 19 Ocak 2014 14:01   Dibînim ku gavek berî gavekê, dixwazî xwe bigihînî wir. Tu şidandî yî. Zahf şên î, bêhnçikiyayî, mîna kevanê yî ey rêwî ...
Dema Jin Hezbike Dema Jin Hezbike Pazar, 19 Ocak 2014 13:42 Di dîrokê de gelek şer hatine kirin, gelek têkoşîn hatine jiyîn, gelek berdêl hatine dayîn, gelek serkeftî hatine destxistin û hê jî berde...
Türk Filmlerinin “Yeni” Kürt Kadınları 2 Türk Filmlerinin “Yeni” Kürt Kadınları 2 Cumartesi, 18 Ocak 2014 11:20 Zozan Sima Jîn Nasıl Kurtulur? Kürt kızları okul okumamış olmalarından kaynaklanan cehalet ve devletin ‘yanlış politika’larından kaynaklı ...
Türk Filmlerinin “Yeni” Kürt Kadınları 1 Türk Filmlerinin “Yeni” Kürt Kadınları 1 Cumartesi, 18 Ocak 2014 11:16 Zozan Sima Kürt kadınları ve Kürt kadın gerillalarının mücadele ve yaşamları bölgede ve uluslararası alanda giderek ilgi odağı haline gelir...
Ben uçtum, sen kaldın Ben uçtum, sen kaldın Pazartesi, 13 Ocak 2014 10:47 Başlangıçta “Kayıp Mezar” ismiyle düşünülen film, yönetmenin Maxmur yolculuğuyla birlikte “Ben uçtum sen kaldın” ismini aldı. Kürdistan’ın c...
Theo Angelopoulos Sineması Theo Angelopoulos Sineması Cumartesi, 11 Ocak 2014 13:04 Dünyanın sinema tarafından kurtarılabileceğine inanmak isterim”Theo Angelopoulos Kendine has sinema dili ile sinemaya başka bir göz ile de...
Angelopoulos; Ne rojek heta dawîyê bêdawîtî... Angelopoulos; Ne rojek heta dawîyê bêdawîtî... Cumartesi, 11 Ocak 2014 09:19 “ Her ku teknolojî pêşda diçe wijdan jî paqijiya xwe wenda dike” (Theo Angelopoulos) Angelopoulos...an jî Theo..Bi pênasek din"Helbestva...
Rê: rastî, bawerî û azadî… Rê: rastî, bawerî û azadî… Perşembe, 09 Ocak 2014 20:35 Rêwîtiyekê bifikirin ku ber bi azadiyê ve wek aveke herikbar biherike. Rêwîtiyeke dijwar û xwe bawer… Li hemberî hemû rê û rewîtiyên ku be...
Deng:  Giyana Sînemayê! Deng: Giyana Sînemayê! Pazartesi, 30 Aralık 2013 00:20 “Deng,  ne ji bo bive nûtî û mode kete sînemayê. Ji ber ku sînemaya bêdeng,  zor da ser sînorên vegotina hunera plastîk, derbasi...
Die Falscher-Sextekariya Dewletê Die Falscher-Sextekariya Dewletê Perşembe, 26 Aralık 2013 23:43 Fîlmên wiha her tim bûne sedema lêpirsîna nirxên ehlaqî û civakî. Di bûyerên dîrokê de, binpêkirina mafên mirovahiyê, qetilkirin û komujiy...
Dağlarımız, ovalarımız, nehirlerimiz bizi bekliyor... Dağlarımız, ovalarımız, nehirlerimiz bizi bekliyor... Çarşamba, 25 Aralık 2013 21:07 Festival kelimesini duyduğumuzda çoğu zaman aklımıza gelen ilk şey ‘şenlik’ veya ‘eğlencedir’. Bunu film festivali olarak düşündüğümüzde i...
Sînemaya Rastîn Sînemaya Li Çiyayan e Sînemaya Rastîn Sînemaya Li Çiyayan e Pazar, 15 Aralık 2013 13:34   Alî ONGAN / BEHDÎNAN Şehîd Xelîl Dag (Xelîl Uysal) ji bo huner û hunermendiyê sekn û kesayetiyeke bi mînak e.  Şopandina cihê...
Angelopoulos û Mêrga ku Digirî Angelopoulos û Mêrga ku Digirî Cumartesi, 14 Aralık 2013 01:26 Feridun Birgül /Amed Theo Angelopoulos, derhênerekî Yûnanî yê navdar e. Di beşa sinemaya hunerî de nûjenekî herî serkeftî tê dîtin. Ne te...
Bombardıman altında sanat: Dağ sineması Bombardıman altında sanat: Dağ sineması Cumartesi, 14 Aralık 2013 01:02 Sanat ve sanatçılıkta Halil Dağ örnek bir kişilik ve duruştur.Coğrafyasına,halkına,gerillaya ve Kürt kültürüne aşık bir insanın ayak iz...
Şoreşa Bêdeng Şoreşa Bêdeng Çarşamba, 04 Aralık 2013 19:16 Dokûmentera “The silent Revolution” (Şoreşa Bêdeng) yekemîn xebata dokûmenterî ya demdirêj e ku derbarê Kurdên Rojava de hatiye çêkirin, p...
Ken Loach û Bayê Azadiyê Ken Loach û Bayê Azadiyê Salı, 03 Aralık 2013 12:32   Ken Loach ji Îngîlîztanê ye. Di nava sînemagerên Îngîlîztanê de cihekê bilind ji xwe re girtiye. Mijarên fîlmê wî zêdetir li ser civ...
Katolîkekî Wextî Wî Derbasbûyî: Martîn Scorsese! Katolîkekî Wextî Wî Derbasbûyî: Martîn Scorsese! Pazar, 01 Aralık 2013 22:32 Ardin Diren "Karekterên wî dişibin Îsa! Çarenûsa Îsa parve dikin. Bêçare û   neçar in. Dixwazin hin tiştan biguherînin. Lê mixa...
Vizöre uzun bakış: Angelopoulos ve akan zamanı Vizöre uzun bakış: Angelopoulos ve akan zamanı Çarşamba, 27 Kasım 2013 14:07 Her sayfasına bir resim çizilmiş kitapların hızla çevrilmesiyle sabit görsele hareket izlenimi katarak ilk sinemasını oluşturan insanoğlu,...
Hedef: Hükmetmeyen sinema Hedef: Hükmetmeyen sinema Çarşamba, 27 Kasım 2013 13:54 Birkaç gün önce birçok gazetenin, Bugün gazetesinden Metin Arslan imzasıyla “KandilWood” diye servis ettiği haber ilginç! PKK’nin filmler ...
Saklı Daima Geri Döner Saklı Daima Geri Döner Cuma, 22 Kasım 2013 14:41 1920’lerde Vertov film kamerasını keşfedici mekanik bir göze benzetirken, Eisenstein sinemanın, montajın izleyici üzerindeki çarpıcı etkis...
 V for Vendetta - Sonsuza Kadar Özgürlük V for Vendetta - Sonsuza Kadar Özgürlük Cuma, 22 Kasım 2013 14:33 Birlik ve beraberliğe en çok muhtaç olduğumuz şu günlerde... V for Vendetta, gelecekteki İngiltere'de geçiyor. Terör, savaş ve bir virüsün...
Dziga Vertov'un Sinema Dili Üzerine Dziga Vertov'un Sinema Dili Üzerine Cuma, 22 Kasım 2013 14:30 Alparslan Nas Bugün modernizmden bahsederken, merkezi Avrupa olan, bilim ve teknolojideki gelişmeleri, laikliği, bireyciliği ve küreselle...
1961 Paris Katliamı ve 1961 Paris Katliamı ve "Saklı" Anılar Cuma, 22 Kasım 2013 14:26 Alparslan Nas Fransa ve Cezayir ilişkileri, geçmişte ve bugün sosyal bilimcilerin ele aldığı önemli konu başlıklarından biri olmuştur. İk...
Sinemacı, Sadece Sinemacı mıdır? Sinemacı, Sadece Sinemacı mıdır? Cuma, 22 Kasım 2013 14:22 Simon Kuper'in futbolla ilgili ünlü kitabının klişeye dönüşen Türkçe başlığını uyarlayarak söylersek: Sinema, sadece sinema değildir elbet...
Gezici Festival Gezici Festival Cuma, 22 Kasım 2013 14:18 GELENEK DEVAM EDİYOR, GEZİCİ FESTİVAL YOLLARA DÜŞÜYOR! 15. GEZİCİ FESTİVAL 4-10 Aralık 2009, Ankara 11-17 Aralık 2009, Artvin ...
Postmodernizm Ve Sinema Postmodernizm Ve Sinema Pazar, 17 Kasım 2013 00:56 1.BÖLÜM: MODERNİZM VE POSTMODERNİZM KAVRAMI Günümüzde çok sık tekrarlanan bir sözcük olan postmodernizm kavramı mimariden, sosyal bilim...
Gelecek Uzun Sürer.. Gelecek Uzun Sürer.. Cumartesi, 16 Kasım 2013 00:41 Gelecek, Kana Boğulup Toprak Bununla Doymuşsa, Uzun Sürer Daha iyi bir gelecek iddiası uğruna bugün ve bugünde yaşayanların sadec...
Çağın Toplum Mühendisliği ve Sinema Çağın Toplum Mühendisliği ve Sinema Cumartesi, 16 Kasım 2013 00:37 İnsan beyninin algı aşamasının ilk basamağında bile önce göz organının işlevselliğini konuşturması gözün insan bedeni açısından önemini or...
Minimal Sularda Maksimum Trajedilere Yolculuk: Rêç / İz Minimal Sularda Maksimum Trajedilere Yolculuk: Rêç / İz Cumartesi, 16 Kasım 2013 00:30 Kürt coğrafyasında yaşanan şizofrenik (devlet kaynaklı) tarih ve bu tarih belleğindekikayıtlara ilişkin yapımlarıyla kötü bir sezon geçire...
Çoğunluk Filmi, La Boétie ve Gönüllü Kulluk Çoğunluk Filmi, La Boétie ve Gönüllü Kulluk Cumartesi, 16 Kasım 2013 00:24 Çoğunluk Filmi, La Boétie ve Gönüllü Kulluk (Tam Metin) Yazar: Metin GÖNEN Tepenin Ardı (2012) ve Çoğunluk (201...
Jîn, Yaşam İradesi ve Özgürlük Jîn, Yaşam İradesi ve Özgürlük Cumartesi, 16 Kasım 2013 00:11  Jîn, Yaşam İradesi ve Özgürlük Yazar: Metin GÖNEN Sine-Tasvir Jîn (2013) filmi, her şeyden önce, doğaya, yaşama ve öz...
Devletin Akılsızlığına Bir Deli Tokadı: Meş Devletin Akılsızlığına Bir Deli Tokadı: Meş Cuma, 15 Kasım 2013 23:58 Deli deliyi görünce sopasını saklarmış. Devlet Kürdü görünce ne olur elbette bilinir ya biz diyelim aklını saklar ve de başlar bir akıl...
Hepimiz Sinemacıyız! Hepimiz Sinemacıyız! Cuma, 15 Kasım 2013 23:43 Yasak Koyma! Sinema Yap, Özgür ve Demokratik Bir Toplum Yarat! Özgür Sinemacılar Manifestosu Aristoteles’in dediği gibi; kurmaca (fictio...
Film karanlıkta seyredilir ama... Film karanlıkta seyredilir ama... Perşembe, 14 Kasım 2013 12:34 "Film karanlıkta seyredilir ama anlamak için aydınlık bir zihin gerekir"   Büyü ve girdap. Sinema denilince aklıma gelen ilk iki keli...
Başkanın Adamları: Başkanın Köpekleri! Başkanın Adamları: Başkanın Köpekleri! Perşembe, 14 Kasım 2013 00:02   “Yalan söyleyin. Mutlaka inanan çıkar. Yeterince sık söylenen yalan, sonunda gerçek hale gelir.”(Hitler'in propaganda bakanı ...
Stanley Kubrîck û Full Metal Jacket Stanley Kubrîck û Full Metal Jacket Salı, 12 Kasım 2013 22:51   Yên ku Stanley Kubrîck nizanibin dê bêjin, ev fîlm jî, fîlmeke ji rêzê ye ku li ser buyerên şerê Vîetnamê hatiyê kêşandin. Ya din ...
Rûmeta Mirovahiyê Wê Îşkencê Têk Bibe! Rûmeta Mirovahiyê Wê Îşkencê Têk Bibe! Çarşamba, 06 Kasım 2013 12:21   ey pakrewan ey xwîn-şêrînê biqasî tehma dirrîreşkaney di şerran de cirrnexweşê biqaskurîbeşkante çermê xwe rakişandiye ji dêvla m...
Nirxandinek li ser fîlma Nirxandinek li ser fîlma "Keştiyên ji kaxizan" Pazar, 03 Kasım 2013 10:40   Galaya fîlma bi navê "keştiyên ji kaxizan" di yekê sermawezê de li Navenda Çanda Cegerxwîn de hat pêşkêşkirin. Piştî buyerekê gerî...
Ezel'in Ramiz'i değil Sürü'nün Hamo'su Ezel'in Ramiz'i değil Sürü'nün Hamo'su Perşembe, 31 Ekim 2013 23:30 Bu yazı, ne bir Tuncel Kurtiz güzellemesidir, ne de O'nun ardından bir ağıt niteliği taşıyan, "ölüye övgü" seremonisidir. Bu yazı, sadece ...
İyi Filmler Dünyayı Değiştirir İyi Filmler Dünyayı Değiştirir Perşembe, 31 Ekim 2013 23:28 Vize almak için gittiğim Amerikan elçiliğinde hekimliğimle ilgili hazırladığım onca belgeye sıkıntılı ve şüpheli nazarlarla bakan zenci gö...
JÎN: Li Mêrsîn'ê çîrokek Qendîl'ê!! JÎN: Li Mêrsîn'ê çîrokek Qendîl'ê!! Perşembe, 31 Ekim 2013 23:19 Bêguman jiyana gerila û gerîlatiyê ji gelek mirovan re tiştek bi efsûn û têr meraq e. Çiya û jiyana çiya ji zafek mirovan re bu ye kul û d...
Duvarın ardı Duvarın ardı Salı, 29 Ekim 2013 18:54 Yönetmen Christian Petzold, Barbara adlı filminde Berlin Duvarı’yla ikiye bölünmüş dönemin Almanya’sında Doğu Almanya diye tabir edilen ‘t...
AHMET SONER: Son on yılda Kürt sineması AHMET SONER: Son on yılda Kürt sineması Pazar, 27 Ekim 2013 20:38 Doksanlı yılların ikinci yarısından sonra Mezopotamya Kültür Merkezi’nin başlattığı Sinema Atölyeleri, Kürtlerin sinema aşkını alevlendird...
M.MÜJDE ARSLAN: Genç Kürt sinemasının cesur kadınları M.MÜJDE ARSLAN: Genç Kürt sinemasının cesur kadınları Pazar, 27 Ekim 2013 20:34 ‘Kürt sineması var mıdır?’ tartışması bugün hala yer yer devam etse de genç bir sinemamız olduğuna inanmamız ve büyütmenin yollarını konuş...
Kürt sineması ekol yaratıyor Kürt sineması ekol yaratıyor Pazar, 27 Ekim 2013 20:27 “Yakın zaman önce kaybettiğimiz bir arkadaşımızın, Taha Kerimi’nin filmlerini gördükten sonra, kendi kendime dedim, Kürtler sadece Kürt sine...
Rojava ve Antalya Rojava ve Antalya Perşembe, 24 Ekim 2013 18:06 M. Hadi Sümer / Ortadoğu Sinema AkademisiTarih 13 Kasım 1960. Yer Batı Kürdistan’da (Rojava) Amudê şehri. Bir sinema salonuna film izleme ...
Küçük Mizgin’in cennet düşleri Küçük Mizgin’in cennet düşleri Salı, 22 Ekim 2013 15:46 Karpuz Cenneti politik bir meseleyi biraz naif, biraz daha dolaylı olarak bir çocuğun gözünden trajikomik bir şekilde anlatıyor. Yönetmen Gü...
Fecira: “Memleket mi Bıraktılar?” Fecira: “Memleket mi Bıraktılar?” Cumartesi, 19 Ekim 2013 20:27 “Dilin, onu kullananların (söyleyenlerin, dinleyenlerin, yazanların, okuyanların, çözenlerin) dışında bir gerçekliği yoktur. Yine de kulla...
Tarih, Sinema ve Kılıçları Çekmek Tarih, Sinema ve Kılıçları Çekmek Cumartesi, 19 Ekim 2013 20:14 "Tarih" bir bilimdir, "Sinema" da bir sanat... Bilimler sonuçlarını "dir/dır" diye ispatlamak, sanat/sanatçı ise, "bence, şöyle bir şey" y...
Devrim ve İsyan Filmleri Devrim ve İsyan Filmleri Cumartesi, 19 Ekim 2013 20:08     Bu toz duman dağıldıktan sonra şimdi tam da film izleme, düşünme ve üzerine konuşma zamanıdır. Haftalık Antrakt Sinema Ga...
Nîqaşek ji bo sînemageriyê Nîqaşek ji bo sînemageriyê Cuma, 18 Ekim 2013 11:15 Sînema, ji bo temaşegeran çê dibe. Temaşeger jî bi dîtina xwe, şîroveyên xwe ya erenî an jî neyînî tînin ziman. Lê sinemager, nikare tenê ...
Kürt sinemacılar tarihlerini yazıyor Kürt sinemacılar tarihlerini yazıyor Perşembe, 17 Ekim 2013 21:53 Kürt sinemacılar tarihlerini yazıyor. Sinemacıları yazıyor Kürtlerin tarihini. Kürtlerin tarihini sinemacıları yazıyor. Vurgulamada bir an...
Kürt Sinemasının Kadınları Kürt Sinemasının Kadınları Perşembe, 17 Ekim 2013 11:21 Türkiye’de Kürtler söz konusu olunca politikacı ve gazetecilerin nasıl da bir tahakküm dili kullandığını, bilirsiniz. Bir de ben Kürt sine...
Sinema, biraz da Chaplin demektir! Sinema, biraz da Chaplin demektir! Çarşamba, 16 Ekim 2013 23:40 19. yüzyılın sonlarında Victoria’nın İngiltere’si varlıklı ailelerin dillere destan yaşamları ile korkunç bir yoksulluğun pençesinde kıvrana...
Nazi Dönemi Alman Propaganda Sineması Nazi Dönemi Alman Propaganda Sineması Çarşamba, 16 Ekim 2013 23:37 “Entelektüellik, insan bilinci için büyük bir tehlikedir.” Joseph Goebbels Propaganda, toplumların bütünleşme süreçleri içerisinde b...
Ölüm Oruçlarını Sinemada İzlemek Ölüm Oruçlarını Sinemada İzlemek Çarşamba, 16 Ekim 2013 23:20 Röportaj: Murat Tolga Şen 1- Ölüm Oruçları ilk kez Adana’da yarışan Simurg belgeseliyle gündeme geldi ama şimdi sol sinemanın yeni duyarl...
Filmmor, Kadın ve Anne Le Ny Sineması Üzerine Filmmor, Kadın ve Anne Le Ny Sineması Üzerine Çarşamba, 16 Ekim 2013 23:12 Kadın ve Şiddet… Yan yana görmeye ne kadar alışık olduğumuz iki kelime değil mi? Birbiriyle ne kadar ilintili, sımsıkı bağlarla bağlanmış,...
Ingmar Bergman Ingmar Bergman Çarşamba, 16 Ekim 2013 23:06 INGMAR BERGMAN (14 TEMMUZ 1918 – 30 TEMMUZ 2007) “Her duygu, her hareket, her fiziksel rahatsızlık, kullandığım her sözcük için büyük bir...
Savaş Korku Filmleri Savaş Korku Filmleri Çarşamba, 16 Ekim 2013 23:03 Daha önce de söylemişimdir, savaş/korku (horror/war) olarak isimlendirilen türe karşı aşırı bir düşkünlüğüm vardır. Tür dahilindeki filmleri...
İzlemeniz Gereken 15 Western İzlemeniz Gereken 15 Western Çarşamba, 16 Ekim 2013 23:01 Westernler ya da bizde daha çok sevilen adı ile kovboy filmleri özellikle seksenler çocuklarının dövüş filmleri ile birlikte en sevdiği tü...
Sinema Tarihinin En Kötü 50 Filmi Sinema Tarihinin En Kötü 50 Filmi Çarşamba, 16 Ekim 2013 22:57 Geçen gün Youtube’da gezinirken çok eğlenceli bir videoya denk geldim. Sinema tarihinin en kötü 50 filminin listelendiği bu videoda, ...
Salazar Dönemi Filmleri Salazar Dönemi Filmleri Çarşamba, 16 Ekim 2013 22:55 Türkiye’de Mayıs sonu ile Haziran ayında yaşanan olaylar, tarihimiz açısından çok önemli bir kavramı ortaya çıkardı: Gezi Ruhu. Kimi çevrele...
Doğada Geçen 20 Hayatta Kalma Filmi Doğada Geçen 20 Hayatta Kalma Filmi Çarşamba, 16 Ekim 2013 22:53 Hayatta kalma içgüdüsü, sadece insanların değil, yeryüzündeki bütün canlıların davranışlarını yöneten en büyük itici güçtür. İzlediğimiz p...
Tek Mekanda Geçen 20 Film Tek Mekanda Geçen 20 Film Çarşamba, 16 Ekim 2013 22:51 İzlediğimiz filmler genellikle pek çok farklı mekanda, kimi zaman eşsiz manzaralar eşliğinde, kimi zamansa teknolojinin de yardımıyla yapa...
Müziksiz Saf Sinema Müziksiz Saf Sinema Çarşamba, 16 Ekim 2013 22:47 Sinema filmlerinde müzik kullanmanın, görüntüyle anlatımın eksiğini kapatmaya yaradığı, müzik kullanmadan yapılan anlatımın daha değerli ve ...
50. Altın Portakal’ın Eleştirisi 50. Altın Portakal’ın Eleştirisi Çarşamba, 16 Ekim 2013 22:37 Yarım asır boyunca, Yeşilçam’ın en güzel eserlerini seçkisinde bulunduran, en önemli yönetmenlerini ödüllendiren ve Türkiye’nin en itibarl...
Salon Sineması Salon Sineması Çarşamba, 16 Ekim 2013 20:23       Bütün dünyayla aynı anda canlı olarak izleyebileceğiniz 3 şey var: Birincisi savaş. Emperyalist müdahaleciliği, ...
“ÇÎRKÎN QRAL” “ÇÎRKÎN QRAL” Salı, 15 Ekim 2013 22:27 Di navbera qutbûna te de si sal derbas bûn. Lê hîna jî ciwanên Kurd bi navê te dixemilînin hêviyên xwe û her yek ji wan dixwazin bibin Yilma...
Belgefîlma li ser Sînemaya Yugoslavyayê Belgefîlma li ser Sînemaya Yugoslavyayê Pazar, 13 Ekim 2013 20:33   Belgefîlma bi navê Cînema Komunîsto (Sînemaya Komunîst) a ji aliyê Mila Turajlic hatibû kişandin, li Fransayê tê pêşwazîkirin. Di ...
Sinema ve Düşünce Devrimi Sinema ve Düşünce Devrimi Salı, 10 Eylül 2013 18:22 Neden sinemanın bir düşünce devrimi yaptığına artık inanmıyoruz?   M. Hadi Sümer / Ortadoğu Sinema Akademisi   Sanatın biç...
Çend gotin li ser dîroka sînemayê Çend gotin li ser dîroka sînemayê Perşembe, 05 Eylül 2013 19:54 Sînemayê, yekemîn gava xwe di 28 ê Kanûnê, sala 1895 an de li Parisê davêje. Heger mirov bi du birrên gelekî mezin û serekî sînemê binav b...
Kapitalist Sistem En Kültürsüz Sistemdir Kapitalist Sistem En Kültürsüz Sistemdir Perşembe, 05 Eylül 2013 19:51 İnsanlık, kültür, toplumsallık ve insani değerler açısından en kötü sistem kapitalizmdir. Cihan Eren Devletçi kültür içinde en etkili ...
Kısa Film Sorgusu; Arin İnan Arslan Kısa Film Sorgusu; Arin İnan Arslan Çarşamba, 28 Ağustos 2013 22:12   Diyarbakır’da, İstanbul’da insanlar omuz omuza vermiş Kürt Sineması’nın, Türk Sineması’nın kaderini değiştirmeye çalışırken, birli...
Toplumsala Dayanan Bir Fenomen: Sinema – 2 Toplumsala Dayanan Bir Fenomen: Sinema – 2 Çarşamba, 28 Ağustos 2013 22:09 Yazının daha önceki ilk bölümünde Kürt sinemasının daha çok öznel yaratım süreçlerine ve film çeken sinemacılara dair bir tartışma yürüter...
Toplumsala Dayanan Bir Fenomen: Sinema – 1 Toplumsala Dayanan Bir Fenomen: Sinema – 1 Çarşamba, 28 Ağustos 2013 22:06   Son yıllarda Kürt sinemasının doğuşu, ortaya çıkışı ya da gelişimi ile ilgili gerek festivallerde, gerek bazı platformlarda ve çok...
Bihuştek li ser ruyê erdê: Cannes Bihuştek li ser ruyê erdê: Cannes Pazar, 25 Ağustos 2013 00:02 Cannes, an jî navenda bihuştê ya ser ruyê erdê… 64 salên bihêz bi tevlibûnek mezin berdewam e û didome. Heyanî niha gelek fîlm û derhêner ...
Gerçeğin Dili Olarak Sanat Gerçeğin Dili Olarak Sanat Salı, 20 Ağustos 2013 19:21 Verdiğimiz, söylediğimiz her şeyi militanlarımız almışlarsa; onu dile getirmeyi, bir tarza dökerek vermeyi, devrimin bir kuralı olarak da be...
Sanatın Devrimci İşlevi Sanatın Devrimci İşlevi Salı, 20 Ağustos 2013 19:04 Devrimci mücadelemizin gelişmesiyle birlikte sanatın hem devrimdeki işlevi açımlanmış, hem de yanlış anlayışların devrimdeki olumsuzlukları ...
Kültür Sanat Çalışmalarının Sorunu! Kültür Sanat Çalışmalarının Sorunu! Salı, 20 Ağustos 2013 19:01 Kültür ve sanat emekçileri yüzünü bir halkı savunmaya dönmelidir. Dünyada tüm kültürel çalışmalar orijin çalışmasıyla başlar, kök arayışıyla...
Zerê; Fîlmê Yekemîn Derhaqê Êzdiyanda Zerê; Fîlmê Yekemîn Derhaqê Êzdiyanda Cumartesi, 10 Ağustos 2013 00:02   Fîlmê yekemîn derheqa êzdiyanda fîlmekî dramayî bi navê “Zerê” (sala 1926) şanoger, sênarîst û derhênerê sovêtêye bi e...
Sînemaya Rastî; Jiyana Rastî Sînemaya Rastî; Jiyana Rastî Cumartesi, 20 Temmuz 2013 15:54 We Di Semta Xwe De Behsa Zarokên Semta Din Nekirin Bi navbeynkariya televîzyonê filmên ku mirov bi hesanî dikare bigihêjiyê, derveyî dîroka...
Fîlmên Yilmaz Guney li ber Pozê Çiya bi Dawî Dibin Fîlmên Yilmaz Guney li ber Pozê Çiya bi Dawî Dibin Cumartesi, 20 Temmuz 2013 15:51 Yilmaz di dema xwe de ji bo dîtina pirsgirêkên civakî çav çêkirin. Lê dilê wî ji bo şervaniya azadiyê lêdida. Siwarbûna wî ya li hespê û tiv...
Kürt Tiyatrosu Kürt Tiyatrosu Cumartesi, 20 Temmuz 2013 15:07 1918’de İstanbul’da Evdirehîm Rehmî Hekarî’nin “Kovara Jîn” için kaleme aldığı Memê Alan piyesi, Kürt tiyatro edebiyatının ilk örneği olarak...
'Yeşil Film'lere Mecbur Değiliz! 'Yeşil Film'lere Mecbur Değiliz! Cumartesi, 20 Temmuz 2013 14:41 Eğer sinema sanatsal özüne kavuşturulacaksa, bu konumundan, yani toplum dışılığı ve karşıtlığı konumundan çıkarılması, toplum ve toplumsallı...
Yedinci Sanatla İkinci Sanatın İzdivacı Yedinci Sanatla İkinci Sanatın İzdivacı Cuma, 19 Temmuz 2013 20:26 "KİMİ YÖNETMENLERLE KİMİ MÜZİSYENLERİN ADI BİRBİRİNDEN BAĞIMSIZ OLARAK ANILAMAZ" 19. Yüzyıl'ın sonlarında ortaya çıkan sinema, 1900'lü yı...
"Sinemanın Namusu ya da Yeni Gerçekçilik" Cuma, 19 Temmuz 2013 20:21 "DEVRİMCİ OLAN GERÇEĞİN KENDİSİDİR!.." Çukurova'nın geniş tarlalarıyla halaya durmuş bir akşam kızıllığı saatidir. Torosların ardına doğr...
Hamlet ! Hamlet ! Cuma, 19 Temmuz 2013 00:04 Di roja me ya îro de, hûnera bi navê civaka Kurdistanê tê pêkanîn û hûnermendên kû ew pêktînin, bi zêdetirê xwe di nava xeletî û çewtiyên me...
Şano; Xweza, Jin û Temaşevan Şano; Xweza, Jin û Temaşevan Cuma, 19 Temmuz 2013 00:01 Şano bi ew şêwazê ku afirandiye ve, temaşevanên xwe di afirîne û digre nava xwe. Ango şano û temaşevan bi hev hene. Şano bi temaşevanên xw...
Di Sînema Kurd de sî û rastî Di Sînema Kurd de sî û rastî Perşembe, 18 Temmuz 2013 23:57 Êdî di Kurdistanê de ti hunermend nikare hilberîna azadiya gelê Kurd înkar bike. Ger ku îro bahsa hunerê jî tê kirin mirateya ku sî û penc s...
Xwe ‘Buyin An Nebuyin’ Xwe ‘Buyin An Nebuyin’ Perşembe, 18 Temmuz 2013 23:55 Bila avên qirêj tevlî rûbarên me nebin û wekî hindek rûbaran di germahiya havînê de neçikin. Ne civakê ne jî xwe bixapînin. Harûn DİCLE ...
Kayıp Özgürlük Filmi Bir Devlet Filmi Olmaktadır Kayıp Özgürlük Filmi Bir Devlet Filmi Olmaktadır Perşembe, 18 Temmuz 2013 23:46 Umur Hozatlının (Atilla Halis) kayıp özgürlük filmiyle kritiğe başlayabiliriz. Kişi olarak Kürt filmini aşırı kritiğe alma yanlısı değildi...
Post Yeşilçam Dedikleri Türkiye – IV Post Yeşilçam Dedikleri Türkiye – IV Perşembe, 18 Temmuz 2013 23:38 Bilgi ve aşk rekabeti aslında üstü örtük olsa da, Türkiye’deki geleneksel cumhuriyetçilerle Fethullah ekibinin arasındaki kavganın sinemaya ...
Post Yeşilçam Dedikleri Türkiye -III Post Yeşilçam Dedikleri Türkiye -III Perşembe, 18 Temmuz 2013 23:29 Devlet zaten bu sürecin politikasını devleti ele geçirmiş çete guruplarının belirlediğini belirtiyor ve bunu özellikle bir politika değerind...
Post Yeşilçam Dedikleri Türkiye-II Post Yeşilçam Dedikleri Türkiye-II Perşembe, 18 Temmuz 2013 23:24 Yeşil çamı post-yeşilçam olarak aştırmak isteyen kuşak yeşilçamın gerisinde olup, belirsiz bir yöne doğru yol almaktadır. Zeki SARI Di...
Post Yeşilçam Dedikleri Türkiye-I Post Yeşilçam Dedikleri Türkiye-I Perşembe, 18 Temmuz 2013 23:22 Postmodernizm sanatı, karşısında hiçbir tepki yaratmadan toplumu iğdiş etme aracıdır. Öğretilmiş çaresizlikler vahşi bir psikoloji yöntemidi...
Hep Ölümsüz  Zamanlar Diledim Senin İçin Hocam.. Hep Ölümsüz Zamanlar Diledim Senin İçin Hocam.. Perşembe, 18 Temmuz 2013 23:02 Uğurlamak kadar ayrılıklar da yeni anlamlar katıyor hayatımıza demiştim sana. Şimdi dönüp baktığımda sen öyle büyük bir yerde duruyorsun ki ...
Kendin 'Olmak Ya da Olmamak' Kendin 'Olmak Ya da Olmamak' Perşembe, 18 Temmuz 2013 22:59 Tiyatro ve tiyatrocuların görevi yaşamın dili olmaktır ve bu dili öz-diliyle halka taşırmak ve buluşturmaktır. Biz tiyatrocuların en çok ü...
Kendini Tanıtan Sinema: Kürt Sineması Kendini Tanıtan Sinema: Kürt Sineması Pazar, 14 Temmuz 2013 00:30 Gecikmiş bir sinema Ortadoğu’da 40 milyondan fazla bir nüfusa sahip olduğu tahmin edilen Kürtler sinemasahnesine oldukça geç adım atmışlard...
Sinema ve Mitoloji Sinema ve Mitoloji Cumartesi, 13 Temmuz 2013 19:29 Yazar:Fırat Sayıcı Mitoloji sinemaya aktarılırken genelde iki yol izleniyor. Ya doğrudan mitolojik hikayenin filmini çekmek ( Beowo...
Kapitalizmin Maskesini Düşüren Filmler Kapitalizmin Maskesini Düşüren Filmler Cumartesi, 13 Temmuz 2013 19:20 Yazar:Serdar Akbıyık Açıkçası bu öyle bir konu ki sayfalarca sürecek kadar film adı çıkarabilirim size. Fakat belirli bir kategori ...
En İyi 10 En İyi 10 "İlk Aşk" Filmi! Cumartesi, 13 Temmuz 2013 19:12   Kız Arkadaşım (My Girl) / 1991 Kız Arkadaşım, 90 larda büyümüş her çocuğun gönlünde yer etmiş bir ilk aşk hikayesidir. Küçük bi...
Mizgin Müjde Arslan'la Kürt Belgesel Sineması Üzerine* Mizgin Müjde Arslan'la Kürt Belgesel Sineması Üzerine* Cumartesi, 13 Temmuz 2013 19:05 Kürt Belgesel Sineması’nı nasıl tanımlıyorsunuz?   Benim buna bugün getirebildiğim tanım kayıt altına alma. Kürtlerin, Türkiye’de, ...
Kazım Öz'le Kürt Belgesel Sineması Üzerine* Kazım Öz'le Kürt Belgesel Sineması Üzerine* Cumartesi, 13 Temmuz 2013 19:01 Türkiye’de Kürt Belgesel Sineması’nı nasıl tanımlıyorsunuz?   Aslında yeni yeni doğuyor. Başlangıcından, doğumundan, çocukluğundan,...
Ayça Çiftçi'yle Kürt Belgesel Sineması Üzerine* Ayça Çiftçi'yle Kürt Belgesel Sineması Üzerine* Cumartesi, 13 Temmuz 2013 18:45 Çok genel bir sorudan başlayacağız. Türkiye’de Kürt sineması ya da Kürt belgesel sinemasını nasıl tanımlarsınız?   Bu oldukça tartı...
Ji bo jiberkirinê xira bikin Ji bo jiberkirinê xira bikin Cumartesi, 13 Temmuz 2013 17:24 Mizgîn Mujde ARSLAN / STENBOL Çalakiyek, ji bo hebûnê pêk bînî fîlmê çêdikî, tişta ku em dikin ev e. Em tenê bi fikarên estetîkî fîlm çên...
Ezberleri bozmak için film yapıyoruz Ezberleri bozmak için film yapıyoruz Cumartesi, 13 Temmuz 2013 17:20   Son yıllarda kadınların belgesel alanında iyi işler çıkardığını görüyoruz. Belgesel, sinemanın diğer türlerine göre daha özgür bir...
Tuğba Özer ile Kısa Film Hakkında Tuğba Özer ile Kısa Film Hakkında Cuma, 12 Temmuz 2013 22:10   Animasyon filmi ile Çevre Film Festival’inde ödül alan Tuğba Özer ile İki Ağaç ve Kısa filme dai CineShort – A.polat Kendinizi k...
Bir duruş olarak Kürt sineması Bir duruş olarak Kürt sineması Cuma, 12 Temmuz 2013 17:07 Kürt sinemasında Bahman Ghobadi'nin "Dema Hepsên Serxweş" filmiyle Cannes Film Festivali'nde Altın Kamera ödülünü aldığı 2000 yılı milat a...
Di Sînema Kurd de sî û rastî Di Sînema Kurd de sî û rastî Pazartesi, 01 Temmuz 2013 00:31 Hunera sînema li devê deriyê Kurdan dixe. Wê ne şaş be ku em bêjin gelê Kurd di riya hunera dîtbîniyê de, dikare ji nû ve serweta dîroka x...
Halil Uysal Dağ Sineması Halil Uysal Dağ Sineması Pazar, 26 Mayıs 2013 23:10 “Bir başlasam bütün zaman duracak ellerimde, çok iyi biliyorum. Yola bir koyulsam su gibi akacak her şey avuçlarımın arasından, biliy...
Küba Sineması Küba Sineması Pazar, 19 Mayıs 2013 21:49 Ignacio RAMONET 1971 Nisan'ında Havana'da toplanan ilk eğitim ve kültür kongresinde, delegeler, Kuzey Amerika'nın egemenliği sırasında Küb...
Kuma: Rahatsız, Dinamik ve Röntgenci Bir Film Kuma: Rahatsız, Dinamik ve Röntgenci Bir Film Cuma, 17 Mayıs 2013 21:45 Film Künyesi Yıl: 2012 Yönetmen: umut dağ Oyuncular: Begüm Akkaya, Nihal Koldaş FİLMİ İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ.
Fransız Siyasal Sinemasında Angaje Gruplar Fransız Siyasal Sinemasında Angaje Gruplar Salı, 14 Mayıs 2013 15:23 1968 Mayısı: Siyasal Sinema Nedeni 1968 Mayıs'ı siyasal sinemaya taze bir kan getirmiştir. Fransa'da öğrencilerin ayaklanmasısyla başlaya...
Dünden Bugüne Western Filmleri Dünden Bugüne Western Filmleri Salı, 14 Mayıs 2013 15:14 Kimse "western" tanımlamasının nereden geldiğini tam olarak bilmez. Her ne kadar "west-batı" kelimesinden türetilmiş olsa da Amerika'nın g...
Ünlü Sinema Yönetmenleri Ünlü Sinema Yönetmenleri Cuma, 10 Mayıs 2013 00:00 Sinemaya ilgi duyan geniş kitleleri ölçü alırsak yönetmenler her zaman perde gerisinde kalmaya mahkum oldular. Örneğin bir Scorsese başyap...
Kürdistan Sinemasında Mekân Olarak Dağ ve Halil Uysal... Kürdistan Sinemasında Mekân Olarak Dağ ve Halil Uysal... Çarşamba, 08 Mayıs 2013 14:31 YILMAZ TEKİN "Kürt Sineması mı? Kürdistan Sineması mı?" başlığını taşıyan değerlendirmemde kavram olarak Kürdistan Sineması tanımının alt...
Li Stenbolê şanoyeke kurdewarî: DestAR-Theatre Li Stenbolê şanoyeke kurdewarî: DestAR-Theatre Salı, 07 Mayıs 2013 22:23 Salihê Kevirbirî DestAR-Theatre, di Şanoya Kurdan de ji îdîayan bêhtir,girîngîyê dide jîyana ceribandinên teatral Koma Şanoyê ya...
Awirek li ser şanoya kurdî Awirek li ser şanoya kurdî Salı, 07 Mayıs 2013 22:22 Tevahîya bisporên şanoyê, dîyar dikin ku şano ango tîyatro ji şahîyên Dionisosê derketiye. Di serdema kevnar de gorî û pêşkêşî ji bo Dioni...
Di navbera jîyan û mirinê de çîroka jineka kurd Di navbera jîyan û mirinê de çîroka jineka kurd Salı, 07 Mayıs 2013 22:15   Fîlmê derhêner Reha Erdem ya bi navê JÎN, ku di raya giştî ya tirk û kurdan de dihat meraqkirin, li festîvala fîlma...
Fîlmeke kurdî ku bêhna 'Yeşilçam'ê jê tê: Doz Fîlmeke kurdî ku bêhna 'Yeşilçam'ê jê tê: Doz Salı, 07 Mayıs 2013 22:12   Fîlma Doz, ku tê de stranbêj Dîyar û Zozan dilîzin, yek ji wan berheman e, ku di van salên dawîyê de li Kurdistana Başûr bi budçey...
Sînemaya kurdî li gor kîjan prensîban dikare bê bi nav kirin? Sînemaya kurdî li gor kîjan prensîban dikare bê bi nav kirin? Salı, 07 Mayıs 2013 22:08 Yilmaz Özdil Yekemîn projeksîyona sînemayî 22yê kanûna 1895ê li Parîsê, li Grand Caféyê, ji alîyê du birayên bi navê Auguste û Louis ...
"Min wî dît" Salı, 07 Mayıs 2013 22:03 Şev nîvê şevekê… malbateke kurd ku xwedî sê zarok… bavekî welatparêz... vegera ji dawetekê… jîtem û kuştina bav û dê… çavên zarokên kurd y...
Kurd û Hollywood Kurd û Hollywood Salı, 07 Mayıs 2013 21:57 Du wênekêşên şerr, Frank û David, radihijin mekîneya xwe ya wêneyan û li dunyayê digerin û wêneyên pevçûn û kuştinan dikişînin. Ev herdu w...
"Zerê" 88 salî ye… Salı, 07 Mayıs 2013 21:52 Ali Güler Fîlmê Zerê 85 salî ye… Gava derhênerê ermenî Hamo Beknazaryan yekemîn fîlmê kurdî Zerê kişand, sal 1926 bû. Sînema cîhanê jî hî...
Sînemaya kurdî li reng û dengê xwe digere Sînemaya kurdî li reng û dengê xwe digere Salı, 07 Mayıs 2013 21:49   Sînemaya kurdî herçiqas çend sal piştî destpêka dîroka sînemaya cîhanê gavên xwe yên yekem avêtibe jî, ji ber pirsgirêkên netewî b...
CostaGavras CostaGavras Salı, 07 Mayıs 2013 12:47 7 mayıs saat 09:30 dA Costa-Gavras, 1933 Atina doğumlu ve Yunan kökenlidir. 1952'de Fransa'ya yerleşmiş, Sorbonne'da Edebiyat okuduktan so...
Sessiz Sinema (1895-1930) Sessiz Sinema (1895-1930) Salı, 07 Mayıs 2013 00:32   SİNEMA ÖNCESİ DÖNEMSinemanin tarihi büyük patlamayla başlamadı.Tek tek hiç bir olayın -ister Edison'un 1891'deki patentli kinetosc...
“Kürt Sineması: Kendi Sesini Görmek” “Kürt Sineması: Kendi Sesini Görmek” Salı, 07 Mayıs 2013 00:04   Sinema her ne kadar sanatsal bir uğraşı olsa da, aynı zamanda ekonomik ve teknik bir altyapının üstünde yükselen bir endüstri...
Dzîga VERTOV û Sîne-Çav Dzîga VERTOV û Sîne-Çav Pazartesi, 06 Mayıs 2013 23:54 Ferîdûn BÎRGUL / AMED “Aşkerekirina rastiyê ji sivikbûyînê dûrtir e, jixwe rastî sivik e.”   Tecrubeya wî ya yekemîn, “Komîteya Fî...
Küresel Kapitalizmde Bir “Zerre” Küresel Kapitalizmde Bir “Zerre” Pazartesi, 06 Mayıs 2013 01:48 Ö. Nilay Erbalaban Gürbüz 49. Antalya Film Festivali ve 3. Uluslararası Malatya Film Festivali’nden senaryo, oyunculuk, kurgu, görüntü yö...
Ulusal Kurtuluş Mücadelesi ve Sinema Ulusal Kurtuluş Mücadelesi ve Sinema Pazartesi, 06 Mayıs 2013 01:41 (Bir Üçüncü Dünya Sinemasına Doğru: Üçüncü Dünyadaki Ulusal Kurtuluş Mücadelelerinin Bir Parçası Olan Sinemanın Gelişimi Üzerine Notlar ve...
Militan Sinema mı? Siyasal Sinema mı? Militan Sinema mı? Siyasal Sinema mı? Pazartesi, 06 Mayıs 2013 01:36 Jean Patrick Lebel Écran, n° 31, Aralık 1974, p. 55 ('Cinéma militant' ? 'Cinéma politique' ? De quoi s'agit-il ?) “Militan sinema” ya...
Sinema ve Diyalektik Sinema ve Diyalektik Pazartesi, 06 Mayıs 2013 01:33 Godard ve Dziga Vertov Grubu Jean-Luc Godord yaşamaktadır ve Paris'te yeni bir filmi gösterilmeye başlanmıştır. 1971 Haziran'ında, tehlik...
Propaganda Yapan Sinema Propaganda Yapan Sinema Pazartesi, 06 Mayıs 2013 01:24 Arş. Gör. Dr. Battal ODABAŞ Siyasal olayları anlatan, ama bunu yaparken sanatsal kaygılardan uzakta belli bir siyasal amacın gerçekleşmesi...
Yol filmi ve erkek ideolojisinin iflası Yol filmi ve erkek ideolojisinin iflası Cumartesi, 04 Mayıs 2013 23:55   YILMAZ TEKİN Yol filmi, yaratıcısı Yılmaz Güney'in kafasında ilk şekillendiği vakit filmin adı Yol değil Bayram’dır. Bu ismin ned...
Türkiye Sineması Neden Bölündü? Türkiye Sineması Neden Bölündü? Cumartesi, 04 Mayıs 2013 23:52 YILMAZ TEKİN Türkiye sosyo-politik, ekonomi-politik nitelikleri gereği sosyal, siyasal ve sanatsal konularda çeşitli bölünmelerin yaşandı...
Kürt Sinemacılar, Bir Sinema Manifestosu Yayınlamalı! Kürt Sinemacılar, Bir Sinema Manifestosu Yayınlamalı! Cumartesi, 04 Mayıs 2013 23:48 Kürt sineması kavramını son on yıldır sıklıkla duyuyoruz. Çeşitli akademik tartışmalarda ve yapılan sinema sohbetlerinde bu kavrama yöneli...
Kürt Sineması Nedir, Ne Değildir? Kürt Sineması Nedir, Ne Değildir? Perşembe, 02 Mayıs 2013 23:39 Bir önceki yazımda Kürt sinemacılarının bir manifesto yayınlaması gerektiğine dair düşüncelerimi kısa bir değerlendirme halinde dile getir...
12 Eylül ve Mavi Ring Filmi 12 Eylül ve Mavi Ring Filmi Perşembe, 02 Mayıs 2013 23:34   YILMAZ TEKİN Avrupa sineması çok erken döneminde kıta kaynaklı totalitarizm, faşizm ve soykırımla bir noktada hesaplaşmasını tama...
Jim Jarmusch Sineması Jim Jarmusch Sineması Perşembe, 02 Mayıs 2013 23:28         Jim Jarmusch Sineması, Stranger Than Paradise ve Deleuzeyen Bir Bakış   YILMAZ TEKİN Sinema üzerin...
Koparılmış Kürt Çiçekleri * ve Pera Berbangê Koparılmış Kürt Çiçekleri * ve Pera Berbangê Perşembe, 02 Mayıs 2013 01:29 “Kuru kengerler gibi rüzgarın önünde savrulupduruyoruz. Rüzgar bile bizimle dalgasını geçiyor…” Pera Berbangê Taş binaların içinde mutlu...
Gerayiş, Mekân ve Bellek Konteksti! Gerayiş, Mekân ve Bellek Konteksti! Perşembe, 02 Mayıs 2013 01:23 YILMAZ TEKİN Mekânsal kontekstin, insanın zihin dünyasında yarattığı imgesel çağrışımlar bir noktada insan belleğinde hatırayı güncelleşt...
Bir Düşünme Faaliyeti Olarak İnsanın İmaj Yaratması Bir Düşünme Faaliyeti Olarak İnsanın İmaj Yaratması Perşembe, 02 Mayıs 2013 01:21 YILMAZ TEKİN Politik, felsefi, estetik bir nosyon olarak sinema, modern insanın bilinç-bilinç ötesi dünyasında etkili bir anlatım biçimi ...
Was, Kişisel Olan Politik, Politik Olan Kişiseldir! Was, Kişisel Olan Politik, Politik Olan Kişiseldir! Perşembe, 02 Mayıs 2013 01:15 YILMAZ TEKİN Alman oyun yazarı Bertolt Brecht kendi tiyatrosunun uyguladığı dramatik kuralları sıralarken "tarihselleştirme" nosyonunu da...
‘Maskeli’ Tiyatro ‘Maskeli’ Tiyatro Çarşamba, 01 Mayıs 2013 11:04   Tiyatro alanındaki devlet politikaları iyi anlaşılmadan sistem dışı bir tiyatro geliştirmek oldukça zordur. Devlet kendi tekelle...
Texte Reş, Ghobadi ve Kürt Sineması Texte Reş, Ghobadi ve Kürt Sineması Salı, 30 Nisan 2013 23:18 Texté Reş. Kara Tahta. Ne yapılabilir kara bir tahtayla? Yazı yazılabilir örneğin. Evet yazı yazılır kara tahtaya ve bununla özdeşleşmişti...
Kürt Sineması mı Kürdistan Sineması mı? Kürt Sineması mı Kürdistan Sineması mı? Salı, 30 Nisan 2013 14:06 YILMAZ TEKİN Bir süredir hem kendime sorduğum hem de çevremdeki insanlarla tartışmaya çalıştığım bir konudur Kürt Sineması... Bu konuda y...
Helebçe – Zarokên wenda Helebçe – Zarokên wenda Cuma, 26 Nisan 2013 11:12 Bi Elmanî Halabja - Die verlorene KinderBi îngîlîzî Halabja – the lost children Rêzên jorîn navê fîlmeke kurdî ye. Qirkirin û yekîtî...
Amûdê û sînemeya şewitî? Amûdê û sînemeya şewitî? Cuma, 26 Nisan 2013 11:08 Navê Amûdê ji sala Toşê de bi şewatê derketibû. Di 1937ê de, Sûriya di bin sêwana Fransiyan de bû û balefirên xaçhilgiran Amûdê û gundên d...
Çarpıcı bir belgesel; Can Baz Çarpıcı bir belgesel; Can Baz Perşembe, 25 Nisan 2013 16:33 Genç yönetmen Özay Şahin’in İstanbul’da yaşamakta olan Konyalı tinerci Kürt çocuğun ve sokaklarda müzik yapan Grup Siya Siyabend üyesi gen...
Kürt Film Festivalleri’nin Önemi Kürt Film Festivalleri’nin Önemi Perşembe, 25 Nisan 2013 16:18 Her geçen gün yedinci sanat olarak da bilinen; tiyatro, resim, fotografçılık, şiir, roman ve müzik gibi sanatları da içinde barındıran sin...
Kürt Filmini Nasıl Tanımlamalı? Kürt Filmini Nasıl Tanımlamalı? Perşembe, 25 Nisan 2013 16:15 Özellikle Bahman Ghobadi’nin filmlerinin uluslararası alanda ödüller almasinin ardından, Kürt filmleri ve sineması adından daha çok sözett...
Andrey Arsenyeviç Tarkovski (1932-1986) Andrey Arsenyeviç Tarkovski (1932-1986) Perşembe, 25 Nisan 2013 14:05 “Ne olursa olsun; yalnızca bir mal olarak tüketilmek istenmeyen her türlü sanatın amacı; hiç şüphesiz kendine ve çevresine hayatın ve in...
Tarkovsky Sineması, Sanatı ve Stalker Filmi Tarkovsky Sineması, Sanatı ve Stalker Filmi Perşembe, 25 Nisan 2013 14:02 Andrei Tarkovsky, sinema sanatını bir avuç filmiyle tepeden tırnağa dönüştürmüş büyük bir yönetmen; sanatın ve insan varlığının amacı üzer...
Shakespeare’iN Globe Tiyatrosu Shakespeare’iN Globe Tiyatrosu Pazartesi, 22 Nisan 2013 21:41 Engin batı kültürü içinde, ondan etkilenmemiş, onu anmamış, onun bir cümlesini veya bir eserini kullanmamış bir tek sanatçı dahi yoktur. R...
Politik Filmler Serisi Politik Filmler Serisi Çarşamba, 17 Nisan 2013 19:20 Dünya coğrafyasında her toprak esaretin bir gerçeklik ve özgürlüğün de hayal olarak kaldığı düşüncelere evsahipliği yapmıştır. Düşünceler ...
Kanlı Sinema Kanlı Sinema Çarşamba, 17 Nisan 2013 18:55 Defalarca yazılıp çizilmiştir, "sinema tarihinin en vahşi filmleri" adı altında sayısız listeler, eleştiriler bulunur. Tüm bu listelerin o...
Bahman Ghobadi ve Kürt Sineması Bahman Ghobadi ve Kürt Sineması Çarşamba, 17 Nisan 2013 18:45 Bahman Ghobadi ismi sinemaseverler için ”Kaplumbağalar da Uçar” filmiyle akıllara kazınmıştır. Kürt yönetmen sinemaya adım attığı ilk ...
Kültür Kültür Salı, 16 Nisan 2013 16:55 Kültür, tarihsel süreç içinde toplumların, uygarlıkların, çıkışlarında yer edinmiş ve vazgeçilmez bir kavram olarak hala günümüzde sıcaklı...
Sessiz Filmler Dosyası Sessiz Filmler Dosyası Pazartesi, 15 Nisan 2013 12:36 Michel Hazanavicius’un sinema seyircisini alıp bir nostalji fırtınasının içerisine bıraktığı ödül rekortmeni filmi The Artist ile birlikte y...
Kakşar Oremar: Folklor ya da bir halkın yaşam öyküsü Kakşar Oremar: Folklor ya da bir halkın yaşam öyküsü Pazartesi, 15 Nisan 2013 12:14 Folklor kelimesi, Folk (millet, halk) + Lore (bilgi) sözcüklerinin birleşiminden oluşan İngilizce Folklore kelimesinden geliyor. Geniş anl...
Bi Mîzgîn Arslan re li ser Bi Mîzgîn Arslan re li ser "Kirasê Mirinê" hevpeyivîn Cumartesi, 13 Nisan 2013 22:48 Gülizer Temel Hun dikarin qala xwe bikin? Mîzgîn Arslan kî ye? Ez gûndekî  Mêrdînê ji dayîk bûm. Gundê me g...
Sinemanın Adını Koymak: Dilini Arayan Kürt Sineması Sinemanın Adını Koymak: Dilini Arayan Kürt Sineması Cumartesi, 13 Nisan 2013 22:45 Serin bir ikindi vakti Diyarbakır’a indiğimde tepemde jetler uçmaktaydı. Anayasa Mahkemesi Demokratik Toplum Partisi’ne açılan kap...
Ghobadi Filmlerinde Kürt Kadını ve Temsili Ghobadi Filmlerinde Kürt Kadını ve Temsili Cumartesi, 13 Nisan 2013 22:37 Murat Barin Bahman Ghobadi filmleri, Kürdün hayatını temsil etmesi bakımından oldukça gerçekçi ve sade filmlerdir. Onun filmlerinde Kürtl...
Kürt tiyatrosu kurumsallaşmalı Kürt tiyatrosu kurumsallaşmalı Cumartesi, 13 Nisan 2013 22:27 Ali Rıza Kılınç / Mehmet ÇakmakçıKürt tiyatrocularla Kürt tiyatrosunun içinde bulunduğu koşulları ve geleceğini konuştuk 
Bağımsız sinema (nedir, ne değildir) Bağımsız sinema (nedir, ne değildir) Cumartesi, 13 Nisan 2013 22:17   Bağımsız sinema "sözünü ilk kez 1960'lı yıllarda duymuştum. John Cassavetes'in ilk filmi "Shadows" (Gölgeler) için söyleniyordu bu...
Kürt Sineması / Yazan: Mizgin Müjde Arslan Kürt Sineması / Yazan: Mizgin Müjde Arslan Cumartesi, 13 Nisan 2013 22:03 Kürt sinemasında Bahman Ghobadi nin Dema Hepsên Serxweş filmiyle Cannes Film Festivali nde Altın Kamera ödülünü aldığı 2000 yılı milat alı...
Faşizm Üzerine 12 Film Faşizm Üzerine 12 Film Cuma, 12 Nisan 2013 02:00  Not: Filmleri İzlemek İçin Turuncu Yazılı Başlıklarına Tıklayınız Dünyaya savaşlar, acılar, ölümler ve büyük zihinsel hastalıklar g...
Sergey M. Eisenstein Sergey M. Eisenstein Perşembe, 11 Nisan 2013 09:11 Sergey M. Eisenstein, 23 Ocak 1898’de Çarlık Rusya’nın Baltık kıyısındaki sömürgesi Letonya’nın Riga kentinde dünyaya gelir. Mimar-mühendi...
Tanrıyı Tartışan Filmler Tanrıyı Tartışan Filmler Perşembe, 11 Nisan 2013 09:02 Kimisine göre ‘acı ama gerçek’ kimilerine göre ‘sadece gerçek’, tanrı bir şekilde sinemacıların kariyerlerini etkiliyor. Da...
Sinemada Ses Unsuru Sinemada Ses Unsuru Perşembe, 11 Nisan 2013 08:58 Sinemasal anlatıcının işitsel ve görsel olmak üzere iki temel yapısı vardır ve sinemasal anlatıcı bu başlıkların altında yer alan ses...
Dramatik Sanatlar Nedir? Dramatik Sanatlar Nedir? Pazartesi, 08 Nisan 2013 21:50 Dramatik Sanatlar : İnsanın, eyleme dönüşmüş ifadelerle kendini veya bir olayı, bir olguyu anlattığı sanatlardır: Tiyatro, opera, müzikal ...
Shakespeare Döneminde Tiyatro Shakespeare Döneminde Tiyatro Pazartesi, 08 Nisan 2013 21:47 Shakespeare’in Londra’ya gidip meslek yaşamına başladığı yıllarda İngiltere’de oldukça canlı bir tiyatro ortamı yeşermişti bile. Gerek şii...
Feminist Tiyatro Feminist Tiyatro Pazartesi, 08 Nisan 2013 21:42 Yeni kadın özgürlüğü hareketinin 1970’lerin ortalarında güçlenmesiyle birlikte, aralarındaki çeşitli farklılıklara karşın, kadın­larla kad...
Sinemada Akımlar Sinemada Akımlar Pazartesi, 08 Nisan 2013 21:36 Sinema denilen büyülü perde oyunları LUMİERE kardeşlerin yaptığı SİNAMASKOP denilen aletle birlikte doğmuş ve dünyada meydana gelen her ye...
Şiir ve Sinema Şiir ve Sinema Pazartesi, 08 Nisan 2013 21:32 Octavio Paz şöyle demişti: "Zincire vurulmuş bir adamın, dünyayı parçalayacak gücü kazanması için gözlerini kapaması yeter";ben de bu sözü...
Toplumsal Tip Olarak Çocuğun Sinemada Temsili Toplumsal Tip Olarak Çocuğun Sinemada Temsili Pazartesi, 08 Nisan 2013 21:28 Çıkış noktamız bu kez Jean-Pierre Faye'ın oldukça sıcak ama bir o kadar da ağır felsefi bir karakter taşıyan bir Heidegger metni... Daha d...
Dünya Sinemasında İlkler Dünya Sinemasında İlkler Pazartesi, 08 Nisan 2013 21:25 Kinetoskop’u keşfeden ilk mucit: Thomas Edison (1892). İlk film gösteriminin yapıldığı mekan: Paris’te Capucines Bulvarı’ndak...
Sinema ve Edebiyat Türleri Arasında Görülen Etkileşimler Sinema ve Edebiyat Türleri Arasında Görülen Etkileşimler Pazartesi, 08 Nisan 2013 21:15 Sanat, biçim-içerik ilişkisinin birlikteliğiyle var olmaktadır. Biçimsel  öğelerle içeriksel öğelerin yoğrulması sanat yapıtının olu...
Kısa Film Nedir, Ne Değildir? Kısa Film Nedir, Ne Değildir? Pazartesi, 08 Nisan 2013 21:09 1996 yılında “kısa film”in ne olduğunu soruşturan bir kitap yayınlanmıştı. Yazar “kısa film nedir?” sorusu için dönemin bilinen sorularını...
Sinema ve Tv’de Çekim Ölçekleri Sinema ve Tv’de Çekim Ölçekleri Pazartesi, 08 Nisan 2013 21:03   İnsanın anatomisini esas alan çekim ölçekleri, sanatın kabul gören binlerce yıllık mirasından alınarak devinimli görüntüye de akta...
Sinematografi Üzerine - 1 Sinematografi Üzerine - 1 Pazartesi, 08 Nisan 2013 21:02 Sinemada çok önem verdiğimiz bir unsur sinematografi, peki nedir bu unsur, bırakalım şimdi sözlüklerdeki edebi klişe tanımlamaları ve sine...
Sinemanın Doğuşu Sinemanın Doğuşu Pazartesi, 08 Nisan 2013 21:00 İnsanların ilk sinemayla tanışmaları nasıl oldu? Öyle ya,insanlar hiç bilmedikleri bir dünya ile tanışıyorlar ve bu dünyanın nimetlerinden...
Kuantum Fiziğinin Şiiri: Sinema Kuantum Fiziğinin Şiiri: Sinema Pazartesi, 08 Nisan 2013 20:57 Ah şu bilmek, ne enteresan şeydir öyle… Sanat tarihini, bilmenin ışığından ayırmanın bizi gaflete düşürdüğü kesindir. Bil- mek, bil-im, b...
Sinema ve Psikoloji - 1 Sinema ve Psikoloji - 1 Pazartesi, 08 Nisan 2013 20:52 Sinema, büyüleyen, insanları gerçek yaşamdan kısa süreliğine uzaklaşıp bir düş dünyasında gezinmemize, filmdeki karakterlerle özdeşleşip k...
Dramaya Karşı Bir ‘Kameralı Adam’ Dramaya Karşı Bir ‘Kameralı Adam’ Pazartesi, 08 Nisan 2013 14:56 Dziga Vertov’un 1929 yılı tarihli ‘’Kameralı Adam ‘’adlı filmi dünya sinema tarihinde önemli bir yer tutar. Özelikle kendisinden sonra gel...
Yolcuya Yolcuya Salı, 02 Nisan 2013 16:26 Halil ve yürümek. Güneşin ilk ışınlarını yakalamaya ya da dağlara bulanan o koyu sislere yetişmeye çalışan, her şeyin o ilk ve saf haline do...
Kürt Sinemasına Bakış Kürt Sinemasına Bakış Pazar, 31 Mart 2013 00:09 İlk Kürt sinema filmi olan Zarê, aynı zamanda Ermeni sinemasının kurucusu sayılan Ermeni yönetmen Hamo Beknazaryan(1892-1969) tarafından ç...
 "Bîranîna Şehîdên Sînema Amûdê" Pazar, 31 Mart 2013 00:00 Amûdê, li başûrê-rojavayê Kurdistanê bajarekî biçûk e. Li herêma ku bajarê Amûdê lê ye, kîjan dever bê kolan, şopa bûyerên dîrokî yên gir...
Reha Erdem’in Jîn’ine eleştirel bir Kürt bakışı Reha Erdem’in Jîn’ine eleştirel bir Kürt bakışı Cumartesi, 30 Mart 2013 23:52 Bir film düşünün; bir Kürt, Ege köylülerinin yaşamı üzerinden evrensel bir konuyu işliyor. Egeliler hakkında birçok şey okumuş dinlemiş, i...
Kürt Sinemasına Eleştirel Bakış Kürt Sinemasına Eleştirel Bakış Cumartesi, 30 Mart 2013 23:13 Kameralar henüz gerçeği yansıtmadı Kürt sinemasının öncelikle ışığı ve kamerayı doğru yere, olaya ve kişiye tutup tutmadığı önemlidir. Do...
Öfkeli ve özgür yönetmenler Öfkeli ve özgür yönetmenler Cumartesi, 30 Mart 2013 16:32 Bağımsız sinemanın ilk yönetmenleri Lindsay Anderson, Karel Reisz ve Tony Richardson’du. Daha sonra onlara John Schlesinger, Ken Loach gib...
Sinemada Kadın Sinemada Kadın Cumartesi, 30 Mart 2013 16:17 Egemen güçlerin baskısıyla sinema kendisine her dönem bir düşman bulmuştur. Bulunan düşman, aslında sinemanın tercihi olmayıp, tamamıyla e...
Özgürleşme sorunu ve sinema Özgürleşme sorunu ve sinema Cumartesi, 30 Mart 2013 16:13 İnsan ve uygarlıklar tarihi kadar eski ve kökenli bir sorundur özgürleşme sorunu. Halen bir çözüme kavuşturulamamış ama bu sorunun da çözü...
Kürt sineması ve Bahman Ghobadi Kürt sineması ve Bahman Ghobadi Cumartesi, 30 Mart 2013 16:10 Son yıllarda özellikle İran ve Türkiye'de üretilen sinema filmleri Kürtler'i cinema alanında dünya ölçeğine taşıdı. Çoğunluğu Kürt yönetme...
Türk Sinemasında Kürtler Türk Sinemasında Kürtler Cumartesi, 30 Mart 2013 16:06 Türkiye sineması tarihi boyunca Kürtler’i Kürt olarak yansıtmaktan kaçınmıştır, bir anlamda inkar etmiştir Kürt gerçekliğini. Türkiye...
Bir sürgün sineması olarak Kürt Sineması Bir sürgün sineması olarak Kürt Sineması Cumartesi, 30 Mart 2013 16:02 Sinema her ne kadar sanatsal bir uğraşı olsa da, aynı zamanda ekonomik ve teknik bir altyapının üstünde yükselen bir endüstridir. Ame...
Kürt sineması için ortak bir strateji arayışı Kürt sineması için ortak bir strateji arayışı Cumartesi, 30 Mart 2013 15:56 Sinema dünyasına yeni giriş yapmasına ve şimdiden ciddi ürünler vermesine rağmen Kürt sineması ciddi sorunları da içinde barındırıyor. Bu ...
Dizi dizi şovenizm Dizi dizi şovenizm Cumartesi, 30 Mart 2013 15:51 Özellikle de 1990’lı yılların sonlarına doğru artan rekabet üzerine televizyon yayıncıları “dizi film”i keşfetti. Dizi film, seyirci topla...
Yangında filizlenen çiçek ya da Kürt Sineması Yangında filizlenen çiçek ya da Kürt Sineması Cumartesi, 30 Mart 2013 15:48   Tarih denince akla ilk gelen savaşlar olur nedense; ilk akla gelmesinin, gelmesi gereken olmasının tabiki de haklı gerekçeleri var...
Dağların İlk Tiyatro Sanatçılarına Dağların İlk Tiyatro Sanatçılarına Cumartesi, 30 Mart 2013 15:44 Dağda ilk profesyonel tiyatroyu sahneleyen, onlardı. Bin beş yüz gerillanın önünde, Zap gibi, savaşın orta yerinde,zorlu bir alanda, Parle...
Nasil bir sinema? Nasil bir sinema? Cumartesi, 30 Mart 2013 15:41    Louise Lumiere 1895’te sinematografiyi (kamera) keşfederek, ilk filmi (belgesel) çekip halka açık ilk gösterimi de yaparak, ...
Kürt sinemasına layıkıyla girmek Kürt sinemasına layıkıyla girmek Cumartesi, 30 Mart 2013 15:35   Eski ve yeni Kürt arasındaki farkı, bu farkı yaratanların mücadelesi görülmeden, sırf popüler olma, kendini kabul ettirme adına, bu ...
Sînemaya Çiyayan Sînemaya Çiyayan Cumartesi, 30 Mart 2013 15:29 BEHDÎNAN - Gava mirov navê Xelîl Dag (Çiya) dibihîse, “Sînemaya Çiyayan” tê bîra mirov. Şagirta Xelîl Dag, Jînda Baran destnîşan kir ...
Sinema ile tasavvuf ilişkisinde Sinematografi Sinema ile tasavvuf ilişkisinde Sinematografi Cuma, 29 Mart 2013 18:14 Sinema ile tasavvuf ilişkisinin ele alınması, sinemanın şimdiye kadar, düşünce ile, felsefe ile, metafizik ile ilişkisini ele almayı, bu k...
“PERDE”yle Eriyen Duygularımız “PERDE”yle Eriyen Duygularımız Cuma, 29 Mart 2013 18:02   İnsan ruhuna şöyle bir ayna tuttuğumuz da; gökkuşağında ki renkleri andıran ve insanı insan yapan bir takım duygulara tanık olmakt...
Kürt aydını, Halil Uysal Dağ ve dağların ardı... Kürt aydını, Halil Uysal Dağ ve dağların ardı... Cuma, 29 Mart 2013 12:50 Türkiye'deki gazeteciler, PKK hareketini anlamaya çalışanlar ve yorumlayanlarla karşılaşıp meseleyi konuştuğumuzda söz gerillanın kültür ve ...
Şano Şano Çarşamba, 27 Mart 2013 15:24 Şanogeh: meydana lîstikê.Ji dema berê ve heta îro di jiyana mirovan de gelek guhertin çêbûne. Bi taybetî di hunerê de, wek şano. Bing...
Sinema tarihi Sinema tarihi Salı, 26 Mart 2013 13:20    Sinemanın temelinde yatan yanılsama, beynin gözün ağ tabakası üzerine düşen görüntüyü kaybolmasından sonra da kısa bir süre al...
Filmin Doğuşu ! Filmin Doğuşu ! Salı, 26 Mart 2013 13:09 Lumiere kardeşler gelişSinematograf adlı aygıtla ilk kez hareketli görüntü elde ettiler. Bu olay sinemanın doğuşunu müjdeleyen e...
Sinemada Ses Sinemada Ses Salı, 26 Mart 2013 13:05 Dünyada ilk sesli film 1927 yılında çekilen “Caz Şarkıcısı”  (The Jazz Singer) isimli Amerikan yapımlı filmdir.
Sanat Nedir? Sanatçı Kime Denir? Sanat Nedir? Sanatçı Kime Denir? Salı, 26 Mart 2013 13:01 Sanat Nedir? Sanat en genel anlamıyla, yaratıcılığın veya hayal gücünün ifadesi olarak anlaşılır. Tarih boyunca neyin sanat olarak adland...
Tutsak Halkın Sinemacısı Tutsak Halkın Sinemacısı Pazar, 24 Mart 2013 14:50 “Bir başlasam bütün zaman duracak ellerimde, çok iyi biliyorum. Yola bir koyulsam su gibi akacak her şey avuçlarımın arasından, biliyorum… B...
Senaryo Oluşturma Senaryo Oluşturma Perşembe, 21 Mart 2013 18:44 ,   Senaryo: Görsel AnlatıSinemasal Anlatıda Senaryonun İşleviAnlatı Biçimleri ve Senaryonun ÖzellikleriSinopsis, Tretman, Dekupaj, S...
Kısa Film Nedir ? Kısa Film Nedir ? Perşembe, 21 Mart 2013 18:41 Kısa film, gevezelik yapmadan kısa zamanda çok şey anlatma esasına dayanır. Kısa filmler kısa süre içerisinde birçok şeyi ifade edebilen ...
 Sinemada Meslekler Sinemada Meslekler Perşembe, 21 Mart 2013 18:39   Sinema, ortaya çıkan ürün için çalışan çeşitli meslek grupları tarafından meydana getirilir. Ülkemizde bu mesleklerden bazıları yo...
 Korku Filmi Türü Korku Filmi Türü Perşembe, 21 Mart 2013 18:37   Bu tür, adından da anlaşılacağı gibi, izleyicilerde korku uyandıran kişileri, olayları, durumları işleyen bir türdür. Korkunç olay...
Belgesel Sinema Nedir? Belgesel Sinema Nedir? Perşembe, 21 Mart 2013 18:35 Sinemanın ele aldığı konulardan korku, bilim kurgu, komedi gibi türlerden anlatım ve işleyişi en zor sinema çeşididir. Belgesel film çeşit...
 Sanatta Pornografi ve Görüntü İlişkisi Sanatta Pornografi ve Görüntü İlişkisi Perşembe, 21 Mart 2013 18:33 "Birine pornografik görünen, bir başkası için dehanın kahkahasıdır."D. H. LawrenceTarih boyunca cinsellik tüm sanat dallarında yer almıştı...
 Pornografi Pornografi Perşembe, 21 Mart 2013 18:30 Cinsellik, hem toplumumuzda hem de diğer toplumlarda çok rahat bir şekilde açığa vurulmuş bir kavram değildir. O, her zaman varolmuştur am...
 Son Dönem Fransız Sineması Son Dönem Fransız Sineması Perşembe, 21 Mart 2013 18:11 Fransız sinemasının son otuz yılını anlayabilmek için 1960 yılında Yeni Dalga ile birlikte ortaya çıkan bir değişimi bilmek gerekmektedir....
 Çin Çılgın Akım Sineması Çin Çılgın Akım Sineması Perşembe, 21 Mart 2013 18:08 1930'lu yılların başından itibaren Çin sineması, "dev bir çağ"a girdi. Bu dönemde daha önceleri asıl ilgilerini operaya yönelten solcu san...
 Modern İran Sineması Modern İran Sineması Perşembe, 21 Mart 2013 18:07   MODERN İRAN SİNEMASININ KAYNAKLARI VE GELİŞİMİBir medeniyet ne kadar mozaik kültür ve zengin sanatlardan beslenmişse kendi geleneğ...
İran’ın Yaratıcı Kadın Sinemacıları İran’ın Yaratıcı Kadın Sinemacıları Perşembe, 21 Mart 2013 18:05 İran sinemasında kadının yerini araştıran Fatin Kanat `Kadınlar inanılmaz badireleri aşarak çalışma yürütüyorlar' diyor Fatin Kanat, bir ö...
 İran Sinemasının Kısa Tarihi İran Sinemasının Kısa Tarihi Perşembe, 21 Mart 2013 18:03   İlk Dönem§ Kaçar hanedanından Muzafereddin Şah 1900 yılında gittiği Fransa’da sarayın ekkasbaşısı Mirza İbrahimhan ile gördüğü sin...
Neden Kurgu? Neden Kurgu? Perşembe, 21 Mart 2013 18:01   Kalemle kalemtraş arasındaki ilişkiyi düşünün. Kurşunun etrafındaki ağacı sıyırarak, binbir güçlükte sivri mi sivri hâle getirdiğini...
 Genç İsviçre Sineması Genç İsviçre Sineması Perşembe, 21 Mart 2013 17:59 Genç İsviçre (özellikle Roman) Sineması'nın ortaya çıkışı 1964 dolaylarındadır. 1924'te doğmuş İsviçre sineması, İkinci Dünya Savaşı'na ka...
Fransız Sinemasının Doğuşu Fransız Sinemasının Doğuşu Perşembe, 21 Mart 2013 17:56 Fansız sineması deyince akla hemen Louis ve Auguste Lumière kardeşler gelmelidir. Bu kardeşler, kimsenin yadsıyamayacağı gibi sinemayı sin...
 Dışa Vurumcu Alman Sineması Dışa Vurumcu Alman Sineması Perşembe, 21 Mart 2013 17:54 1900lü yıllarda Fransa, Rusya, İsveç, Norveç, Çekoslovakya ve Polonya ile tek tük İngiltere ve Amerika'da görülen bu akım gerçek anlamda k...
 Sinemasal Gerçekçilik Sinemasal Gerçekçilik Perşembe, 21 Mart 2013 17:40 SİNEMASAL GERÇEKÇİLİK MANİFESTOSU / 20101895’te Auguste ve Louis Lumiere Kardeşlerin Cinematographe’ı icat edip, George Milies’nin ilk kon...
 Özgür Sinemacılar Manifestosu Özgür Sinemacılar Manifestosu Perşembe, 21 Mart 2013 17:39 “Hepimiz sinemacıyız”Aristoteles’in dediği gibi, kurmaca (fiction), bir yapılandırma operasyonu olarak yaşama biçim verdiği için. 
 Kinoglaz Eğitim Programı Manifestosu Kinoglaz Eğitim Programı Manifestosu Perşembe, 21 Mart 2013 17:39 1Drama halkın afyonudur.2Kahrolsun beyaz perdenin ölümsüz kralları ve kraliçeleri. Yaşasın sıradan, günlük işlerin başındaki ölümlü insanl...
 HİS Manifestosu HİS Manifestosu Perşembe, 21 Mart 2013 17:37 Herkes İçin Sinema1Sinemacılar dünyayı yalnızca çeşitli biçimlerde filme çekmişlerdir, oysa önemli olan onu değiştirmektir.
 Kürt Sineması Çocukluk Döneminde Kürt Sineması Çocukluk Döneminde Perşembe, 21 Mart 2013 17:21 Kürdistan'ın Güneyinde düzenlenen Kürt Kısa Filmleri Festivali'nde bir araya gelen sanatçılar Kürt sinemasının çocukluk dönemi yaşadığına ...
 Futbol ve Sinema Üzerine Düşünmek Futbol ve Sinema Üzerine Düşünmek Perşembe, 21 Mart 2013 17:13 Sinema yazarı Tunca Arslan'ın uzun bir çalışmanın sonucu ortaya çıktığı her halinden belli olan kitabı "Futbol ve Sinema - Meşin Yuvarlağı...
Yeni Bir Sinema Estetiğinin Olanaklılığı Yeni Bir Sinema Estetiğinin Olanaklılığı Perşembe, 21 Mart 2013 17:03 Sinema estetiği ya da sinema kuramları denildiğinde, genellikle üzerinde ilerlenmeye çalışılan alanı Hollywood sineması ile Avrupa sinemas...
Sinema : Aynadaki Yansımaya Dokunma Arzusu Sinema : Aynadaki Yansımaya Dokunma Arzusu Perşembe, 21 Mart 2013 17:00 Sinemaya ne(r)den bulaştığımızı hatırlıyoruz. Bunun açık seçik olmadığını da kabul ediyoruz. Bu metnin inşa nedeni tam da bu karanlık hatı...
 Medyada Savaş Görüntüleri Üzerine Medyada Savaş Görüntüleri Üzerine Perşembe, 21 Mart 2013 16:57 Savaşlar kamuoyuna her zaman konunun uzmanlarının ve teknisyenlerinin desteğiyle, imaj ve montaj teknolojileri yenilenerek sunulmuştur. Bu...
 Eski Filmler Bugünün Dizilerinden Daha İyi Eski Filmler Bugünün Dizilerinden Daha İyi Perşembe, 21 Mart 2013 16:55 Son filmi Kader'le Altın Portakal kazanan Zeki Demirkubuz, "60'ların, 70'lerin sineması aşağılanıyor ama bugünkü dizilere baktığımızda esk...
“3 Boyutlu Hayat” “3 Boyutlu Hayat” Perşembe, 21 Mart 2013 16:49 3 BOYUTLU SİNEMA, TELEVİZYON                Çocukluğumdan beri hep ...
Sinema'nın Ünlü Filmleri Sinema'nın Ünlü Filmleri Perşembe, 21 Mart 2013 16:46   Bu seneki Oscar ödüllerine aday gösterilen filmler arasında iki biyografik filmin yer alması nedeniyle, özyaşamöyküsünü konu alan ...
Kültür ve sanatımız Kültür ve sanatımız Perşembe, 21 Mart 2013 00:47 İktidarı bir güç olarak elinde tutan tüm sistemler zaman içerisinde hegemonik bir hal olarak toplumu çepeçevre sarmaya başlar. Eğer toplum...
Sanat ve insan Sanat ve insan Perşembe, 21 Mart 2013 00:29   Fethi Abdullah/ Bingöl M Tipi CezaeviÖzellikle tarihi incelerken, yeni toplumsal alt-üst oluşlarda, sanatın kendi içinde önemli bi...
Tiyatronun ana dalları Tiyatronun ana dalları Perşembe, 21 Mart 2013 00:28 Mehmet YILDIRIM / Lüleburgaz Kapalı Cezaevi Tiyatro, Yunanca’da Theatron, Latince’de Theatrum ve İtalyanca’da Teatro’dur. Tiyat ise içi...
Sanatsal doğa doğasal sanat Sanatsal doğa doğasal sanat Perşembe, 21 Mart 2013 00:20 Yakup Kırmızı / Erzurum H Tipi CezaeviSanatın herkesi ikna eden tek bir tanımı yoktur. Her toplum, her kültür ve hatta her birey kendi özg...
Tiyatro Tarihi Tiyatro Tarihi Çarşamba, 20 Mart 2013 20:58   ANTİK ÇAĞ TİYATROSU Tiyatro ilk kez IO 6. yüzyılda Yunan toplumunda dinsel törenden özerkleşerek bir sanat türü haline geldi; din...
 Dünya Sinemasının İlkleri Dünya Sinemasının İlkleri Çarşamba, 20 Mart 2013 20:55 Kinetoskop’u keşfeden ilk mucit: Thomas Edison (1892). İlk film gösteriminin yapıldığı mekan: Paris’te Capucines Bulvarı’ndaki Grand Cafe (...
En iyi gotik korku filmleri En iyi gotik korku filmleri Çarşamba, 20 Mart 2013 20:54 Kerem Akça, sinema tarihinin en iyi 10 gotik korku filmini seçtiBu hafta John Carpenter’ın ilk gotik korku filmi “Koğuş”un vizyona girmesini...
Sinema Tarihi Sinema Tarihi Çarşamba, 20 Mart 2013 20:49   Sinema sanatının 20. yüzyılda gelişmiş, kendinden önce yaygınlık kazanmış bulunan resim, heykel, müzik, mimarlık gibi çeşitli sanat ...
 Sinemada 12 Eylül Sinemada 12 Eylül Çarşamba, 20 Mart 2013 16:46 Filmler, çekildiği veya ele aldığı dönemle ilgili ipuçları veren birer bellek ürünü olduğu için 12 Eylül darbesinden 31 yıl sonra, geriye ...
 Ulus Baker'in gözünden Yılmaz Güney sineması... Ulus Baker'in gözünden Yılmaz Güney sineması... Çarşamba, 20 Mart 2013 16:43 Politik herhangi bir eserin iktidara ilişkin belli bir fikirle ilgili zorunlu olarak bir tasavvura sahip olması gerektiği ölçüde, iktidarı...
Sinema ve Lenin Sinema ve Lenin Çarşamba, 20 Mart 2013 16:41   "Sinema ,tüm sanatların içinde bizim için en önemli olanıdır." V.I.Lenin Sinemanın içindeki devrimci özü ilk fark eden kişilerden...
 Sessiz çığlık: Charlie Chaplin Sessiz çığlık: Charlie Chaplin Çarşamba, 20 Mart 2013 16:38 “Komünist olmak en doğal hakkımdır!”   16 Nisan 1889’da Londra’da doğan Chaplin, yoksul bir ailenin oğlu olarak dünyaya geldi. Ai...
Türkiye sinemasında Türkiye sinemasında "kadın" olmak Çarşamba, 20 Mart 2013 16:34 Türkiye sinemasında "kadın" olmak - Asiye Dinçsoy (Bianet) 17 Mart 2012 - Medyanın ve herkesin bilmesi gerek ki hiç bir şey şiddet uygulam...
 Zeki Demirkubuz Sineması Üzerine... Zeki Demirkubuz Sineması Üzerine... Çarşamba, 20 Mart 2013 13:37 Demirkubuz bu koşullarda büyük ölçüde döviz üzerinden borçlanarak C Blok’u yönetti, film bittiğinde aldığı borçlar Türk Lirası üzerinden tar...
Hareketli Görüntünün Doğuşu Hareketli Görüntünün Doğuşu Çarşamba, 20 Mart 2013 13:34   Sinemanın mucidi olarak tanınan Louis ve Aguste Lumiere Kardeşler'in bütün illüzyonu insan gözünün yanılgısına ve ağ tabakasının b...
Yalnızlık Yalnızlık Çarşamba, 20 Mart 2013 13:32 Yalnızlık, şüphesiz biz insanoğlunun yaşamaktan en çok korktuğu duygulardan birisidir. Bir çoğumuzun köşe bucak kaçtığı bu duygu,bazen hiç...
Bir Şey Varsa Doğaldır Bir Şey Varsa Doğaldır Çarşamba, 20 Mart 2013 13:28   Dökümanter özellikleri ağır basan bir video çalışması kitaba dönüştüğünde tam bir belgesel olmuş. Her ne kadar kitabın formunu far...
Görüntünün Ideolojisi ve Kültür Görüntünün Ideolojisi ve Kültür Çarşamba, 20 Mart 2013 13:26   Son günlerde internette dolaşan bir bilgiye göre TRT, Disney ile oldukça büyük çaplı bir animasyon çalışmasına giriyormuş. "Türk a...
Sergei Eisenstein Sergei Eisenstein Çarşamba, 20 Mart 2013 13:23   “HAYATI VE YAPITLARI”Sergei M. Eisenstein bir film yönetmeni ve kuramcısı olarak her iki alanda da bir dahi olduğunu kanıtlamış bi...
Kübist Sinema Kübist Sinema Çarşamba, 20 Mart 2013 13:20   Meşhur kitabı "Marifetname"nin tuhaf biçimde kitabın kendisinden daha meşhur bölümü "Kıyafetname"de Erzurumlu İbrahim Hakkı, en az...
Çarpışan İkonlar Çarpışan İkonlar Çarşamba, 20 Mart 2013 13:18   Komplo teorilerini severiz, çünkü hem bir türlü çözümünü bulamadığımız sorunların bir 'peri sopası* dokunuşuyla çözüldüğü yanılsam...
Karanlıkta bir 'Üçüncü Adam Karanlıkta bir 'Üçüncü Adam Çarşamba, 20 Mart 2013 13:17   PeterJackson'ın 'Yüzüklerin Efendisi' kadar ihtişamlı olmamakla birlikte belki bu üçlemeden çok daha iyi bir filmi var: 'Heavenly ...
Jeneriğe Dikkat! Jeneriğe Dikkat! Çarşamba, 20 Mart 2013 13:16   Sinema göstergebiliminde kabul edildiği şekliyle film jeneriği kitap kapağı gibidir; nasıl önü ve arkasıyla kitap kapağının tasarı...
Alametlerin Kıyameti Alametlerin Kıyameti Çarşamba, 20 Mart 2013 13:15     Dikkatinizi çekmiştir, ortalık kıyamet ala-metleriyle ilgili kitap, TV dizisi, 'güya belgesel've filmlerden geçilmez hale ...
Sisler Arasında... Sisler Arasında... Çarşamba, 20 Mart 2013 13:12   Her ne kadar daha çok muhafazakâr korku filmlerine imza atmış, 'öteki' korkusunu akıldışı boyutlarda yeniden-ürettiği 'Village of ...
Ölüm : Politik Bir Sinemaya Direnmek Ölüm : Politik Bir Sinemaya Direnmek Çarşamba, 20 Mart 2013 13:09 Fantastik edebiyatın en güçlü sol kanat yazarı China Mieville'in 'Foundation' isimli öyküsü, binaların duvar ve temellerini dinleyen bir a...
Amerikan Filmlerinin Ortak Özellikleri Amerikan Filmlerinin Ortak Özellikleri Çarşamba, 20 Mart 2013 13:05     Amerikan filmlerindeki ortak ilginç özelliklere hiç dikkat ettiniz mi?
 Amerikan Filmlerinin Klasikleşmiş Planları Amerikan Filmlerinin Klasikleşmiş Planları Çarşamba, 20 Mart 2013 13:04 Polisin araştırma yaparken, mutlaka bir striptiz barına girmesi gerekir. Amerika'da bütün telefon numaraları 555 diye baslar. Şirin köpe...
Erkekler Dünyasında Ana Rahmi Erkekler Dünyasında Ana Rahmi Çarşamba, 20 Mart 2013 13:02     İster 'Da Vinci Şifresi' ve benzeri komplocu yapıtlardaki teorilere uygun biçimde tarihsel veriler değiştirilerek ...
Film Festivallerinin Uyması Gereken Kurallar Film Festivallerinin Uyması Gereken Kurallar Çarşamba, 20 Mart 2013 13:00 Aşağıdaki ilkeler Avrupa Film Festivalleri Koordinasyonu tarafından 4 Kasım 1995 te Amiens' te kabul edilen "CODE OF ETHİCS FOR FİLM FESTİ...
 Sinemada Takma İsimler Sinemada Takma İsimler Çarşamba, 20 Mart 2013 12:57 Oyuncu isimleri de racona uygun olmalı, bir güzellik, bir "artiz"lik taşımalı... İşte bu nedenle Bumin Gaffar Çıtanak, Suat Ebrem, Fahrett...
Çocuk Filmleri ve Özgür Ruhlar Çocuk Filmleri ve Özgür Ruhlar Çarşamba, 20 Mart 2013 12:36 Sinema endüstrisinde başlı başına bir sektör, çocuk filmleri… Hele bir de küçük kızınız aracılığıyla siz de takip etmek durumundaysanız! O...
2013 Filmleri: Animasyonda Uzakdoğu’nun ve Ghibli’nin Yılı 2013 Filmleri: Animasyonda Uzakdoğu’nun ve Ghibli’nin Yılı Çarşamba, 20 Mart 2013 12:24     Fırat Türkoğlu yazdı.           2013 ABD’deki animasyon filmleri açısından pek zen...
Femme Fatale: Sinemanın Ölümcül Kadınları Femme Fatale: Sinemanın Ölümcül Kadınları Çarşamba, 20 Mart 2013 12:20 Mitolojiden edebiyata, resimden müziğe ve sinemaya kadar bir sürü sanatta karşımıza çıkan ‘femme fatale’ karakterinin/deyişinin sinemada v...
Nasıl Bir Sanat Nasıl Bir Sanat Çarşamba, 20 Mart 2013 12:16 Sanat, toplumsal bilincin estetize edilmiş manevi değerlerini ifade eder. Sanatın diğer bütün alanlarından da beklendiği gibi; Sinema ve s...
Küba Sineması Küba Sineması Pazartesi, 18 Mart 2013 17:27 1971 Nisan’ında Havana‘da toplanan ilk eğitim ve kültür kongresinde, delegeler, Kuzey Amerika‘nın egemenliği sırasında Küba’nı...
Spartaküs: Özgürlük Emek İster Spartaküs: Özgürlük Emek İster Pazartesi, 18 Mart 2013 17:22 Büyük bir taş ocağında, cehennemsi sıcağın altında taş taşıyan kölelerden biri sırtındaki ağırlığa artık dayanamıyor ve yere düşüyor. Onun i...
İki Dil Bir Bavul İki Dil Bir Bavul Pazartesi, 18 Mart 2013 17:16 Resmi ideolojinin ve bütün devlet iktidarının yıllarca yok saydığı, inkar ederek ötelediği ve her seferin de bir dizi açıklamayla mahalli di...
Amerikan Deneysel Sineması Amerikan Deneysel Sineması Pazartesi, 18 Mart 2013 17:04 Deneysel Sinemanın net olarak tanımını yapmak zordur aslında. Nijat Özönbu ise tanımı şu şekilde yapmıştır: ‘’Sinema alanındaki her çeşit ye...
Komedi Filmleri – Gülsek mi, Ağlasak mı? Komedi Filmleri – Gülsek mi, Ağlasak mı? Pazartesi, 18 Mart 2013 16:59 Aristo komik olanı, ortalamadan aşağı olan insanların taklidi olarak nitelemiştir. Komedi soylu olanlara yaklaşamayan bir şeydir. Ama...
Sinemanın sokağa uzanan eli: İtalyan Yeni Gerçekçiliği Sinemanın sokağa uzanan eli: İtalyan Yeni Gerçekçiliği Pazartesi, 18 Mart 2013 16:52 Yeni gerçekçilik akımının ortaya çıkışını anlamak için o dönem İtalya’nın içinde bulunduğu tarihsel ve siyasal durumu bilmek gerekmekted...
Rashomon – Anlatmak Masum Bir Eylem midir? Rashomon – Anlatmak Masum Bir Eylem midir? Pazartesi, 18 Mart 2013 16:49 Gerçekler ve yalanlar “Rashomon kapısı gözümde her gün biraz daha büyüyordu,” (1)
Korku Sinemasında Maske Kullanımı Korku Sinemasında Maske Kullanımı Pazartesi, 18 Mart 2013 16:45 Personanın yani Türkçesiyle maskenin kökeni Roma Tiy atrosuna dayanmaktadır.  M.Ö 500’li yıllarda başlayan bu oyunlarda oyuncular roll...
‘ARAF’ daki İnsanlık ve Sanat ‘ARAF’ daki İnsanlık ve Sanat Pazartesi, 18 Mart 2013 16:40 Bir şehri anlamak, zaman ve gören gözler ister. Demir cevheri dökülüyor. Karşısında iki Karabük genci izliyor bu sanayileşme harikasını: ‘...
Aykırı Olmadan, Aykırı Olmak: Kiarostami ile İran Sineması Aykırı Olmadan, Aykırı Olmak: Kiarostami ile İran Sineması Pazartesi, 18 Mart 2013 16:38   Arkadaşın evine yolculuk  İran Yeni Dalga sinemacılarının en önde gelen yönetmenlerinden olan Kiarostami, filmlerinde e...
Şewata Zarokên Sînemaya Amûdê Şewata Zarokên Sînemaya Amûdê Pazar, 17 Mart 2013 16:15   Ehmed Mihemed  Nesrellah Hecî Ebdellah Seyda  Ilwan Ibrahîm Seyda  Seedellah Hecî Ebdellah Seyda  Ebdilrehman, kurê...
Görüntü yönetmeni ne iş yapar ? Görüntü yönetmeni ne iş yapar ? Perşembe, 14 Mart 2013 16:42 Yönetmen ile birikte çalışmaktadır.Çalışma alanı yönetmene göre farklılık gösterebilir.Görüntü yönetmeni kamera hareketleri ve açıları,kad...
Hapishane Filmleri Hapishane Filmleri Perşembe, 14 Mart 2013 00:31 Hapishaneler, sinemanın tarih boyunca oldukça sık uğradığı mekânlardandır. Zaman zaman büyük çoğunluğu söz konusu mekânda geçen, zaman z...
Paradigmasal bakışta dil Paradigmasal bakışta dil Çarşamba, 13 Mart 2013 17:15   Ferhat BAYSAL / Edirne F Tipi Cezaevi Güncellenme : 01.10.2011 08:34 İnsanları bir toplum haline getiren bireylerin ...
Oryantalizm: Zihniyet hegemonyası Oryantalizm: Zihniyet hegemonyası Çarşamba, 13 Mart 2013 17:14 Nedir oryantalizm? Hangi merhalelerden geçmiştir? Kapitalizmle bağı var mıdır? Açığa çıkan zihniyet nasıl gerçekleşti? Kuşkusuz bu yönlü...
Kültür ve Kültürel Değişim Kültür ve Kültürel Değişim Çarşamba, 13 Mart 2013 17:12 En basit toplumdan en gelişmiş topluma kadar insanların oluşturdukları tüm insan topluluklarında kültür olarak tanımlanan ortak bir olgu...
Phoolan Devi Phoolan Devi Çarşamba, 13 Mart 2013 17:05 Mağdur, Haydut, Lider, Politikacı:Efsanevi Haydutlar Kraliçesi Phulan Devi 11 yaşında kocaya satıldı16 yaşında tacizci kocasını ter...
Kurdistan’ın gök kuşağı; DOMLAR Kurdistan’ın gök kuşağı; DOMLAR Çarşamba, 13 Mart 2013 16:59 "Kadim ve Mazlum dilimin, inatçı kahkahasına...Ji bo Devlikenê Kejê"
50 years: Remembering the Amûde cinema fire 50 years: Remembering the Amûde cinema fire Çarşamba, 13 Mart 2013 16:53 On 13 November 1960 hundreds of Kurdish schoolchildren, most of whom were under the age of 14, perished in a blaze at a cinema in Amûde, Syr...
Navên Hin Goriyên Şewta Sînema Amûdê* Navên Hin Goriyên Şewta Sînema Amûdê* Çarşamba, 13 Mart 2013 16:40   Ehmed Mihemed  Nesrellah Hecî Ebdellah Seyda  Ilwan Ibrahîm Seyda  Seedellah Hecî Ebdellah Seyda&nbs...
Naza Emo (Nazo) Çareserkirina Qederê Naza Emo (Nazo) Çareserkirina Qederê Çarşamba, 13 Mart 2013 16:39 NAZA EMO (NAZO) Û ÇARESERKIRINA QEDERÊ  Naza Emo (Nazo) pîrejineke ji Amûdê ye. Ew niha jî li Amûê dijî û temenê wê do...
 Şahida Şahida "Şewitandina Sînema Amûdê" Çarşamba, 13 Mart 2013 16:37 "XWEDÊ ROJÊN WISA BI SERÊ GURÊN ÇIYA VE JÎ NEYINE....!"  Salihê Kevirbirî - Bochum/Elmanya"...Zarok ji bo Cezayirê çûbûn sînemê. Ji ...
Sînema Amûdê Çima Şewitî? Sînema Amûdê Çima Şewitî? Çarşamba, 13 Mart 2013 16:36       SÎNMEA AMÛDÊ ÇIMA ŞEWITÎ?  Dr. Ebdulbasit Seyda - Uppsala/Swêd 
Bihna Şewata Laşê Min Bihna Şewata Laşê Min Çarşamba, 13 Mart 2013 16:35  Alan ŞiwêşBayê pêşî ku kete sînga min, bayê Amûdê bû. Wê demê 19 sal di ser agir re derbas bûbûn. Lê weke her kesên Amûdê, agir bihn...
Trajedeya Sînema Amûdê û Bêdengiya Miletekî Trajedeya Sînema Amûdê û Bêdengiya Miletekî Çarşamba, 13 Mart 2013 16:33 44 sal piştî şewata Sînema Amûdê û şehîdketina bêtirî 283 zarokên kurd, tirs û bêdengiya Kurdan berdewam e.   Sîrwan Hecî Berko...
İlk Kürt filmi Grass mı? İlk Kürt filmi Grass mı? Çarşamba, 13 Mart 2013 16:15   İlk Kürt filmi Grass mı? Kürt sinema tarihi, yıllardır Ermeni asıllı Hamo Bek Nazarian’ın 1926 yılında çektiği “Zarê” filmiyle ba...
Sinemanın Hikayeleri - Figüran Üzerine Sinemanın Hikayeleri - Figüran Üzerine Çarşamba, 13 Mart 2013 16:10   Meyerhold'un bir temasını hatırlayalım: "Çehov'un ünlü cümlesi iyi bilinir: eğer ilk perdede duvara asılı bir tüfek varsa, oyunu...
Şok ve Beyin: Yılmaz Güney Sineması Üzerine Şok ve Beyin: Yılmaz Güney Sineması Üzerine Çarşamba, 13 Mart 2013 16:09 Sinemanın temsil sanatlarından biri olmadığı, insanı doğrudan doğada, çevresinde, ortamlarında,
Yine Sinema Üzerine Yine Sinema Üzerine Çarşamba, 13 Mart 2013 16:08 Dünyanın "görülebilir" hale gelmesi için o dev camera obscura'ların inşa edilmesi neden gerekmişti?
Yılmaz Güney Sinemasının Bir Özelliği Üstüne Yılmaz Güney Sinemasının Bir Özelliği Üstüne Çarşamba, 13 Mart 2013 16:06   Yılmaz Güney sinematografisini ayırdeden bir özelliği, "vurdulu kırdılı" ("Çirkin Kral" dönemi mi?) diye tanımlanan ilk filimler...
 Sinema ve Tarih Sinema ve Tarih Çarşamba, 13 Mart 2013 16:05 Modern insan jestlerini yitirerek sinematik dünyaya açılmıştı. Bu açılış süreci, Alman sosyolog Norbert Elias'ın deyişine göre "uygarlık...
Sinematografik Aygıt Üzerine Dersler Sinematografik Aygıt Üzerine Dersler Çarşamba, 13 Mart 2013 16:04   Ders 1: Kapitalizmin bir Sentezi Olarak Sinema "Sinemaya aynı bakışı paylaşmayan bir çift birlikteliklerini sürdüremez. Bir...
İran Sineması ve Kadın İran Sineması ve Kadın Çarşamba, 13 Mart 2013 16:02   İran sinemasında yalnızca kadının varlığı konusunda değil, İslam'da aslında yasak olan "imajın" varlığını tartışmanız gerekir ön...
Godard ve Sinema Eleştirisinden Sinemaya Godard ve Sinema Eleştirisinden Sinemaya Çarşamba, 13 Mart 2013 16:01 Şöyle bir soruyu ortaya atarak başlayalım: acaba François Truffaut ve Jean-Luc Godard başta olmak üzere Fransız Yeni-Dalga'sını yaratan ...
Leibnizci Bir Sinema Leibnizci Bir Sinema Çarşamba, 13 Mart 2013 16:00 Filmik meselelerle uğraşanlar için Leibniz'ci bir soru işte: "nesnelere bakış açımız değişik olabilir mi?".
Sinematografi ve Halüsinasyon - Anlamlar Sirkülasyonu Sinematografi ve Halüsinasyon - Anlamlar Sirkülasyonu Çarşamba, 13 Mart 2013 15:58 İşitsel H'nun bir zamanlar araştırmacılar açısından büyük bir önemi, kurbanlarına kazandırdığı tuhaf bir büyü vardı...
Nazi Sinemasının Sinegözü Nazi Sinemasının Sinegözü Çarşamba, 13 Mart 2013 15:57 Daha önce, yetmişli yıllarda yalnızca Anti-Stalinist olmakla kalmayan, aynı zamanda sol-entellektüel bir liberalizmin izini kovalayan ba...
Toplumsal Tip Olarak Çocuğun Sinemada Temsili Toplumsal Tip Olarak Çocuğun Sinemada Temsili Çarşamba, 13 Mart 2013 15:55 Çıkış noktamız bu kez Jean-Pierre Faye'ın oldukça sıcak ama bir o kadar da ağır felsefi bir karakter taşıyan bir Heidegger metni..
Sovyet Sinema Tarihi Nedir? Bir “Tarihöncesi” Sovyet Sinema Tarihi Nedir? Bir “Tarihöncesi” Çarşamba, 13 Mart 2013 15:53 Hodinka nedir bilir misiniz? Moskova yakınlarında, üzerinde bugün bir askeri havaalanı (daha doğrusu "hava müzesi") bulunan ova...
Salo Ya Da Sinemanın Yüz Yılı Salo Ya Da Sinemanın Yüz Yılı Çarşamba, 13 Mart 2013 15:52 Hatırlayalım: PPP bu filmi 1975 yılında, Hayat Üçlemesi'nin (Decameron, Canterbury Hikayeleri ve Bin Bir Geceler) ardından "nihai filmi"...
Guy Debord'un Sineması Guy Debord'un Sineması Çarşamba, 13 Mart 2013 15:50 Burada amacım Guy Debord'un sinema alanındaki poetikasının, ya da daha doğrusu kompozisyon tekniğinin bazı yönlerini tanımlamak.
Şark'ın Şiiri/İran Sineması Şark'ın Şiiri/İran Sineması Çarşamba, 13 Mart 2013 15:40 "İran Sineması" başlık olarak alındığında, bu konuda araştırma yapan bir çok kişi, İran sinemasının kökenini 'taziye'ye daya...
Sanat ve Devrim Sanat ve Devrim Çarşamba, 13 Mart 2013 14:54 Sanatta fazla özgürlük, her zaman sanatın anlamsızlaşmasına yol açabilir.
Devrimci Sinema Üzerine Devrimci Sinema Üzerine Çarşamba, 13 Mart 2013 14:52 Fernando Solanas İle Devrimci Sinema Üzerine Bir Görüşme Bize filminizi (zaman, malzeme, mali gelir, filmde çalışanlar vs. bakımınd...
Türkiye Sinemasında Kürtler Türkiye Sinemasında Kürtler Pazartesi, 11 Mart 2013 14:57   Sermin Çakmak 19. yüzyılın ortalarında Tanzimat’la başlayıp 20. yüzyılın başlarında Jön Türklerle kurumlaşan ve Türkiye Cumhuriyeti’ni...
Oscar û ARGO - (Ihsan Türkmen) Oscar û ARGO - (Ihsan Türkmen) Pazartesi, 11 Mart 2013 14:54 Xelatên Akademiyê yê Oscarê ya 85. roja duşemê hatine dayin. Xelatên Oscarê ku di destpêkê de bi navê „Academy Award of Merit“ (Xelatên Ak...
Türkiye Sinemasında Ötekinin Ötekisi Kürt Kadınlar ve 8 Mart Türkiye Sinemasında Ötekinin Ötekisi Kürt Kadınlar ve 8 Mart Pazartesi, 11 Mart 2013 14:28 Sermin Çakmak Önce babasına sonra kocasına ama hep ataerkil topluma ait kabul edilen, onların sahip oldukları soyadlarını ismimize eklerk...
Sînema çiraya gelan e Sînema çiraya gelan e Cumartesi, 09 Mart 2013 16:23 Sîrwan H. Berko  – Elmanya Dema behsa sînema tê kirin, yekser sînema bajarê min tê bîra min. Sînema Amûdê ku berî 52 salan dergehên xw...
Kurdên Sûriya û sînemaya penaber Kurdên Sûriya û sînemaya penaber Cumartesi, 09 Mart 2013 16:21 Hunerê heftem, ango sînema, berî her tiştî zimanek huneri ye, alavek payebilind a derbirîna huneri ye. Sînema ziman, wêne, mûsîk û liv e....
Kurteniherîneke li Sînemaya Kurdî Kurteniherîneke li Sînemaya Kurdî Cumartesi, 09 Mart 2013 16:19 Mistefa mihemed serdarê malpera kobani kurd-kurdistan soriya Dîroka sînemaya kurdî ne pirr kevn e. Heye ku bikaribe bihêt gotin ku Yilmaz...
Çîroka Sînemayê Çîroka Sînemayê Cuma, 08 Mart 2013 23:57 Fîlmê bêhempa yê bi navê “Trên Tê” beriya sedsalan bi hewldanên du birayan, Auguste û Louis Lumîêre hate nîşandan. Di vî fîlmê ku li ser ş...
Modernizm Düzleminde  Viridiana ve Fight Club Modernizm Düzleminde Viridiana ve Fight Club Salı, 05 Mart 2013 16:53   Toplumsal değişikliklerin sinema üzerindeki etkisi her zaman çok konuşan bir durum olmuştur. Filmlere bakarkende bu dönemsel değişik...
Sinema Ne Değildir? Sinema Ne Değildir? Salı, 05 Mart 2013 16:51 Sinema yapılmaya başlandığından bugüne kadar geçen yüz yıl boyunca sanatçıların ve yazarların bu sanat hakkındaki anlayışları hep gerçeğin o...
Çizgi ile Hikâye Anlatmak Çizgi ile Hikâye Anlatmak Salı, 05 Mart 2013 16:50 Çizgi-roman tarihin en eski sanatlarından biridir. Bu her ne kadar iddialı olduğu kadar ilginç bir tez olsa da, bütün paramatreler bu savı d...
Sinema ve Psikoloji Sinema ve Psikoloji Salı, 05 Mart 2013 16:47 Psikoloji, insanların dışarıdan gelen sinyallere tepki verme halidir. Bir insanın ruh halinin değişmesi için de bir olaya maruz kalması ve...
Duyarlı Olunması Gereken Hareket: Karşıt Sinema Duyarlı Olunması Gereken Hareket: Karşıt Sinema Salı, 05 Mart 2013 16:46 Karşıt Sinema, manifestosu geçtiğimiz günlerde yayınlanan dikkate değer bir yenilik. 20'li yaşlarda bir grup sinemacı genç tarafından, sin...
 En Kuşkucu Seyirciye Film Yapıyorum En Kuşkucu Seyirciye Film Yapıyorum Salı, 05 Mart 2013 11:30 Özgün sinema anlayışından, filmlerinin başarısından, ödüllerden söz edecek olsak 'övgüyle esir alınamayacağı'nı söyleyip itiraz eden bir y...
30 Yıl Sonra Sinema Nasıl Olacak? 30 Yıl Sonra Sinema Nasıl Olacak? Salı, 05 Mart 2013 11:28 Şimdi kullanılan tekniklerin olası gelişimi ile olası devrimleri ayrı ayrı incelemek gerek.
 İnternet Medyasını Ciddiye Almayan Demode Sinemacılar İnternet Medyasını Ciddiye Almayan Demode Sinemacılar Salı, 05 Mart 2013 11:27 Benim kuşağıma mensup sinefillerin, “sinema kültürü”ne susamışlıklarını giderebilmek ve bu alandaki bilgi birikimlerini zenginleştirebilme...
 Sinema ve Edebiyat Türleri Arasında Görülen Etkileşimler Sinema ve Edebiyat Türleri Arasında Görülen Etkileşimler Salı, 05 Mart 2013 11:23 ÖZET Sanat, biçim-içerik ilişkisinin birlikteliğiyle var olmaktadır. Biçimsel öğelerle içeriksel öğelerin yoğrulması sanat yapıtının oluşm...
 Şehrin İçinden Geçen Filmler Şehrin İçinden Geçen Filmler Salı, 05 Mart 2013 11:21 Sinema salonlarının derin karanlıklarında, büyüsüne kapıldığınız filmin buğulu atmosferinden gerçeğe döndüğünüzde, zaman zaman beyninizde ...
Sinema Bir Ülkenin Aynasıdır Sinema Bir Ülkenin Aynasıdır Salı, 05 Mart 2013 11:13 Yakup Sancı: 1945 yılında Rize'nin Pazar ilçesine bağlı Başköy'ünde dünyaya gelen Yunus Yılmaz'ın asıl Adı, Yunus Hiçyılmaz'dır. Lise yıll...
 Yönetmen Filmin Herşeyidir Yönetmen Filmin Herşeyidir Salı, 05 Mart 2013 11:11 Yakup Sancı: 1945 yılında Rize'nin Pazar ilçesine bağlı Başköy'ünde dünyaya gelen Yunus Yılmaz'ın asıl Adı, Yunus Hiçyılmaz'dır. Lise yıll...
 Kadın Yönetmenlerin Üç Dönemi Kadın Yönetmenlerin Üç Dönemi Salı, 05 Mart 2013 11:07 Feyturiye Esen, sinema tarihi yazarlarının görmezden geldiği bir isimdi. Türk sinemasının Sonku ve Şenerden sonra adı geçen 3. kadın yönet...
Sinemanın Gizli Kahramanları: Sinema Makinistleri Sinemanın Gizli Kahramanları: Sinema Makinistleri Salı, 05 Mart 2013 11:03 - Arş. Gör. Levent Yaylagül2 Giriş Filmler, yapım sürecinde birbirinden farklı görevleri üstlenen insanlar tarafından üretilmesine rağ...
Susma Cesareti Susma Cesareti Salı, 05 Mart 2013 10:53   Başrolünde Gwyneth Paltrow’un oynadığı ''Sylvia'' vesilesiyle Sylvia Plath, şiiri ve ‘intihar’ olgusunu içeren bir ...
 Çürüyen Sinema Çürüyen Sinema Salı, 05 Mart 2013 10:52 Sinemanın yüzyılı, bir yaşam devresinin biçimine sahip görünmektedir: kaçınılmaz doğum, şan ve şöhretlerin istikrarlı birikimi ve alçaklığ...
 Sessiz Sinemanın Sonu Sesli Sinemanın İlk Yılları Sessiz Sinemanın Sonu Sesli Sinemanın İlk Yılları Salı, 05 Mart 2013 10:50 Sessiz sinema,  bu yeni sanatta en son olarak varlık gösteren genç Sovyet okuluyla en gelişmiş durumuna ulaştı. Sessiz sinema,  böylelikle...
Bir Kuramcı : Eisenstein Bir Kuramcı : Eisenstein Salı, 05 Mart 2013 10:49   Bir Kuramcı : EisensteinVarlıklı bir Alman inşaat mühendisiyle Rus bir annenin oğlu olan Eisenstein, ömrünün ilk yıllarını Riga’da...
 Sinemanın Anlamı Üzerine Sinemanın Anlamı Üzerine Salı, 05 Mart 2013 10:47 Sinemanın başlangıcından günümüze tam 110 yıl geçti. Lumiere Kardeşler kendi buluşlarıyla deneme niteliği taşıyan kısacık filmler çekerek ...
Sinema Tadında Psikoterapi Sinema Tadında Psikoterapi Salı, 05 Mart 2013 09:44 Film terapisi, Sinema filmlerinin psikoz bozukluklar haricinde bazı psikolojik sorunların tedavisinde kullanılması yöntemi.
Sanat Filmleri Neden İzlenmez? Sanat Filmleri Neden İzlenmez? Pazartesi, 04 Mart 2013 20:32 “Sanat” kulağa çok hoş gelen bir kelimedir. İnsanlar onun yararlı, olması gereken, ayrıcalıklı kimselerce yürütülen çok özel bir etkinlik ...
Yeryüzünün Lanetlilerinin Sineması Yeryüzünün Lanetlilerinin Sineması Pazartesi, 04 Mart 2013 20:30 Yeni Sinema Hareketi 60’lıyıllardan başlayarak, özellikle yeni-sömürge ülkelerde ortaya çıkan bir sinema hareketidir. Afrikalıların koloni...
Eisenstein’in Sinema Kuramı Üzerine Notlar Eisenstein’in Sinema Kuramı Üzerine Notlar Pazartesi, 04 Mart 2013 20:29 İnsanın varoluşuna bir anlama çabası eşlik etmiştir her zaman. Kendisini, içinde yaşadığı doğayı, başını kaldırdığında gördüğü sonsuz uz...
Sinemanın sokağa uzanan eli: İtalyan Yeni Gerçekçiliği Sinemanın sokağa uzanan eli: İtalyan Yeni Gerçekçiliği Pazartesi, 04 Mart 2013 20:27 Yeni gerçekçilik akımının ortaya çıkışını anlamak için o dönem İtalya’nın içinde bulunduğu tarihsel ve siyasal durumu bilmek gerekmektedir...
Dziga Vertov’un Sinema Kuramı Pazartesi, 04 Mart 2013 20:15 Dziga Vertov’un Sinema Kuramı Dziga Vertov (Denis Arkadievich Kaufman)  1896 yılında dünyaya geldi. Lise yıllarında müzik eğitimi...
Belge Film Nedir? 1: Joris Ivens Belge Film Nedir? 1: Joris Ivens Pazartesi, 04 Mart 2013 20:14 Birçok sinema tarihçisi Belge filmlerin başlangıcı hakkında farklı tarihler ileri sürer. Bazıları Lumiere kardeşleri başlangıç o...
Sinema ve Toplum İlişkisi Üzerine Sinema ve Toplum İlişkisi Üzerine Pazartesi, 04 Mart 2013 20:13   Amaç Bu çalışmanın amacı sinema ve toplum ilişkisini, onu ortaya çıkaran nedenler ve sonuçlar ile birlikte ortaya koymaktır. Topl...
Sinemanın Şairaneliği: Şiirsel Gerçekçilik Sinemanın Şairaneliği: Şiirsel Gerçekçilik Pazartesi, 04 Mart 2013 20:13 Şiirsel Gerçekçilik (Realisme Poetique) 1930’larda Fransa’da ortaya çıkan bir sinema akımıdır. Akımın özelliklerine geçmeden önce, onu ort...
Oscar ve Politika Oscar ve Politika Perşembe, 28 Şubat 2013 20:28 Oscar ve PolitikaABD Sahne Sanatları ve Bilimler Akademisinin her yıl verdiği Oscar ödüllerinin en önemli yanı, aslında bu ödülleri ...
 Yönetmenlik? Yönetmenlik? Perşembe, 28 Şubat 2013 17:33 Yönetmenlik?Bizim Neden Bayram Filmlerimiz Yok?
Sinema'da Sinema'da "Doğu'daki Batılının Doğulu İmgesi" Üzerine Perşembe, 28 Şubat 2013 17:31 Sinema'da "Doğu'daki Batılının Doğulu İmgesi" ÜzerineCannes’da ve Berlin’de İki Büyük Ödül...
Propaganda Sineması Propaganda Sineması Perşembe, 28 Şubat 2013 17:30 Propaganda SinemasıSiyasal olayları anlatan, ama bunu yaparken sanatsal kaygılardan uzakta belli bir siyasal amacın gerçekleşmesi...
Filmin Filmin "Son"u Nasıl Olmalı? Perşembe, 28 Şubat 2013 17:25 Filmin "Son"u Nasıl Olmalı?Filmlerin başlangıç sahneleri kadar sonları da çok önemlidir. Başlangıç ile seyirciyi avucunuzun içine ...
Sinemalarda Şiddet ve Çocuklar Sinemalarda Şiddet ve Çocuklar Perşembe, 28 Şubat 2013 17:20 Sinemalarda Şiddet ve ÇocuklarSinemalarda Şiddet Ve Bu Filmlere İzlemeye Gelen Çocuklar, Onları Para İçin Engellemeyen Sinema Salonlar...
Sinemada Etik ve Estetik Sinemada Etik ve Estetik Perşembe, 28 Şubat 2013 17:16 Sinemada Etik ve EstetikSinema, tarihinin yeni bir aşamasının bir ara dönemini, bir geçiş dönemini yaşıyor. Bunun yolunu açan da g...
Sinema Tutkusu Sinema Tutkusu Perşembe, 28 Şubat 2013 17:11 Enis Rıza ile SöyleşiYıllar önce, üniversitedeydik Jean-Charles Tacchella'nın Travelling Avant (Öne Kaydırma) diye bir filmini seyretmişti...
DİJİTAL SİNEMA DİJİTAL SİNEMA Perşembe, 28 Şubat 2013 17:02 DİJİTAL SİNEMA (DIGITAL CINEMA) Savaş FERHAT Baş Kameraman TRT Ankara Televizyonu
Ji Dil Heya Fram: Di Sînema de Jin Ji Dil Heya Fram: Di Sînema de Jin Cuma, 22 Şubat 2013 20:24 Hemû rengên jiyanê di hembêza jinê de cih digire û bedewiyeke bêpayan pêk tîne. Lê mixabin bi taybet ev xweşikiya wê wek metayeke kirîn û fi...
Kurd û sînema Kurd û sînema Cuma, 22 Şubat 2013 20:23 Em dizanin ku sînema hunera herî dawiyê ye ya li ser rûyê erdê. Em dikarin bêjin hinekî jî zaroka teknolojiyê ye. Pêşketinên ku di sînemayê ...
Çerx fîlmekî tirsê an erotîk e? Çerx fîlmekî tirsê an erotîk e? Cuma, 22 Şubat 2013 20:18 Navê fîlm "Çerx" e. Mijara wî ya sereke, tolhilanîna jineke kurd e ku nagihîje mirazê xwe û tê kuştin. Piştî tê kuştin, bi giyanî li jiyan...
İlk Kürt Filmi: ZERÊ İlk Kürt Filmi: ZERÊ Çarşamba, 13 Şubat 2013 18:46     Orkestra Sînfonî ya Silêmanî    Bi Zarevaya Kırmancikî 1926 yılında çekilen Zerê ve 1933 ...
Sinemada Çekim Hataları Sinemada Çekim Hataları Pazar, 06 Ocak 2013 21:35 Çekim HatalarıSinema bu güne kadar hatasız bir film üretememiştir belki de. Ekip ne kadar profesyonel olursa olsun onları şaşırtacak...
Sinema Gösterim Makineleri Sinema Gösterim Makineleri Pazar, 06 Ocak 2013 21:32 Sinema Projeksiyon MakinesiSinema makinesinin başlıca parçaları şunlardır;
Sinema Salonu Sinema Salonu Pazar, 06 Ocak 2013 21:31 Sinema SalonuSinema Salonu, kelime anlamıyla sinema filmlerinin toplu olarak izlendiği yerdir. Kelime anlamını düşünmeden sinema sal...
Sanatçının Yalnızlığı ve Toplumun Ruhu Sanatçının Yalnızlığı ve Toplumun Ruhu Pazar, 06 Ocak 2013 21:30 Türkiye’de sinemanın ekonomi politiği pek çok şeyi anlatmak için ne kadar da kritik: işin özü burada yatıyor, sinemamız üretebilmek için ç...
Siegfried KRACAUER Film Kuramı Siegfried KRACAUER Film Kuramı Pazar, 06 Ocak 2013 21:28 Siegfried KRACAUER, 1960’larda ortaya koyduğu Film Kuramı adlı kitabıyla gerçekçi kuramcılar arasında önemli bir yer edinir.
Estetikten Ödün Verilmemeli Estetikten Ödün Verilmemeli Pazar, 06 Ocak 2013 21:26 Sinema ile uğraşmak zordur. Üstüne üstlük bir de Kürtleri, politikayı, mücadeleyi yansıtmayı düşünmüşseniz, “vay halinize“ dedirte...
Diyarbakır'da Bir Beyazperde Diyarbakır'da Bir Beyazperde Pazar, 06 Ocak 2013 21:24 Mart ayının son haftasından başlayarak medya, kentte yaşanan olaylar ve huzursuzluktan başka bir şey göstermezken, geçtiğimiz hafta sessiz...
Sinemada Sansür Sinemada Sansür Pazar, 06 Ocak 2013 21:22 Toplumsal birikimlerin bir ürünü olan sinema tarihte varolduğu günden bu yana içinde bulunduğu içinde bulunduğu toplumları etkilemiş ve on...
Türk Sinemasında Anılar Türk Sinemasında Anılar Pazar, 06 Ocak 2013 21:18 Milliyetçi YıkımFuat Uzkınay'ın kızı Mutena Uzkınay, 14 Kasım 1989 tarihli Hürriyet Gazetesi'nde, İlk Türk Filminin çekimini şöyle anlatıy...
 Yarım Kalan Filmler Yarım Kalan Filmler Pazar, 06 Ocak 2013 21:17 Havaya kalkan her uçak nasıl yere inerse, çekimleri başlayan bir film de mutlaka biter. Ama bazı filmler uçaklar gibi yere çakılır. Nasıl ...
Sinema Nedir? Sinema Nedir? Pazar, 06 Ocak 2013 21:04 Sinema sirke çok benzer. Sinema olmasaydı bir sirk yöneticisi olabilirdim. Sirk de sinema gibi katıksız bir teknik, kesinlik ve doğaçlam...
Yönetmen Kimdir? Yönetmen Kimdir? Pazar, 06 Ocak 2013 20:59 Bir filmin gerçekleşmesi için görüntü yönetmeni, ışık yönetmeni, sanat yönetmeni, ses yönetmeni, montaj yönetmeni, diğer meslek grupları v...
Babamın sesi ve sesin personası Babamın sesi ve sesin personası Pazartesi, 31 Aralık 2012 23:21 “Sınır Tanımayan Doktorlar” (Doctors Without Borders) gelişmemmiş ülkelere sadece yardım eden bir kurum değil.
Anasayfa - Mal » Gotar - Makaleler » Gotar - Makaleler » Vatan, Millet, Sinema
A+ R A-

Vatan, Millet, Sinema

e-Posta Yazdır PDF

eski_sehir_192111.jpg

“Tarihî film” denince aklımıza ilk gelen şeyin “Türklerin düşmanlarıyla mücadelesini” konu alan filmler olması Türkiye’ye özgü bir durum değildir. Her ne kadar “tarihî film” genel anlamda tarihsel olayları konu alan ve gerçeği doğruya en yakın biçimde yansıtan bir tür olarak tanımlansa da, savaşın ve köklerini milli hasletlerden alan kahramanlıkların en çok ilgi gösterilen “tarihî konular” olmasında kuşkusuz, sinema sanatının doğuşunun “ulus-devletlerin” parladığı bir döneme denk düşmesinin önemli bir payı vardır. Ulusal ordular sinemada da tarihsel kurmacanın biricik öznesi olmuştur. Ancak Türk sineması “tarihî film” kategorisinde, endüstrisini bir türlü kuramamış olmanın getirdiği arkaik yapılanmanın da etkisiyle uzun yıllar gerek estetik, gerekse tarz olarak Malkoçoğlu’ndaki ruh halinden öteye geçememiştir. Bu yüzdendir ki, Türkiye’de yaşı kırkın üzerinde olan ortalama bir seyirci için “tarihî film”, Malkoçoğlu, Kara Murat, Battal Gazi veya Tarkan filmlerini hatırlatır öncelikle. Tarihi beyazperdede sadece Türklerin zaferleriyle ardarda eklenen bir kahramanlıklar dizgesi olarak yorumlamanın sinemacıların özgün bakışı olmadığı aşikar. 1950’lerden itibaren, Abdullah Ziya Kozanoğlu, Rahmi Muratoğlu gibi yazarların çok satan romanlarından sinemaya uyarlanmış olan bu filmler, biliyoruz ki sadece yazar ve yönetmenlerin geniş muhayyilesinin değil, milliyetçi ideolojilerin süzgecinden geçerek oluşturulmuş bir kollektif belleğin tezahürü. Kahramanlar değişse de aynı hikayenin, hep aynı biçimde anlatılması bu “tarihî filmlerin” en önemli özelliği. Kökleri Altaylar’da, Orta Asya’da olan bu kahramanlar, tarihte hiçbir zaman olmamış savaşlara girerek, baştan sona kötülükle donatılmış Bizanslıları, Macarları veya Çinlileri bozguna uğratıp “hiç olmamış zaferler kazanıp” Avrupa’ya meydan okuyarak bir tarih yaratırlar. 1950’lerden ’80’lere uzanan süreçte bu tarz film çekmeyen yönetmen yok gibidir. Aydın Arakon’dan Sami Ayanoğlu’na, Atıf Yılmaz’dan Süreyya Duru’ya, Nejat Saydam’a, Natuk Bayhan’a Türk sinemasının nerdeyse bütün yönetmenlerinin bir Kara Murat’ı, Tarkan’ı veya Battal Gazisi vardır.

Hayatın sırlarını, ilginçliklerini ve modernist kültür tarafından görünmez kılındığı için “kadri bilinmemiş değerleri” popüler kültür ürünlerinin “derinliklerinde” arayan postmodern yönelimler son dönemlerde bu filmleri de yeniden gündemimize taşıdı. Hiç kimse bugün Kara Murat’ı izlerken, Kazıklı Voyvoda’nın zulümleri karşısında ne yapacağını düşünüp heyecanlanmıyor belki, ama en koyusundan milliyetçi ideolojiler “tarihsel fanteziler” olarak yeniden hayatımızın içinde; birer kült film olarak sevimli hale getirildiler üstelik. Futbol maçından, milli bayramlara her türlü gerekçe ile milli reflekslerin sürekli hareket halinde tutulduğu Türkiye’de bu filmlerin sadece “tarihsel bir fantezi” olduğunu söylemek ironik bir durum tabi. Sinemada ele alınan tarihsel dönem yakınlaştıkça bu fantastik görünümün en azından tarihsel doku itibariyle biraz daha gerçeğe yaklaştığını görüyoruz, ama değişen fazla bir şey yok yine de. Halk hikayeleri, destanlar, efsaneler ve folklorik öğelerden de beslenip, tek başına bir orduyu dize getiren kahramanlar, Cumhuriyet dönemini konu alan tarihî filmlerde, kendilerini hiç aratmayacak olan “asker kahramanlara” ve “kahraman Türk ordusuna” bırakırlar yerlerini. Onlar da sinemadaki tarihsel öncülleri gibi “milliyetçi ruh”un biricik temsilcileri olacaklardır.

ORDUNUN SİNEMASI, SİNEMADAKİ ORDU

Türk sineması ile ordu arasındaki kadim beraberlik, nerdeyse sinemanın Türkiye’deki tarihî kadar eskidir; 1915 yılında Merkez Ordu Sinema Dairesi’nin (MOSD) kurulmasıyla başlar. 1. Dünya Savaşı’na katılan ülkelerin sinemayı bir silah olarak kullandığına tanık olan Enver Paşa, Almanya’da gördüğü gibi, orduya bağlı bir sinema kurumunun oluşturulması emrini vermiş, bu kuruluşun başına da 1896’da İstanbul’da ilk film gösterimini yapan, Pathe Film Makineleri Türkiye Mümessili Sigmund Weinberg getirilmiştir. Türkiye’nin ilk sinema yapım şirketi olan MOSD askerî amaçlarla kurulduysa da, yeterli donanımın ve uzman kişilerin olmaması nedeniyle sadece bazı kısa belgeseller çekilebilmiş, istenilen amaca ulaşılamamıştı. Ancak bu arada Weinberg, Harbiye Nezareti’nden izin alarak ilk konulu filmlerin de çekimlerine başlar. Türk sinemasının ilk konulu film denemesi olan Leblebici Horhor Ağa (1916) ordudan ücretsiz olarak sağlanan aygıtlarla gerçekleştirilmiştir. Ancak, 1916’da Osmanlı Devleti ile Romanya arasında savaşın başlaması, Romen uyruklu Weinberg’in görevine son verilmesine neden olur ve yerine ilk Türk sinemacılarından Fuat Uzkınay geçer (Evren, 1995: 74-75). Mondros Antlaşması gereğince Müdafaa-i Milliye Cemiyeti’nin araçlarını savaştığı ülkelere bırakması sözkonusu olunca, bir yolu bulunarak bu araçlar Malul Gaziler Cemiyeti’ne devredilmiş ve cemiyete ek gelir sağlamak için de konulu film çekimlerine devam edilmiştir (Scognamillo, 1987: 68). Askerî propaganda amacıyla kurulan MOSD’nin ordudan çok sinemaya hizmet ettiğini söyleyebiliriz. Türk sinemasının ilk filmleri orduya bağlı bu kurumun imkanları ile gerçekleştirilirken ve sonraki dönemlerde sinemayı yönlendirecek teknik elemanlar ve idareciler de burada yetişir. Öte yandan, Enver Paşa’nın Kızıl Elma hayali gibi, sinemayı bir silah olarak kullanma hayali de gerçekleşmemiştir ama Türk sinemasının nerdeyse bütün tarihî filmleri adeta yarım kalan bu hayale hizmet edecek ve her ne kadar bu filmlerde amaç doğrudan ordunun propagandasını yapmak olmasa da, her asker kahraman Türk ordusunun ve Türk Milleti’nin beyazperdedeki sembolü olarak görülecektir.

Asker kahramanlar Türk sinemasına ilk kez Muhsin Ertuğrul tarafından çekilen Kurtuluş Savaşı filmleriyle girer. 1923’te Halide Edip’in romanından sinemaya uyarladığı Ateşten Gömlek kadın oyuncularının da Türk olmasından dolayı “tam bir Türk filmi” olarak değerlendirilerek büyük bir beğeni kazanmıştır. Kuvayı Milliyeden Yüzbaşı Davut’la öğretmen Nesrin’in aşk hikayesini anlatan Bir Millet Uyanıyor (Muhsin Ertuğrul/1932) ise sonuna Kurtuluş Savaşı ile ilgili belge görüntülerinin de eklendiği bir filmdir. Gösterildiği dönemde “Düşmanların İstanbul’u terki ve bilhassa kahramanların ‘Ateş’ emrini aldıkları halde bir türlü dostlarına ateş edemeyen ve nihayet kucaklaşarak “İnkılap” diye bağırdıkları sahneler” (Özgüç, 1988: 32) filmin en kuvvetli sahneleri olarak görülmüştür. Türk sinemasının bir dönemine tek adam olarak damgasını vuran Ertuğrul’un filmlerindeki “Cumhuriyet” ve “İnkılap” vurgusu, 1950’lerin tarihî filmlerinde yerini koyu bir hamasiyete bırakır. Özellikle Kore Savaşı’nı izleyen dönemde savaş temalı filmler hızla artmaya başlamış ve abartılı asker kahramanlarla Türk milliyetçiliği sinemada bir yükseliş dönemine girmiştir.

YEŞİLÇAM’IN ASKERLERİ

Birleşmiş Milletler komutanlığı altında savaşmak üzere gönderilen Türk tugayı 1950 Ekim’inde Kore’ye ulaştıktan sadece altı ay sonra, 1951 Nisan’ından itibaren Kore filmleri gösterime girmeye başlar. Kore’de savaş devam ederken, sinemalarda Kore’de Türk Kahramanları (Seyfi Havaeri), Kore Gazileri (Seyfi Havaeri), Kore’de Türk Süngüsü (Vedat Örfi Bengü) ve Kore’den Geliyorum (Nurullah Tilgen) filmleri izlenmektedir. Çanakkale Savaşı’na katılmış bir gazinin, Türklerin Kore’deki kahramanlıklarını dinlerken geçmişi hatırladığıKore’de Türk Süngüsü’ne ayrıca Atatürk’ün İzmir’e girişini gösteren bir belgesel eklenmesi kuşkusuz bu filmi daha da etkili kılmıştır. 1948’de İhsan Koza’nın eserinden uyarlanan İstiklal Madalyası ile Kurtuluş Savaşı filmleri dönemi başlamış ve Fato Ya İstiklal Ya Ölüm (Turgut Demirağ/1949) Vurun Kahpeye (Lütfi Akad/1949), ikinci çevrimi yapılan Ateşten Gömlek (Vedat Örfi Bengü/1950), Allahaısmarladık (Sami Ayanoğlu/1951), Vatan İçin (Aydın Arakon/1951) gibi filmlerin ardından, hikaye az çok değişse de aslen hiç değişmeyecek olan “kahraman Türk askeri” tiplemesi beyazperdedeki yerini almıştır. Ama sadece Kurtuluş Savaşı filmleri değildir ön plana çıkan. Demokrat Parti’nin getirdiği muhafazakarlaşma ve Kore Savaşı “kahramanlık hikayeleri” ile birlikte Türk tarihine olan ilgiyi arttırmış ve üst üste tarihî kişilikleri veya olayları konu alan filmler çekilmeye başlanır. Bu filmlerin (İstanbul Kan Ağlarken, İstanbul’un Fethi, Kendini Kurtaran Şehir, Vatan ve Namık Kemal...) ortak özelliği Osmanlı’dan işgal yıllarına, Kurtuluş Savaşı‘nın farklı dönemleri ve olayları konu almakla birlikte “milli duyguları” öne çıkarmalarıdır.

Vatan için vuruşan, ölen, gözünü budaktan sakınmayan kahraman “Türk erkeği” tipi -genellikle askerî kimlikleri vardır bu erkeklerin- ’50’li yılların sonuna gelindiğinde iyiden iyiye yerleşmiştir sinema seyircinin belleğine. Ama bu tipleme tarihî filmlerle sınırlı kalmaz. Sinemanın seyirci ile en büyük buluşmasını yaşadığı Yeşilçam sinemasında bir kurum olarak doğrudan askerliği ve orduyu konu olan film sayısının azlığına rağmen, askerlik daima yüceltilen bir kavram olmuştur. Sinemada da Türk erkeğinin en kutsal görevidir askerlik, vatan ve namus borcudur; TSK ise bu borcun ödendiği, milli duyguların daha da güçlendirildiği ve belirli bir disiplin içinde genç erkeğin olgunlaştığı vatan ocağıdır. Erkek kahramanı özenilen, güçlü bir figür yapmak için kullanılan namus, şeref, cesaret gibi özellikler aynı zamanda Türk toplumunun askerliğe atfettiği değerlerler olduğu için, askere giden kahraman bütün bu değerleri doğal olarak üzerinde taşımaktadır; askerlik, bir Türk erkeği olarak doğasında zaten var olan olumlu vasıfları daha da güçlendirip, onu tam anlamıyla bir kahraman haline getirirken, bu inşanın gerçek mimarı olan ordu da yüceltilmiş olur; askerliğin gerekliliği bir kez daha onaylanır.

Yeşilçam sinemasında askerliğin sık sık başvurulan bir tema olmasının nedenlerinden birisi de, evden uzaklaşma, savaşa gitme, uzun bir ayrılıktan sonra eve dönme, sakatlanma, ölüm, ayrılık, kavuşma gibi tipik melodramatik olayların doğmasına son derece elverişli bir motif olarak görülmesidir. Askere giden veya askerden dönen kahramanlar, asıl konu askerlik etrafında gelişmese dahi beyazperdeden hiç eksik olmaz. Özellikle melodramlar döneminde erkek kahramanın “savaşa gitmesi” daima “iyi bir motif” olmuş “gidip de dönemeyen” veya “gelip de bulamayan” bu kahramanlar etrafında kurulan hikayeler belki de Yeşilçam’ın en çok ağlatan filmlerini ortaya çıkarmıştır. Ancak bu filmlerde “askerlik” olaylar zincirini tetikleyen bir durumdur sadece. Örneğin, Behçet Kemal Çağlar’ın hikayesinden uyarlanan Ezo Gelin’de kocası askerden/Kore’den dönmeyince, başlık parası yabana gitmesin diye küçük kardeşle evlendirilen bir kadının dramı anlatılır. Üç kez filme alınan bu hikayede (Orhan Elmas/1955, Orhan Elmas/1968, Feyzi Tuna/1973) Anadolu’daki bir geleneğin eleştirisi yapılmaktadır. Yeşilçam sinemasında askerliğin bu şekilde, karakterlerin askere gitmesiyle/askerden gelmesiyle melodrama dönüşen aşk hikayeleri üzerine yapılmış yüzlerce film vardır. Fakat melodramdaki acı olayların başlamasına neden olsa da (kahramanın askere gitmek zorunda kalması, askerde yaralanması veya ölmesi) askerlik hiçbir zaman eleştirilmemiş, yakın zamana dek Türk sinemasının “askerlik kurumu” ile bir meselesi olmamıştır. Aksine, içinde bir şekilde askerliğin geçtiği bütün filmler, tıpkı doğum gibi, ölüm gibi, bu dönemi de hayatın doğal bir seyrine dönüştürme işlevini görmüş, askerliğin kutsal bir görev, bir vatan borcu, dahası Türklerin doğuştan gelen bir meziyeti olduğu görüşünün altı çizilerek bu konuda zaten var olan toplumsal mutabakat bir kez daha onaylanmış ve böylece ordunun gündelik hayattaki rolünün pekişmesine hizmet edilmiştir.

Mertlik, cesaret, milliyetçilik gibi üstün vasıflarının yanı sıra, kendilerine çok yakışan üniformaları ile kadınların aklını başından alacak kadar yakışıklı ve romantik erkeklerdir Yeşilçam’ın askerleri. Kerime Nadir’in Hıçkırık romanından sinemaya geçen Kenan’ı (Hıçkırık/Orhan Aksoy-1965) bir kez donanmada çalışırken görsek de, aslında filmde askerî kimliğine ilişkin hiçbir şey yoktur. İmkansız aşkı için sürekli gözyaşı döken, kırılgan, naif bir erkektir Kenan. Ama melodram seyircisi hep bir “asker” olarak hatırlayacaktır onu. Beyaz üniforması da evli bir kadına aşık olmasına rağmen masumiyetinin ve haklılığının göstergesi gibidir sanki. Nalan veremden öldüğünde onu kollarına alıp, günbatımına doğru yürürken üstünde yine üniforması vardır.

Esat Mahmut Karakurt’un romanlarından sinemaya geçen asker kahramanlar da romantik erkeklerdir gereğinde, ama askerî kimlikleri daima ön plandadır. Çünkü vazife esnasında karşılaşırlar aşık oldukları kadınla. Dersim isyanını bastırmaya giden yüzbaşı Adnan devlete başkaldıran bir Kürt kızına -Roman sinemaya uyarlanırken, konu kaçakçılık yapan bir çeteye dönüştürülmüştür- (Dağları Bekleyen Kız/Atıf Yılmaz-1953, Süreyya Duru-1968 ), Türk İstihbarat Teşkilatı’ndan Mehmet, Alman Casus Hilda’ya (Ankara Ekspresi/Aydın Arakon-1952, Muzaffer Aslan-1969), Kuvayı Milliyeci İhsan İşgal ordusu komutanının Kızı Betty’e (Allahaısmarladık/Sami Ayanoğlu-1951, Nejat Saydam-1966), Makedonya’daki isyanları bastırmakla görevli yüzbaşı, Bulgar komitacının kızı Kristina’ya (Vahşi Bir Kız Sevdim/Lütfi Akad-1954, Nejat Saydam-1972vb. aşık olurlar ama milli duyguları çok güçlü olan bu kahramanların “düşman kızlarına” aşık olmasında yadırganacak bir taraf yoktur. Çünkü onlar milliyetçiliklerinden ve vazifelerinden asla taviz vermezler. Öylesine ideal erkeklerdir ki, birlikte oldukları kadınların gözleri onlardan başka hiçbir şeyi görmez; daha doğrusu birden gözleri açılır ve o güne dek kandırıldıklarını düşünüp, kimliklerini, dinlerini, ailelerini, eskiye ait ne varsa her şeyi geride bırakarak bu cesur ve yakışıklı Türk askerlerine koşarlar. Esat Mahmut’un asker kahramanları “bu kadarı da olmaz” dedirtecek tiplemelerdir ama Yeşilçam bununla da yetinmemiştir. Örneğin Vahşi Bir Kız Sevdim (N. Saydam/1972) filmi, romanda olduğu gibi Kristina’nın ölümüyle bitmez. “Elinde silah, Türk köylerini yağmalayan, içki içip dans eden Bulgar kızını, filmin sonunda yüzbaşı Adil’in kucağında görürüz. Yüzbaşıyı korumak isterken komitacılar tarafından vurulmuştur ama son anda Türk askerleri gelir ve kurtulurlar. Askerleri gören Kristina “Bizimkiler geliyor” der. O artık Müslümandır ve Türk milliyetçisidir; bir Türk askerine âşık olarak doğru yolu bulmuştur ve elbette ki “Asker sen kimsin?” sorusuna “Sen Türksün! Yeryüzünün en ulu milletindensin.” sözleriyle yanıt bularak yetiştirilmiş bir millet için bunda şaşıracak bir şey yoktur. Türk sinemasında pek çok örneğini gördüğümüz “kurtarıcı Türk erkeği” tipi 1934’te erata dağıtılmak üzere basılan Askerin Ders Kitabı’nda yer alan Türklerin milli kimliğine dair “bilgiler”den doğmuştur adeta:

“Sen Türksün! On iki bin yıl evvelinde yeryüzünün başka milletleri mağaralarda taş taş kovuklarında yaban adamları gibi yaşarken senin dedelerin Ortaasya denilen anayurdunun göbeğinde kurdukları şehirlerde yaşar, altın başlı kargısı, gümüş bezeli terkisi ile ağızlar sulandırır, gözler kamaştırırdı. Yeryüzüne şenliği, medeniyeti senin ataların verdi, atı dağdan indirip kuzu gibi yapan, üstüne binip dağlar aşan ve taş kovuklarına sinmiş başka milletleri şaşkın şaşkın kendisine baktıran senin milletin Büyük Türk Milleti’dir” (aktaran Şen, 2004: 66).

Türk milletine ilişkin bu ayrıntılı tarifin beyazperdedeki en mümtaz karşılığı asker kahramanlardır. Tariften hareketle “başka” milletlerin, “yaban adamları” olarak yaşamaları ise, Esat Mahmut gibi yazarların da katkısıyla Türk sinemasına, genellikle Erol Taş tarzı “kötü adamlar”ın canlandırdığı, vahşi bir şekilde eliyle, bütün et parçaları yiyen, salyaları akarak içki içen mağara adamı görüntüsünde bir “klasik düşman” tipi kazandırmıştır. Asker kahramanlar ise bu vahşi insanlara hadlerini bildirdikten sonra, “atı dağdan indirip kuzu gibi yapan” ceddinin başarısından aldığı ilhamla olsa gerek, mağaralarda yaşayan düşman kızlarını dağdan indirmeyi başarmışlar, bir Türkün dünyaya bedel olduğunu göstermişler ve ruhen iyi olmalarına rağmen kötü kaderlerinin esiri olan bu güzel kızları Türkleştirerek kendilerine zevce yapmışlardır.

Askerlik temalı filmler Bulgar ve Kürt isyanlarında olduğu gibi yüzünü bazen tarihe çevirmiş, bazen de güncel olandan hareket etmiştir. Kore’den sonra, 1950’ler sonunda ve 1965’lerde Kıbrıs’ta yaşanan gerginlikleri takiben sıcağı sıcağına Kıbrıs filmleri çekilir. (Kıbrıs Şehitleri/Behlül Dal-1959, Kıbrıs’ın Belası Kızıl Eoka /Nişan Hançer-1959, On Korkusuz Adam/Tunç Başaran-1964, Kıbrıs Volkanı/Ural Ozon-1965, Severek Ölenler/Osman Seden-1965,Dişi Düşman/Nejat Saydam-1966). 1974 Kıbrıs Askerî Harekatı’ndan sonra bir Kıbrıs Filmleri (Göç/Remzi Cöntürk-1974, Sayılı Kabadayılar/Remzi Cöntürk-1974, Zindan/Remzi Cöntürk-1974, Önce Vatan/Duygu Sağıroğlu-1974, Kartal Yuvası/Natuk Bayhan-1974, Şehitler/Çetin İnanç-1974) patlaması yaşanacaktır. Diğerleri gibi Kıbrıs Savaşı da sıcağı sıcağına Yeşilçam için iyi bir malzeme olmuş, bu filmlerde Türk ordusunun başarısı ve Türk askerlerinin kahramanlıkları ile örülmüş bir fonda yaşanan aile dramları, aşklar ve ıstıraplar anlatılmıştır. Altın çağını geride bırakan Yeşilçam’da melodramlar döneminin son demleri yaşanmaktadır, döneme damgasını vuran ünlü oyuncular piyasadan çekilmeye başlamıştır ama kullanılan aynı formüldür. Ayşecik, Ömercik, Yumurcak gibi çocuk yıldızlardan sonra sinemaya giren Sezercik (Sezer İnanoğlu) ile Perihan Savaş ve Orçun Sonat’ın oynadığı Sezercik Küçük Mücahit(Ertem Göreç/1974) Sezercik’li filmlerin, Kıbrıs konulu versiyonudur. Kıbrıs’ta şehit düşen bir subayın oğlu olan Sezercik’in hikayesi bol bol gözyaşı döktürse de, mutlu sonla noktalanır. Asker kıyafeti ve çakı gibi duruşuyla, askerliğin yaşının olmadığını, her Türk’ün asker doğduğunu göstermektedir Küçük Mücahit. Sünnet düğünü veya 23 Nisan kostümü değildir üzerindeki; vakur duruşu ile bir Türk askeridir artık o. Büyükler gibi konuşan, büyüyüp küçülmüş çocuk karakterlerin büyük fedakarlıklarına alışkın olan melodram seyircisi için de bunda yadırganacak bir şey yoktur. “Paşa oğlum” sözleriyle büyüyen, aldığı “eğitim” sayesinde Tarihi sadece “Türk askerinin büyük fedakarlıklarla kazandığı veya ihanetler yüzünden kaybettiği savaşlardan ibaret” gören her ortalama Türk çocuğu zaten bir “Küçük Mücahit” olarak yetiştirilmektedir.

Siyasi konjonktüre bağlı olarak milliyetçi duyguları öne çıkaran savaş filmlerinin artması ve sinemada askerî temaların yoğunluk kazanması bütün sinemalar için geçerli olsa da, bu türde de yakın zamana dek melodram formatından bir adım öteye geçememek Türk sinemasına özgüdür. Çocuklarını adına milliyetçi ideolojilerin ve bir askerî disiplinin içinden geçirerek hayata hazırlayan Türk toplumunda askerlik, “karasevda” gibi (vatan-millet aşkı) melodramın dokusuna son derece uyan bir “ kendini veriş”, bir “aşkınlık” durumu olarak içselleştirilmiştir çünkü. Milli Güvenlik dersi kitaplarında “En yüce, bir yurt ve millet hizmeti olan askerlik, gençleri gerçek yaşam şartlarına alıştırır ve yetiştirir. Askerlik yapmayan kişi kendisine, ailesine ve yurduna faydalı olamaz.” ifadesiyle askerliğe koşulları yasalarla belirlenmiş bir vatandaşlık görevi olmasının ötesinde, bundan daha üstün bir anlam yüklenirken

“Askerlik, (erkek) kişinin vatandaşlık konumunu ifade eden ‘vazife’ olarak kodlanan siyasi/yasal çerçeveden çıkarılarak, kişinin kendi hayatını, ailesiyle ve çevresiyle ilişkisini tanımlayan sosyal ve kültürel bir çerçeveye taşınmıştır” (Altınay, 2004: 187).

Türk sineması da askerliğe daima bu çerçeveden bakmış ve toplumun kollektif belleğine, “doğuştan gelen bir özellik” ve “yüce bir hizmet” olarak işlenirken, en sıradan ilişkilerin dahi ulvileştirildiği Yeşilçam melodramlarının da vazgeçilmez temalarından biri olmuştur. Yeşilçam’ın asker kahramanı, mesleği askerlik olan karakter değil, ideal Türk erkeğidir; Yeşilçam’da yasal bir yükümlülüğü yerine getirmek üzere değil, kutsal bir vazife olduğu için gidilmiştir askere; ama, “askeriye”nin kapısından içeriye girilmez pek, filme konu olan olaylar her ne kadar kahramanımız askere gittiği için yaşanmışsa da, “askerlik kurumu” ile ilişkilendirilmeden bir “kader” olarak sunulmuştur seyirciye. Yüce bir hizmet uğruna şehit düşen, sakat kalan, ailesinden, sevgilisinden ayrılan erkek kaderinde ne varsa yaşayacaktır. Melodramın ihtiyacı olan şey de budur zaten.

ORDU-SİNEMA EL ELE

Şafak Bekçileri (Halit Refiğ/1963) Türk Sinema Tarihi’ne ilk “askerî film” olmasının yanı sıra, bir “27 Mayıs Savunusu” olarak geçer. Askerî darbeyle birlikte Türk ordusu siyasi hayatta ve milliyetçiliğin yeniden inşasında en önemli güç haline gelirken, Türk sineması da döneme damgasını vuran “Ordu-Millet Elele” sloganını bu filmle beyazperdeye taşımış ve “27 Mayıs İhtilalini” onaylamıştır. Yönetmeni Halit Refiğ’e göre “kendi alanında nev’i şahsına münhasır, daha öncesi olmayan, daha sonrası da pek olmayan bir filmdir” (Türk, 2001: 144-145). Filmin başrol oyuncusu ve aynı zamanda da yapımcısı olan Göksel Arsoy pilot olan babasından ve aile çevresindeki yüksek rütbeli havacılardan ilham alarak, onların desteği ile bir film yapmak üzere başvuruda bulunmuştur. Amerikan sinemasında ordunun kendileriyle ilgili filmleri desteklediği bilinmektedir. Hava Kuvvetleri yetkilileri de bu teklife olumlu yaklaşır. Nişanlısı ile mesleği arasında kalan bir jet pilotunun aşk hikayesi etrafında Türk Hava Kuvvetleri’ni anlatan film, Eskişehir’deki I. Hava Kuvvetleri Üssü’nde çekilmiş ve ordu mensuplarından da oyuncu olarak yararlanılmıştır. Üsteğmen Göksel Akıncı’nın nişanlısı Zeynep, Eskişehir civarında geniş arazileri olan Kudret Ağa’nın kızıdır. Hava Kuvvetlerinin buraya gelmesinden sonra bölgedeki sınırsız nüfuzu kırıldığı için askerlerden nefret eden Kudret Ağa, Göksel’in pilotluğu bırakıp toprakların başına geçmesini istemektedir. İstifa dilekçesini vermek için üsse geldiğinde, bundan haberi olmayan komutanı çok tehlikeli bir göreve gitmesini ister kendisinden. O anda askerlikten ayrılamayacağını anlayarak bu tehlikeli uçuşu kabul eder. Bir süre kendisinden haber alınamayınca şehit olduğu sanılır ama film mutlu sonla biter. Göksel geriye dönmüş, Zeynep de onun göklerden kopamayacağını anlamış, herkese hükmedebileceğini sanan Kudret Ağa ise yenilgiye uğramıştır.

Yeşilçam’ın tipik aşk hikayelerinden biri yaşansa da Şafak Bekçileri içinde askerî motifler bulunan aşk filmi değil, bir aşk hikayesi etrafında, Türk ordusunu anlatmayı amaçlayan bir filmdir. Hatta Giovanni Scognamillo’ya göre bir “erkek filmidir” ve başlıca amacı,

“Jet pilotunun duygusal serüvenlerinin ötesinde, gerek Türk Hava Kuvvetleri’nin çalışmasını göstermek, gerekse bazı toplumsal sorunlar üzerine parmak basmaktır. Örneğin köylerin ve köylülerin durumu, köy okullarının sorunu, ortaçağlardan kalma bir derebeylik düzeninin süregelmesi, ağanın temsil ettiği gerici tarafla ilerici gücü temsil eden ordu arasındaki çatışma gibi” (Scognamillo, 1973: 135).

Farklı okumalara açık olan film sosyal sorunlara eğilmesiyle 1960’lar sinemasının “toplumcu gerçekçi” çizgisini temsil eder, askerlik temasıyla erkek seyirciye, aynı erkeği seven birbirinden farklı iki kadın karakter ile aynı zamanda kadınlara seslenmektedir; “Türk aydınının” aydınlatma misyonuna yaptığı vurgu ile de bir “aydın filmi” olarak okunabilir. Scognamillo, “davalarının çokluğu” nedeniyle “dürüst ve gerçek çıkışlarına, ciddi gayretlerine rağmen genel bir sonuçlamanın ötesine varamayan bir film olarak nitelendirmekle beraber, Halit Refiğ’in başlıca başarısını “hiç kimsenin yanaşmadığı bir film türüne (askerî film) uzlaşmalara girişmeden gerçek verilere dayanan toplumsal bir boyut verebilmesine” bağlar (1973: 136). Dava çoktur ama film zaten bu davaların çokluğunu göstermek ve bütün bu davalara sahip çıkacak olan biricik gücü işaret etmek üzere çekilmiştir. Demokrat Parti iktidarı boyunca, Cumhuriyet aydınlanmasından verilen tavizler hatırlatılır seyirciye. Çıkar ilişkileri Ankara’daki bürokratlara kadar uzanan, hazinenin arazilerine göz diken, köylüyü sömüren, gözü açılmasın diye yoksul köylü çocuklarının eğitim görmesini engelleyen toprak ağaları; onlarla işbirliği içinde olan taşralı politikacılar; eğitim görmesine rağmen içinde yaşadığı toplumun sorunlarından uzak gençler; yoksulluk içinde, doktorsuz, eğitimsiz köyler... Göksel Akıncı idealleri uğruna sevdiği kızı ve önüne konulan bütün maddi imkanları reddeder. Kudret ağa ile uzlaşmasının imkanı yoktur. Onu uyarır: “Konuşurken sesinizi iyi ayarlayın. Karşınızda ırgatlarınızdan biri değil, Türk ordusunun subaylarından biri bulunmaktadır.”

Filmde hava üssü ile özdeşleştirilen Eskişehir, Cumhuriyet Türkiye’sinin kent değerlerini, Kudret Ağa ve yandaşı politikacıların palazlandığı civar köy ve kasabalar ise Demokrat Parti’ye gönderme yapılarak gericiliği ve muhafazakar ideolojileri sembolize eder. Harp Akademileri Komutanlığı’nın yayımladığı Türkiye’de Ordu kitabında ileri sürülen “gerek ordunun ve gerekse toplumun geleceğinin, gelenek ve asrilik arasındaki ihtilaf sayılan köylü ile şehirli arasındaki ihtilafın ortadan kaldırılmasına bağlı olduğu” tezine Serdar Şen’in getirmiş olduğu yorum Şafak Bekçileri’nin niçin “uzlaşmaya girişmeyen” bir film olarak görüldüğünün de ifadesidir:

“Toplumun ve ordunun geleceği bu ‘ihtilafın’ çözümüne bağlanırken önerilen uzlaşma değil kentin kır üzerinde egemenliğini kurmasıdır. Ordu ve toplumun geleceğini sıkıca birbirine bağlayan askerler, bunun bilincini oluşturup müdahalelerde bulundukları sürece asker kimliklerinin dışında da bazı özelliklere sahip olacaklardı ve oldular da. Bilgileri, kültürleri yaşayış biçimleriyle yeniyi temsil iddiasını sürekli taşıdılar” (Şen, 1996: 103).

Üsteğmen Göksel Akıncı ve arkadaşları da, bir asker olmalarının ötesinde modern hayat tarzları ve hayatın her alanında kendini gösteren aydın kimlikleri ile de ön plana çıkarlar. İzin günlerinde “alkol duvarını aşmacasına” içip, çapkınlık yapacak kadar serbest/asrî bir hayat tarzları vardır. Ama görevlerini yaparken cesur ve sorumluluk sahibi askerlerdir, sadece ülke savunması ile değil, toplumun bütün dertleriyle ilgilenirler. “Yoksul köylerin kalkınmasını, insanların daha iyi yaşamasını temin için o güne dek hiçbir şey düşünmemiş olan” sevgilisine sorar Göksel: “Yıllarca kolejlerde okuman, yabancı diller öğrenmen, dünyayı tanıman bu insanlar sayesinde olmadı mı? Şimdi onları aydınlatarak borcunu ödeyeceksin. Kültürün süsünün bir parçası mıdır?” Başta Cumhuriyet ve Laiklik olmak üzere rejimin temel ilkelerinin ve Batılı değerlerin benimsenmesinde öncülük rolünü üstlenen ordunun, eğitime verdiği önem “Şafak Bekçileri”nde üzerinde en çok durulan konudur. Göksel’in şehit olduğu haberi gelince nişanlısı “Kendimi ona veremedim, ama ideallerine vereceğim” der; o ideal, “Beş yüz senedir aydın-yurtsever insanları bekleyen yoksul köylere” ışık olmaktır, köy çocuklarına okuma-yazma öğretmektir.

Filmde Türk subayının “aydın” kimliğine yapılan vurgu kuşkusuz 27 Mayıs ruhunun da bir yansımasıdır. Ancak, eğitimden yoksun köylü çocuklarının anlatıldığı sahnelerdeki “duygusallık”, okuma-yazma öğrenmeye çalışan erbaş Memo sözkonusu olduğunda yerini “gülmece”ye bırakır. Memo da pek çok genç gibi askerlik vesilesi ile köyünden çıkmıştır, sadece okuma-yazmayı değil, onun “memleketinde” bilinmeyen şeyleri öğrenir asker ocağında. Zeytinyağlı baklayı dahi bilmeyen, bir türlü okumayı sökemeyen Memo’nun jet pilotu olmak istemesi seyirciyi güldürecektir elbette. Rönesans dönemindeki derin felsefi anlamını kaybeden gülmenin 17. yüzyıldan itibaren o evrensel, felsefi biçimini yitirdiğini söyleyen Bakthin gülmecenin artık yalnızca “Toplumsal yaşamın tek tek ve tipik tekil olgularına gönderme yapabildiğini” söyler. “Önemli ve temel olan komik olamaz. Tarih ve tarihi temsil eden kişiler de –krallar, generaller, kahramanlar- komik bir şekilde resmedilemez” (Bakthin, 2001: 87). Daha Türkçe’yi doğru dürüst konuşamayan “Anadolu çocuğu erbaş Memo”nun bir gülmece unsuru olarak kullanılmasında bir sakınca yoktur. “Komiğin alanı dar ve özgüldür”, üstelik o gülünç haliyle, onu “medeni bir insan” haline getirip “vatandaş” yapacak olan askerliğin önemini göstermektedir aslında Memo. “Dünyaya ve insana dair temel hakikat (ise) gülmenin diliyle ifade edilemez. Bu nedenle, gülmenin edebiyattaki yeri yalnızca aşağı türlere, özel bireylerin yaşamını ve alt toplumsal tabakaları resmeden türlere özgüdür” (2001: 87-88). Sinemada da böyle olmuştur; cahil Memo’ya gülünebilir, hatta onca nüfuzuna, kudretine rağmen köylülüğü, başının üstünden geçen jet uçakları karşısındaki çaresizliği ile Kudret Ağa da komiktir; ama, cahil bırakılmış köylülere ışık götürmek isteyen, vatanları için gözünü kırpmadan ölüme giden “aydın subaylar” ara sıra esprili kaçamaklar yapsalar da “dünyaya ve insana dair temel hakikatin” biricik temsilcileridir “Şafak Bekçileri”nde. O temel hakikat ise “devlet”in ta kendisidir.

Şehit olduğu sanılan Göksel için düzenlenen anma töreninde komutan “Onlar vatanın parlak istikbalinin şafak bekçileridir. Yurdun iç ve dış güvenliği icabında canını vermekten çekinmeyen böyle inkılapçı gençlerin omuzlarındadır” der. Yoksul köylülerle, çocukların eğitimiyle ilgilenmek de ulvi bir vazifedir ama nihayetinde askerî asker yapan asıl vazife, vatanı ve milleti tehlikelerden koruması, bunun için savaşmasıdır. Film boyunca “vatanın sürekli tehlikede olduğu” duygusu yaratılır. Jet pilotları sürekli tehlikeli uçuşlar yaparlar, sürekli uçaklar düşer ve sürekli şehitler verilir. Bir teğmen, uçağı ilk kez tek başına kullandığı gün çakılmıştır; bir yarbayın uçağı bilinmeyen bir sebepten havada infilak etmiştir; bir yüzbaşı bir uçuş günü kötü hava şartlarının kurbanı olur; “hava cambazı” olarak anılan iki üsteğmen havada ölümle şakalaşırlarken uçakları çarpıştığı için şehit olmuşlardır. Bir üsteğmenin uçağı nikahından bir gün önce düşmüştür, onun da niye düştüğü belli değildir. Okul arkadaşlarının çoğu şehit olan Göksel onların fotoğraflarına bakıp “kalmak ölümden de betermiş” der. Tuhaf olan şudur ki, onca şehide rağmen aslında ortada savaş falan yoktur. Ama bu, vatanın tehlikede olmadığı anlamına gelmez! Sürekli bir teyakkuz hali vardır. Neyse ki, hem pilotların marifetlerini sergilemek, hem de vatanın emin ellerde olduğunu gösterebilmek için olsa gerek, şehit ailelerinin de katıldığı gösteri uçuşuyla yüreklere su serpilir. Türk Silahlı Kuvvetleri görevinin başındadır çünkü! Ancak sansür kurulu böyle düşünmez ve filmin 30 Ağustos 1963’te İzmir’deki ilk gösterimi daha ilk dakikalarında, polis tarafından durdurulur. Çok sayıda uçağın düşmesi, pilotların üzerlerinde üniformayla öpüşmesi gibi gerekçelerle film sansürden geçmemiştir. Bunun üzerine dönemin Türk Hava Kuvvetleri Komutanı, özel bir gösterimde diğer kumandanlar ve eşleriyle birlikte filmi izleyip, “Bu filmi yasaklayan benim armama karşı çıkmıştır. Ben gerekeni yapacağım.” (Türk, 2001: 143-144) diyerek sansürden geçmesini sağlar.

Şafak Bekçileri’nin sansüre takılması aslında çok da şaşırtıcı değildir. Çünkü bütün dünyada bu tarz askerî filmlerden beklenen, orduya ait hiçbir zaafın mümkün olduğunca gösterilmemesi, filmin askerî başarılar üzerine kurulmasıdır. Hollywood ile Pentagon arasındaki ilişkilerde, bir filmin ordunun desteğini alabilmesi için temel kurallar, “Ordudaki yaşam hakkındaki tasvirlerin gerçeğe uygun olması, filmin halkı ordu hakkında bilgilendirmesi, ordunun askere alma ve taraftar bulma gayretlerine yardımcı nitelikte olması”dır (Robb, 2005: 44). Elbette burada sözü edilen gerçekler, bilinmesi uygun görülenlerdir; özellikle, ordunun başarısız olduğu duygusunu uyandıracak hiçbir filmin Pentagon’dan yardım alması mümkün değildir. Askerliğin zorunlu olduğu, her Türkün asker doğduğu görüşünün yaygın olarak benimsendiği, orduyu ve askerliği eleştiren bir film yapmanın ise çok yakın bir zamana dek akıldan bile geçmediği, Türk sinemasının da orduyla el ele doğal bir müttefik olarak hareket ettiği Türkiye’de, sinema ve ordu arasında Pentagon-Hollywood tarzı sistematik bir ilişki kurulmamış, daha doğrusu böyle bir yapılanmaya ihtiyaç duyulmamıştır. 27 Mayıs’tan beri askerî darbeleri “ülkeyi uçuruma gitmekten kurtaran zorunlu müdahaleler” olarak meşrulaştıran, 12 Mart’ı zaten çoktan unutmuş olan, 12 Eylül sonrasında bütün ülkenin kışlaya dönüştürülmesini, sıkıyönetim yıllarına damgasını vuran sayısız işkencenin, faili meçhul ölümlerin hâlâ hesabının verilememiş olmasını kendisine sorun yapmayan, aksine bir yandan Kürt sorununun daha da keskinleştirdiği “milliyetçi duygularla”, bir yandan da “irtica korkusu” ile “laikliği koruma endişesi” içinde Türkiye Cumhuriyeti’ni koruyacak olan tek gücün ordu olduğuna inanan milliyetçi-laik cephenin bu “tarihsel inancı” bugün belki de her zamankinden daha güçlüdür. Askerliğin kutsallığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Türkiye’nin en güvenilir kurum olduğuna dair toplumsal mutabakat devam etmektedir. Fakat ordu halkla olan ilişkisinde eskisi kadar rahat değildir artık; her şeye rağmen Türk Silahlı Kuvvetleri etrafındaki “dokunulmazlık zırhı” delinmiştir. Avrupa Birliği’nin de etkisiyle, her Türkün asker doğmadığının, “vicdani red”din bir insan hakkı olduğunun, hiç kimsenin askerlik yapmaya zorlanamayacağının liberal çevrelerde de dillendirilmeye başlaması ordunun siyasi kurumlar üzerindeki hegemonyasını sarsacak bir kamuoyu oluşturmaya yetmeyecektir ama TSK’nın başta sinema ve televizyon olmak üzere, popüler kültür ürünlerine olan ihtiyacının bundan sonra daha da artacağını söyleyebiliriz. Delinen zırhın yamanmasında her zaman olduğu gibi popüler milliyetçi söylemlere ihtiyaç vardır çünkü. Bu söylemin en yaygın ve etkili biçimde üretilebileceği alan da kuşkusuz sinema ve televizyondur.

HAYDİ GENÇLER ORDUYA!

Askerlik, Türk sinemasının ağır temalarından birisidir, melodramla örtüşmüştür daha çok; sinemaya güldürü formatı ile girmesi ise son dönemde çekilen O Şimdi Asker (Mustafa Altıoklar/2002) ve Hababam Sınıfı Askerde (Ferdi Eğilmez/2005) filmleri ile olmuştur. Medyatik oyuncularla, bir reklam kampanyası eşliğinde çekilen O Şimdi Asker, Marmara depreminin hemen ardından, bölgeye ekonomik destek sağlayabilmek için çıkarılan “bedelli askerlik” yasasından yararlanarak Çanakkale 5. Er Eğitim Tugayı’nda askerlik yapan bir grup gencin hikayesini anlatır. Avustralya’dan gelen, ilişkileri problemli bir baba-oğul, depremde ailesini kaybettikten sonra hayatla bütün bağlarını koparan alkolik Nihat, heyecanla ilk çocuğunun doğmasını bekleyen bir baba adayı, ekonomik sorunlardan dolayı kapanmanın eşiğine gelmiş fabrikasını bırakıp gelen bir fabrikatör, gerçek kimliğini bilmeden fabrikatörle arkadaş olan işçi Ömer, çok şişman olduğu için bir türlü askerlik yapamamış bir genç, özel hayatındaki sorunlardan dolayı birkaç kez kaçmak zorunda kaldığı için altı yıldır askerlik yapan ve parası olanların “bedelli” askerlik yapmalarını adaletsizlik olarak gören bir er, ünlü bir pop şarkıcısı, Güneydoğulu bir köy ağası, Almanya’dan gelen bir hiphopçu ve bu portreler galerisinin en üstündeki karakter: Sert görünümüne rağmen iyi kalpli bir insan olan genç, yakışıklı yüzbaşı Volkan.

Hababam Sınıfı öğrencileri ise yaptıkları bir şaka yüzünden, müdürleri Deli Bedri tarafından şubeye ihbar edilince kendilerini askerde bulurlar. Ve bu haylaz gençlerden iyi birer asker yaratmak isteyen Binbaşı ile Hababam Sınıfı arasında amansız bir mücadele başlar. Hababam Sınıfı karakterlerinin “askerlik hallerini” anlatan ve bilinen esprilerin “askerî versiyonları” ile oluşturulan Hababam Sınıfı Askerde filmini diğerlerinden ayıran tek şey okul yatakhanesinin yerini koğuşun, okul bahçesinin yerini kışlanın, “beden dersi”nin yerini, askerî eğitim ve içtimaların, öğretmenlerin yerini de komutanların almış olması. Yine başlarına komik olaylar geliyor, yine haşarı ama iyi kalpli çocuklar olarak en sert komutanları bile yumuşatıyorlar, yine sazlı sözlü geceler düzenliyorlar. Ve bir sabah bir de bakıyorlar ki okulun yatakhanesindeler, bir kabustan/rüyadan ibaretmiş yaşadıkları.

Askerliğin “acı-tatlı yanlarını” esprili bir dille anlatan bu filmler sadece tür olarak değil, liberal söylemleri ile de melodramlardan farklıdır. Militer atmosfer güldürü unsurlarıyla yumuşatılmış, şiddetten kaçınılmış ve “insani duygular” ön plana çıkarılmıştır. Annesi Avustralyalı olan ve babası ile birlikte askerlik yapan genç, Çanakkale’de şehit düşen dedesini anmak için Anzak Mezarlığını ziyaret ettiğinde “Dünya değişiyor büyükbaba. Eğer ben savaşan iki ulusun bir ürünüysem, yıllar önce neden birbirinizi öldürdünüz?” der. Kardak krizinin de eleştirisi vardır filmde; Türk ve Yunan orduları, depremin Ege denizinde aniden ortaya çıkardığı bir kayalık için savaşın eşiğine geldikleri anda ikinci bir depremle kayaların yok olması ve iki askerin birden sularda yaşam mücadelesine girişmesi “savaşın anlamsızlığını” göstermektedir.

Michael Ryan ve Douglas Kellner, Amerikan ordusuna Vietnam savaşı nedeniyle kaybettiği prestiji tekrar kazandırmak ve yeni dünya düzenindeki rolünü desteklemek üzere kolları sıvayan Hollywood’da, orduyu aile melodramına, liberal ideallere ve mizaha ait bir alana dönüştürerek ‘insancıllaştıran’ filmlere dikkati çekerek, “ordunun en berbat taraflarını -şiddet, disiplin, hoşgörüsüzlük, erkeklik, vb- büyüten Rambo gibi filmlere kıyasla övgüye değer olduklarını”, ancak yeni bir “militer kültürün” oluşmaya başladığı 1980’lerde ortaya çıkan bu filmlerin de “içinde bulundukları tarihsel an ve toplumsal bağlam dolayısıyla muhafazakar bir büküm kazanmış olduğunu” söylerler. Çünkü;

“Liberal görüş ordu benzeri bir kurumun vazgeçilmezliğini veri kabul eder. Liberallerin göremediği şey, bir kurum olarak orduyu kendiliğinden babaerkil toplumsallaşma kalıplarına bağlayan ve savaştan kısmen sorumlu olan derindeki yapısal kökler ve sistemik ilişkilerdir.” (Ryan ve Kellner, 1997: 319-320)

Hollywood’un “insancıllaştırılmış askerî filmleri” (StripesEr BenjaminSubay ve Centilmen) gibi,Hababam Sınıfı Askerde ve O Şimdi Asker filmlerinde de karşı olunan askerlik kurumu değil, bu kurumun yapılanmasındaki kimi katılıklardır; olsa olsa daha “ılımlı bir ordu” önerilmektedir.

O Şimdi Asker filminde, deprem sonucu ortaya çıkan birkaç kayanın dahi “milliyetçi mücadeleye” sahne olması eleştirilir, ama ordunun gerekliliği konusunda hiçbir tereddüt yoktur. Aksine, film bittiğinde bir “mutlu son” yaşanır ordu ile kahramanlar arasında. Çeşitli sorunlarla geldikleri asker ocağından, hayatla ve kendileriyle olan hesaplaşmalarını tamamlamış, özgüvenleri artmış, daha olgun insanlar olarak ayrılırlar. Avustralya’da yaşayan genç bir ay içinde sadece Türkçeyi değil, kendi başına ayakları üzerinde durmayı da öğrenmiş ve baba-oğul birbirlerini ilk kez beraberce askerlik yaparken anlamışlardır. Genç fabrikatör işten çıkardığı işçilerden birinin hasta iken kendisiyle ilgilenen arkadaşının babası olduğunu öğrenince ilk kez hayata farklı bir yerden bakar. Ünlü popçu sevgilisinin gerçek yüzünü askerde öğrenir ve yeni bir aşk bulur. Ailesini depremde kaybeden Nihat yeniden hayata tutunur. Mesleği için aşkından vazgeçen yüzbaşı bir kez daha hesaplaşır kendisiyle. Başlangıçta kahramanları bunaltan o katı kurallar ve askerî hiyerarşi değildir artık görünen; ordu, bütün sınıf farklılıklarını ortadan kaldıran, filmin tüm kahramanlarını insani değerler etrafında kenetleyen bir aile ocağı olarak hatırlanacaktır. Çok izlenmesinin yanında, sinema eleştirmenlerinden de övgüler alan film elbette ordunun da desteğini almıştır. Pek çok sahnede gerçek subaylar ve askerler yer almış, filmde kullanılan tüm askerî kıyafet, teçhizat ve silahlar TSK tarafından sağlanmıştır. Hababam Sınıfı’nın haşarı öğrencileri de “askerlik rüyasından” uslanarak uyanırlar; başlangıçta kabus gibi gelse de askerlik onlara yaramıştır. Mutlu son yine bir “baba-oğul” ve “öğrenci-öğretmen” yakınlaşması ile gerçekleşir. Ailelerin ve okulların başaramadığını ordu başarır yine. Filmin senaryosundan ordu da memnun olmuştur ki bu filmin çekimlerinde de 2. Zırhlı Tugay komutanlığında görev yapan askerlerden yararlanılmıştır.

Kemal Sunal’ın oynadığı Şaban Askerde dizisi ile başlayan “askerî güldürü” formatı, bugünlerde Show TV’de yayınlanan Emret Komutanım dizisiyle devam ediyor. Çeşitli sınıflardan gençlerin, ast-üst ilişkisi içinde yaşadıkları komik olayları anlatan bu dizide, bilgisayar başında “çetleşen” erleri veya ortalıkta rasgele dolaşıp askerlerle arkadaşlık yapan komutan kızlarını görüp de askerliğe özenmemek mümkün değil! “Askerlik hatıralarının” gelenek olduğu üzere “avcı hikayeleri” gibi zaten abartılı ve esprili bir dille anlatıldığı Türkiye’de, “askerlik” gibi ortak bir yaşantı ile ilişkilendirilmesinin, dizinin tutmasında etken olduğu bir gerçek; çeşitli sınıflardan gençlerin askerî terminoloji ile birleştirilmiş moda esprileri üzerine kurulmuş olan senaryoyu aslında benzerlerinden ayıran tek şey ise konunun askeriyede geçiyor olması. Savaşın gerçek yüzünü göstermediği, askerî eğitimin “demode kurallarının” ise bir güldürü faktörü olarak kullanıldığı bu filmler “ordunun gerekliliğine” ilişkin en küçük bir tereddüt taşımıyor. Aksine, “insancıllaştırılmış bir ordu” görüntüsü sunması, askerliği doğallaştırarak, tıpkı okullar gibi eğitim hayatının bir parçası haline getirmesi TSK’nın son dönemlerde daha da önem verdiği halkla ilişkiler faaliyetleriyle örtüşen bir yaklaşım. Emret Komutanım dizisiniShow TV’nin yüz akı olarak gören bir yazarın “Orta Asya’dan Anadolu’ya savaşarak gelen, istiklalini her daim muharebe ederek koruyan bir ırkın ahvadı olarak, askerliğin genlerimizde olması” gibi Türklerin malum ontolojik özelliğinden dolayı “askerlikle ilgili ne varsa alır göğsümüze basarız” (Aytuğ, 2005) diye yazması da, askerî eğitime yönelik esprilerin orduyu yıprattığını değil, tam tersine sevimli hale getirerek gündemde tuttuğunu göstermekte. Dizinin yapımcıları bu kadarını öngörmemiş olsalar da, muhtemel ki Emret Komutanım sadece, anlatıla anlatıla bitirilemeyen meşhur askerlik günlerini değil, “Türk ırkının genetik ve milli hasletlerini” de hatırlatarak, reyting almaktan öte daha kutsal bir amaca hizmet ediyor. Ancak, askerlik ve ordu temasını “ağır konular” olarak görmek isteyen “sert milliyetçiler” için askerliğin bu eğlenceli sunumu kabul edilemez bir şey. “Düztaban olanları dahi saflarına kabul etmediği için dünyada disiplini ile örnek olmuş, üç kıtada at koşturmuş Türk ordusunu hiç kimsenin alay konusu yapmaya, pasife almaya, varlığını zayıflatarak bünyesinde gedik açmaya hakkı yoktur.” diyen Ömer Lütfi Turan Ortadoğu gazetesindeki bu yazısını “Yaşasın dünya Türklüğü’nün kalbi Büyük Türkiye/Yaşasın yetkileri kısıtlanmış Türk Ordusu ve emniyet güçleri/Kahrolsun PKK ve yardakçıları/Ne Mutlu Türk’üm” (Turan, 2006) sözleriyle bitiriyor. Bu arada, Şaban Askerde ve Emret Komutanım gibi dizileri kimin finanse ettiğini sormadan da geçmiyor tabii. Sinemada ve televizyonda özenilesi bir atmosfer içinde yaşanan “eğlenceli askerlik hikayelerinin” bu dizileri yeterince ciddi ve milliyetçi bulmayanlar tarafından sonuçta PKK ile ilişkilendirilmesi çok da şaşırtıcı olmasa gerek! Ordunun sevimli kılınması değil, kutsanması istenmektedir çünkü. Gündelik hay huyların, moda esprilerin içine çekilen askerliğin, “şehitlik mertebesi” gibi aşkın değerlerle özdeşleştirilen, siyasi arenada ise ideolojiler ve kurumlar üstü mümtaz bir güç olarak varlığını sürdüren orduyu sıradanlaştıracağı düşünülmektedir ki, bir televizyon dizisi eleştirisini PKK’ya bağlayan bu mantık milliyetçi cenahın çok sevdiği “iç düşman-dış düşman” tezinin bir başka versiyonudur. Amaçlarına ulaşmak için şanlı Türk Ordusunu dejenere etmek isteyen iç düşmanlar, bunu gerçekleştirirken doğal olarak dış düşmanlarla birleşeceklerdir! Komünizm düşman olamayacak kadar gözden düşmüşse de, kırmızı renge dahi şüpheyle bakan sansür kurullarının Türk sinemasını komünizmden korumak için verdikleri mücadele unutulmamış olmalı ki, ordu üzerindeki bu büyük oyunu fark eden yazar da aynı mantığı işleterek en küçük bir dejenerasyonun Türk ordusunu yıpratacağının bilinci içinde, PKK ve yardakçılarına karşı okurlarını uyarmaktadır!

DOKUNULMAZLAR

“Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünü, milli egemenlik, cumhuriyet, milli güvenlik, kamu düzeni, genel asayiş, kamu yararı, genel ahlak, genel sağlık ve siyasetini olumsuz yönde etkileyecek, milli duyguları incitecek veya milli kültür, örf ve adetlerimize uygun olmayan nitelikteki” sinema filmlerine geçit vermeyen “Denetleme Kurulu” üyeleri bu görevlerini öylesine büyük bir özveri ve itina ile yaptılar ki, “gözden kaçan” veya “kaçırılan” sayılı filmin dışında, kötü olan her şeyin sorumlusunun kötü insanlara veya kötü kadere yüklendiği güllük gülistanlık bir Türkiye gördük hep beyazperdede. Doktorlar, avukatlar, polisler dahi eleştirilemezken, bir TSK üyesinin daima hazır bulunduğu sansür odalarından orduyu ve askerlik kurumunu eleştiren bir filmin çıkmasını beklemek belki hayalcilikti. Ama ordunun ayrıcalıklı konumunun sinema üzerindeki tek etkisi tarihî filmlerden melodramlara askerlik kurumunun yüceltilmesi olmadı, TSK üzerindeki dokunulmazlık zırhı sinemacıların otosansür duygularını öylesine güçlendirmişti ki, ordunun siyasetin en önemli belirleyicisi olduğu Türkiye’de 12 Mart ve 12 Eylül darbelerini konu alan filmler çeken yönetmenler, orduyu işin içine katmadan bunu gerçekleştirme “başarısını” gösterebildiler. Sıkıyönetim altında yaşanan anti-demokratik uygulamalar, ölümler, işkenceler, kayıplar tarihsel bağlarından koparılarak, sebebi belirsiz bir karanlığın getirdiği acılarmış gibi anlatıldılar Türk sinemasında. 12 Eylül bütün ülkeyi Kenan Evren’in komuta ettiği bir kışlaya çevirdiğinde, cezaevine gönderilenler arasında yönetmenler, oyuncular da vardı ama askerî darbelerin mağdur ettiği solcu kahramanlar film karelerine, bir kez bile “ordu” ve “darbe” sözcüklerini kullanmadan, orduyu eleştirmeden, sadece sol geçmişleriyle hesaplaşarak girebildiler. Bugün bile 1970 sonrasında doğan ortalama bir seyircinin darbe yıllarında geçen bu filmleri izleyip de, 12 Mart’ta veya 12 Eylül’de ne olduğunu anlamasının imkanı yoktur. Niçin girmişlerdir cezaevine o kahramanlar, niçin işkence görmüşlerdir ve niçin filmin kötü adamının dışında, başta cuntacılar olmak üzere hiçbir kurumla hesaplaşma gereği duymamışlardır? Yılmaz Güney’in “Yol”u dışında, askerî rejimin bir ülkeyi nasıl korkunun kol gezdiği bir coğrafyaya çevirebildiğini gösteremeyen Türk sinemasında yargısız infazların ve işkencenin faili kötü polisler, adı dahi konmayan askerî darbelerin faili ise sağ-sol diyerek Türk milletini birbirine düşman eden karanlık bir güçtür. Geriye kala kala “solcu kahramanların” sol ideoloji ile hesaplaşmaları ve bunalımları kalmıştır bu “siyasi sinema” örneklerinden. Ve darbecilerin görünmez kılındığı bu filmlerle Türk sineması da ister istemez o büyük unutuşa katkıda bulunmuştur.

12 Mart çoktan unutuldu. 12 Eylül ile “son hesaplaşmasını” ise nihai unutuşun eşiğinde, son yılların en büyük seyirci kitlesini de yanına alarak, gözyaşları içinde Babam ve Oğlum (ÇağanIrmak/2005) filmiyle yaptı Türk sineması. ’80’ öncesi sol hareket içinde yer aldığı için babası ile bütün bağlarını koparan bir kahramanın, cezaevinde yakalandığı ölümcül hastalıktan dolayı, oğlunun kimsesiz kalmaması için “baba ocağına” dönüşünü anlatan film, sağcısından solcusuna geçmişe sünger çekip, her şeyi unutmak isteyen yüz binlerce seyirci tarafından bir “ibret vesikası” olarak seyredildi. Hakkında nerdeyse bütün ünlü sinema eleştirmenlerinin gözyaşları içinde övgüler yazdığı, büyük bir gelecek vaat ettiği konusunda herkesin görüş birliği içinde olduğu yönetmen/senarist Çağan Irmak “Ben politik anlamda bir şeyler söylemekten ziyade olup biten hikayeyi anlatmak derdindeyim filmde” derken öylesine haklı ki, politika yapmama adına büyük bir iddia ile çektiği 12 Eylül sabahını, bir askerî darbe olarak değil, tuhaf bir bilinmezliğin içine hapsederek anlatmakta. Darbe kelimesini ise tuhaf bir biçimde akla gelebilecek en son karakter söylüyor filmde. Sıradan bir asker “darbe oldu hemşerim” diyor. Ama uzaylıların dünyayı istila etmesine benzeyen bir atmosfer yaratan darbeyi kimin, niçin gerçekleştirdiği öylesine muallakta kalmıştır ki, 12 Eylül’le savrulan bir ailenin hikayesini izleyen yüz binler, bu melodramı başlatan olayların bir “askerî darbe” sebebiyle gerçekleştiğinin farkında bile olmadılar sanki. Çağan Irmak’ın farkında olmadığı şey ise, seyirciyi depolitizasyona davet ederek, bu filmle “Toplumsal idealler uğruna insanların ailelerinden kopmasının büyük bir yanılgı olduğunu, gerçek mutluluğun ancak ve ancak sıcak yuvalarda bulunabileceği” mesajı vermesinin de en koyusundan politik bir duruş olduğu. “Babam ve Oğlum bir yaz akşamı filmi. Akdeniz turuncusu bir film. Tozlar, ateş böcekleri, cırcır böcekleri. Bunlar geliyor aklıma o filmle ilgili. Ve o çiftliğin avlusundaki çocuk geliyor. Biraz komedi, biraz hüzün.” (Çelikcan, 2006: 13) derken tam da 12 Eylül paşalarının belki yirmi beş-otuz yıl sonrası için görmeyi arzuladıkları hayali, gerçekleştirmektedir. Depolitizasyon sürecini başarıyla tamamlamış bir Türkiye! Ordu görevini yapmıştır. Avluda kamerasıyla dolaşan çocuk için, filminin 12 Eylül dekoruna özenle yerleştirdiği tankların nereden çıktığının elbette bir önemi olmayacaktır artık. Onun derdi güzel bir hikaye anlatmaktır sadece. “Biraz komedi, biraz hüzün!” İşte budur cuntacıların adının bile anılmadığı en görkemli 12 Eylül filminden geriye kalan.

Türk sineması askerî darbelerle hesaplaşmayı başaramamıştır. Türkiye’nin son yirmi beş-otuz yılına damgasını vuran Kürt meselesinin ve Güneydoğu’da yaşanan savaşın sinema tarihinde nasıl bir iz bırakacağını, söylemek içinse belki henüz erken bir tarih. Ama uzun yıllar Güneydoğu’ya, -her ne kadar “Kürt” kimliği açıkça belirtilmese de- ya “medeniyetten uzak” karakterlerle, dağ kanunlarıyla, çetelerle özdeşleştirilen fütursuz göndermeler yapan veya sadece törelerin veya kaçakçılığın fon olarak kullanıldığı melodramların içinden “oryantalist” bir bakışla yaklaşan Türk sinemasında, bu bakışın kırıldığını söyleyebiliriz. PKK gerillası Seydo ile Yüzbaşı Murat’ın çetin doğa koşulları altında giriştikleri mücadeleyi anlatan Işıklar Sönmesin (Reis Çelik/1996) resmî ideolojiden fazlasını içermiyordu belki. Kürt köylerindeki yoksul halka ve çocuklara gösterdiği ilgiyle tıpkı Şafak Bekçileri’nin jet pilotu Göksel Akıncı gibi, yüzbaşı Murat da Türk Ordusu’nun ideal askeridir. Bir kimlik savaşı verdiklerini söylen Seydo’ya “Yüzlerce yıldır beraber yaşayan iki toplumun kurduğu devleti bölmeye çalışmanın haklı bir dava olamayacağı” cevabını verir, gerillaların “bizi vur” talebini ise “Ben infaz memuru değilim. Suçunuzun hesabını yargı önünde vereceksiniz. Eşkıya kanunu ile devlet hukukunu bir mi tutuyorsun” diyerek reddeder. “Ülkenin devleti ve milleti ile bölünmezliğinin” sembolü olan Ardahanlı yüzbaşı Murat, TSK’nin Güneydoğu’daki savunusunu yaparken devletin söylemini kullanmaktadır, ama bir Kürt karakter siyasi kimliği ile sinemaya girmiştir. Sığındıkları ev Türk askerleri tarafından kuşatılınca, küçük Kürt kızını mermilerden korumak için ikisi birden atılırlar. Reis Çelik bu savaştan dolayı aslında hiç kimsenin mutlu olmadığının ve ortak insani duyarlılıkların altını çizmek istemiştir. Ne var ki “Güneydoğu’daki savaşın “kirli yüzü” gösterilmez Işıklar Sönmesin’de; Türk askeri her zaman olduğu gibi mükemmeldir; orduyu bağlayan en küçük bir yanlış yapılmaz. Savaşın başka bir yüzünün de olduğunu hatırlatan film ise Uğur Yücel’in Yazı Tura’sı olacaktır.

Yazı Tura (Uğur Yücel/2005) Güneydoğu’da gazi olmuş iki askerin, Göremeli futbolcu “Şeytan Rıdvan” ile, İstanbul’da babasıyla yaşayan “Hayalet Cevher”in hikayelerini anlatıyor. Savaştan Rıdvan sağ bacağını ve büyük futbolcu olma hayallerini, Cevher ise sağ kulağındaki duyma yetisini kaybederek çıkmışlardır. Evlerine döndükten kısa bir süre sonra ikisi de hayata kaldıkları yerden devam etmelerinin imkansızlığını anlarlar. Bir kahraman gibi karşılanacaklarını sanarak yanılmışlardır. İçki sohbetlerinde PKK’lıları nasıl öldürdüğünü, çatışmada bacağını nasıl kaybettiğini anlatır durur ama inandıramaz hiç kimseyi. Dikkatsizliği yüzünden, mayına bastığı için sakat kaldığı söylenmektedir. Çareyi önce içkide bulur, sonra ölümde. Evlenmek istediği kız en yakın arkadaşıyla kaçmıştır. Duymayan kulağından gelen seslerle baş etmeye çalışan, bir yandan da İstanbul’un Halkalı’sında bir büfe kurarak hayatını kurtarma çabası içine giren Cevher ise mafyaya bulaşmıştır, çek senet hesaplaşmalarında “kulak keser”. Kardeşi için işlediği cinayetin ardından kendisini tutuklamak isteyen polislere “Ben gaziyim!” diye bağırır o da.

Birlikte askerlik yapan iki arkadaşın hikayelerinin kopukluğu, her ne kadar çok net değilse de Rıdvan’ın vurduğu Kürt gerillanın “lisedeki eski sevgilisi” çıkması gibi bir melodram klişesine rağbet edilmiş olması, özellikle filmin ikinci yarısında işin içine bir de Marmara depreminin katılması, Cevher’in Yunanistan’dan çıkıp gelen homoseksüel ağabeyi, babasının birlikte yaşadığı Tasula’yı ve oğlunu yıllar önce Kıbrıs olayları esnasında Yunanlılara kızdığı için kovması, Türklerin ve Rumların birarada yaşadığı mutlu günlere yapılan göndermeler, yaşanan pişmanlıklar gibi çok sayıda temanın senaryoya dahil edilmesinin filmi asıl meselesinden kopardığı eleştirileri doğrudur. Güneydoğu filmin ilk yarısında bırakılır; orada bir türlü söylenemeyen şey, “Türk-Yunan kardeşliği” teması öne alınarak, tarihin başka bir dilimi üzerinden anlatılmaya çalışılmışsa da bu hikayeler çakışmaz. Kahramanlarını, olup bitenleri sorgulayacak bir bilinç düzeyine taşımaz Uğur Yücel, onlar savaşla değil kaderleriyle hesaplaşırlar. Bütün bunlara rağmen Yazı Tura Türk sinema tarihine bir ilk olarak girecektir. Türk askerinin bütün savaşlardan bir kahraman olarak çıkmadığını, esasen hiçbir savaştan da kahraman olarak çıkılamayacağını söylemektedir çünkü. Cesareti ve gücüyle tek başına bir orduyu deviren, yakışıklılığı ile “kusursuz bir erkek” olarak düşman kızlarını dahi kendine aşık edip Türkleştiren, herkesin gıptayla baktığı asker kahramanların yerini bu kez sonları intihar ve cezaevi olan iki Mehmetçik almıştır sinemada. Askerlik kurumunun ve ordunun üzerindeki zırh ciddi bir biçimde delinmiştir. Ama bu deliği tamir etmek için çalışan kahramanları da görecektir beyazperde.

Televizyon dizisi Kurtlar Vadisi’nde mafya ile hesaplaştıktan sonra sinemaya geçip, soluğu devletin ve askerin kırılan onurunu kurtarmak üzere Irak’ta alan Polat Alemdar milliyetçi cenahın sinemadaki son büyük kahramanıdır. Kuzey Irak’ta Amerikan askerleri tarafından, askerleriyle birlikte başına çuval geçirilerek götürülen ve aldıkları emir üzerine onlara silah dahi çekemedikleri için atalarına layık olamamanın utancını yaşayan komutan, intihar etmeden önce arkadaşı Polat’tan yardım istemiştir. “Adalet için, zulmü önlemek için, şerefimiz için ölemedik. Şimdi bunu senden istiyorum. Ne acı değil mi?” sözleriyle biten mektubu okuduktan sonra iki adamıyla Irak’a giden Polat, Amerikan askerleri ile amansız bir mücadeleye girer. Başarı kaçınılmazdır. Ama düşmanı dize getiren kahraman artık bir asker değil, “Batı’ya hoş görünmek için diplomatik dengeler ve siyasi hesaplar nedeniyle, eli kolu bağlanmış olan Türk askerinin” onurunu koruma görevini üstlenen bir “derin devlet” mensubudur. Kurtlar Vadisi Irak (Serdar Akar/2006) filminde ordunun başaramadığını, ödün vermez milliyetçiliği ile devletin derinliklerinden çıkıp gelen Polat Alemdar başarmıştır.

Cumhuriyet’in 75. yıldönümü sebebiyle TRT tarafından yaptırılan Cumhuriyet (Ziya Öztan/1998) filmi ve daha önce televizyon dizisi olarak çekilen Kurtuluş, devlet-ordu-sinema işbirliğinin Türkiye’deki en çarpıcı örneklerinden biriydi. Çekimler boyunca askerî teçhizatını ve binlerce askerini seferber eden TSK’nın verdiği destek öylesine büyüktür ki, bu çapta bir “tarihî filmin” Türk sinemasında ordunun desteği olmaksızın çekilmesinin neredeyse imkanı yoktur. Fakat bilindiği gibi, her iki yapım da verilen destekleri karşılıksız bırakmamış ve Cumhuriyet’in kuruluşunun “resmî hikayesi” ile kurucu güç olarak Mustafa Kemal önderliğindeki Türk Ordusunu anlatan bu yapımlar bugün okullardan, askeriyeye “görüntülü tarih dersi” olarak adeta zorunlu müfredatın bir parçası olarak geriye dönmüştür. Biliyoruz ki, “geriye dönüş” dünyanın her yerinde, ordu desteğinde çekilen bütün filmler için temel beklentidir. Kapitalist ekonominin kurallarının daha sistematik bir biçimde işlemeye başladığı Türk sinemasında da bundan sonra ordu-sinema ilişkisi kuşkusuz daha sistematik olacaktır. Askerliğin zorunlu olduğu Türkiye’de ordunun, örneğin Top Gun filminde olduğu gibi sinemanın kapısına bir “askere kayıt” masası kurmayı hayal etmesine gerek yoktur şimdilik ama, küreselleşen dünyanın “yeni zamanlarını” karşılayabilecek dinamik bir kurum olduğunu göstererek, Cumhuriyet’in kurucu gücü olarak hegemonik konumunu devam ettirmek ve aurasını koruyabilmek için milletin desteğine her zaman ihtiyacı olacaktır. Bunun yolunun da artık sadece “ciddi tarihsel filmlerden” değil, özellikle gençlere seslenen popüler filmlerden geçtiği bilinmektedir. Modern giysileri, esprileri, ilişkileriyle Amerikan ordusunu aratmayan tipteki Beyaz Türkler’i asker olarak bundan sonra büyük bir ihtimalle daha çok göreceğiz sinemada ve televizyonlarda. Aralarına naif kimlikleriyle Doğulu gençler de katılacak tabii. Gençliğin popüler diliyle askerliğin ne kadar eğlenceli geçtiğini, ordunun da artık ne kadar hoşgörülü, ne kadar modern ve elbette ne kadar gerekli bir kurum olduğunu gösterecekler bize. Ama onları savaşırken görmeyeceğiz. Savaşan askerler daha başka filmlerde, dizilerde çıkacaklar karşımıza. Ağır milliyetçi duruşlarıyla onların orduya ve Türk milletinin geleceğine ilişkin daha başka kaygıları olacak. Eğer ordunun ağırlığını kaybettiğini düşünürlerse, bu kez , zaten doğuştan asker oldukları için dış ve iç düşmanlarla tek başlarına mücadele edecekler, icabında ordularının onurunu kurtarmak için kendilerini feda etmekten çekinmeyecekler ve Türkiye onlarla gurur duyacak. Ama Güneydoğu gazisi Şeytan Rıdvan ile Hayalet Cevher’in suretleri düştü beyazperdeye. Susurluk’tan sonra bu ülkede “hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” demenin ne kadar zor olduğunu biliyoruz bilmesine, yine de, belki bundan sonra Türk sinemasında da askerliğe ve orduya dair farklı hikayelerin anlatılabileceğini ummak, askerlik kurumu ile meselesi olan filmler de çekilebileceğini düşünmek fazlasıyla iyimser bir beklenti midir acaba?

Hilmi Maktav

KAYNAKÇA

Altınay, Ayşe Gül (2004). Eğitimin Militarizasyonu: Zorunlu Milli Güvenlik Dersi, Türkiye’de Ordu, Der: Ahmet İnsel, Ali Bayramoğlu, Birikim Yayınları, İstanbul.

Aytuğ, Yüksel (2005), Askerlik Genlerimizde, Vatan gazetesi (17.11.2005)

Bakthin, Mikhail, Karnavaldan Romana (2001), Derleyen: Sibel Irzık, Çeviren: Cem Soydemir, Ayrıntı Yayınları, İstanbul.

Çelikcan, Aynur (2006), Çağan Irmak’la ‘Babam ve Oğlum’ Hakkında Her Şey, TRT Radyo Televizyon Dergisi, Haziran:2006, sayı: 205.

Evren, Burçak (1995). Sigmund Weinberg, Milliyet Yayınları, İstanbul.

Özgüç, Agah (1998). Türk Filmleri Sözlüğü (Cilt 1), Sesam Yayınları, İstanbul.

Robb, David L (2005). Hollywood Operasyonları, çeviren: Sinan Okan, Güncel Yayıncılık, İstanbul.

Ryan Michael ve Kellner Douglas (1997). Politik Kamera, çeviren: Elif Özsayar, Ayrıntı Yayınları, İstanbul.

Scognamillo, Giovanni (1987).Türk Sinema Tarihi (1. cilt), Metis Yayınları, İstanbul.

Scognamillo, Giovanni (1973). Türk Sinemasında 6 Yönetmen, Türk Film Arşivi Yayını, İstanbul.

Şen, Serdar (1996). Silahlı Kuvvetler ve Modernizm, Sarmal Yayınevi, İstanbul.

Turan, Ömer Lütfi (2006) Türünün ikincisi, Ortadoğu gazetesi (1 Ocak 2006)

Türk, İbrahim (2001). Halit Refiğ: Düşlerden Düşüncelere Söyleşiler, Kabalcı Yayınevi, İstanbul.

Şirove Bike - Yorum Ekle

Security code Nû bike - Yenile - Refresh

Gotarên Ku Ji We re hatine Pêşniyarkirin - Size Önerilen Makaleler

11 Eki 2014
Sansürün "Önlenebilir Yükselişi"
Sansürün

Türkiye’de, son dönemde gerçekleştirilen protestolara katılan insanlara devlet ve işbirlikçilerinin (Emniyet Güçleri,TSK,Hükümet, Jitem, Hizbul-kontra, Hüda-Par,Korucular ve Işid) saldırıları insanların katledilmesine sebebiyet vermektedir. Ana akım medyada sözde’’ Kobane Protestosu’’ olarak algılandırılan...

Zêdetir-Devamı...
05 Mar 2013
Çürüyen Sinema
 Çürüyen Sinema

Sinemanın yüzyılı, bir yaşam devresinin biçimine sahip görünmektedir: kaçınılmaz doğum, şan ve şöhretlerin istikrarlı birikimi ve alçaklığın son on yıl içindeki saldırısı, dönüşü olmayan çöküş. Hayran olacağınız yeni filmleri artık...

Zêdetir-Devamı...
11 May 2016
Sinema ve Toplum
Sinema ve Toplum

Sanatçıların, filozofların, sanatla ilgilenen insanın kısacası sanat üzerine düşünme etkinliğinde bulunan herkesin sanatın amacı, kaynağı üzerine mutlaka bir fikri vardır. Bu fikirleri yönlendiren soruların içinde en popüleri “ Sanat ne...

Zêdetir-Devamı...
07 May 2013
Kurd û Hollywood
Kurd û Hollywood

Du wênekêşên şerr, Frank û David, radihijin mekîneya xwe ya wêneyan û li dunyayê digerin û wêneyên pevçûn û kuştinan dikişînin. Ev herdu wênekêş di 1988’an de, berî  êrişa kîmyewî...

Zêdetir-Devamı...
13 Nis 2013
Bi Mîzgîn Arslan re li ser "Kirasê Mirinê" hevpeyivîn
Bi Mîzgîn Arslan re li ser

Gülizer Temel Hun dikarin qala xwe bikin? Mîzgîn Arslan kî ye? Ez gûndekî  Mêrdînê ji dayîk bûm. Gundê me gundê Suryaniyan bû. Ez bi vê rastîtiyê mezin bûm. Bi destpêkirina dibistana pêşîn...

Zêdetir-Devamı...
20 Mar 2013
Dünya Sinemasının İlkleri
 Dünya Sinemasının İlkleri

Kinetoskop’u keşfeden ilk mucit: Thomas Edison (1892). İlk film gösteriminin yapıldığı mekan: Paris’te Capucines Bulvarı’ndaki Grand Cafe (1895, Auguste ve Louis Lumiere). İlk senaryo yazarı: Gazeteci Roy McCardell (1900). İlk film stüdyosunu kuran...

Zêdetir-Devamı...
28 Şub 2013
Yönetmenlik?
 Yönetmenlik?

Yönetmenlik?Bizim Neden Bayram Filmlerimiz Yok?

Zêdetir-Devamı...
20 Tem 2013
Sînemaya Rastî; Jiyana Rastî
Sînemaya Rastî; Jiyana Rastî

We Di Semta Xwe De Behsa Zarokên Semta Din Nekirin Bi navbeynkariya televîzyonê filmên ku mirov bi hesanî dikare bigihêjiyê, derveyî dîroka rastî, rewşa mirovahî ya rastî ku tê jiyan kirin...

Zêdetir-Devamı...
14 Kas 2013
Film karanlıkta seyredilir ama...
Film karanlıkta seyredilir ama...

"Film karanlıkta seyredilir ama anlamak için aydınlık bir zihin gerekir"   Büyü ve girdap. Sinema denilince aklıma gelen ilk iki kelime. Neden diye soracak olursanız, tatmin edici bir cevap veremem. Sinema karanlıkta...

Zêdetir-Devamı...
10 Ağu 2015
İbrahim Halil’in sözleri...
İbrahim Halil’in sözleri...

'Metrelerle değil tutkununadımlarıyla ölçüyoruz  yolları...belirsizliğin sihri çekiyor ruhumuzu bizden uzağa...hangi uzaklıktan geçersekona benziyoruz....dönüşün imkânsız olduğu sıradağlara vuruyoruz aşkı...'

Zêdetir-Devamı...
19 Oca 2015
Li Ser Bîrewariyan Straneke Dilsoj: Awêne
Li Ser Bîrewariyan Straneke Dilsoj: Awêne

  "Tu ê her tiştê xwe wenda bikî; lê ji bîr neke, tu nikarî bîranînên xwe wenda bikî.  Ew ê her tim te mehf bikin..." Zaven Biberyan   Di bêjinga demê de her tişt dipale,...

Zêdetir-Devamı...
01 Nis 2014
Miraz
Miraz

Derhêner Rodî Yuzbaşi, di sala 1979’an de li Agiriyê ji dayîk bûye. Li zanîngeha Erziromê beşa sînemayê xwendiyê. Derhêner Rodî Yuzbaşi, di destpêkê de zêdetir li ser wênekêşiya belgeyî rawestiye...

Zêdetir-Devamı...
04 Mar 2013
Sinema ve Toplum İlişkisi Üzerine
Sinema ve Toplum İlişkisi Üzerine

  Amaç Bu çalışmanın amacı sinema ve toplum ilişkisini, onu ortaya çıkaran nedenler ve sonuçlar ile birlikte ortaya koymaktır. Toplumsal olanın sanatsal olanı etkilediği savını temel önerme olarak kabul edilen araştırmada, bir sanat...

Zêdetir-Devamı...
04 Mar 2013
Yeryüzünün Lanetlilerinin Sineması
Yeryüzünün Lanetlilerinin Sineması

Yeni Sinema Hareketi 60’lıyıllardan başlayarak, özellikle yeni-sömürge ülkelerde ortaya çıkan bir sinema hareketidir. Afrikalıların kolonizasyona karşı çıkışları, Cezayirlilerin bağımsızlıklarını elde etmek için verdiği mücadele, Amerika’nın Vietnam’ı işgal etmeye yönelik adımlarına...

Zêdetir-Devamı...
07 May 2013
"Zerê" 88 salî ye…

Ali Güler Fîlmê Zerê 85 salî ye… Gava derhênerê ermenî Hamo Beknazaryan yekemîn fîlmê kurdî Zerê kişand, sal 1926 bû. Sînema cîhanê jî hîna zarok bû. Zarokeke bê zar û ziman......

Zêdetir-Devamı...
24 Eki 2013
Rojava ve Antalya
Rojava ve Antalya

M. Hadi Sümer / Ortadoğu Sinema AkademisiTarih 13 Kasım 1960. Yer Batı Kürdistan’da (Rojava) Amudê şehri. Bir sinema salonuna film izleme gerekçesiyle toplanan 283 Kürt çocuğu Baas rejimi tarafından yakılarak...

Zêdetir-Devamı...
28 Ağu 2013
Kısa Film Sorgusu; Arin İnan Arslan
Kısa Film Sorgusu; Arin İnan Arslan

  Diyarbakır’da, İstanbul’da insanlar omuz omuza vermiş Kürt Sineması’nın, Türk Sineması’nın kaderini değiştirmeye çalışırken, birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyulan şu günlerde sen Dersim’de survivor yapıyorsun. Amacın ne? Derdin bizi...

Zêdetir-Devamı...
20 Mar 2013
Femme Fatale: Sinemanın Ölümcül Kadınları
Femme Fatale: Sinemanın Ölümcül Kadınları

Mitolojiden edebiyata, resimden müziğe ve sinemaya kadar bir sürü sanatta karşımıza çıkan ‘femme fatale’ karakterinin/deyişinin sinemada vücut bulmuş haline değineceğiz bu yazıda…

Zêdetir-Devamı...

Gotarên Ku Dawî hatine Xwendin - En Son Okunan Makaleler

Kürt Sinemasına Bakış

Kürt Sinemasına Bakış

İlk Kürt sinema filmi olan Zarê, aynı zamanda Ermeni sinemasının kurucusu sayılan Ermeni...

Gotarên Navdeng - En Beğenilen Makaleler

En Muhteşem 11 Gerilla Di…

En Muhteşem 11 Gerilla Direniş Filmi

Gerilla mücadelesi, ne ilk kez gelişti ne de son kez gelişecek. Devletçi uygarlığın başlan...

Gotarên Rasthatî - Rastgele Makaleler

Sinema ve Edebiyat Türle…

 Sinema ve Edebiyat Türleri Arasında Görülen Etkileşimler

ÖZET Sanat, biçim-içerik ilişkisinin birlikteliğiyle var olmaktadır. Biçimsel öğelerle i...

Gotarên Nû - Yeni Makaleler

Temsîliyeta Kurdan Di Sîn…

Temsîliyeta Kurdan Di Sînemaya Kurdî û Tirkî de

DESTPÊK Di nîveka duyem a sedsala 20an de, bi belavbûna sînemayê û firehbûna warê sînem...

онлайн фильмы

Têketin-Giriş

Şu anda 396 konuk çevrimiçi


Endamtî-Üyelik

Şu anda 396 konuk çevrimiçi

*
*
*
*
*

* İşaretli alanların doldurulması gerekir.