gototopgototop

Kürt Sineması - Sînemaya Kurdî - Kurdish Cinema

Têketin-GirişEndamtî-Üyelik

Gotarên Nû- Yeni Eklenen Makaleler

Previous Sonraki
Temsîliyeta Kurdan Di Sînemaya Kurdî û Tirkî de Temsîliyeta Kurdan Di Sînemaya Kurdî û Tirkî de Pazartesi, 24 Nisan 2017 16:16 DESTPÊK Di nîveka duyem a sedsala 20an de, bi belavbûna sînemayê û firehbûna warê sînemayê re mijar û rewşên ku di nav edebiyat û hunerên...
Nêrînek Li Ser filmê Lawirên Şevê Nêrînek Li Ser filmê Lawirên Şevê Cuma, 24 Şubat 2017 13:46   Filmê lawirên şevê (2016) filmê  Tom ford  yê dûyemîn e , piştî fimê wî  mêrek bitenê (2009) Tom ford sînerîyo yê &...
Tutuklanmadan Önce İzlemeniz Gereken 21 Zindan Filmi Tutuklanmadan Önce İzlemeniz Gereken 21 Zindan Filmi Pazartesi, 13 Şubat 2017 00:00 Soykırım kelimesi, ne ilk kez kullanıldı ne de son kez kullanılacak. İnsanlığın başlangıcından bu yana toplumu yöneten erkin, belli bir kesi...
Dünya sineması artık Kürtçe izlenecek Dünya sineması artık Kürtçe izlenecek Salı, 10 Ocak 2017 12:48   Dünya sineması artık Kürtçe izlenecek 8 bini aşkın filmi Kürt sinemaseverlerle buluşturan Kürtçe film izleme sitesi awirek.c...
‘Kürt sinema geleneği direniş alanıdır’ ‘Kürt sinema geleneği direniş alanıdır’ Perşembe, 05 Ocak 2017 16:47 Kürt sinema geleneği her geçen gün dünyada varlığını büyütürken, Kürdistan’da yaşanan yaşam koşullarına, varoluşa, çok kültürcülüğe ve en ...
En Muhteşem 11 Gerilla Direniş Filmi En Muhteşem 11 Gerilla Direniş Filmi Cumartesi, 15 Ekim 2016 22:33 Gerilla mücadelesi, ne ilk kez gelişti ne de son kez gelişecek. Devletçi uygarlığın başlangıcından bu yana toplumu yöneten erkin, belli bir ...
Beyaz perdede katliam: 1960 Amûde Sineması Beyaz perdede katliam: 1960 Amûde Sineması Cuma, 23 Eylül 2016 10:34 KATLİAM ÖNCESİ BÖLGEDEKİ SOSYOPOLİTİK DURUMSuriye’de 1946 yılında Fransız birliklerinin geri çekilişiyle beraber 25 yıllık manda döneminin...
Suzan A. DEMİR: İyi insan, iyi devrimci, iyi sinemacı Suzan A. DEMİR: İyi insan, iyi devrimci, iyi sinemacı Pazartesi, 29 Ağustos 2016 09:29 Rojava'da sert bir hayat var. Orada kafeler, restoranlar falan yok. Orada ölüm kalım mücadelesi veriliyor ve karşıdaki düşman olağanüstü...
“Telif Hakkı” Saçmalığı “Telif Hakkı” Saçmalığı Cuma, 01 Temmuz 2016 17:01     “Filmin, ulusal ve uluslararası platformlarda ortaya çıkarma potansiyeli..” “Fikri mülkiyetleri ihlal yasası gereği size ...
Bir Andrei Tarkovsky röportajı: “Filmlerim ifade biçimi değil, bir duadır” Bir Andrei Tarkovsky röportajı: “Filmlerim ifade biçimi değil, bir duadır” Cuma, 27 Mayıs 2016 10:18 Andrei Tarkovsky ile 28 Nisan 1986’da, Paris’teki hasta yatağında gerçekleştirilmiş bir röportaj: İnsanlığın sizi hayal kırıklığına uğrattı...
Başka bir faşizm Başka bir faşizm Cuma, 13 Mayıs 2016 16:40 İnsanın kendi çelişkisiyle yüzleşmesi kolay değildir. Dış bir etken olmadan kimse çelişkisiyle yüzleşmek istemez. Empati, bu yüzden bir sa...
Angry young men: Öfkeli genç adamlar ve özgür sinema Angry young men: Öfkeli genç adamlar ve özgür sinema Cuma, 13 Mayıs 2016 16:01 1956 yılında öncülüğünü Lindsay Anderson’un yaptığı bir grup genç, yeni bir sinema akımı başlatırlar. Bu gençler daha önce çeşitli dergi v...
Sinema edebiyat ilişkisi üzerine Sinema edebiyat ilişkisi üzerine Perşembe, 12 Mayıs 2016 11:52 MKM tarafından yapılan İstanbul 2. Kürt Kültür ve Sanat Festivali’nde edebiyatın diğer sanat dallarıyla ilişkisi üzerine bir panelde sinem...
Özgür Sinema Özgür Yaşama Çağırır Özgür Sinema Özgür Yaşama Çağırır Perşembe, 12 Mayıs 2016 09:55   Özgürlüğün olmadığı yerde sinemadan nasıl bahsedebiliriz? Köleliğin sineması ne olabilir? Sen yok sayılıyorsun, kimliğin, kültürün...
Sinema ve Toplum Sinema ve Toplum Çarşamba, 11 Mayıs 2016 11:35 Sanatçıların, filozofların, sanatla ilgilenen insanın kısacası sanat üzerine düşünme etkinliğinde bulunan herkesin sanatın amacı, kaynağı ...
17 Ressam Filmi 17 Ressam Filmi Salı, 10 Mayıs 2016 09:48 1-Frida (2002) Frida, Meksikalı sürrealist ünlü ressam Frida Kahlo’nun sanat ve yaşam hikâyesini konu al...
“V For Vendetta”: Sonsuz Bir “Başkaldırı” “V For Vendetta”: Sonsuz Bir “Başkaldırı” Salı, 10 Mayıs 2016 09:36 “V for Vendetta” adını taşımakta olup 2005 yılına ait olan ABD-Almanya ortak yapımı film, 2006’da tüm dünyada gösterime girdi. Wac...
Yönetmenler Hakkında Bilinmesi Gerekenler Yönetmenler Hakkında Bilinmesi Gerekenler Salı, 10 Mayıs 2016 09:25 ALFRED HITCHCOCK (1899-1980) KÖKENİ: İngiltere, 1960’dan sonra Amerika. BİLİNMESİ GEREKENLER: Sadece incelikle düşünülmüş gerilimli ve h...
Oğullar ve Annelerinin Şarkıları Oğullar ve Annelerinin Şarkıları Salı, 10 Mayıs 2016 09:18 Ali ve annesi Nigar’ın büyük kentte köklerini arayışlarını belgesel havasında veren Annemin Şarkısı şüphesiz ki yurtsuzluk üzerine&nb...
Gelişen Kürt Sineması Gelişen Kürt Sineması Salı, 10 Mayıs 2016 08:56 Yıllarca evinizin arka bahçesinde sakladığınız ve orada beslediğiniz ve yaşama alanı olarak sadece orayı gösterdiğiniz bir çocuğun yıllar ...
Afrika Sinemasına Seyahat Afrika Sinemasına Seyahat Salı, 10 Mayıs 2016 08:51 Her şeyin bulunmadığı ama her kelimenin, her bakışın,her hareketin altında bir şeylerin yattığı bir yer.– Robert Bresson ...
Ortadoğu Sinemasının 15 Şaheseri Ortadoğu Sinemasının 15 Şaheseri Pazartesi, 09 Mayıs 2016 17:08 Mecid Mecidi, Cafer Panahi, Asghar Farhadi gibi iyi sinemacıların her ne kadar sansüre uğrasalar da ortaya çıkardıkları iyi örneklerle gel...
En Muhteşem 18 Demokratik Uygarlık Direniş Filmi En Muhteşem 18 Demokratik Uygarlık Direniş Filmi Pazartesi, 09 Mayıs 2016 16:38 Direniş kelimesi, ne ilk kez kullanıldı ne de son kez kullanılacak. İnsanlığın başlangıcından bu yana toplumu yöneten erkin, belli bir kesim...
İran Sinemasında Shirin İran Sinemasında Shirin Pazartesi, 09 Mayıs 2016 16:34 Bir çok sitede, bir çok programda vs. İran sineması ve İran sinemasının gelişimi,değişimi gibi konular işlenmekte.&nbs...
Kürt Sinemasında 11 Yönetmen Kürt Sinemasında 11 Yönetmen Pazartesi, 09 Mayıs 2016 16:15 Kürt Sinemasında, 10 Kürt Yönetmen Sanatsal çalismalari ile uluslararasi basarilar elde etmis/eden ve dünyanin degisik yerlerinde faaliyet ...
Cins Kafaların Statükocu Zihniyeti Eleştirisi: 3 Idiots Cins Kafaların Statükocu Zihniyeti Eleştirisi: 3 Idiots Cumartesi, 07 Mayıs 2016 09:36 Bollywood Sineması olarak dabilinen ve son yıllarda adını iyideniyiye duyuran Hint Sineması,önemli yapıtları ve yönetmenle-riyle sesi...
Kürt sineması da yıkımdan payını alıyor Kürt sineması da yıkımdan payını alıyor Perşembe, 05 Mayıs 2016 14:06 Hazırlayan: Sevda AYDIN SUNUTürkiye’de düzenlenen festivaller ve sinema günleri sansürle anılır hale geldi. Sansür makasını yakından tanı...
Dilekî bi duande: Xelîlê Çiyayî Dilekî bi duande: Xelîlê Çiyayî Cuma, 01 Nisan 2016 17:51 Xelîl, di hemû çalakiyên xwe de afirîner û hilberîner bû. Li gor min Xelîl duande bi xwe bû. Duande hinek jî bi kedê derdikeve holê. Heger...
Bir Yanımız Orwell, Bir Yanımız Vietnam Bir Yanımız Orwell, Bir Yanımız Vietnam Cumartesi, 26 Mart 2016 13:10 Hollywood’un abartılı felaket filmlerinde olur: New York’un her zaman karınca yuvasını andıran ana meydanı Times Square’de in cin top oynu...
Sinema ve psikanaliz Sinema ve psikanaliz Çarşamba, 16 Mart 2016 10:16 1925 yılında MGM’nin G’si, Samuel Goldwyn, Freud’a, çekilmesi tasarlanan bir filme senaryo yazması için 100.000 dolar teklif etti. Filmde ...
Sinemanın ulusu mu olmalı coğrafyası mı? Sinemanın ulusu mu olmalı coğrafyası mı? Çarşamba, 16 Mart 2016 09:49 Lumiere Kardeşlerin 28 Aralık 1895’te bir trenin istasyona girişini görüntüleyerek başlattıkları sinema sanatı zaman içinde insanın yaşamınd...
Türk dizileri ırkçılık fabrikası Türk dizileri ırkçılık fabrikası Çarşamba, 16 Mart 2016 09:43 Türkiye’de ciddi toplumsal sorun haline gelen, her fırsatta toplu linçlere ve ‘Türk değerlerine sahip olmayan’ ötekilerin psikolojik ve fizi...
Sinemada İspanya İç Savaşı Külliyatı Sinemada İspanya İç Savaşı Külliyatı Salı, 15 Mart 2016 11:02 Hayatımda hiç unutamadığım repliklerden biri Geleceğe Dönüş’te çılgın profesör Emmett Brown’ın Marty’ye söylediği “zamanda bir kırılma oldu”...
Vatan, Millet, Sinema Vatan, Millet, Sinema Cuma, 11 Mart 2016 12:12 “Tarihî film” denince aklımıza ilk gelen şeyin “Türklerin düşmanlarıyla mücadelesini” konu alan filmler olması Türkiye’ye özgü bir durum d...
Sinemacı, Sadece Sinemacı mıdır? Sinemacı, Sadece Sinemacı mıdır? Cuma, 11 Mart 2016 12:09 Simon Kuper'in futbolla ilgili ünlü kitabının klişeye dönüşen Türkçe başlığını uyarlayarak söylersek: Sinema, sadece sinema değildir elb...
Dziga Vertov'un Sinema Dili Üzerine Dziga Vertov'un Sinema Dili Üzerine Cuma, 11 Mart 2016 12:03 Bugün modernizmden bahsederken, merkezi Avrupa olan, bilim ve teknolojideki gelişmeleri, laikliği, bireyciliği ve küreselleşme gibi toplum...
Brecht'inYabancılaştırmasından Hareketle Dogville Aramızda Çizilen Sınır Brecht'inYabancılaştırmasından Hareketle Dogville Aramızda Çizilen Sınır Cuma, 11 Mart 2016 10:22     Sahne bugünde yüksektedir ama artık dipsiz bir uçurumdan yükselir gibi değildir, bir kürsüye dönüşmüştür. Şimdi amaç, bu...
Aura’sini Kaybeden Sanat Yapıtı Aura’sini Kaybeden Sanat Yapıtı Cuma, 11 Mart 2016 10:16   Aura’sini Kaybeden Sanat Yapıtı; Ya da Hi̇çsi̇zleşen Sanat. Benjami̇n’i̇n Sanat Kavramını ve Yeni̇den Üreti̇lebi̇li̇rli̇ği̇ Anlamada...
Uyuyan Ses:  Sinemasal bakışta İspanya Dönemi  ve Erdoğan Faşizmi Uyuyan Ses: Sinemasal bakışta İspanya Dönemi ve Erdoğan Faşizmi Perşembe, 10 Mart 2016 21:49 Bu yazı  mezar başlarında sessice ağlayan, mahkumlar için kendilerini feda eden, Hendeklerde, karakollarda, hapishanelerde ve infaz man...
Sinemaya Yolculuğum… Sinemaya Yolculuğum… Pazar, 14 Şubat 2016 00:09 Bir gün bir film yapacağımı hiçbir zaman düşünmedim. Bunu hayal bile etmedim… Şayet dağa çıkmasaydım, gerilla olmasaydım, Kürt halkının de...
Neden mi dağ sineması? Çünkü… Neden mi dağ sineması? Çünkü… Pazar, 14 Şubat 2016 00:04 Jinda Baran Dağ  "Yıllardır bir filmi seyreder gibi ya da bir filmi görüntüler gibi yürüyorum dağ başlarında. Bu savaşı anlatmanın b...
Sizin Semtte Anlatamadınız, Öteki Semtin Çocuklarını Sizin Semtte Anlatamadınız, Öteki Semtin Çocuklarını Cumartesi, 13 Şubat 2016 23:09 Fazla acımasız görünmemek için ‘büyük çoğunluğu’ diye vurgulayacağım Batılı sanatçılar, topluma öncülük misyonu yüklenen sanattan çok, mad...
Sudan Korkan Adamlar Filmi Bağlamında Kuşak İzlenimleri; Sudan Korkan Adamlar Filmi Bağlamında Kuşak İzlenimleri; "Yankı Yerine Ses Olmaya Niyetli Yeni Kuşak" Cumartesi, 13 Şubat 2016 21:03 Başka bir kuşak geldi ve sorunun konumunu değiştirdiJean Paul Sartre   Türkiye Cumhuriyeti ve PKK gerillaları arasındaki çatışmalarda...
Di neqeba şîn û şahiyê de sînema Di neqeba şîn û şahiyê de sînema Cuma, 01 Ocak 2016 18:19 Em bipejirînin yan jî nepejirînin, wê şîn û şahî her bi hev re hebin li Kurdistanê. Ev e rastiya herî dijwar ya jiyana Kurdan. Her...
Rüzgarın Hatıraları Rüzgarın Hatıraları Cumartesi, 12 Aralık 2015 09:31   Son filmi ‘Rüzgarın Hatıraları’ ile Ermeni Ressam Aram’ın hikayesi üzerinden Türkiye’de baskı altında yaşayan aydınların hikayesin...
Kazım Öz: Sinemada doğal hale gelmiş dolaylı bir sansür var Kazım Öz: Sinemada doğal hale gelmiş dolaylı bir sansür var Pazar, 15 Kasım 2015 00:25 Sinema Kolektifi çerçevesinde film çekmeye başladınız. Bu kolektif MKM’nin (Mezopotamya Kültür Merkezi) bünyesinde oluştu sanırım. Tam ola...
Halil Uysal Sinemasında Mekan ve İnsan Halil Uysal Sinemasında Mekan ve İnsan Pazartesi, 10 Ağustos 2015 22:51 Halil Uysal sinemasının, edebiyatının kenti yoktur. O kenti tanımaz. Kentlileri tanımaz. Kentlerden sakınır. Kendisi aslen kentli olan; İz...
İbrahim Halil’in sözleri... İbrahim Halil’in sözleri... Pazartesi, 10 Ağustos 2015 21:41 'Metrelerle değil tutkununadımlarıyla ölçüyoruz  yolları...belirsizliğin sihri çekiyor ruhumuzu bizden uzağa...hangi uzaklıkta...
Soryayı Taşlamak Soryayı Taşlamak Salı, 09 Haziran 2015 21:46   Tüm varolma savaşı veren kadınlar için;Bizi kendi kaderlerimize teslim etmediler,Yaktı,yıktılar bile bile...Sağır,dilsiz ettilerFe...
Dilê Sînema Dilê Sînema Perşembe, 28 Mayıs 2015 16:49     Piranî însanên me, ji sînema re wek hunereke yek ji hûnerên xweşikahiyê, ango estetîkê dinêrin. Birastî jî wek wêne, resm,...
 Tehma Gilyazan An Na Tehma Mirinê.!? Tehma Gilyazan An Na Tehma Mirinê.!? Pazartesi, 27 Nisan 2015 21:01 "Rihê min, li dû jiyana abadîn neçe, tu yê çewa qada derfetan bixeritînî li wê binêre." Pîndaros   Albert Camus di serê pirtûka xw...
Çöl Dansçısı Çöl Dansçısı Cuma, 27 Mart 2015 23:42     Yüreğinizin derinlerine dokunacak,İran sokaklarından günümüze uzanan Cumhuriyetten,İslam Cumhuriyet devriminin arasında kayb...
Hunera sînemayê û zimanekî dîtbarî? Hunera sînemayê û zimanekî dîtbarî? Salı, 03 Mart 2015 23:07   "Ravekirina fîlmekî zor e ji ber ku têgîhiştina wî hêsan e." -Christîan Metz-   Mixabîn, carna tenê têgîhiştina tiştan têr...
Sinemayı komünle köylere taşımalıyız Sinemayı komünle köylere taşımalıyız Pazartesi, 16 Şubat 2015 01:05 Sinema komününe ilişkin konuştuğumuz OSAD’dan İlhan Bakır, komünle sinemanın her aşamasında dayanışma içinde üretimi esas kılmayı istedikl...
Êlîe Faure: Rewşenbîr û Dildarekî Sînemayê! Êlîe Faure: Rewşenbîr û Dildarekî Sînemayê! Pazar, 01 Şubat 2015 01:28 "Di dawiyê de sînema, di rewşeke civakî, ku ji kurahî ve vediguhere de, dixwaze dîrokîbûna xwe pêk bîne..." Êlîe Faure
Li Ser Bîrewariyan Straneke Dilsoj: Awêne Li Ser Bîrewariyan Straneke Dilsoj: Awêne Pazartesi, 19 Ocak 2015 22:31   "Tu ê her tiştê xwe wenda bikî; lê ji bîr neke, tu nikarî bîranînên xwe wenda bikî.  Ew ê her tim te mehf bikin..." Zaven B...
R. Bresson: Havênê Sînemaya Felsefîk û Modêl'ê Sînemaya Dilpak! R. Bresson: Havênê Sînemaya Felsefîk û Modêl'ê Sînemaya Dilpak! Cumartesi, 27 Aralık 2014 10:03 "Gava ez fîlmê xwe çê dikim, ez zêde nafikirim bê ka ez ê çibikim; tenê beriya ez rave bikim, dixwazim hin tiştinan hîs bikim û ez dixwazim ...
Were Dengê Min Were Dengê Min Cuma, 19 Aralık 2014 23:35 Fîlma bi navê “Were Dengê Min” ji hêla çêkirina xwe ve bi awayekî hevpar û kolektîf hatiye çêkirin. Di encamê de derdikeve hemberî temaşev...
Ulusal Sinemaların Ulusal Sinemaların "Konuşma Dili" ve Sınır Kavramları Sorunu 1 Pazar, 14 Aralık 2014 23:10 Tarihsel, güncel ve politik bir sorun olduğu için, Kürt Sinemacılar, “Kürt Sineması”nın tanımlanması için “dil” ve “sınır” kavramlarına ço...
Kürt Sineması Kürt Sineması Çarşamba, 19 Kasım 2014 23:48   Yıllarca evinizin arka bahçesinde sakladığınız ve orada beslediğiniz ve yaşama alanı olarak sadece orayı gösterdiğiniz bir çocuğun...
"Türkiye Sineması" Demenin Anlamsızlığı Çarşamba, 19 Kasım 2014 23:00 Sinemacılar onyıllar boyunca hep devletin resmi söylemiyle konuştuğu için, bu topraklarda hep “Türk Sineması” varoldu. Sonra Kürt sinemacı...
Politik Filmler Politik Filmler Pazar, 16 Kasım 2014 20:32 Açlık grevleri, askeri darbeler, derin devlet oyunları, IRA, ETA mücadelesi, etnik ayrımcılık, faşizme direniş ve illa ki savaşlar her daim ...
Kürt Sineması ne değildir? Kürt Sineması ne değildir? Salı, 11 Kasım 2014 23:29 Gri sisler içerisinde sırtını bize dönmüş, küçük bir çocuk resmi… Resmin hemen üzerinde büyük harflerle ‘Yurtsuzluk, sınır ve ölüm’ ilanı…...
Mohra Heftemîn: Xwedê û wext xelet hatiye xitimkirin! Mohra Heftemîn: Xwedê û wext xelet hatiye xitimkirin! Pazartesi, 10 Kasım 2014 22:28 Şovalye: Tu kî yî?Mirin: Ez mirin im.Şovalye: Tu ji bo min hatî?Mirin: Ev demek dirêje bi te re me.Şovalye: Ez niha fêhm dikim.Mirin: Tu a...
Hembêzkirina Kamera û Kolanan: Neo Realismo! Hembêzkirina Kamera û Kolanan: Neo Realismo! Pazar, 02 Kasım 2014 10:37 "Hilgire kameraya xwe û dakeve kolanan..."   Beriya mirov li sînemaya welatekî birêne, pêwîste mirov şert û mercên civakê baş zanib...
Stranên Welatê Dayîka Min Stranên Welatê Dayîka Min Pazartesi, 27 Ekim 2014 13:24 Behman Ghobadî ji Rojhilatê Kurdistanê ye, beriya fîlma bi navê “Dema Hespên Serxweş” gelek kurtefîlmên serkeftî kêşandine....
Ciwan û Hunera Azad Ciwan û Hunera Azad Pazar, 19 Ekim 2014 16:37 Jiyan rastiyeke zindî ye, her tim û bi her awayî didome. Tişt an jî kesên ku jiyanê watedar dikin yên ku jiyanê şîrove dikin, dinirxînin û...
Mustafa Sağlam Röportajı Mustafa Sağlam Röportajı Pazar, 19 Ekim 2014 10:55 “... Sinemayla ilgili bilmemiz gereken ve Kürt sinemasını tartışırken hatırlamamız gereken ilk şey, sinemanın bir toplumun kim...
Erol Mîntaş û Klamên Dayikên Me Erol Mîntaş û Klamên Dayikên Me Cuma, 17 Ekim 2014 16:54 Li ser metafora Teyrê Tawis û Qijikê; Di fîlm de li ser vê metaforê pir tê sekinandin. Qijik, ji bo weke teyrê tawis xweşik bê xuyanê, p...
Sansürün Sansürün "Önlenebilir Yükselişi" Cumartesi, 11 Ekim 2014 11:14 Türkiye’de, son dönemde gerçekleştirilen protestolara katılan insanlara devlet ve işbirlikçilerinin (Emniyet Güçleri,TSK,Hükümet, Jitem, H...
Di Civakê de Erkên Sînemayê Di Civakê de Erkên Sînemayê Pazar, 05 Ekim 2014 11:56 Di roja me de di nava disîplînên hunerê de, qada herî pêş sînema ye. Sînema, xîtabê girseyeke pir mezin dike. Ji ber vê sedemê erk û peywi...
Li Ber Kobanî Ango Were û Bibîne! Li Ber Kobanî Ango Were û Bibîne! Pazar, 28 Eylül 2014 12:45   "Belê me baş dizanibû           Lê belê wan nizanibû ku             &nbs...
Ulus inşasında sinemanın rolü Ulus inşasında sinemanın rolü Salı, 23 Eylül 2014 20:40 Viktor Hugo 19. yy en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilen ünlü romanı Sefiller’i 1862 yılında yayınlandığında, Jean Valjean’ın öy...
Zimanê Sînemayê Zimanê Sînemayê Cumartesi, 06 Eylül 2014 11:24 Di van demên dawî de, li ser sînemaya Kurd gelek nivîs hatin weşandin. Piranî ya van nivîsan jî, li ser hebûn an jî tunebûna sînemaya Kurd...
Huner, Taybetmendi̇ya Ci̇vakî ya Herî Berxwedêr e! Huner, Taybetmendi̇ya Ci̇vakî ya Herî Berxwedêr e! Cumartesi, 06 Eylül 2014 09:04 Estetîk dîmena civakê ya şênber dide diyarkirin. Ango tiştên ku bi çav têne dîtin in. Xweşikbûn jî hem milê şênber û hem jî milê muceret ve ...
Görüntü Yönetmeni Ne Yapar? Görüntü Yönetmeni Ne Yapar? Pazar, 24 Ağustos 2014 18:19 Görüntü Yönetmeninin Sorumlulukları 1. Çekim Öncesi A. Düşünsel Araştırma Ve Planlama- Ön görüşmeler sırasında yönetmenle senaryonun bütün...
Sanat Yönetmeni Ne İş Yapar ? Sanat Yönetmeni Ne İş Yapar ? Pazar, 24 Ağustos 2014 18:17 1. Çekim Öncesi a. Araştırma, Planlama ve Tasarım- Ön görüşmeler sırasında yönetmenle senaryonun bütün boyutlarını ve yönetmenin filme ya...
EGÎD: “Kilîtê Kou, Qomîdê Maneno” EGÎD: “Kilîtê Kou, Qomîdê Maneno” Perşembe, 14 Ağustos 2014 21:52 ARDÎN DÎREN "Ez vê nivîsê bi boneya salvegera 15'ê Tebaxê diyariyê Egîd'ên ciwan dikim; ku îro li Şengal û Rojava çerxa şoreşê fireh dige...
Kültür sineması Kültür sineması Çarşamba, 18 Haziran 2014 11:46 “Yazar olan biz hepimiz aynı zamanda kendi köklerini belirli bir dereceye kadar kaybetmiş insanlarız” Osman Sembene Afrika sinemasının ‘...
Qapsûl Qapsûl Çarşamba, 04 Haziran 2014 22:02 Derhêner Yakûp Tekîntangaç di sala 1980’an de li Agiriyê ji dayîk dibe. Li zanîngeha Wanê ya Yuzuncu Yilê perwerdeya beşa kîmyayê dixwîne ...
Her Teyr Bi REF'ê Xwe Re Difire.!? Her Teyr Bi REF'ê Xwe Re Difire.!? Pazar, 01 Haziran 2014 22:06   "Pergal dafikeke, kesên ku bi refên xwe re nefirin dikevin vê dafikê û xwîn dibin..."  Ev demek dirêje haya me jê hebû ku li...
Derbûyina Ji Bihûştê Derbûyina Ji Bihûştê Perşembe, 22 Mayıs 2014 20:48 Ji ber van sedeman bila sînemager keda xwe, hunera xwe, proje û fîlmên xwe di van pêşbirkan de nehelînin û xwe tune nekin. Ji xwe modern...
Soma'yı İyi Anlamak İçi̇n Soma'yı İyi Anlamak İçi̇n "Bori̇nage" Belgeseli̇ İzlenmeli̇! Salı, 20 Mayıs 2014 20:53   DEVRİMİCİ BİR YÖNETMEN: JORİS İVENS Kamerasını silah gibi kullanan ve filmleriyle mevcut sistemin yaptırımlarını sorgulayan ...
Burkîna Faso, Sînema û Kurdîstan... Burkîna Faso, Sînema û Kurdîstan... Pazartesi, 19 Mayıs 2014 17:19 Afrîka...ew parzemîna jibîrbûyî û dûrî me. An jî ew parzemîna ku me, wê ji xwe dûr xist. Afrîka, ew parzemîna ku toqê lanet lê ketiye û ro...
Bilimsel Sinemanın İlkeleri ve Araştırma Yöntemleri Bilimsel Sinemanın İlkeleri ve Araştırma Yöntemleri Salı, 13 Mayıs 2014 21:56 “Sinema insanlığa hiçbir şey öğretmez. Çünkü insanlık hiçbir şey öğrenmeyeceğini son 4000 yılda ispatlamıştır” ‘An...
Bizum Hoca: Anlaşıldı örtmenim! Bizum Hoca: Anlaşıldı örtmenim! Pazartesi, 12 Mayıs 2014 19:22 Filmde, devletin gönderdiği imamın gecikmesi nedeniyle bir hafta imamsız kalan Karadeniz köyünün imamlığına "Bizum Hoca"nın bir haftalığına ...
Dağlarda tiyatro, dağlarda müzik Dağlarda tiyatro, dağlarda müzik Salı, 06 Mayıs 2014 23:02 Dağlarda tiyatro izledim ve müzik dinledim, bir aya yakın bir süre onlarla yolculuk ettim, patikalarda yürüdüm. Onlara göre bireycilik san...
Modern Bir Dengbêjin Kamerasından Evdalê Zeynikê ve Hayatı Modern Bir Dengbêjin Kamerasından Evdalê Zeynikê ve Hayatı Pazartesi, 05 Mayıs 2014 22:20 Genç sinemacı Bülent Gündüz'ün ünlü Kürt ozanı (dengbêj) Evdalê Zeynikê'nin hayat üyküsünü konu alan belgesel filmi, genis çerçeve'den bakıl...
Sinema ve Bilim Sinema ve Bilim Cumartesi, 03 Mayıs 2014 23:14   Bilimin içinde var olan olgusal değerler düşünüldüğünde;  Sinemanın ihtiyacı olan muhtevayı ne tür bir doğrultuda elde etmesi...
Sînemaya Sêyemîn..! Sînemaya Sêyemîn..! Salı, 29 Nisan 2014 22:38   Li hember Birdoziyên Fermî, Dîroka Derewkar û Sînemaya Xapînok Hişyarbûneke Giyanî; Sînemaya Sêyemîn..!   "Pêwîste em, vê j...
Bir Varmış Bir Yokmuş: Büyüklere Masallar Bir Varmış Bir Yokmuş: Büyüklere Masallar Cumartesi, 26 Nisan 2014 08:50 Ali Reza DÜRÜ Son filmi He Bu Tune Bu (Bir Varmış Bir Yokmuş) filmiyle İstanbul Film Festivali Ulusal Yarışma kapsamında gösterilen, ...
Reha Erdemî ‘’Yaşam’’ Reha Erdemî ‘’Yaşam’’ Pazartesi, 14 Nisan 2014 21:58 Jîn Gava ku we wateyek da wê peyvê ango hûn bi Kurdî fikirin; ‘’yaşam’’ dibe ‘’jîn’’ , kadin jî dibe ‘’jin’’ wan peyvan hevceye ku mirov ...
Mandela: Özgürlüğe Giden Uzun Yol Mandela: Özgürlüğe Giden Uzun Yol Pazar, 13 Nisan 2014 21:21 Mandela galiba film olamayacak biyografilerin başında geliyor. O kadar çok şey yapıp, o kadar bedel ödemiş biri ki sadece kronolojik bazlı...
Akîra Kurosawa: Li Rashomon Firoşkarekî Donê Beqan...! Akîra Kurosawa: Li Rashomon Firoşkarekî Donê Beqan...! Pazar, 13 Nisan 2014 20:26 "Derhênerekî pak ancax, bi senaryoyeka baş dikare berhemeka bêhempa biafirîne. Dîsa derhênerekî ne pak, bi senaryoyeka ku zêde baş be jî n...
Anlamlı Toplum İçin Anlamlı Tiyatro Anlamlı Toplum İçin Anlamlı Tiyatro Cumartesi, 12 Nisan 2014 23:49 Ekin KIZILIRMAK Bütün sanatsal üretimler içeriğindeki anlamla toplumsal düşünüş biçimini yansıtır. Toplumsal düşünüş ve bu düşünceye göre...
Miraz Miraz Salı, 01 Nisan 2014 20:21 Derhêner Rodî Yuzbaşi, di sala 1979’an de li Agiriyê ji dayîk bûye. Li zanîngeha Erziromê beşa sînemayê xwendiyê. Derhêner Rodî Yuzbaşi, d...
Çiyayên Bakur li Benda Kamerayên Nû ne Çiyayên Bakur li Benda Kamerayên Nû ne Salı, 01 Nisan 2014 20:03 “Êş û jan hemû dibin hêza sedema bersiva bawerî û hunera te. Êdî bi hezaran Xelîl hene, bi kamerayên xwe, bi rêhevaltiyên xwe meşa te dido...
Dağ Sineması Dağ Sineması Salı, 01 Nisan 2014 19:41 Kendi içerisinde birçok anlamı ve özgünlüğü barındıran bir tanımlama olarak Dağ sineması -başlangıç için- ne kadar Kürdistan dağlarına dai...
İçimizden bir parça tiyatro İçimizden bir parça tiyatro Salı, 01 Nisan 2014 08:50 Dilan Özbey / Siirt E Tipi CezaeviDoğal toplumda sanat kutsaldı. Dinsel törenlerde, kutsal günlerde insanlar iki grup şeklinde karşılıklı ...
Sirta La Gal Ba Sirta La Gal Ba Cuma, 28 Şubat 2014 21:00 Shahram Alîdî, li Rojhilatê Kurdistanê ji dayîk bûye.  Di biçûktiya xwe de têkiliyên xwe bi hunerê re daniye. Di demên pêş de ji aliy...
Li Eniya Rojava Tiştek Nû Tune ye... Li Eniya Rojava Tiştek Nû Tune ye... Pazar, 23 Şubat 2014 23:26 “Ev çîrok, ne gilî û gazin ne jî mikur hatin e. Bibe bibe serpêhatî ye, lewre; mirin, ji yên ku pê re rû bir û dimînin re, ne serpêhatî ye...
Vî Zemanî Her Kesek Mîmarê Sînemaya Xwe ye! Vî Zemanî Her Kesek Mîmarê Sînemaya Xwe ye! Cuma, 07 Şubat 2014 11:15   "Ger hun li çîroka xwe xwedî dernekevin, wê hin kes derkevin û dest bi gotina çîroka we bikin."          ...
Gava Leqleqê Ya Derengmayî Gava Leqleqê Ya Derengmayî Pazartesi, 27 Ocak 2014 20:12 Di sînemaya Angelopoulos de hebûna rêwîtiyên kûr û bêdeng nayên niqaşkirin. Ev hebûn, di kesayetî û derûniya mirovan de xwe dide der, bi n...
Sinema Sanatı ve Sinema Eğitimi Sinema Sanatı ve Sinema Eğitimi Cuma, 24 Ocak 2014 23:44 Yazar: Metin Gönen Film yapmayı öğrenmek, paradoksal olarak, öncelikle film seyretmekten geçiyor. Bu nedenle Paris Sinematek’inin efsan...
Ji Dil Heya Fram: Di Sînema de Jin Ji Dil Heya Fram: Di Sînema de Jin Pazartesi, 20 Ocak 2014 17:14 Gulistan Şivan Xelîl   Jin û sînema… Dema ku em vê mijarê binîrxînin û bidin gotin, ji aliyê tevgera azadiya gelê Kurd ve gelek&nbs...
Baweriya Te Neçû, bi Me re Dînîtî Naskir... Baweriya Te Neçû, bi Me re Dînîtî Naskir... Pazar, 19 Ocak 2014 14:01   Dibînim ku gavek berî gavekê, dixwazî xwe bigihînî wir. Tu şidandî yî. Zahf şên î, bêhnçikiyayî, mîna kevanê yî ey rêwî ...
Dema Jin Hezbike Dema Jin Hezbike Pazar, 19 Ocak 2014 13:42 Di dîrokê de gelek şer hatine kirin, gelek têkoşîn hatine jiyîn, gelek berdêl hatine dayîn, gelek serkeftî hatine destxistin û hê jî berde...
Türk Filmlerinin “Yeni” Kürt Kadınları 2 Türk Filmlerinin “Yeni” Kürt Kadınları 2 Cumartesi, 18 Ocak 2014 11:20 Zozan Sima Jîn Nasıl Kurtulur? Kürt kızları okul okumamış olmalarından kaynaklanan cehalet ve devletin ‘yanlış politika’larından kaynaklı ...
Türk Filmlerinin “Yeni” Kürt Kadınları 1 Türk Filmlerinin “Yeni” Kürt Kadınları 1 Cumartesi, 18 Ocak 2014 11:16 Zozan Sima Kürt kadınları ve Kürt kadın gerillalarının mücadele ve yaşamları bölgede ve uluslararası alanda giderek ilgi odağı haline gelir...
Ben uçtum, sen kaldın Ben uçtum, sen kaldın Pazartesi, 13 Ocak 2014 10:47 Başlangıçta “Kayıp Mezar” ismiyle düşünülen film, yönetmenin Maxmur yolculuğuyla birlikte “Ben uçtum sen kaldın” ismini aldı. Kürdistan’ın c...
Theo Angelopoulos Sineması Theo Angelopoulos Sineması Cumartesi, 11 Ocak 2014 13:04 Dünyanın sinema tarafından kurtarılabileceğine inanmak isterim”Theo Angelopoulos Kendine has sinema dili ile sinemaya başka bir göz ile de...
Angelopoulos; Ne rojek heta dawîyê bêdawîtî... Angelopoulos; Ne rojek heta dawîyê bêdawîtî... Cumartesi, 11 Ocak 2014 09:19 “ Her ku teknolojî pêşda diçe wijdan jî paqijiya xwe wenda dike” (Theo Angelopoulos) Angelopoulos...an jî Theo..Bi pênasek din"Helbestva...
Rê: rastî, bawerî û azadî… Rê: rastî, bawerî û azadî… Perşembe, 09 Ocak 2014 20:35 Rêwîtiyekê bifikirin ku ber bi azadiyê ve wek aveke herikbar biherike. Rêwîtiyeke dijwar û xwe bawer… Li hemberî hemû rê û rewîtiyên ku be...
Deng:  Giyana Sînemayê! Deng: Giyana Sînemayê! Pazartesi, 30 Aralık 2013 00:20 “Deng,  ne ji bo bive nûtî û mode kete sînemayê. Ji ber ku sînemaya bêdeng,  zor da ser sînorên vegotina hunera plastîk, derbasi...
Die Falscher-Sextekariya Dewletê Die Falscher-Sextekariya Dewletê Perşembe, 26 Aralık 2013 23:43 Fîlmên wiha her tim bûne sedema lêpirsîna nirxên ehlaqî û civakî. Di bûyerên dîrokê de, binpêkirina mafên mirovahiyê, qetilkirin û komujiy...
Dağlarımız, ovalarımız, nehirlerimiz bizi bekliyor... Dağlarımız, ovalarımız, nehirlerimiz bizi bekliyor... Çarşamba, 25 Aralık 2013 21:07 Festival kelimesini duyduğumuzda çoğu zaman aklımıza gelen ilk şey ‘şenlik’ veya ‘eğlencedir’. Bunu film festivali olarak düşündüğümüzde i...
Sînemaya Rastîn Sînemaya Li Çiyayan e Sînemaya Rastîn Sînemaya Li Çiyayan e Pazar, 15 Aralık 2013 13:34   Alî ONGAN / BEHDÎNAN Şehîd Xelîl Dag (Xelîl Uysal) ji bo huner û hunermendiyê sekn û kesayetiyeke bi mînak e.  Şopandina cihê...
Angelopoulos û Mêrga ku Digirî Angelopoulos û Mêrga ku Digirî Cumartesi, 14 Aralık 2013 01:26 Feridun Birgül /Amed Theo Angelopoulos, derhênerekî Yûnanî yê navdar e. Di beşa sinemaya hunerî de nûjenekî herî serkeftî tê dîtin. Ne te...
Bombardıman altında sanat: Dağ sineması Bombardıman altında sanat: Dağ sineması Cumartesi, 14 Aralık 2013 01:02 Sanat ve sanatçılıkta Halil Dağ örnek bir kişilik ve duruştur.Coğrafyasına,halkına,gerillaya ve Kürt kültürüne aşık bir insanın ayak iz...
Şoreşa Bêdeng Şoreşa Bêdeng Çarşamba, 04 Aralık 2013 19:16 Dokûmentera “The silent Revolution” (Şoreşa Bêdeng) yekemîn xebata dokûmenterî ya demdirêj e ku derbarê Kurdên Rojava de hatiye çêkirin, p...
Ken Loach û Bayê Azadiyê Ken Loach û Bayê Azadiyê Salı, 03 Aralık 2013 12:32   Ken Loach ji Îngîlîztanê ye. Di nava sînemagerên Îngîlîztanê de cihekê bilind ji xwe re girtiye. Mijarên fîlmê wî zêdetir li ser civ...
Katolîkekî Wextî Wî Derbasbûyî: Martîn Scorsese! Katolîkekî Wextî Wî Derbasbûyî: Martîn Scorsese! Pazar, 01 Aralık 2013 22:32 Ardin Diren "Karekterên wî dişibin Îsa! Çarenûsa Îsa parve dikin. Bêçare û   neçar in. Dixwazin hin tiştan biguherînin. Lê mixa...
Vizöre uzun bakış: Angelopoulos ve akan zamanı Vizöre uzun bakış: Angelopoulos ve akan zamanı Çarşamba, 27 Kasım 2013 14:07 Her sayfasına bir resim çizilmiş kitapların hızla çevrilmesiyle sabit görsele hareket izlenimi katarak ilk sinemasını oluşturan insanoğlu,...
Hedef: Hükmetmeyen sinema Hedef: Hükmetmeyen sinema Çarşamba, 27 Kasım 2013 13:54 Birkaç gün önce birçok gazetenin, Bugün gazetesinden Metin Arslan imzasıyla “KandilWood” diye servis ettiği haber ilginç! PKK’nin filmler ...
Saklı Daima Geri Döner Saklı Daima Geri Döner Cuma, 22 Kasım 2013 14:41 1920’lerde Vertov film kamerasını keşfedici mekanik bir göze benzetirken, Eisenstein sinemanın, montajın izleyici üzerindeki çarpıcı etkis...
 V for Vendetta - Sonsuza Kadar Özgürlük V for Vendetta - Sonsuza Kadar Özgürlük Cuma, 22 Kasım 2013 14:33 Birlik ve beraberliğe en çok muhtaç olduğumuz şu günlerde... V for Vendetta, gelecekteki İngiltere'de geçiyor. Terör, savaş ve bir virüsün...
Dziga Vertov'un Sinema Dili Üzerine Dziga Vertov'un Sinema Dili Üzerine Cuma, 22 Kasım 2013 14:30 Alparslan Nas Bugün modernizmden bahsederken, merkezi Avrupa olan, bilim ve teknolojideki gelişmeleri, laikliği, bireyciliği ve küreselle...
1961 Paris Katliamı ve 1961 Paris Katliamı ve "Saklı" Anılar Cuma, 22 Kasım 2013 14:26 Alparslan Nas Fransa ve Cezayir ilişkileri, geçmişte ve bugün sosyal bilimcilerin ele aldığı önemli konu başlıklarından biri olmuştur. İk...
Sinemacı, Sadece Sinemacı mıdır? Sinemacı, Sadece Sinemacı mıdır? Cuma, 22 Kasım 2013 14:22 Simon Kuper'in futbolla ilgili ünlü kitabının klişeye dönüşen Türkçe başlığını uyarlayarak söylersek: Sinema, sadece sinema değildir elbet...
Gezici Festival Gezici Festival Cuma, 22 Kasım 2013 14:18 GELENEK DEVAM EDİYOR, GEZİCİ FESTİVAL YOLLARA DÜŞÜYOR! 15. GEZİCİ FESTİVAL 4-10 Aralık 2009, Ankara 11-17 Aralık 2009, Artvin ...
Postmodernizm Ve Sinema Postmodernizm Ve Sinema Pazar, 17 Kasım 2013 00:56 1.BÖLÜM: MODERNİZM VE POSTMODERNİZM KAVRAMI Günümüzde çok sık tekrarlanan bir sözcük olan postmodernizm kavramı mimariden, sosyal bilim...
Gelecek Uzun Sürer.. Gelecek Uzun Sürer.. Cumartesi, 16 Kasım 2013 00:41 Gelecek, Kana Boğulup Toprak Bununla Doymuşsa, Uzun Sürer Daha iyi bir gelecek iddiası uğruna bugün ve bugünde yaşayanların sadec...
Çağın Toplum Mühendisliği ve Sinema Çağın Toplum Mühendisliği ve Sinema Cumartesi, 16 Kasım 2013 00:37 İnsan beyninin algı aşamasının ilk basamağında bile önce göz organının işlevselliğini konuşturması gözün insan bedeni açısından önemini or...
Minimal Sularda Maksimum Trajedilere Yolculuk: Rêç / İz Minimal Sularda Maksimum Trajedilere Yolculuk: Rêç / İz Cumartesi, 16 Kasım 2013 00:30 Kürt coğrafyasında yaşanan şizofrenik (devlet kaynaklı) tarih ve bu tarih belleğindekikayıtlara ilişkin yapımlarıyla kötü bir sezon geçire...
Çoğunluk Filmi, La Boétie ve Gönüllü Kulluk Çoğunluk Filmi, La Boétie ve Gönüllü Kulluk Cumartesi, 16 Kasım 2013 00:24 Çoğunluk Filmi, La Boétie ve Gönüllü Kulluk (Tam Metin) Yazar: Metin GÖNEN Tepenin Ardı (2012) ve Çoğunluk (201...
Jîn, Yaşam İradesi ve Özgürlük Jîn, Yaşam İradesi ve Özgürlük Cumartesi, 16 Kasım 2013 00:11  Jîn, Yaşam İradesi ve Özgürlük Yazar: Metin GÖNEN Sine-Tasvir Jîn (2013) filmi, her şeyden önce, doğaya, yaşama ve öz...
Devletin Akılsızlığına Bir Deli Tokadı: Meş Devletin Akılsızlığına Bir Deli Tokadı: Meş Cuma, 15 Kasım 2013 23:58 Deli deliyi görünce sopasını saklarmış. Devlet Kürdü görünce ne olur elbette bilinir ya biz diyelim aklını saklar ve de başlar bir akıl...
Hepimiz Sinemacıyız! Hepimiz Sinemacıyız! Cuma, 15 Kasım 2013 23:43 Yasak Koyma! Sinema Yap, Özgür ve Demokratik Bir Toplum Yarat! Özgür Sinemacılar Manifestosu Aristoteles’in dediği gibi; kurmaca (fictio...
Film karanlıkta seyredilir ama... Film karanlıkta seyredilir ama... Perşembe, 14 Kasım 2013 12:34 "Film karanlıkta seyredilir ama anlamak için aydınlık bir zihin gerekir"   Büyü ve girdap. Sinema denilince aklıma gelen ilk iki keli...
Başkanın Adamları: Başkanın Köpekleri! Başkanın Adamları: Başkanın Köpekleri! Perşembe, 14 Kasım 2013 00:02   “Yalan söyleyin. Mutlaka inanan çıkar. Yeterince sık söylenen yalan, sonunda gerçek hale gelir.”(Hitler'in propaganda bakanı ...
Stanley Kubrîck û Full Metal Jacket Stanley Kubrîck û Full Metal Jacket Salı, 12 Kasım 2013 22:51   Yên ku Stanley Kubrîck nizanibin dê bêjin, ev fîlm jî, fîlmeke ji rêzê ye ku li ser buyerên şerê Vîetnamê hatiyê kêşandin. Ya din ...
Rûmeta Mirovahiyê Wê Îşkencê Têk Bibe! Rûmeta Mirovahiyê Wê Îşkencê Têk Bibe! Çarşamba, 06 Kasım 2013 12:21   ey pakrewan ey xwîn-şêrînê biqasî tehma dirrîreşkaney di şerran de cirrnexweşê biqaskurîbeşkante çermê xwe rakişandiye ji dêvla m...
Nirxandinek li ser fîlma Nirxandinek li ser fîlma "Keştiyên ji kaxizan" Pazar, 03 Kasım 2013 10:40   Galaya fîlma bi navê "keştiyên ji kaxizan" di yekê sermawezê de li Navenda Çanda Cegerxwîn de hat pêşkêşkirin. Piştî buyerekê gerî...
Ezel'in Ramiz'i değil Sürü'nün Hamo'su Ezel'in Ramiz'i değil Sürü'nün Hamo'su Perşembe, 31 Ekim 2013 23:30 Bu yazı, ne bir Tuncel Kurtiz güzellemesidir, ne de O'nun ardından bir ağıt niteliği taşıyan, "ölüye övgü" seremonisidir. Bu yazı, sadece ...
İyi Filmler Dünyayı Değiştirir İyi Filmler Dünyayı Değiştirir Perşembe, 31 Ekim 2013 23:28 Vize almak için gittiğim Amerikan elçiliğinde hekimliğimle ilgili hazırladığım onca belgeye sıkıntılı ve şüpheli nazarlarla bakan zenci gö...
JÎN: Li Mêrsîn'ê çîrokek Qendîl'ê!! JÎN: Li Mêrsîn'ê çîrokek Qendîl'ê!! Perşembe, 31 Ekim 2013 23:19 Bêguman jiyana gerila û gerîlatiyê ji gelek mirovan re tiştek bi efsûn û têr meraq e. Çiya û jiyana çiya ji zafek mirovan re bu ye kul û d...
Duvarın ardı Duvarın ardı Salı, 29 Ekim 2013 18:54 Yönetmen Christian Petzold, Barbara adlı filminde Berlin Duvarı’yla ikiye bölünmüş dönemin Almanya’sında Doğu Almanya diye tabir edilen ‘t...
AHMET SONER: Son on yılda Kürt sineması AHMET SONER: Son on yılda Kürt sineması Pazar, 27 Ekim 2013 20:38 Doksanlı yılların ikinci yarısından sonra Mezopotamya Kültür Merkezi’nin başlattığı Sinema Atölyeleri, Kürtlerin sinema aşkını alevlendird...
M.MÜJDE ARSLAN: Genç Kürt sinemasının cesur kadınları M.MÜJDE ARSLAN: Genç Kürt sinemasının cesur kadınları Pazar, 27 Ekim 2013 20:34 ‘Kürt sineması var mıdır?’ tartışması bugün hala yer yer devam etse de genç bir sinemamız olduğuna inanmamız ve büyütmenin yollarını konuş...
Kürt sineması ekol yaratıyor Kürt sineması ekol yaratıyor Pazar, 27 Ekim 2013 20:27 “Yakın zaman önce kaybettiğimiz bir arkadaşımızın, Taha Kerimi’nin filmlerini gördükten sonra, kendi kendime dedim, Kürtler sadece Kürt sine...
Rojava ve Antalya Rojava ve Antalya Perşembe, 24 Ekim 2013 18:06 M. Hadi Sümer / Ortadoğu Sinema AkademisiTarih 13 Kasım 1960. Yer Batı Kürdistan’da (Rojava) Amudê şehri. Bir sinema salonuna film izleme ...
Küçük Mizgin’in cennet düşleri Küçük Mizgin’in cennet düşleri Salı, 22 Ekim 2013 15:46 Karpuz Cenneti politik bir meseleyi biraz naif, biraz daha dolaylı olarak bir çocuğun gözünden trajikomik bir şekilde anlatıyor. Yönetmen Gü...
Fecira: “Memleket mi Bıraktılar?” Fecira: “Memleket mi Bıraktılar?” Cumartesi, 19 Ekim 2013 20:27 “Dilin, onu kullananların (söyleyenlerin, dinleyenlerin, yazanların, okuyanların, çözenlerin) dışında bir gerçekliği yoktur. Yine de kulla...
Tarih, Sinema ve Kılıçları Çekmek Tarih, Sinema ve Kılıçları Çekmek Cumartesi, 19 Ekim 2013 20:14 "Tarih" bir bilimdir, "Sinema" da bir sanat... Bilimler sonuçlarını "dir/dır" diye ispatlamak, sanat/sanatçı ise, "bence, şöyle bir şey" y...
Devrim ve İsyan Filmleri Devrim ve İsyan Filmleri Cumartesi, 19 Ekim 2013 20:08     Bu toz duman dağıldıktan sonra şimdi tam da film izleme, düşünme ve üzerine konuşma zamanıdır. Haftalık Antrakt Sinema Ga...
Nîqaşek ji bo sînemageriyê Nîqaşek ji bo sînemageriyê Cuma, 18 Ekim 2013 11:15 Sînema, ji bo temaşegeran çê dibe. Temaşeger jî bi dîtina xwe, şîroveyên xwe ya erenî an jî neyînî tînin ziman. Lê sinemager, nikare tenê ...
Kürt sinemacılar tarihlerini yazıyor Kürt sinemacılar tarihlerini yazıyor Perşembe, 17 Ekim 2013 21:53 Kürt sinemacılar tarihlerini yazıyor. Sinemacıları yazıyor Kürtlerin tarihini. Kürtlerin tarihini sinemacıları yazıyor. Vurgulamada bir an...
Kürt Sinemasının Kadınları Kürt Sinemasının Kadınları Perşembe, 17 Ekim 2013 11:21 Türkiye’de Kürtler söz konusu olunca politikacı ve gazetecilerin nasıl da bir tahakküm dili kullandığını, bilirsiniz. Bir de ben Kürt sine...
Sinema, biraz da Chaplin demektir! Sinema, biraz da Chaplin demektir! Çarşamba, 16 Ekim 2013 23:40 19. yüzyılın sonlarında Victoria’nın İngiltere’si varlıklı ailelerin dillere destan yaşamları ile korkunç bir yoksulluğun pençesinde kıvrana...
Nazi Dönemi Alman Propaganda Sineması Nazi Dönemi Alman Propaganda Sineması Çarşamba, 16 Ekim 2013 23:37 “Entelektüellik, insan bilinci için büyük bir tehlikedir.” Joseph Goebbels Propaganda, toplumların bütünleşme süreçleri içerisinde b...
Ölüm Oruçlarını Sinemada İzlemek Ölüm Oruçlarını Sinemada İzlemek Çarşamba, 16 Ekim 2013 23:20 Röportaj: Murat Tolga Şen 1- Ölüm Oruçları ilk kez Adana’da yarışan Simurg belgeseliyle gündeme geldi ama şimdi sol sinemanın yeni duyarl...
Filmmor, Kadın ve Anne Le Ny Sineması Üzerine Filmmor, Kadın ve Anne Le Ny Sineması Üzerine Çarşamba, 16 Ekim 2013 23:12 Kadın ve Şiddet… Yan yana görmeye ne kadar alışık olduğumuz iki kelime değil mi? Birbiriyle ne kadar ilintili, sımsıkı bağlarla bağlanmış,...
Ingmar Bergman Ingmar Bergman Çarşamba, 16 Ekim 2013 23:06 INGMAR BERGMAN (14 TEMMUZ 1918 – 30 TEMMUZ 2007) “Her duygu, her hareket, her fiziksel rahatsızlık, kullandığım her sözcük için büyük bir...
Savaş Korku Filmleri Savaş Korku Filmleri Çarşamba, 16 Ekim 2013 23:03 Daha önce de söylemişimdir, savaş/korku (horror/war) olarak isimlendirilen türe karşı aşırı bir düşkünlüğüm vardır. Tür dahilindeki filmleri...
İzlemeniz Gereken 15 Western İzlemeniz Gereken 15 Western Çarşamba, 16 Ekim 2013 23:01 Westernler ya da bizde daha çok sevilen adı ile kovboy filmleri özellikle seksenler çocuklarının dövüş filmleri ile birlikte en sevdiği tü...
Sinema Tarihinin En Kötü 50 Filmi Sinema Tarihinin En Kötü 50 Filmi Çarşamba, 16 Ekim 2013 22:57 Geçen gün Youtube’da gezinirken çok eğlenceli bir videoya denk geldim. Sinema tarihinin en kötü 50 filminin listelendiği bu videoda, ...
Salazar Dönemi Filmleri Salazar Dönemi Filmleri Çarşamba, 16 Ekim 2013 22:55 Türkiye’de Mayıs sonu ile Haziran ayında yaşanan olaylar, tarihimiz açısından çok önemli bir kavramı ortaya çıkardı: Gezi Ruhu. Kimi çevrele...
Doğada Geçen 20 Hayatta Kalma Filmi Doğada Geçen 20 Hayatta Kalma Filmi Çarşamba, 16 Ekim 2013 22:53 Hayatta kalma içgüdüsü, sadece insanların değil, yeryüzündeki bütün canlıların davranışlarını yöneten en büyük itici güçtür. İzlediğimiz p...
Tek Mekanda Geçen 20 Film Tek Mekanda Geçen 20 Film Çarşamba, 16 Ekim 2013 22:51 İzlediğimiz filmler genellikle pek çok farklı mekanda, kimi zaman eşsiz manzaralar eşliğinde, kimi zamansa teknolojinin de yardımıyla yapa...
Müziksiz Saf Sinema Müziksiz Saf Sinema Çarşamba, 16 Ekim 2013 22:47 Sinema filmlerinde müzik kullanmanın, görüntüyle anlatımın eksiğini kapatmaya yaradığı, müzik kullanmadan yapılan anlatımın daha değerli ve ...
50. Altın Portakal’ın Eleştirisi 50. Altın Portakal’ın Eleştirisi Çarşamba, 16 Ekim 2013 22:37 Yarım asır boyunca, Yeşilçam’ın en güzel eserlerini seçkisinde bulunduran, en önemli yönetmenlerini ödüllendiren ve Türkiye’nin en itibarl...
Salon Sineması Salon Sineması Çarşamba, 16 Ekim 2013 20:23       Bütün dünyayla aynı anda canlı olarak izleyebileceğiniz 3 şey var: Birincisi savaş. Emperyalist müdahaleciliği, ...
“ÇÎRKÎN QRAL” “ÇÎRKÎN QRAL” Salı, 15 Ekim 2013 22:27 Di navbera qutbûna te de si sal derbas bûn. Lê hîna jî ciwanên Kurd bi navê te dixemilînin hêviyên xwe û her yek ji wan dixwazin bibin Yilma...
Belgefîlma li ser Sînemaya Yugoslavyayê Belgefîlma li ser Sînemaya Yugoslavyayê Pazar, 13 Ekim 2013 20:33   Belgefîlma bi navê Cînema Komunîsto (Sînemaya Komunîst) a ji aliyê Mila Turajlic hatibû kişandin, li Fransayê tê pêşwazîkirin. Di ...
Sinema ve Düşünce Devrimi Sinema ve Düşünce Devrimi Salı, 10 Eylül 2013 18:22 Neden sinemanın bir düşünce devrimi yaptığına artık inanmıyoruz?   M. Hadi Sümer / Ortadoğu Sinema Akademisi   Sanatın biç...
Çend gotin li ser dîroka sînemayê Çend gotin li ser dîroka sînemayê Perşembe, 05 Eylül 2013 19:54 Sînemayê, yekemîn gava xwe di 28 ê Kanûnê, sala 1895 an de li Parisê davêje. Heger mirov bi du birrên gelekî mezin û serekî sînemê binav b...
Kapitalist Sistem En Kültürsüz Sistemdir Kapitalist Sistem En Kültürsüz Sistemdir Perşembe, 05 Eylül 2013 19:51 İnsanlık, kültür, toplumsallık ve insani değerler açısından en kötü sistem kapitalizmdir. Cihan Eren Devletçi kültür içinde en etkili ...
Kısa Film Sorgusu; Arin İnan Arslan Kısa Film Sorgusu; Arin İnan Arslan Çarşamba, 28 Ağustos 2013 22:12   Diyarbakır’da, İstanbul’da insanlar omuz omuza vermiş Kürt Sineması’nın, Türk Sineması’nın kaderini değiştirmeye çalışırken, birli...
Toplumsala Dayanan Bir Fenomen: Sinema – 2 Toplumsala Dayanan Bir Fenomen: Sinema – 2 Çarşamba, 28 Ağustos 2013 22:09 Yazının daha önceki ilk bölümünde Kürt sinemasının daha çok öznel yaratım süreçlerine ve film çeken sinemacılara dair bir tartışma yürüter...
Toplumsala Dayanan Bir Fenomen: Sinema – 1 Toplumsala Dayanan Bir Fenomen: Sinema – 1 Çarşamba, 28 Ağustos 2013 22:06   Son yıllarda Kürt sinemasının doğuşu, ortaya çıkışı ya da gelişimi ile ilgili gerek festivallerde, gerek bazı platformlarda ve çok...
Bihuştek li ser ruyê erdê: Cannes Bihuştek li ser ruyê erdê: Cannes Pazar, 25 Ağustos 2013 00:02 Cannes, an jî navenda bihuştê ya ser ruyê erdê… 64 salên bihêz bi tevlibûnek mezin berdewam e û didome. Heyanî niha gelek fîlm û derhêner ...
Gerçeğin Dili Olarak Sanat Gerçeğin Dili Olarak Sanat Salı, 20 Ağustos 2013 19:21 Verdiğimiz, söylediğimiz her şeyi militanlarımız almışlarsa; onu dile getirmeyi, bir tarza dökerek vermeyi, devrimin bir kuralı olarak da be...
Sanatın Devrimci İşlevi Sanatın Devrimci İşlevi Salı, 20 Ağustos 2013 19:04 Devrimci mücadelemizin gelişmesiyle birlikte sanatın hem devrimdeki işlevi açımlanmış, hem de yanlış anlayışların devrimdeki olumsuzlukları ...
Kültür Sanat Çalışmalarının Sorunu! Kültür Sanat Çalışmalarının Sorunu! Salı, 20 Ağustos 2013 19:01 Kültür ve sanat emekçileri yüzünü bir halkı savunmaya dönmelidir. Dünyada tüm kültürel çalışmalar orijin çalışmasıyla başlar, kök arayışıyla...
Zerê; Fîlmê Yekemîn Derhaqê Êzdiyanda Zerê; Fîlmê Yekemîn Derhaqê Êzdiyanda Cumartesi, 10 Ağustos 2013 00:02   Fîlmê yekemîn derheqa êzdiyanda fîlmekî dramayî bi navê “Zerê” (sala 1926) şanoger, sênarîst û derhênerê sovêtêye bi e...
Sînemaya Rastî; Jiyana Rastî Sînemaya Rastî; Jiyana Rastî Cumartesi, 20 Temmuz 2013 15:54 We Di Semta Xwe De Behsa Zarokên Semta Din Nekirin Bi navbeynkariya televîzyonê filmên ku mirov bi hesanî dikare bigihêjiyê, derveyî dîroka...
Fîlmên Yilmaz Guney li ber Pozê Çiya bi Dawî Dibin Fîlmên Yilmaz Guney li ber Pozê Çiya bi Dawî Dibin Cumartesi, 20 Temmuz 2013 15:51 Yilmaz di dema xwe de ji bo dîtina pirsgirêkên civakî çav çêkirin. Lê dilê wî ji bo şervaniya azadiyê lêdida. Siwarbûna wî ya li hespê û tiv...
Kürt Tiyatrosu Kürt Tiyatrosu Cumartesi, 20 Temmuz 2013 15:07 1918’de İstanbul’da Evdirehîm Rehmî Hekarî’nin “Kovara Jîn” için kaleme aldığı Memê Alan piyesi, Kürt tiyatro edebiyatının ilk örneği olarak...
'Yeşil Film'lere Mecbur Değiliz! 'Yeşil Film'lere Mecbur Değiliz! Cumartesi, 20 Temmuz 2013 14:41 Eğer sinema sanatsal özüne kavuşturulacaksa, bu konumundan, yani toplum dışılığı ve karşıtlığı konumundan çıkarılması, toplum ve toplumsallı...
Yedinci Sanatla İkinci Sanatın İzdivacı Yedinci Sanatla İkinci Sanatın İzdivacı Cuma, 19 Temmuz 2013 20:26 "KİMİ YÖNETMENLERLE KİMİ MÜZİSYENLERİN ADI BİRBİRİNDEN BAĞIMSIZ OLARAK ANILAMAZ" 19. Yüzyıl'ın sonlarında ortaya çıkan sinema, 1900'lü yı...
"Sinemanın Namusu ya da Yeni Gerçekçilik" Cuma, 19 Temmuz 2013 20:21 "DEVRİMCİ OLAN GERÇEĞİN KENDİSİDİR!.." Çukurova'nın geniş tarlalarıyla halaya durmuş bir akşam kızıllığı saatidir. Torosların ardına doğr...
Hamlet ! Hamlet ! Cuma, 19 Temmuz 2013 00:04 Di roja me ya îro de, hûnera bi navê civaka Kurdistanê tê pêkanîn û hûnermendên kû ew pêktînin, bi zêdetirê xwe di nava xeletî û çewtiyên me...
Şano; Xweza, Jin û Temaşevan Şano; Xweza, Jin û Temaşevan Cuma, 19 Temmuz 2013 00:01 Şano bi ew şêwazê ku afirandiye ve, temaşevanên xwe di afirîne û digre nava xwe. Ango şano û temaşevan bi hev hene. Şano bi temaşevanên xw...
Di Sînema Kurd de sî û rastî Di Sînema Kurd de sî û rastî Perşembe, 18 Temmuz 2013 23:57 Êdî di Kurdistanê de ti hunermend nikare hilberîna azadiya gelê Kurd înkar bike. Ger ku îro bahsa hunerê jî tê kirin mirateya ku sî û penc s...
Xwe ‘Buyin An Nebuyin’ Xwe ‘Buyin An Nebuyin’ Perşembe, 18 Temmuz 2013 23:55 Bila avên qirêj tevlî rûbarên me nebin û wekî hindek rûbaran di germahiya havînê de neçikin. Ne civakê ne jî xwe bixapînin. Harûn DİCLE ...
Kayıp Özgürlük Filmi Bir Devlet Filmi Olmaktadır Kayıp Özgürlük Filmi Bir Devlet Filmi Olmaktadır Perşembe, 18 Temmuz 2013 23:46 Umur Hozatlının (Atilla Halis) kayıp özgürlük filmiyle kritiğe başlayabiliriz. Kişi olarak Kürt filmini aşırı kritiğe alma yanlısı değildi...
Post Yeşilçam Dedikleri Türkiye – IV Post Yeşilçam Dedikleri Türkiye – IV Perşembe, 18 Temmuz 2013 23:38 Bilgi ve aşk rekabeti aslında üstü örtük olsa da, Türkiye’deki geleneksel cumhuriyetçilerle Fethullah ekibinin arasındaki kavganın sinemaya ...
Post Yeşilçam Dedikleri Türkiye -III Post Yeşilçam Dedikleri Türkiye -III Perşembe, 18 Temmuz 2013 23:29 Devlet zaten bu sürecin politikasını devleti ele geçirmiş çete guruplarının belirlediğini belirtiyor ve bunu özellikle bir politika değerind...
Post Yeşilçam Dedikleri Türkiye-II Post Yeşilçam Dedikleri Türkiye-II Perşembe, 18 Temmuz 2013 23:24 Yeşil çamı post-yeşilçam olarak aştırmak isteyen kuşak yeşilçamın gerisinde olup, belirsiz bir yöne doğru yol almaktadır. Zeki SARI Di...
Post Yeşilçam Dedikleri Türkiye-I Post Yeşilçam Dedikleri Türkiye-I Perşembe, 18 Temmuz 2013 23:22 Postmodernizm sanatı, karşısında hiçbir tepki yaratmadan toplumu iğdiş etme aracıdır. Öğretilmiş çaresizlikler vahşi bir psikoloji yöntemidi...
Hep Ölümsüz  Zamanlar Diledim Senin İçin Hocam.. Hep Ölümsüz Zamanlar Diledim Senin İçin Hocam.. Perşembe, 18 Temmuz 2013 23:02 Uğurlamak kadar ayrılıklar da yeni anlamlar katıyor hayatımıza demiştim sana. Şimdi dönüp baktığımda sen öyle büyük bir yerde duruyorsun ki ...
Kendin 'Olmak Ya da Olmamak' Kendin 'Olmak Ya da Olmamak' Perşembe, 18 Temmuz 2013 22:59 Tiyatro ve tiyatrocuların görevi yaşamın dili olmaktır ve bu dili öz-diliyle halka taşırmak ve buluşturmaktır. Biz tiyatrocuların en çok ü...
Kendini Tanıtan Sinema: Kürt Sineması Kendini Tanıtan Sinema: Kürt Sineması Pazar, 14 Temmuz 2013 00:30 Gecikmiş bir sinema Ortadoğu’da 40 milyondan fazla bir nüfusa sahip olduğu tahmin edilen Kürtler sinemasahnesine oldukça geç adım atmışlard...
Sinema ve Mitoloji Sinema ve Mitoloji Cumartesi, 13 Temmuz 2013 19:29 Yazar:Fırat Sayıcı Mitoloji sinemaya aktarılırken genelde iki yol izleniyor. Ya doğrudan mitolojik hikayenin filmini çekmek ( Beowo...
Kapitalizmin Maskesini Düşüren Filmler Kapitalizmin Maskesini Düşüren Filmler Cumartesi, 13 Temmuz 2013 19:20 Yazar:Serdar Akbıyık Açıkçası bu öyle bir konu ki sayfalarca sürecek kadar film adı çıkarabilirim size. Fakat belirli bir kategori ...
En İyi 10 En İyi 10 "İlk Aşk" Filmi! Cumartesi, 13 Temmuz 2013 19:12   Kız Arkadaşım (My Girl) / 1991 Kız Arkadaşım, 90 larda büyümüş her çocuğun gönlünde yer etmiş bir ilk aşk hikayesidir. Küçük bi...
Mizgin Müjde Arslan'la Kürt Belgesel Sineması Üzerine* Mizgin Müjde Arslan'la Kürt Belgesel Sineması Üzerine* Cumartesi, 13 Temmuz 2013 19:05 Kürt Belgesel Sineması’nı nasıl tanımlıyorsunuz?   Benim buna bugün getirebildiğim tanım kayıt altına alma. Kürtlerin, Türkiye’de, ...
Kazım Öz'le Kürt Belgesel Sineması Üzerine* Kazım Öz'le Kürt Belgesel Sineması Üzerine* Cumartesi, 13 Temmuz 2013 19:01 Türkiye’de Kürt Belgesel Sineması’nı nasıl tanımlıyorsunuz?   Aslında yeni yeni doğuyor. Başlangıcından, doğumundan, çocukluğundan,...
Ayça Çiftçi'yle Kürt Belgesel Sineması Üzerine* Ayça Çiftçi'yle Kürt Belgesel Sineması Üzerine* Cumartesi, 13 Temmuz 2013 18:45 Çok genel bir sorudan başlayacağız. Türkiye’de Kürt sineması ya da Kürt belgesel sinemasını nasıl tanımlarsınız?   Bu oldukça tartı...
Ji bo jiberkirinê xira bikin Ji bo jiberkirinê xira bikin Cumartesi, 13 Temmuz 2013 17:24 Mizgîn Mujde ARSLAN / STENBOL Çalakiyek, ji bo hebûnê pêk bînî fîlmê çêdikî, tişta ku em dikin ev e. Em tenê bi fikarên estetîkî fîlm çên...
Ezberleri bozmak için film yapıyoruz Ezberleri bozmak için film yapıyoruz Cumartesi, 13 Temmuz 2013 17:20   Son yıllarda kadınların belgesel alanında iyi işler çıkardığını görüyoruz. Belgesel, sinemanın diğer türlerine göre daha özgür bir...
Tuğba Özer ile Kısa Film Hakkında Tuğba Özer ile Kısa Film Hakkında Cuma, 12 Temmuz 2013 22:10   Animasyon filmi ile Çevre Film Festival’inde ödül alan Tuğba Özer ile İki Ağaç ve Kısa filme dai CineShort – A.polat Kendinizi k...
Bir duruş olarak Kürt sineması Bir duruş olarak Kürt sineması Cuma, 12 Temmuz 2013 17:07 Kürt sinemasında Bahman Ghobadi'nin "Dema Hepsên Serxweş" filmiyle Cannes Film Festivali'nde Altın Kamera ödülünü aldığı 2000 yılı milat a...
Di Sînema Kurd de sî û rastî Di Sînema Kurd de sî û rastî Pazartesi, 01 Temmuz 2013 00:31 Hunera sînema li devê deriyê Kurdan dixe. Wê ne şaş be ku em bêjin gelê Kurd di riya hunera dîtbîniyê de, dikare ji nû ve serweta dîroka x...
Halil Uysal Dağ Sineması Halil Uysal Dağ Sineması Pazar, 26 Mayıs 2013 23:10 “Bir başlasam bütün zaman duracak ellerimde, çok iyi biliyorum. Yola bir koyulsam su gibi akacak her şey avuçlarımın arasından, biliy...
Küba Sineması Küba Sineması Pazar, 19 Mayıs 2013 21:49 Ignacio RAMONET 1971 Nisan'ında Havana'da toplanan ilk eğitim ve kültür kongresinde, delegeler, Kuzey Amerika'nın egemenliği sırasında Küb...
Kuma: Rahatsız, Dinamik ve Röntgenci Bir Film Kuma: Rahatsız, Dinamik ve Röntgenci Bir Film Cuma, 17 Mayıs 2013 21:45 Film Künyesi Yıl: 2012 Yönetmen: umut dağ Oyuncular: Begüm Akkaya, Nihal Koldaş FİLMİ İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ.
Fransız Siyasal Sinemasında Angaje Gruplar Fransız Siyasal Sinemasında Angaje Gruplar Salı, 14 Mayıs 2013 15:23 1968 Mayısı: Siyasal Sinema Nedeni 1968 Mayıs'ı siyasal sinemaya taze bir kan getirmiştir. Fransa'da öğrencilerin ayaklanmasısyla başlaya...
Dünden Bugüne Western Filmleri Dünden Bugüne Western Filmleri Salı, 14 Mayıs 2013 15:14 Kimse "western" tanımlamasının nereden geldiğini tam olarak bilmez. Her ne kadar "west-batı" kelimesinden türetilmiş olsa da Amerika'nın g...
Ünlü Sinema Yönetmenleri Ünlü Sinema Yönetmenleri Cuma, 10 Mayıs 2013 00:00 Sinemaya ilgi duyan geniş kitleleri ölçü alırsak yönetmenler her zaman perde gerisinde kalmaya mahkum oldular. Örneğin bir Scorsese başyap...
Kürdistan Sinemasında Mekân Olarak Dağ ve Halil Uysal... Kürdistan Sinemasında Mekân Olarak Dağ ve Halil Uysal... Çarşamba, 08 Mayıs 2013 14:31 YILMAZ TEKİN "Kürt Sineması mı? Kürdistan Sineması mı?" başlığını taşıyan değerlendirmemde kavram olarak Kürdistan Sineması tanımının alt...
Li Stenbolê şanoyeke kurdewarî: DestAR-Theatre Li Stenbolê şanoyeke kurdewarî: DestAR-Theatre Salı, 07 Mayıs 2013 22:23 Salihê Kevirbirî DestAR-Theatre, di Şanoya Kurdan de ji îdîayan bêhtir,girîngîyê dide jîyana ceribandinên teatral Koma Şanoyê ya...
Awirek li ser şanoya kurdî Awirek li ser şanoya kurdî Salı, 07 Mayıs 2013 22:22 Tevahîya bisporên şanoyê, dîyar dikin ku şano ango tîyatro ji şahîyên Dionisosê derketiye. Di serdema kevnar de gorî û pêşkêşî ji bo Dioni...
Di navbera jîyan û mirinê de çîroka jineka kurd Di navbera jîyan û mirinê de çîroka jineka kurd Salı, 07 Mayıs 2013 22:15   Fîlmê derhêner Reha Erdem ya bi navê JÎN, ku di raya giştî ya tirk û kurdan de dihat meraqkirin, li festîvala fîlma...
Fîlmeke kurdî ku bêhna 'Yeşilçam'ê jê tê: Doz Fîlmeke kurdî ku bêhna 'Yeşilçam'ê jê tê: Doz Salı, 07 Mayıs 2013 22:12   Fîlma Doz, ku tê de stranbêj Dîyar û Zozan dilîzin, yek ji wan berheman e, ku di van salên dawîyê de li Kurdistana Başûr bi budçey...
Sînemaya kurdî li gor kîjan prensîban dikare bê bi nav kirin? Sînemaya kurdî li gor kîjan prensîban dikare bê bi nav kirin? Salı, 07 Mayıs 2013 22:08 Yilmaz Özdil Yekemîn projeksîyona sînemayî 22yê kanûna 1895ê li Parîsê, li Grand Caféyê, ji alîyê du birayên bi navê Auguste û Louis ...
"Min wî dît" Salı, 07 Mayıs 2013 22:03 Şev nîvê şevekê… malbateke kurd ku xwedî sê zarok… bavekî welatparêz... vegera ji dawetekê… jîtem û kuştina bav û dê… çavên zarokên kurd y...
Kurd û Hollywood Kurd û Hollywood Salı, 07 Mayıs 2013 21:57 Du wênekêşên şerr, Frank û David, radihijin mekîneya xwe ya wêneyan û li dunyayê digerin û wêneyên pevçûn û kuştinan dikişînin. Ev herdu w...
"Zerê" 88 salî ye… Salı, 07 Mayıs 2013 21:52 Ali Güler Fîlmê Zerê 85 salî ye… Gava derhênerê ermenî Hamo Beknazaryan yekemîn fîlmê kurdî Zerê kişand, sal 1926 bû. Sînema cîhanê jî hî...
Sînemaya kurdî li reng û dengê xwe digere Sînemaya kurdî li reng û dengê xwe digere Salı, 07 Mayıs 2013 21:49   Sînemaya kurdî herçiqas çend sal piştî destpêka dîroka sînemaya cîhanê gavên xwe yên yekem avêtibe jî, ji ber pirsgirêkên netewî b...
CostaGavras CostaGavras Salı, 07 Mayıs 2013 12:47 7 mayıs saat 09:30 dA Costa-Gavras, 1933 Atina doğumlu ve Yunan kökenlidir. 1952'de Fransa'ya yerleşmiş, Sorbonne'da Edebiyat okuduktan so...
Sessiz Sinema (1895-1930) Sessiz Sinema (1895-1930) Salı, 07 Mayıs 2013 00:32   SİNEMA ÖNCESİ DÖNEMSinemanin tarihi büyük patlamayla başlamadı.Tek tek hiç bir olayın -ister Edison'un 1891'deki patentli kinetosc...
“Kürt Sineması: Kendi Sesini Görmek” “Kürt Sineması: Kendi Sesini Görmek” Salı, 07 Mayıs 2013 00:04   Sinema her ne kadar sanatsal bir uğraşı olsa da, aynı zamanda ekonomik ve teknik bir altyapının üstünde yükselen bir endüstri...
Dzîga VERTOV û Sîne-Çav Dzîga VERTOV û Sîne-Çav Pazartesi, 06 Mayıs 2013 23:54 Ferîdûn BÎRGUL / AMED “Aşkerekirina rastiyê ji sivikbûyînê dûrtir e, jixwe rastî sivik e.”   Tecrubeya wî ya yekemîn, “Komîteya Fî...
Küresel Kapitalizmde Bir “Zerre” Küresel Kapitalizmde Bir “Zerre” Pazartesi, 06 Mayıs 2013 01:48 Ö. Nilay Erbalaban Gürbüz 49. Antalya Film Festivali ve 3. Uluslararası Malatya Film Festivali’nden senaryo, oyunculuk, kurgu, görüntü yö...
Ulusal Kurtuluş Mücadelesi ve Sinema Ulusal Kurtuluş Mücadelesi ve Sinema Pazartesi, 06 Mayıs 2013 01:41 (Bir Üçüncü Dünya Sinemasına Doğru: Üçüncü Dünyadaki Ulusal Kurtuluş Mücadelelerinin Bir Parçası Olan Sinemanın Gelişimi Üzerine Notlar ve...
Militan Sinema mı? Siyasal Sinema mı? Militan Sinema mı? Siyasal Sinema mı? Pazartesi, 06 Mayıs 2013 01:36 Jean Patrick Lebel Écran, n° 31, Aralık 1974, p. 55 ('Cinéma militant' ? 'Cinéma politique' ? De quoi s'agit-il ?) “Militan sinema” ya...
Sinema ve Diyalektik Sinema ve Diyalektik Pazartesi, 06 Mayıs 2013 01:33 Godard ve Dziga Vertov Grubu Jean-Luc Godord yaşamaktadır ve Paris'te yeni bir filmi gösterilmeye başlanmıştır. 1971 Haziran'ında, tehlik...
Propaganda Yapan Sinema Propaganda Yapan Sinema Pazartesi, 06 Mayıs 2013 01:24 Arş. Gör. Dr. Battal ODABAŞ Siyasal olayları anlatan, ama bunu yaparken sanatsal kaygılardan uzakta belli bir siyasal amacın gerçekleşmesi...
Yol filmi ve erkek ideolojisinin iflası Yol filmi ve erkek ideolojisinin iflası Cumartesi, 04 Mayıs 2013 23:55   YILMAZ TEKİN Yol filmi, yaratıcısı Yılmaz Güney'in kafasında ilk şekillendiği vakit filmin adı Yol değil Bayram’dır. Bu ismin ned...
Türkiye Sineması Neden Bölündü? Türkiye Sineması Neden Bölündü? Cumartesi, 04 Mayıs 2013 23:52 YILMAZ TEKİN Türkiye sosyo-politik, ekonomi-politik nitelikleri gereği sosyal, siyasal ve sanatsal konularda çeşitli bölünmelerin yaşandı...
Kürt Sinemacılar, Bir Sinema Manifestosu Yayınlamalı! Kürt Sinemacılar, Bir Sinema Manifestosu Yayınlamalı! Cumartesi, 04 Mayıs 2013 23:48 Kürt sineması kavramını son on yıldır sıklıkla duyuyoruz. Çeşitli akademik tartışmalarda ve yapılan sinema sohbetlerinde bu kavrama yöneli...
Kürt Sineması Nedir, Ne Değildir? Kürt Sineması Nedir, Ne Değildir? Perşembe, 02 Mayıs 2013 23:39 Bir önceki yazımda Kürt sinemacılarının bir manifesto yayınlaması gerektiğine dair düşüncelerimi kısa bir değerlendirme halinde dile getir...
12 Eylül ve Mavi Ring Filmi 12 Eylül ve Mavi Ring Filmi Perşembe, 02 Mayıs 2013 23:34   YILMAZ TEKİN Avrupa sineması çok erken döneminde kıta kaynaklı totalitarizm, faşizm ve soykırımla bir noktada hesaplaşmasını tama...
Jim Jarmusch Sineması Jim Jarmusch Sineması Perşembe, 02 Mayıs 2013 23:28         Jim Jarmusch Sineması, Stranger Than Paradise ve Deleuzeyen Bir Bakış   YILMAZ TEKİN Sinema üzerin...
Koparılmış Kürt Çiçekleri * ve Pera Berbangê Koparılmış Kürt Çiçekleri * ve Pera Berbangê Perşembe, 02 Mayıs 2013 01:29 “Kuru kengerler gibi rüzgarın önünde savrulupduruyoruz. Rüzgar bile bizimle dalgasını geçiyor…” Pera Berbangê Taş binaların içinde mutlu...
Gerayiş, Mekân ve Bellek Konteksti! Gerayiş, Mekân ve Bellek Konteksti! Perşembe, 02 Mayıs 2013 01:23 YILMAZ TEKİN Mekânsal kontekstin, insanın zihin dünyasında yarattığı imgesel çağrışımlar bir noktada insan belleğinde hatırayı güncelleşt...
Bir Düşünme Faaliyeti Olarak İnsanın İmaj Yaratması Bir Düşünme Faaliyeti Olarak İnsanın İmaj Yaratması Perşembe, 02 Mayıs 2013 01:21 YILMAZ TEKİN Politik, felsefi, estetik bir nosyon olarak sinema, modern insanın bilinç-bilinç ötesi dünyasında etkili bir anlatım biçimi ...
Was, Kişisel Olan Politik, Politik Olan Kişiseldir! Was, Kişisel Olan Politik, Politik Olan Kişiseldir! Perşembe, 02 Mayıs 2013 01:15 YILMAZ TEKİN Alman oyun yazarı Bertolt Brecht kendi tiyatrosunun uyguladığı dramatik kuralları sıralarken "tarihselleştirme" nosyonunu da...
‘Maskeli’ Tiyatro ‘Maskeli’ Tiyatro Çarşamba, 01 Mayıs 2013 11:04   Tiyatro alanındaki devlet politikaları iyi anlaşılmadan sistem dışı bir tiyatro geliştirmek oldukça zordur. Devlet kendi tekelle...
Texte Reş, Ghobadi ve Kürt Sineması Texte Reş, Ghobadi ve Kürt Sineması Salı, 30 Nisan 2013 23:18 Texté Reş. Kara Tahta. Ne yapılabilir kara bir tahtayla? Yazı yazılabilir örneğin. Evet yazı yazılır kara tahtaya ve bununla özdeşleşmişti...
Kürt Sineması mı Kürdistan Sineması mı? Kürt Sineması mı Kürdistan Sineması mı? Salı, 30 Nisan 2013 14:06 YILMAZ TEKİN Bir süredir hem kendime sorduğum hem de çevremdeki insanlarla tartışmaya çalıştığım bir konudur Kürt Sineması... Bu konuda y...
Helebçe – Zarokên wenda Helebçe – Zarokên wenda Cuma, 26 Nisan 2013 11:12 Bi Elmanî Halabja - Die verlorene KinderBi îngîlîzî Halabja – the lost children Rêzên jorîn navê fîlmeke kurdî ye. Qirkirin û yekîtî...
Amûdê û sînemeya şewitî? Amûdê û sînemeya şewitî? Cuma, 26 Nisan 2013 11:08 Navê Amûdê ji sala Toşê de bi şewatê derketibû. Di 1937ê de, Sûriya di bin sêwana Fransiyan de bû û balefirên xaçhilgiran Amûdê û gundên d...
Çarpıcı bir belgesel; Can Baz Çarpıcı bir belgesel; Can Baz Perşembe, 25 Nisan 2013 16:33 Genç yönetmen Özay Şahin’in İstanbul’da yaşamakta olan Konyalı tinerci Kürt çocuğun ve sokaklarda müzik yapan Grup Siya Siyabend üyesi gen...
Kürt Film Festivalleri’nin Önemi Kürt Film Festivalleri’nin Önemi Perşembe, 25 Nisan 2013 16:18 Her geçen gün yedinci sanat olarak da bilinen; tiyatro, resim, fotografçılık, şiir, roman ve müzik gibi sanatları da içinde barındıran sin...
Kürt Filmini Nasıl Tanımlamalı? Kürt Filmini Nasıl Tanımlamalı? Perşembe, 25 Nisan 2013 16:15 Özellikle Bahman Ghobadi’nin filmlerinin uluslararası alanda ödüller almasinin ardından, Kürt filmleri ve sineması adından daha çok sözett...
Andrey Arsenyeviç Tarkovski (1932-1986) Andrey Arsenyeviç Tarkovski (1932-1986) Perşembe, 25 Nisan 2013 14:05 “Ne olursa olsun; yalnızca bir mal olarak tüketilmek istenmeyen her türlü sanatın amacı; hiç şüphesiz kendine ve çevresine hayatın ve in...
Tarkovsky Sineması, Sanatı ve Stalker Filmi Tarkovsky Sineması, Sanatı ve Stalker Filmi Perşembe, 25 Nisan 2013 14:02 Andrei Tarkovsky, sinema sanatını bir avuç filmiyle tepeden tırnağa dönüştürmüş büyük bir yönetmen; sanatın ve insan varlığının amacı üzer...
Shakespeare’iN Globe Tiyatrosu Shakespeare’iN Globe Tiyatrosu Pazartesi, 22 Nisan 2013 21:41 Engin batı kültürü içinde, ondan etkilenmemiş, onu anmamış, onun bir cümlesini veya bir eserini kullanmamış bir tek sanatçı dahi yoktur. R...
Politik Filmler Serisi Politik Filmler Serisi Çarşamba, 17 Nisan 2013 19:20 Dünya coğrafyasında her toprak esaretin bir gerçeklik ve özgürlüğün de hayal olarak kaldığı düşüncelere evsahipliği yapmıştır. Düşünceler ...
Kanlı Sinema Kanlı Sinema Çarşamba, 17 Nisan 2013 18:55 Defalarca yazılıp çizilmiştir, "sinema tarihinin en vahşi filmleri" adı altında sayısız listeler, eleştiriler bulunur. Tüm bu listelerin o...
Bahman Ghobadi ve Kürt Sineması Bahman Ghobadi ve Kürt Sineması Çarşamba, 17 Nisan 2013 18:45 Bahman Ghobadi ismi sinemaseverler için ”Kaplumbağalar da Uçar” filmiyle akıllara kazınmıştır. Kürt yönetmen sinemaya adım attığı ilk ...
Kültür Kültür Salı, 16 Nisan 2013 16:55 Kültür, tarihsel süreç içinde toplumların, uygarlıkların, çıkışlarında yer edinmiş ve vazgeçilmez bir kavram olarak hala günümüzde sıcaklı...
Sessiz Filmler Dosyası Sessiz Filmler Dosyası Pazartesi, 15 Nisan 2013 12:36 Michel Hazanavicius’un sinema seyircisini alıp bir nostalji fırtınasının içerisine bıraktığı ödül rekortmeni filmi The Artist ile birlikte y...
Kakşar Oremar: Folklor ya da bir halkın yaşam öyküsü Kakşar Oremar: Folklor ya da bir halkın yaşam öyküsü Pazartesi, 15 Nisan 2013 12:14 Folklor kelimesi, Folk (millet, halk) + Lore (bilgi) sözcüklerinin birleşiminden oluşan İngilizce Folklore kelimesinden geliyor. Geniş anl...
Bi Mîzgîn Arslan re li ser Bi Mîzgîn Arslan re li ser "Kirasê Mirinê" hevpeyivîn Cumartesi, 13 Nisan 2013 22:48 Gülizer Temel Hun dikarin qala xwe bikin? Mîzgîn Arslan kî ye? Ez gûndekî  Mêrdînê ji dayîk bûm. Gundê me g...
Sinemanın Adını Koymak: Dilini Arayan Kürt Sineması Sinemanın Adını Koymak: Dilini Arayan Kürt Sineması Cumartesi, 13 Nisan 2013 22:45 Serin bir ikindi vakti Diyarbakır’a indiğimde tepemde jetler uçmaktaydı. Anayasa Mahkemesi Demokratik Toplum Partisi’ne açılan kap...
Ghobadi Filmlerinde Kürt Kadını ve Temsili Ghobadi Filmlerinde Kürt Kadını ve Temsili Cumartesi, 13 Nisan 2013 22:37 Murat Barin Bahman Ghobadi filmleri, Kürdün hayatını temsil etmesi bakımından oldukça gerçekçi ve sade filmlerdir. Onun filmlerinde Kürtl...
Kürt tiyatrosu kurumsallaşmalı Kürt tiyatrosu kurumsallaşmalı Cumartesi, 13 Nisan 2013 22:27 Ali Rıza Kılınç / Mehmet ÇakmakçıKürt tiyatrocularla Kürt tiyatrosunun içinde bulunduğu koşulları ve geleceğini konuştuk 
Bağımsız sinema (nedir, ne değildir) Bağımsız sinema (nedir, ne değildir) Cumartesi, 13 Nisan 2013 22:17   Bağımsız sinema "sözünü ilk kez 1960'lı yıllarda duymuştum. John Cassavetes'in ilk filmi "Shadows" (Gölgeler) için söyleniyordu bu...
Kürt Sineması / Yazan: Mizgin Müjde Arslan Kürt Sineması / Yazan: Mizgin Müjde Arslan Cumartesi, 13 Nisan 2013 22:03 Kürt sinemasında Bahman Ghobadi nin Dema Hepsên Serxweş filmiyle Cannes Film Festivali nde Altın Kamera ödülünü aldığı 2000 yılı milat alı...
Faşizm Üzerine 12 Film Faşizm Üzerine 12 Film Cuma, 12 Nisan 2013 02:00  Not: Filmleri İzlemek İçin Turuncu Yazılı Başlıklarına Tıklayınız Dünyaya savaşlar, acılar, ölümler ve büyük zihinsel hastalıklar g...
Sergey M. Eisenstein Sergey M. Eisenstein Perşembe, 11 Nisan 2013 09:11 Sergey M. Eisenstein, 23 Ocak 1898’de Çarlık Rusya’nın Baltık kıyısındaki sömürgesi Letonya’nın Riga kentinde dünyaya gelir. Mimar-mühendi...
Tanrıyı Tartışan Filmler Tanrıyı Tartışan Filmler Perşembe, 11 Nisan 2013 09:02 Kimisine göre ‘acı ama gerçek’ kimilerine göre ‘sadece gerçek’, tanrı bir şekilde sinemacıların kariyerlerini etkiliyor. Da...
Sinemada Ses Unsuru Sinemada Ses Unsuru Perşembe, 11 Nisan 2013 08:58 Sinemasal anlatıcının işitsel ve görsel olmak üzere iki temel yapısı vardır ve sinemasal anlatıcı bu başlıkların altında yer alan ses...
Dramatik Sanatlar Nedir? Dramatik Sanatlar Nedir? Pazartesi, 08 Nisan 2013 21:50 Dramatik Sanatlar : İnsanın, eyleme dönüşmüş ifadelerle kendini veya bir olayı, bir olguyu anlattığı sanatlardır: Tiyatro, opera, müzikal ...
Shakespeare Döneminde Tiyatro Shakespeare Döneminde Tiyatro Pazartesi, 08 Nisan 2013 21:47 Shakespeare’in Londra’ya gidip meslek yaşamına başladığı yıllarda İngiltere’de oldukça canlı bir tiyatro ortamı yeşermişti bile. Gerek şii...
Feminist Tiyatro Feminist Tiyatro Pazartesi, 08 Nisan 2013 21:42 Yeni kadın özgürlüğü hareketinin 1970’lerin ortalarında güçlenmesiyle birlikte, aralarındaki çeşitli farklılıklara karşın, kadın­larla kad...
Sinemada Akımlar Sinemada Akımlar Pazartesi, 08 Nisan 2013 21:36 Sinema denilen büyülü perde oyunları LUMİERE kardeşlerin yaptığı SİNAMASKOP denilen aletle birlikte doğmuş ve dünyada meydana gelen her ye...
Şiir ve Sinema Şiir ve Sinema Pazartesi, 08 Nisan 2013 21:32 Octavio Paz şöyle demişti: "Zincire vurulmuş bir adamın, dünyayı parçalayacak gücü kazanması için gözlerini kapaması yeter";ben de bu sözü...
Toplumsal Tip Olarak Çocuğun Sinemada Temsili Toplumsal Tip Olarak Çocuğun Sinemada Temsili Pazartesi, 08 Nisan 2013 21:28 Çıkış noktamız bu kez Jean-Pierre Faye'ın oldukça sıcak ama bir o kadar da ağır felsefi bir karakter taşıyan bir Heidegger metni... Daha d...
Dünya Sinemasında İlkler Dünya Sinemasında İlkler Pazartesi, 08 Nisan 2013 21:25 Kinetoskop’u keşfeden ilk mucit: Thomas Edison (1892). İlk film gösteriminin yapıldığı mekan: Paris’te Capucines Bulvarı’ndak...
Sinema ve Edebiyat Türleri Arasında Görülen Etkileşimler Sinema ve Edebiyat Türleri Arasında Görülen Etkileşimler Pazartesi, 08 Nisan 2013 21:15 Sanat, biçim-içerik ilişkisinin birlikteliğiyle var olmaktadır. Biçimsel  öğelerle içeriksel öğelerin yoğrulması sanat yapıtının olu...
Kısa Film Nedir, Ne Değildir? Kısa Film Nedir, Ne Değildir? Pazartesi, 08 Nisan 2013 21:09 1996 yılında “kısa film”in ne olduğunu soruşturan bir kitap yayınlanmıştı. Yazar “kısa film nedir?” sorusu için dönemin bilinen sorularını...
Sinema ve Tv’de Çekim Ölçekleri Sinema ve Tv’de Çekim Ölçekleri Pazartesi, 08 Nisan 2013 21:03   İnsanın anatomisini esas alan çekim ölçekleri, sanatın kabul gören binlerce yıllık mirasından alınarak devinimli görüntüye de akta...
Sinematografi Üzerine - 1 Sinematografi Üzerine - 1 Pazartesi, 08 Nisan 2013 21:02 Sinemada çok önem verdiğimiz bir unsur sinematografi, peki nedir bu unsur, bırakalım şimdi sözlüklerdeki edebi klişe tanımlamaları ve sine...
Sinemanın Doğuşu Sinemanın Doğuşu Pazartesi, 08 Nisan 2013 21:00 İnsanların ilk sinemayla tanışmaları nasıl oldu? Öyle ya,insanlar hiç bilmedikleri bir dünya ile tanışıyorlar ve bu dünyanın nimetlerinden...
Kuantum Fiziğinin Şiiri: Sinema Kuantum Fiziğinin Şiiri: Sinema Pazartesi, 08 Nisan 2013 20:57 Ah şu bilmek, ne enteresan şeydir öyle… Sanat tarihini, bilmenin ışığından ayırmanın bizi gaflete düşürdüğü kesindir. Bil- mek, bil-im, b...
Sinema ve Psikoloji - 1 Sinema ve Psikoloji - 1 Pazartesi, 08 Nisan 2013 20:52 Sinema, büyüleyen, insanları gerçek yaşamdan kısa süreliğine uzaklaşıp bir düş dünyasında gezinmemize, filmdeki karakterlerle özdeşleşip k...
Dramaya Karşı Bir ‘Kameralı Adam’ Dramaya Karşı Bir ‘Kameralı Adam’ Pazartesi, 08 Nisan 2013 14:56 Dziga Vertov’un 1929 yılı tarihli ‘’Kameralı Adam ‘’adlı filmi dünya sinema tarihinde önemli bir yer tutar. Özelikle kendisinden sonra gel...
Yolcuya Yolcuya Salı, 02 Nisan 2013 16:26 Halil ve yürümek. Güneşin ilk ışınlarını yakalamaya ya da dağlara bulanan o koyu sislere yetişmeye çalışan, her şeyin o ilk ve saf haline do...
Kürt Sinemasına Bakış Kürt Sinemasına Bakış Pazar, 31 Mart 2013 00:09 İlk Kürt sinema filmi olan Zarê, aynı zamanda Ermeni sinemasının kurucusu sayılan Ermeni yönetmen Hamo Beknazaryan(1892-1969) tarafından ç...
 "Bîranîna Şehîdên Sînema Amûdê" Pazar, 31 Mart 2013 00:00 Amûdê, li başûrê-rojavayê Kurdistanê bajarekî biçûk e. Li herêma ku bajarê Amûdê lê ye, kîjan dever bê kolan, şopa bûyerên dîrokî yên gir...
Reha Erdem’in Jîn’ine eleştirel bir Kürt bakışı Reha Erdem’in Jîn’ine eleştirel bir Kürt bakışı Cumartesi, 30 Mart 2013 23:52 Bir film düşünün; bir Kürt, Ege köylülerinin yaşamı üzerinden evrensel bir konuyu işliyor. Egeliler hakkında birçok şey okumuş dinlemiş, i...
Kürt Sinemasına Eleştirel Bakış Kürt Sinemasına Eleştirel Bakış Cumartesi, 30 Mart 2013 23:13 Kameralar henüz gerçeği yansıtmadı Kürt sinemasının öncelikle ışığı ve kamerayı doğru yere, olaya ve kişiye tutup tutmadığı önemlidir. Do...
Öfkeli ve özgür yönetmenler Öfkeli ve özgür yönetmenler Cumartesi, 30 Mart 2013 16:32 Bağımsız sinemanın ilk yönetmenleri Lindsay Anderson, Karel Reisz ve Tony Richardson’du. Daha sonra onlara John Schlesinger, Ken Loach gib...
Sinemada Kadın Sinemada Kadın Cumartesi, 30 Mart 2013 16:17 Egemen güçlerin baskısıyla sinema kendisine her dönem bir düşman bulmuştur. Bulunan düşman, aslında sinemanın tercihi olmayıp, tamamıyla e...
Özgürleşme sorunu ve sinema Özgürleşme sorunu ve sinema Cumartesi, 30 Mart 2013 16:13 İnsan ve uygarlıklar tarihi kadar eski ve kökenli bir sorundur özgürleşme sorunu. Halen bir çözüme kavuşturulamamış ama bu sorunun da çözü...
Kürt sineması ve Bahman Ghobadi Kürt sineması ve Bahman Ghobadi Cumartesi, 30 Mart 2013 16:10 Son yıllarda özellikle İran ve Türkiye'de üretilen sinema filmleri Kürtler'i cinema alanında dünya ölçeğine taşıdı. Çoğunluğu Kürt yönetme...
Türk Sinemasında Kürtler Türk Sinemasında Kürtler Cumartesi, 30 Mart 2013 16:06 Türkiye sineması tarihi boyunca Kürtler’i Kürt olarak yansıtmaktan kaçınmıştır, bir anlamda inkar etmiştir Kürt gerçekliğini. Türkiye...
Bir sürgün sineması olarak Kürt Sineması Bir sürgün sineması olarak Kürt Sineması Cumartesi, 30 Mart 2013 16:02 Sinema her ne kadar sanatsal bir uğraşı olsa da, aynı zamanda ekonomik ve teknik bir altyapının üstünde yükselen bir endüstridir. Ame...
Kürt sineması için ortak bir strateji arayışı Kürt sineması için ortak bir strateji arayışı Cumartesi, 30 Mart 2013 15:56 Sinema dünyasına yeni giriş yapmasına ve şimdiden ciddi ürünler vermesine rağmen Kürt sineması ciddi sorunları da içinde barındırıyor. Bu ...
Dizi dizi şovenizm Dizi dizi şovenizm Cumartesi, 30 Mart 2013 15:51 Özellikle de 1990’lı yılların sonlarına doğru artan rekabet üzerine televizyon yayıncıları “dizi film”i keşfetti. Dizi film, seyirci topla...
Yangında filizlenen çiçek ya da Kürt Sineması Yangında filizlenen çiçek ya da Kürt Sineması Cumartesi, 30 Mart 2013 15:48   Tarih denince akla ilk gelen savaşlar olur nedense; ilk akla gelmesinin, gelmesi gereken olmasının tabiki de haklı gerekçeleri var...
Dağların İlk Tiyatro Sanatçılarına Dağların İlk Tiyatro Sanatçılarına Cumartesi, 30 Mart 2013 15:44 Dağda ilk profesyonel tiyatroyu sahneleyen, onlardı. Bin beş yüz gerillanın önünde, Zap gibi, savaşın orta yerinde,zorlu bir alanda, Parle...
Nasil bir sinema? Nasil bir sinema? Cumartesi, 30 Mart 2013 15:41    Louise Lumiere 1895’te sinematografiyi (kamera) keşfederek, ilk filmi (belgesel) çekip halka açık ilk gösterimi de yaparak, ...
Kürt sinemasına layıkıyla girmek Kürt sinemasına layıkıyla girmek Cumartesi, 30 Mart 2013 15:35   Eski ve yeni Kürt arasındaki farkı, bu farkı yaratanların mücadelesi görülmeden, sırf popüler olma, kendini kabul ettirme adına, bu ...
Sînemaya Çiyayan Sînemaya Çiyayan Cumartesi, 30 Mart 2013 15:29 BEHDÎNAN - Gava mirov navê Xelîl Dag (Çiya) dibihîse, “Sînemaya Çiyayan” tê bîra mirov. Şagirta Xelîl Dag, Jînda Baran destnîşan kir ...
Sinema ile tasavvuf ilişkisinde Sinematografi Sinema ile tasavvuf ilişkisinde Sinematografi Cuma, 29 Mart 2013 18:14 Sinema ile tasavvuf ilişkisinin ele alınması, sinemanın şimdiye kadar, düşünce ile, felsefe ile, metafizik ile ilişkisini ele almayı, bu k...
“PERDE”yle Eriyen Duygularımız “PERDE”yle Eriyen Duygularımız Cuma, 29 Mart 2013 18:02   İnsan ruhuna şöyle bir ayna tuttuğumuz da; gökkuşağında ki renkleri andıran ve insanı insan yapan bir takım duygulara tanık olmakt...
Kürt aydını, Halil Uysal Dağ ve dağların ardı... Kürt aydını, Halil Uysal Dağ ve dağların ardı... Cuma, 29 Mart 2013 12:50 Türkiye'deki gazeteciler, PKK hareketini anlamaya çalışanlar ve yorumlayanlarla karşılaşıp meseleyi konuştuğumuzda söz gerillanın kültür ve ...
Şano Şano Çarşamba, 27 Mart 2013 15:24 Şanogeh: meydana lîstikê.Ji dema berê ve heta îro di jiyana mirovan de gelek guhertin çêbûne. Bi taybetî di hunerê de, wek şano. Bing...
Sinema tarihi Sinema tarihi Salı, 26 Mart 2013 13:20    Sinemanın temelinde yatan yanılsama, beynin gözün ağ tabakası üzerine düşen görüntüyü kaybolmasından sonra da kısa bir süre al...
Filmin Doğuşu ! Filmin Doğuşu ! Salı, 26 Mart 2013 13:09 Lumiere kardeşler gelişSinematograf adlı aygıtla ilk kez hareketli görüntü elde ettiler. Bu olay sinemanın doğuşunu müjdeleyen e...
Sinemada Ses Sinemada Ses Salı, 26 Mart 2013 13:05 Dünyada ilk sesli film 1927 yılında çekilen “Caz Şarkıcısı”  (The Jazz Singer) isimli Amerikan yapımlı filmdir.
Sanat Nedir? Sanatçı Kime Denir? Sanat Nedir? Sanatçı Kime Denir? Salı, 26 Mart 2013 13:01 Sanat Nedir? Sanat en genel anlamıyla, yaratıcılığın veya hayal gücünün ifadesi olarak anlaşılır. Tarih boyunca neyin sanat olarak adland...
Tutsak Halkın Sinemacısı Tutsak Halkın Sinemacısı Pazar, 24 Mart 2013 14:50 “Bir başlasam bütün zaman duracak ellerimde, çok iyi biliyorum. Yola bir koyulsam su gibi akacak her şey avuçlarımın arasından, biliyorum… B...
Senaryo Oluşturma Senaryo Oluşturma Perşembe, 21 Mart 2013 18:44 ,   Senaryo: Görsel AnlatıSinemasal Anlatıda Senaryonun İşleviAnlatı Biçimleri ve Senaryonun ÖzellikleriSinopsis, Tretman, Dekupaj, S...
Kısa Film Nedir ? Kısa Film Nedir ? Perşembe, 21 Mart 2013 18:41 Kısa film, gevezelik yapmadan kısa zamanda çok şey anlatma esasına dayanır. Kısa filmler kısa süre içerisinde birçok şeyi ifade edebilen ...
 Sinemada Meslekler Sinemada Meslekler Perşembe, 21 Mart 2013 18:39   Sinema, ortaya çıkan ürün için çalışan çeşitli meslek grupları tarafından meydana getirilir. Ülkemizde bu mesleklerden bazıları yo...
 Korku Filmi Türü Korku Filmi Türü Perşembe, 21 Mart 2013 18:37   Bu tür, adından da anlaşılacağı gibi, izleyicilerde korku uyandıran kişileri, olayları, durumları işleyen bir türdür. Korkunç olay...
Belgesel Sinema Nedir? Belgesel Sinema Nedir? Perşembe, 21 Mart 2013 18:35 Sinemanın ele aldığı konulardan korku, bilim kurgu, komedi gibi türlerden anlatım ve işleyişi en zor sinema çeşididir. Belgesel film çeşit...
 Sanatta Pornografi ve Görüntü İlişkisi Sanatta Pornografi ve Görüntü İlişkisi Perşembe, 21 Mart 2013 18:33 "Birine pornografik görünen, bir başkası için dehanın kahkahasıdır."D. H. LawrenceTarih boyunca cinsellik tüm sanat dallarında yer almıştı...
 Pornografi Pornografi Perşembe, 21 Mart 2013 18:30 Cinsellik, hem toplumumuzda hem de diğer toplumlarda çok rahat bir şekilde açığa vurulmuş bir kavram değildir. O, her zaman varolmuştur am...
 Son Dönem Fransız Sineması Son Dönem Fransız Sineması Perşembe, 21 Mart 2013 18:11 Fransız sinemasının son otuz yılını anlayabilmek için 1960 yılında Yeni Dalga ile birlikte ortaya çıkan bir değişimi bilmek gerekmektedir....
 Çin Çılgın Akım Sineması Çin Çılgın Akım Sineması Perşembe, 21 Mart 2013 18:08 1930'lu yılların başından itibaren Çin sineması, "dev bir çağ"a girdi. Bu dönemde daha önceleri asıl ilgilerini operaya yönelten solcu san...
 Modern İran Sineması Modern İran Sineması Perşembe, 21 Mart 2013 18:07   MODERN İRAN SİNEMASININ KAYNAKLARI VE GELİŞİMİBir medeniyet ne kadar mozaik kültür ve zengin sanatlardan beslenmişse kendi geleneğ...
İran’ın Yaratıcı Kadın Sinemacıları İran’ın Yaratıcı Kadın Sinemacıları Perşembe, 21 Mart 2013 18:05 İran sinemasında kadının yerini araştıran Fatin Kanat `Kadınlar inanılmaz badireleri aşarak çalışma yürütüyorlar' diyor Fatin Kanat, bir ö...
 İran Sinemasının Kısa Tarihi İran Sinemasının Kısa Tarihi Perşembe, 21 Mart 2013 18:03   İlk Dönem§ Kaçar hanedanından Muzafereddin Şah 1900 yılında gittiği Fransa’da sarayın ekkasbaşısı Mirza İbrahimhan ile gördüğü sin...
Neden Kurgu? Neden Kurgu? Perşembe, 21 Mart 2013 18:01   Kalemle kalemtraş arasındaki ilişkiyi düşünün. Kurşunun etrafındaki ağacı sıyırarak, binbir güçlükte sivri mi sivri hâle getirdiğini...
 Genç İsviçre Sineması Genç İsviçre Sineması Perşembe, 21 Mart 2013 17:59 Genç İsviçre (özellikle Roman) Sineması'nın ortaya çıkışı 1964 dolaylarındadır. 1924'te doğmuş İsviçre sineması, İkinci Dünya Savaşı'na ka...
Fransız Sinemasının Doğuşu Fransız Sinemasının Doğuşu Perşembe, 21 Mart 2013 17:56 Fansız sineması deyince akla hemen Louis ve Auguste Lumière kardeşler gelmelidir. Bu kardeşler, kimsenin yadsıyamayacağı gibi sinemayı sin...
 Dışa Vurumcu Alman Sineması Dışa Vurumcu Alman Sineması Perşembe, 21 Mart 2013 17:54 1900lü yıllarda Fransa, Rusya, İsveç, Norveç, Çekoslovakya ve Polonya ile tek tük İngiltere ve Amerika'da görülen bu akım gerçek anlamda k...
 Sinemasal Gerçekçilik Sinemasal Gerçekçilik Perşembe, 21 Mart 2013 17:40 SİNEMASAL GERÇEKÇİLİK MANİFESTOSU / 20101895’te Auguste ve Louis Lumiere Kardeşlerin Cinematographe’ı icat edip, George Milies’nin ilk kon...
 Özgür Sinemacılar Manifestosu Özgür Sinemacılar Manifestosu Perşembe, 21 Mart 2013 17:39 “Hepimiz sinemacıyız”Aristoteles’in dediği gibi, kurmaca (fiction), bir yapılandırma operasyonu olarak yaşama biçim verdiği için. 
 Kinoglaz Eğitim Programı Manifestosu Kinoglaz Eğitim Programı Manifestosu Perşembe, 21 Mart 2013 17:39 1Drama halkın afyonudur.2Kahrolsun beyaz perdenin ölümsüz kralları ve kraliçeleri. Yaşasın sıradan, günlük işlerin başındaki ölümlü insanl...
 HİS Manifestosu HİS Manifestosu Perşembe, 21 Mart 2013 17:37 Herkes İçin Sinema1Sinemacılar dünyayı yalnızca çeşitli biçimlerde filme çekmişlerdir, oysa önemli olan onu değiştirmektir.
 Kürt Sineması Çocukluk Döneminde Kürt Sineması Çocukluk Döneminde Perşembe, 21 Mart 2013 17:21 Kürdistan'ın Güneyinde düzenlenen Kürt Kısa Filmleri Festivali'nde bir araya gelen sanatçılar Kürt sinemasının çocukluk dönemi yaşadığına ...
 Futbol ve Sinema Üzerine Düşünmek Futbol ve Sinema Üzerine Düşünmek Perşembe, 21 Mart 2013 17:13 Sinema yazarı Tunca Arslan'ın uzun bir çalışmanın sonucu ortaya çıktığı her halinden belli olan kitabı "Futbol ve Sinema - Meşin Yuvarlağı...
Yeni Bir Sinema Estetiğinin Olanaklılığı Yeni Bir Sinema Estetiğinin Olanaklılığı Perşembe, 21 Mart 2013 17:03 Sinema estetiği ya da sinema kuramları denildiğinde, genellikle üzerinde ilerlenmeye çalışılan alanı Hollywood sineması ile Avrupa sinemas...
Sinema : Aynadaki Yansımaya Dokunma Arzusu Sinema : Aynadaki Yansımaya Dokunma Arzusu Perşembe, 21 Mart 2013 17:00 Sinemaya ne(r)den bulaştığımızı hatırlıyoruz. Bunun açık seçik olmadığını da kabul ediyoruz. Bu metnin inşa nedeni tam da bu karanlık hatı...
 Medyada Savaş Görüntüleri Üzerine Medyada Savaş Görüntüleri Üzerine Perşembe, 21 Mart 2013 16:57 Savaşlar kamuoyuna her zaman konunun uzmanlarının ve teknisyenlerinin desteğiyle, imaj ve montaj teknolojileri yenilenerek sunulmuştur. Bu...
 Eski Filmler Bugünün Dizilerinden Daha İyi Eski Filmler Bugünün Dizilerinden Daha İyi Perşembe, 21 Mart 2013 16:55 Son filmi Kader'le Altın Portakal kazanan Zeki Demirkubuz, "60'ların, 70'lerin sineması aşağılanıyor ama bugünkü dizilere baktığımızda esk...
“3 Boyutlu Hayat” “3 Boyutlu Hayat” Perşembe, 21 Mart 2013 16:49 3 BOYUTLU SİNEMA, TELEVİZYON                Çocukluğumdan beri hep ...
Sinema'nın Ünlü Filmleri Sinema'nın Ünlü Filmleri Perşembe, 21 Mart 2013 16:46   Bu seneki Oscar ödüllerine aday gösterilen filmler arasında iki biyografik filmin yer alması nedeniyle, özyaşamöyküsünü konu alan ...
Kültür ve sanatımız Kültür ve sanatımız Perşembe, 21 Mart 2013 00:47 İktidarı bir güç olarak elinde tutan tüm sistemler zaman içerisinde hegemonik bir hal olarak toplumu çepeçevre sarmaya başlar. Eğer toplum...
Sanat ve insan Sanat ve insan Perşembe, 21 Mart 2013 00:29   Fethi Abdullah/ Bingöl M Tipi CezaeviÖzellikle tarihi incelerken, yeni toplumsal alt-üst oluşlarda, sanatın kendi içinde önemli bi...
Tiyatronun ana dalları Tiyatronun ana dalları Perşembe, 21 Mart 2013 00:28 Mehmet YILDIRIM / Lüleburgaz Kapalı Cezaevi Tiyatro, Yunanca’da Theatron, Latince’de Theatrum ve İtalyanca’da Teatro’dur. Tiyat ise içi...
Sanatsal doğa doğasal sanat Sanatsal doğa doğasal sanat Perşembe, 21 Mart 2013 00:20 Yakup Kırmızı / Erzurum H Tipi CezaeviSanatın herkesi ikna eden tek bir tanımı yoktur. Her toplum, her kültür ve hatta her birey kendi özg...
Tiyatro Tarihi Tiyatro Tarihi Çarşamba, 20 Mart 2013 20:58   ANTİK ÇAĞ TİYATROSU Tiyatro ilk kez IO 6. yüzyılda Yunan toplumunda dinsel törenden özerkleşerek bir sanat türü haline geldi; din...
 Dünya Sinemasının İlkleri Dünya Sinemasının İlkleri Çarşamba, 20 Mart 2013 20:55 Kinetoskop’u keşfeden ilk mucit: Thomas Edison (1892). İlk film gösteriminin yapıldığı mekan: Paris’te Capucines Bulvarı’ndaki Grand Cafe (...
En iyi gotik korku filmleri En iyi gotik korku filmleri Çarşamba, 20 Mart 2013 20:54 Kerem Akça, sinema tarihinin en iyi 10 gotik korku filmini seçtiBu hafta John Carpenter’ın ilk gotik korku filmi “Koğuş”un vizyona girmesini...
Sinema Tarihi Sinema Tarihi Çarşamba, 20 Mart 2013 20:49   Sinema sanatının 20. yüzyılda gelişmiş, kendinden önce yaygınlık kazanmış bulunan resim, heykel, müzik, mimarlık gibi çeşitli sanat ...
 Sinemada 12 Eylül Sinemada 12 Eylül Çarşamba, 20 Mart 2013 16:46 Filmler, çekildiği veya ele aldığı dönemle ilgili ipuçları veren birer bellek ürünü olduğu için 12 Eylül darbesinden 31 yıl sonra, geriye ...
 Ulus Baker'in gözünden Yılmaz Güney sineması... Ulus Baker'in gözünden Yılmaz Güney sineması... Çarşamba, 20 Mart 2013 16:43 Politik herhangi bir eserin iktidara ilişkin belli bir fikirle ilgili zorunlu olarak bir tasavvura sahip olması gerektiği ölçüde, iktidarı...
Sinema ve Lenin Sinema ve Lenin Çarşamba, 20 Mart 2013 16:41   "Sinema ,tüm sanatların içinde bizim için en önemli olanıdır." V.I.Lenin Sinemanın içindeki devrimci özü ilk fark eden kişilerden...
 Sessiz çığlık: Charlie Chaplin Sessiz çığlık: Charlie Chaplin Çarşamba, 20 Mart 2013 16:38 “Komünist olmak en doğal hakkımdır!”   16 Nisan 1889’da Londra’da doğan Chaplin, yoksul bir ailenin oğlu olarak dünyaya geldi. Ai...
Türkiye sinemasında Türkiye sinemasında "kadın" olmak Çarşamba, 20 Mart 2013 16:34 Türkiye sinemasında "kadın" olmak - Asiye Dinçsoy (Bianet) 17 Mart 2012 - Medyanın ve herkesin bilmesi gerek ki hiç bir şey şiddet uygulam...
 Zeki Demirkubuz Sineması Üzerine... Zeki Demirkubuz Sineması Üzerine... Çarşamba, 20 Mart 2013 13:37 Demirkubuz bu koşullarda büyük ölçüde döviz üzerinden borçlanarak C Blok’u yönetti, film bittiğinde aldığı borçlar Türk Lirası üzerinden tar...
Hareketli Görüntünün Doğuşu Hareketli Görüntünün Doğuşu Çarşamba, 20 Mart 2013 13:34   Sinemanın mucidi olarak tanınan Louis ve Aguste Lumiere Kardeşler'in bütün illüzyonu insan gözünün yanılgısına ve ağ tabakasının b...
Yalnızlık Yalnızlık Çarşamba, 20 Mart 2013 13:32 Yalnızlık, şüphesiz biz insanoğlunun yaşamaktan en çok korktuğu duygulardan birisidir. Bir çoğumuzun köşe bucak kaçtığı bu duygu,bazen hiç...
Bir Şey Varsa Doğaldır Bir Şey Varsa Doğaldır Çarşamba, 20 Mart 2013 13:28   Dökümanter özellikleri ağır basan bir video çalışması kitaba dönüştüğünde tam bir belgesel olmuş. Her ne kadar kitabın formunu far...
Görüntünün Ideolojisi ve Kültür Görüntünün Ideolojisi ve Kültür Çarşamba, 20 Mart 2013 13:26   Son günlerde internette dolaşan bir bilgiye göre TRT, Disney ile oldukça büyük çaplı bir animasyon çalışmasına giriyormuş. "Türk a...
Sergei Eisenstein Sergei Eisenstein Çarşamba, 20 Mart 2013 13:23   “HAYATI VE YAPITLARI”Sergei M. Eisenstein bir film yönetmeni ve kuramcısı olarak her iki alanda da bir dahi olduğunu kanıtlamış bi...
Kübist Sinema Kübist Sinema Çarşamba, 20 Mart 2013 13:20   Meşhur kitabı "Marifetname"nin tuhaf biçimde kitabın kendisinden daha meşhur bölümü "Kıyafetname"de Erzurumlu İbrahim Hakkı, en az...
Çarpışan İkonlar Çarpışan İkonlar Çarşamba, 20 Mart 2013 13:18   Komplo teorilerini severiz, çünkü hem bir türlü çözümünü bulamadığımız sorunların bir 'peri sopası* dokunuşuyla çözüldüğü yanılsam...
Karanlıkta bir 'Üçüncü Adam Karanlıkta bir 'Üçüncü Adam Çarşamba, 20 Mart 2013 13:17   PeterJackson'ın 'Yüzüklerin Efendisi' kadar ihtişamlı olmamakla birlikte belki bu üçlemeden çok daha iyi bir filmi var: 'Heavenly ...
Jeneriğe Dikkat! Jeneriğe Dikkat! Çarşamba, 20 Mart 2013 13:16   Sinema göstergebiliminde kabul edildiği şekliyle film jeneriği kitap kapağı gibidir; nasıl önü ve arkasıyla kitap kapağının tasarı...
Alametlerin Kıyameti Alametlerin Kıyameti Çarşamba, 20 Mart 2013 13:15     Dikkatinizi çekmiştir, ortalık kıyamet ala-metleriyle ilgili kitap, TV dizisi, 'güya belgesel've filmlerden geçilmez hale ...
Sisler Arasında... Sisler Arasında... Çarşamba, 20 Mart 2013 13:12   Her ne kadar daha çok muhafazakâr korku filmlerine imza atmış, 'öteki' korkusunu akıldışı boyutlarda yeniden-ürettiği 'Village of ...
Ölüm : Politik Bir Sinemaya Direnmek Ölüm : Politik Bir Sinemaya Direnmek Çarşamba, 20 Mart 2013 13:09 Fantastik edebiyatın en güçlü sol kanat yazarı China Mieville'in 'Foundation' isimli öyküsü, binaların duvar ve temellerini dinleyen bir a...
Amerikan Filmlerinin Ortak Özellikleri Amerikan Filmlerinin Ortak Özellikleri Çarşamba, 20 Mart 2013 13:05     Amerikan filmlerindeki ortak ilginç özelliklere hiç dikkat ettiniz mi?
 Amerikan Filmlerinin Klasikleşmiş Planları Amerikan Filmlerinin Klasikleşmiş Planları Çarşamba, 20 Mart 2013 13:04 Polisin araştırma yaparken, mutlaka bir striptiz barına girmesi gerekir. Amerika'da bütün telefon numaraları 555 diye baslar. Şirin köpe...
Erkekler Dünyasında Ana Rahmi Erkekler Dünyasında Ana Rahmi Çarşamba, 20 Mart 2013 13:02     İster 'Da Vinci Şifresi' ve benzeri komplocu yapıtlardaki teorilere uygun biçimde tarihsel veriler değiştirilerek ...
Film Festivallerinin Uyması Gereken Kurallar Film Festivallerinin Uyması Gereken Kurallar Çarşamba, 20 Mart 2013 13:00 Aşağıdaki ilkeler Avrupa Film Festivalleri Koordinasyonu tarafından 4 Kasım 1995 te Amiens' te kabul edilen "CODE OF ETHİCS FOR FİLM FESTİ...
 Sinemada Takma İsimler Sinemada Takma İsimler Çarşamba, 20 Mart 2013 12:57 Oyuncu isimleri de racona uygun olmalı, bir güzellik, bir "artiz"lik taşımalı... İşte bu nedenle Bumin Gaffar Çıtanak, Suat Ebrem, Fahrett...
Çocuk Filmleri ve Özgür Ruhlar Çocuk Filmleri ve Özgür Ruhlar Çarşamba, 20 Mart 2013 12:36 Sinema endüstrisinde başlı başına bir sektör, çocuk filmleri… Hele bir de küçük kızınız aracılığıyla siz de takip etmek durumundaysanız! O...
2013 Filmleri: Animasyonda Uzakdoğu’nun ve Ghibli’nin Yılı 2013 Filmleri: Animasyonda Uzakdoğu’nun ve Ghibli’nin Yılı Çarşamba, 20 Mart 2013 12:24     Fırat Türkoğlu yazdı.           2013 ABD’deki animasyon filmleri açısından pek zen...
Femme Fatale: Sinemanın Ölümcül Kadınları Femme Fatale: Sinemanın Ölümcül Kadınları Çarşamba, 20 Mart 2013 12:20 Mitolojiden edebiyata, resimden müziğe ve sinemaya kadar bir sürü sanatta karşımıza çıkan ‘femme fatale’ karakterinin/deyişinin sinemada v...
Nasıl Bir Sanat Nasıl Bir Sanat Çarşamba, 20 Mart 2013 12:16 Sanat, toplumsal bilincin estetize edilmiş manevi değerlerini ifade eder. Sanatın diğer bütün alanlarından da beklendiği gibi; Sinema ve s...
Küba Sineması Küba Sineması Pazartesi, 18 Mart 2013 17:27 1971 Nisan’ında Havana‘da toplanan ilk eğitim ve kültür kongresinde, delegeler, Kuzey Amerika‘nın egemenliği sırasında Küba’nı...
Spartaküs: Özgürlük Emek İster Spartaküs: Özgürlük Emek İster Pazartesi, 18 Mart 2013 17:22 Büyük bir taş ocağında, cehennemsi sıcağın altında taş taşıyan kölelerden biri sırtındaki ağırlığa artık dayanamıyor ve yere düşüyor. Onun i...
İki Dil Bir Bavul İki Dil Bir Bavul Pazartesi, 18 Mart 2013 17:16 Resmi ideolojinin ve bütün devlet iktidarının yıllarca yok saydığı, inkar ederek ötelediği ve her seferin de bir dizi açıklamayla mahalli di...
Amerikan Deneysel Sineması Amerikan Deneysel Sineması Pazartesi, 18 Mart 2013 17:04 Deneysel Sinemanın net olarak tanımını yapmak zordur aslında. Nijat Özönbu ise tanımı şu şekilde yapmıştır: ‘’Sinema alanındaki her çeşit ye...
Komedi Filmleri – Gülsek mi, Ağlasak mı? Komedi Filmleri – Gülsek mi, Ağlasak mı? Pazartesi, 18 Mart 2013 16:59 Aristo komik olanı, ortalamadan aşağı olan insanların taklidi olarak nitelemiştir. Komedi soylu olanlara yaklaşamayan bir şeydir. Ama...
Sinemanın sokağa uzanan eli: İtalyan Yeni Gerçekçiliği Sinemanın sokağa uzanan eli: İtalyan Yeni Gerçekçiliği Pazartesi, 18 Mart 2013 16:52 Yeni gerçekçilik akımının ortaya çıkışını anlamak için o dönem İtalya’nın içinde bulunduğu tarihsel ve siyasal durumu bilmek gerekmekted...
Rashomon – Anlatmak Masum Bir Eylem midir? Rashomon – Anlatmak Masum Bir Eylem midir? Pazartesi, 18 Mart 2013 16:49 Gerçekler ve yalanlar “Rashomon kapısı gözümde her gün biraz daha büyüyordu,” (1)
Korku Sinemasında Maske Kullanımı Korku Sinemasında Maske Kullanımı Pazartesi, 18 Mart 2013 16:45 Personanın yani Türkçesiyle maskenin kökeni Roma Tiy atrosuna dayanmaktadır.  M.Ö 500’li yıllarda başlayan bu oyunlarda oyuncular roll...
‘ARAF’ daki İnsanlık ve Sanat ‘ARAF’ daki İnsanlık ve Sanat Pazartesi, 18 Mart 2013 16:40 Bir şehri anlamak, zaman ve gören gözler ister. Demir cevheri dökülüyor. Karşısında iki Karabük genci izliyor bu sanayileşme harikasını: ‘...
Aykırı Olmadan, Aykırı Olmak: Kiarostami ile İran Sineması Aykırı Olmadan, Aykırı Olmak: Kiarostami ile İran Sineması Pazartesi, 18 Mart 2013 16:38   Arkadaşın evine yolculuk  İran Yeni Dalga sinemacılarının en önde gelen yönetmenlerinden olan Kiarostami, filmlerinde e...
Şewata Zarokên Sînemaya Amûdê Şewata Zarokên Sînemaya Amûdê Pazar, 17 Mart 2013 16:15   Ehmed Mihemed  Nesrellah Hecî Ebdellah Seyda  Ilwan Ibrahîm Seyda  Seedellah Hecî Ebdellah Seyda  Ebdilrehman, kurê...
Görüntü yönetmeni ne iş yapar ? Görüntü yönetmeni ne iş yapar ? Perşembe, 14 Mart 2013 16:42 Yönetmen ile birikte çalışmaktadır.Çalışma alanı yönetmene göre farklılık gösterebilir.Görüntü yönetmeni kamera hareketleri ve açıları,kad...
Hapishane Filmleri Hapishane Filmleri Perşembe, 14 Mart 2013 00:31 Hapishaneler, sinemanın tarih boyunca oldukça sık uğradığı mekânlardandır. Zaman zaman büyük çoğunluğu söz konusu mekânda geçen, zaman z...
Paradigmasal bakışta dil Paradigmasal bakışta dil Çarşamba, 13 Mart 2013 17:15   Ferhat BAYSAL / Edirne F Tipi Cezaevi Güncellenme : 01.10.2011 08:34 İnsanları bir toplum haline getiren bireylerin ...
Oryantalizm: Zihniyet hegemonyası Oryantalizm: Zihniyet hegemonyası Çarşamba, 13 Mart 2013 17:14 Nedir oryantalizm? Hangi merhalelerden geçmiştir? Kapitalizmle bağı var mıdır? Açığa çıkan zihniyet nasıl gerçekleşti? Kuşkusuz bu yönlü...
Kültür ve Kültürel Değişim Kültür ve Kültürel Değişim Çarşamba, 13 Mart 2013 17:12 En basit toplumdan en gelişmiş topluma kadar insanların oluşturdukları tüm insan topluluklarında kültür olarak tanımlanan ortak bir olgu...
Phoolan Devi Phoolan Devi Çarşamba, 13 Mart 2013 17:05 Mağdur, Haydut, Lider, Politikacı:Efsanevi Haydutlar Kraliçesi Phulan Devi 11 yaşında kocaya satıldı16 yaşında tacizci kocasını ter...
Kurdistan’ın gök kuşağı; DOMLAR Kurdistan’ın gök kuşağı; DOMLAR Çarşamba, 13 Mart 2013 16:59 "Kadim ve Mazlum dilimin, inatçı kahkahasına...Ji bo Devlikenê Kejê"
50 years: Remembering the Amûde cinema fire 50 years: Remembering the Amûde cinema fire Çarşamba, 13 Mart 2013 16:53 On 13 November 1960 hundreds of Kurdish schoolchildren, most of whom were under the age of 14, perished in a blaze at a cinema in Amûde, Syr...
Navên Hin Goriyên Şewta Sînema Amûdê* Navên Hin Goriyên Şewta Sînema Amûdê* Çarşamba, 13 Mart 2013 16:40   Ehmed Mihemed  Nesrellah Hecî Ebdellah Seyda  Ilwan Ibrahîm Seyda  Seedellah Hecî Ebdellah Seyda&nbs...
Naza Emo (Nazo) Çareserkirina Qederê Naza Emo (Nazo) Çareserkirina Qederê Çarşamba, 13 Mart 2013 16:39 NAZA EMO (NAZO) Û ÇARESERKIRINA QEDERÊ  Naza Emo (Nazo) pîrejineke ji Amûdê ye. Ew niha jî li Amûê dijî û temenê wê do...
 Şahida Şahida "Şewitandina Sînema Amûdê" Çarşamba, 13 Mart 2013 16:37 "XWEDÊ ROJÊN WISA BI SERÊ GURÊN ÇIYA VE JÎ NEYINE....!"  Salihê Kevirbirî - Bochum/Elmanya"...Zarok ji bo Cezayirê çûbûn sînemê. Ji ...
Sînema Amûdê Çima Şewitî? Sînema Amûdê Çima Şewitî? Çarşamba, 13 Mart 2013 16:36       SÎNMEA AMÛDÊ ÇIMA ŞEWITÎ?  Dr. Ebdulbasit Seyda - Uppsala/Swêd 
Bihna Şewata Laşê Min Bihna Şewata Laşê Min Çarşamba, 13 Mart 2013 16:35  Alan ŞiwêşBayê pêşî ku kete sînga min, bayê Amûdê bû. Wê demê 19 sal di ser agir re derbas bûbûn. Lê weke her kesên Amûdê, agir bihn...
Trajedeya Sînema Amûdê û Bêdengiya Miletekî Trajedeya Sînema Amûdê û Bêdengiya Miletekî Çarşamba, 13 Mart 2013 16:33 44 sal piştî şewata Sînema Amûdê û şehîdketina bêtirî 283 zarokên kurd, tirs û bêdengiya Kurdan berdewam e.   Sîrwan Hecî Berko...
İlk Kürt filmi Grass mı? İlk Kürt filmi Grass mı? Çarşamba, 13 Mart 2013 16:15   İlk Kürt filmi Grass mı? Kürt sinema tarihi, yıllardır Ermeni asıllı Hamo Bek Nazarian’ın 1926 yılında çektiği “Zarê” filmiyle ba...
Sinemanın Hikayeleri - Figüran Üzerine Sinemanın Hikayeleri - Figüran Üzerine Çarşamba, 13 Mart 2013 16:10   Meyerhold'un bir temasını hatırlayalım: "Çehov'un ünlü cümlesi iyi bilinir: eğer ilk perdede duvara asılı bir tüfek varsa, oyunu...
Şok ve Beyin: Yılmaz Güney Sineması Üzerine Şok ve Beyin: Yılmaz Güney Sineması Üzerine Çarşamba, 13 Mart 2013 16:09 Sinemanın temsil sanatlarından biri olmadığı, insanı doğrudan doğada, çevresinde, ortamlarında,
Yine Sinema Üzerine Yine Sinema Üzerine Çarşamba, 13 Mart 2013 16:08 Dünyanın "görülebilir" hale gelmesi için o dev camera obscura'ların inşa edilmesi neden gerekmişti?
Yılmaz Güney Sinemasının Bir Özelliği Üstüne Yılmaz Güney Sinemasının Bir Özelliği Üstüne Çarşamba, 13 Mart 2013 16:06   Yılmaz Güney sinematografisini ayırdeden bir özelliği, "vurdulu kırdılı" ("Çirkin Kral" dönemi mi?) diye tanımlanan ilk filimler...
 Sinema ve Tarih Sinema ve Tarih Çarşamba, 13 Mart 2013 16:05 Modern insan jestlerini yitirerek sinematik dünyaya açılmıştı. Bu açılış süreci, Alman sosyolog Norbert Elias'ın deyişine göre "uygarlık...
Sinematografik Aygıt Üzerine Dersler Sinematografik Aygıt Üzerine Dersler Çarşamba, 13 Mart 2013 16:04   Ders 1: Kapitalizmin bir Sentezi Olarak Sinema "Sinemaya aynı bakışı paylaşmayan bir çift birlikteliklerini sürdüremez. Bir...
İran Sineması ve Kadın İran Sineması ve Kadın Çarşamba, 13 Mart 2013 16:02   İran sinemasında yalnızca kadının varlığı konusunda değil, İslam'da aslında yasak olan "imajın" varlığını tartışmanız gerekir ön...
Godard ve Sinema Eleştirisinden Sinemaya Godard ve Sinema Eleştirisinden Sinemaya Çarşamba, 13 Mart 2013 16:01 Şöyle bir soruyu ortaya atarak başlayalım: acaba François Truffaut ve Jean-Luc Godard başta olmak üzere Fransız Yeni-Dalga'sını yaratan ...
Leibnizci Bir Sinema Leibnizci Bir Sinema Çarşamba, 13 Mart 2013 16:00 Filmik meselelerle uğraşanlar için Leibniz'ci bir soru işte: "nesnelere bakış açımız değişik olabilir mi?".
Sinematografi ve Halüsinasyon - Anlamlar Sirkülasyonu Sinematografi ve Halüsinasyon - Anlamlar Sirkülasyonu Çarşamba, 13 Mart 2013 15:58 İşitsel H'nun bir zamanlar araştırmacılar açısından büyük bir önemi, kurbanlarına kazandırdığı tuhaf bir büyü vardı...
Nazi Sinemasının Sinegözü Nazi Sinemasının Sinegözü Çarşamba, 13 Mart 2013 15:57 Daha önce, yetmişli yıllarda yalnızca Anti-Stalinist olmakla kalmayan, aynı zamanda sol-entellektüel bir liberalizmin izini kovalayan ba...
Toplumsal Tip Olarak Çocuğun Sinemada Temsili Toplumsal Tip Olarak Çocuğun Sinemada Temsili Çarşamba, 13 Mart 2013 15:55 Çıkış noktamız bu kez Jean-Pierre Faye'ın oldukça sıcak ama bir o kadar da ağır felsefi bir karakter taşıyan bir Heidegger metni..
Sovyet Sinema Tarihi Nedir? Bir “Tarihöncesi” Sovyet Sinema Tarihi Nedir? Bir “Tarihöncesi” Çarşamba, 13 Mart 2013 15:53 Hodinka nedir bilir misiniz? Moskova yakınlarında, üzerinde bugün bir askeri havaalanı (daha doğrusu "hava müzesi") bulunan ova...
Salo Ya Da Sinemanın Yüz Yılı Salo Ya Da Sinemanın Yüz Yılı Çarşamba, 13 Mart 2013 15:52 Hatırlayalım: PPP bu filmi 1975 yılında, Hayat Üçlemesi'nin (Decameron, Canterbury Hikayeleri ve Bin Bir Geceler) ardından "nihai filmi"...
Guy Debord'un Sineması Guy Debord'un Sineması Çarşamba, 13 Mart 2013 15:50 Burada amacım Guy Debord'un sinema alanındaki poetikasının, ya da daha doğrusu kompozisyon tekniğinin bazı yönlerini tanımlamak.
Şark'ın Şiiri/İran Sineması Şark'ın Şiiri/İran Sineması Çarşamba, 13 Mart 2013 15:40 "İran Sineması" başlık olarak alındığında, bu konuda araştırma yapan bir çok kişi, İran sinemasının kökenini 'taziye'ye daya...
Sanat ve Devrim Sanat ve Devrim Çarşamba, 13 Mart 2013 14:54 Sanatta fazla özgürlük, her zaman sanatın anlamsızlaşmasına yol açabilir.
Devrimci Sinema Üzerine Devrimci Sinema Üzerine Çarşamba, 13 Mart 2013 14:52 Fernando Solanas İle Devrimci Sinema Üzerine Bir Görüşme Bize filminizi (zaman, malzeme, mali gelir, filmde çalışanlar vs. bakımınd...
Türkiye Sinemasında Kürtler Türkiye Sinemasında Kürtler Pazartesi, 11 Mart 2013 14:57   Sermin Çakmak 19. yüzyılın ortalarında Tanzimat’la başlayıp 20. yüzyılın başlarında Jön Türklerle kurumlaşan ve Türkiye Cumhuriyeti’ni...
Oscar û ARGO - (Ihsan Türkmen) Oscar û ARGO - (Ihsan Türkmen) Pazartesi, 11 Mart 2013 14:54 Xelatên Akademiyê yê Oscarê ya 85. roja duşemê hatine dayin. Xelatên Oscarê ku di destpêkê de bi navê „Academy Award of Merit“ (Xelatên Ak...
Türkiye Sinemasında Ötekinin Ötekisi Kürt Kadınlar ve 8 Mart Türkiye Sinemasında Ötekinin Ötekisi Kürt Kadınlar ve 8 Mart Pazartesi, 11 Mart 2013 14:28 Sermin Çakmak Önce babasına sonra kocasına ama hep ataerkil topluma ait kabul edilen, onların sahip oldukları soyadlarını ismimize eklerk...
Sînema çiraya gelan e Sînema çiraya gelan e Cumartesi, 09 Mart 2013 16:23 Sîrwan H. Berko  – Elmanya Dema behsa sînema tê kirin, yekser sînema bajarê min tê bîra min. Sînema Amûdê ku berî 52 salan dergehên xw...
Kurdên Sûriya û sînemaya penaber Kurdên Sûriya û sînemaya penaber Cumartesi, 09 Mart 2013 16:21 Hunerê heftem, ango sînema, berî her tiştî zimanek huneri ye, alavek payebilind a derbirîna huneri ye. Sînema ziman, wêne, mûsîk û liv e....
Kurteniherîneke li Sînemaya Kurdî Kurteniherîneke li Sînemaya Kurdî Cumartesi, 09 Mart 2013 16:19 Mistefa mihemed serdarê malpera kobani kurd-kurdistan soriya Dîroka sînemaya kurdî ne pirr kevn e. Heye ku bikaribe bihêt gotin ku Yilmaz...
Çîroka Sînemayê Çîroka Sînemayê Cuma, 08 Mart 2013 23:57 Fîlmê bêhempa yê bi navê “Trên Tê” beriya sedsalan bi hewldanên du birayan, Auguste û Louis Lumîêre hate nîşandan. Di vî fîlmê ku li ser ş...
Modernizm Düzleminde  Viridiana ve Fight Club Modernizm Düzleminde Viridiana ve Fight Club Salı, 05 Mart 2013 16:53   Toplumsal değişikliklerin sinema üzerindeki etkisi her zaman çok konuşan bir durum olmuştur. Filmlere bakarkende bu dönemsel değişik...
Sinema Ne Değildir? Sinema Ne Değildir? Salı, 05 Mart 2013 16:51 Sinema yapılmaya başlandığından bugüne kadar geçen yüz yıl boyunca sanatçıların ve yazarların bu sanat hakkındaki anlayışları hep gerçeğin o...
Çizgi ile Hikâye Anlatmak Çizgi ile Hikâye Anlatmak Salı, 05 Mart 2013 16:50 Çizgi-roman tarihin en eski sanatlarından biridir. Bu her ne kadar iddialı olduğu kadar ilginç bir tez olsa da, bütün paramatreler bu savı d...
Sinema ve Psikoloji Sinema ve Psikoloji Salı, 05 Mart 2013 16:47 Psikoloji, insanların dışarıdan gelen sinyallere tepki verme halidir. Bir insanın ruh halinin değişmesi için de bir olaya maruz kalması ve...
Duyarlı Olunması Gereken Hareket: Karşıt Sinema Duyarlı Olunması Gereken Hareket: Karşıt Sinema Salı, 05 Mart 2013 16:46 Karşıt Sinema, manifestosu geçtiğimiz günlerde yayınlanan dikkate değer bir yenilik. 20'li yaşlarda bir grup sinemacı genç tarafından, sin...
 En Kuşkucu Seyirciye Film Yapıyorum En Kuşkucu Seyirciye Film Yapıyorum Salı, 05 Mart 2013 11:30 Özgün sinema anlayışından, filmlerinin başarısından, ödüllerden söz edecek olsak 'övgüyle esir alınamayacağı'nı söyleyip itiraz eden bir y...
30 Yıl Sonra Sinema Nasıl Olacak? 30 Yıl Sonra Sinema Nasıl Olacak? Salı, 05 Mart 2013 11:28 Şimdi kullanılan tekniklerin olası gelişimi ile olası devrimleri ayrı ayrı incelemek gerek.
 İnternet Medyasını Ciddiye Almayan Demode Sinemacılar İnternet Medyasını Ciddiye Almayan Demode Sinemacılar Salı, 05 Mart 2013 11:27 Benim kuşağıma mensup sinefillerin, “sinema kültürü”ne susamışlıklarını giderebilmek ve bu alandaki bilgi birikimlerini zenginleştirebilme...
 Sinema ve Edebiyat Türleri Arasında Görülen Etkileşimler Sinema ve Edebiyat Türleri Arasında Görülen Etkileşimler Salı, 05 Mart 2013 11:23 ÖZET Sanat, biçim-içerik ilişkisinin birlikteliğiyle var olmaktadır. Biçimsel öğelerle içeriksel öğelerin yoğrulması sanat yapıtının oluşm...
 Şehrin İçinden Geçen Filmler Şehrin İçinden Geçen Filmler Salı, 05 Mart 2013 11:21 Sinema salonlarının derin karanlıklarında, büyüsüne kapıldığınız filmin buğulu atmosferinden gerçeğe döndüğünüzde, zaman zaman beyninizde ...
Sinema Bir Ülkenin Aynasıdır Sinema Bir Ülkenin Aynasıdır Salı, 05 Mart 2013 11:13 Yakup Sancı: 1945 yılında Rize'nin Pazar ilçesine bağlı Başköy'ünde dünyaya gelen Yunus Yılmaz'ın asıl Adı, Yunus Hiçyılmaz'dır. Lise yıll...
 Yönetmen Filmin Herşeyidir Yönetmen Filmin Herşeyidir Salı, 05 Mart 2013 11:11 Yakup Sancı: 1945 yılında Rize'nin Pazar ilçesine bağlı Başköy'ünde dünyaya gelen Yunus Yılmaz'ın asıl Adı, Yunus Hiçyılmaz'dır. Lise yıll...
 Kadın Yönetmenlerin Üç Dönemi Kadın Yönetmenlerin Üç Dönemi Salı, 05 Mart 2013 11:07 Feyturiye Esen, sinema tarihi yazarlarının görmezden geldiği bir isimdi. Türk sinemasının Sonku ve Şenerden sonra adı geçen 3. kadın yönet...
Sinemanın Gizli Kahramanları: Sinema Makinistleri Sinemanın Gizli Kahramanları: Sinema Makinistleri Salı, 05 Mart 2013 11:03 - Arş. Gör. Levent Yaylagül2 Giriş Filmler, yapım sürecinde birbirinden farklı görevleri üstlenen insanlar tarafından üretilmesine rağ...
Susma Cesareti Susma Cesareti Salı, 05 Mart 2013 10:53   Başrolünde Gwyneth Paltrow’un oynadığı ''Sylvia'' vesilesiyle Sylvia Plath, şiiri ve ‘intihar’ olgusunu içeren bir ...
 Çürüyen Sinema Çürüyen Sinema Salı, 05 Mart 2013 10:52 Sinemanın yüzyılı, bir yaşam devresinin biçimine sahip görünmektedir: kaçınılmaz doğum, şan ve şöhretlerin istikrarlı birikimi ve alçaklığ...
 Sessiz Sinemanın Sonu Sesli Sinemanın İlk Yılları Sessiz Sinemanın Sonu Sesli Sinemanın İlk Yılları Salı, 05 Mart 2013 10:50 Sessiz sinema,  bu yeni sanatta en son olarak varlık gösteren genç Sovyet okuluyla en gelişmiş durumuna ulaştı. Sessiz sinema,  böylelikle...
Bir Kuramcı : Eisenstein Bir Kuramcı : Eisenstein Salı, 05 Mart 2013 10:49   Bir Kuramcı : EisensteinVarlıklı bir Alman inşaat mühendisiyle Rus bir annenin oğlu olan Eisenstein, ömrünün ilk yıllarını Riga’da...
 Sinemanın Anlamı Üzerine Sinemanın Anlamı Üzerine Salı, 05 Mart 2013 10:47 Sinemanın başlangıcından günümüze tam 110 yıl geçti. Lumiere Kardeşler kendi buluşlarıyla deneme niteliği taşıyan kısacık filmler çekerek ...
Sinema Tadında Psikoterapi Sinema Tadında Psikoterapi Salı, 05 Mart 2013 09:44 Film terapisi, Sinema filmlerinin psikoz bozukluklar haricinde bazı psikolojik sorunların tedavisinde kullanılması yöntemi.
Sanat Filmleri Neden İzlenmez? Sanat Filmleri Neden İzlenmez? Pazartesi, 04 Mart 2013 20:32 “Sanat” kulağa çok hoş gelen bir kelimedir. İnsanlar onun yararlı, olması gereken, ayrıcalıklı kimselerce yürütülen çok özel bir etkinlik ...
Yeryüzünün Lanetlilerinin Sineması Yeryüzünün Lanetlilerinin Sineması Pazartesi, 04 Mart 2013 20:30 Yeni Sinema Hareketi 60’lıyıllardan başlayarak, özellikle yeni-sömürge ülkelerde ortaya çıkan bir sinema hareketidir. Afrikalıların koloni...
Eisenstein’in Sinema Kuramı Üzerine Notlar Eisenstein’in Sinema Kuramı Üzerine Notlar Pazartesi, 04 Mart 2013 20:29 İnsanın varoluşuna bir anlama çabası eşlik etmiştir her zaman. Kendisini, içinde yaşadığı doğayı, başını kaldırdığında gördüğü sonsuz uz...
Sinemanın sokağa uzanan eli: İtalyan Yeni Gerçekçiliği Sinemanın sokağa uzanan eli: İtalyan Yeni Gerçekçiliği Pazartesi, 04 Mart 2013 20:27 Yeni gerçekçilik akımının ortaya çıkışını anlamak için o dönem İtalya’nın içinde bulunduğu tarihsel ve siyasal durumu bilmek gerekmektedir...
Dziga Vertov’un Sinema Kuramı Pazartesi, 04 Mart 2013 20:15 Dziga Vertov’un Sinema Kuramı Dziga Vertov (Denis Arkadievich Kaufman)  1896 yılında dünyaya geldi. Lise yıllarında müzik eğitimi...
Belge Film Nedir? 1: Joris Ivens Belge Film Nedir? 1: Joris Ivens Pazartesi, 04 Mart 2013 20:14 Birçok sinema tarihçisi Belge filmlerin başlangıcı hakkında farklı tarihler ileri sürer. Bazıları Lumiere kardeşleri başlangıç o...
Sinema ve Toplum İlişkisi Üzerine Sinema ve Toplum İlişkisi Üzerine Pazartesi, 04 Mart 2013 20:13   Amaç Bu çalışmanın amacı sinema ve toplum ilişkisini, onu ortaya çıkaran nedenler ve sonuçlar ile birlikte ortaya koymaktır. Topl...
Sinemanın Şairaneliği: Şiirsel Gerçekçilik Sinemanın Şairaneliği: Şiirsel Gerçekçilik Pazartesi, 04 Mart 2013 20:13 Şiirsel Gerçekçilik (Realisme Poetique) 1930’larda Fransa’da ortaya çıkan bir sinema akımıdır. Akımın özelliklerine geçmeden önce, onu ort...
Oscar ve Politika Oscar ve Politika Perşembe, 28 Şubat 2013 20:28 Oscar ve PolitikaABD Sahne Sanatları ve Bilimler Akademisinin her yıl verdiği Oscar ödüllerinin en önemli yanı, aslında bu ödülleri ...
 Yönetmenlik? Yönetmenlik? Perşembe, 28 Şubat 2013 17:33 Yönetmenlik?Bizim Neden Bayram Filmlerimiz Yok?
Sinema'da Sinema'da "Doğu'daki Batılının Doğulu İmgesi" Üzerine Perşembe, 28 Şubat 2013 17:31 Sinema'da "Doğu'daki Batılının Doğulu İmgesi" ÜzerineCannes’da ve Berlin’de İki Büyük Ödül...
Propaganda Sineması Propaganda Sineması Perşembe, 28 Şubat 2013 17:30 Propaganda SinemasıSiyasal olayları anlatan, ama bunu yaparken sanatsal kaygılardan uzakta belli bir siyasal amacın gerçekleşmesi...
Filmin Filmin "Son"u Nasıl Olmalı? Perşembe, 28 Şubat 2013 17:25 Filmin "Son"u Nasıl Olmalı?Filmlerin başlangıç sahneleri kadar sonları da çok önemlidir. Başlangıç ile seyirciyi avucunuzun içine ...
Sinemalarda Şiddet ve Çocuklar Sinemalarda Şiddet ve Çocuklar Perşembe, 28 Şubat 2013 17:20 Sinemalarda Şiddet ve ÇocuklarSinemalarda Şiddet Ve Bu Filmlere İzlemeye Gelen Çocuklar, Onları Para İçin Engellemeyen Sinema Salonlar...
Sinemada Etik ve Estetik Sinemada Etik ve Estetik Perşembe, 28 Şubat 2013 17:16 Sinemada Etik ve EstetikSinema, tarihinin yeni bir aşamasının bir ara dönemini, bir geçiş dönemini yaşıyor. Bunun yolunu açan da g...
Sinema Tutkusu Sinema Tutkusu Perşembe, 28 Şubat 2013 17:11 Enis Rıza ile SöyleşiYıllar önce, üniversitedeydik Jean-Charles Tacchella'nın Travelling Avant (Öne Kaydırma) diye bir filmini seyretmişti...
DİJİTAL SİNEMA DİJİTAL SİNEMA Perşembe, 28 Şubat 2013 17:02 DİJİTAL SİNEMA (DIGITAL CINEMA) Savaş FERHAT Baş Kameraman TRT Ankara Televizyonu
Ji Dil Heya Fram: Di Sînema de Jin Ji Dil Heya Fram: Di Sînema de Jin Cuma, 22 Şubat 2013 20:24 Hemû rengên jiyanê di hembêza jinê de cih digire û bedewiyeke bêpayan pêk tîne. Lê mixabin bi taybet ev xweşikiya wê wek metayeke kirîn û fi...
Kurd û sînema Kurd û sînema Cuma, 22 Şubat 2013 20:23 Em dizanin ku sînema hunera herî dawiyê ye ya li ser rûyê erdê. Em dikarin bêjin hinekî jî zaroka teknolojiyê ye. Pêşketinên ku di sînemayê ...
Çerx fîlmekî tirsê an erotîk e? Çerx fîlmekî tirsê an erotîk e? Cuma, 22 Şubat 2013 20:18 Navê fîlm "Çerx" e. Mijara wî ya sereke, tolhilanîna jineke kurd e ku nagihîje mirazê xwe û tê kuştin. Piştî tê kuştin, bi giyanî li jiyan...
İlk Kürt Filmi: ZERÊ İlk Kürt Filmi: ZERÊ Çarşamba, 13 Şubat 2013 18:46     Orkestra Sînfonî ya Silêmanî    Bi Zarevaya Kırmancikî 1926 yılında çekilen Zerê ve 1933 ...
Sinemada Çekim Hataları Sinemada Çekim Hataları Pazar, 06 Ocak 2013 21:35 Çekim HatalarıSinema bu güne kadar hatasız bir film üretememiştir belki de. Ekip ne kadar profesyonel olursa olsun onları şaşırtacak...
Sinema Gösterim Makineleri Sinema Gösterim Makineleri Pazar, 06 Ocak 2013 21:32 Sinema Projeksiyon MakinesiSinema makinesinin başlıca parçaları şunlardır;
Sinema Salonu Sinema Salonu Pazar, 06 Ocak 2013 21:31 Sinema SalonuSinema Salonu, kelime anlamıyla sinema filmlerinin toplu olarak izlendiği yerdir. Kelime anlamını düşünmeden sinema sal...
Sanatçının Yalnızlığı ve Toplumun Ruhu Sanatçının Yalnızlığı ve Toplumun Ruhu Pazar, 06 Ocak 2013 21:30 Türkiye’de sinemanın ekonomi politiği pek çok şeyi anlatmak için ne kadar da kritik: işin özü burada yatıyor, sinemamız üretebilmek için ç...
Siegfried KRACAUER Film Kuramı Siegfried KRACAUER Film Kuramı Pazar, 06 Ocak 2013 21:28 Siegfried KRACAUER, 1960’larda ortaya koyduğu Film Kuramı adlı kitabıyla gerçekçi kuramcılar arasında önemli bir yer edinir.
Estetikten Ödün Verilmemeli Estetikten Ödün Verilmemeli Pazar, 06 Ocak 2013 21:26 Sinema ile uğraşmak zordur. Üstüne üstlük bir de Kürtleri, politikayı, mücadeleyi yansıtmayı düşünmüşseniz, “vay halinize“ dedirte...
Diyarbakır'da Bir Beyazperde Diyarbakır'da Bir Beyazperde Pazar, 06 Ocak 2013 21:24 Mart ayının son haftasından başlayarak medya, kentte yaşanan olaylar ve huzursuzluktan başka bir şey göstermezken, geçtiğimiz hafta sessiz...
Sinemada Sansür Sinemada Sansür Pazar, 06 Ocak 2013 21:22 Toplumsal birikimlerin bir ürünü olan sinema tarihte varolduğu günden bu yana içinde bulunduğu içinde bulunduğu toplumları etkilemiş ve on...
Türk Sinemasında Anılar Türk Sinemasında Anılar Pazar, 06 Ocak 2013 21:18 Milliyetçi YıkımFuat Uzkınay'ın kızı Mutena Uzkınay, 14 Kasım 1989 tarihli Hürriyet Gazetesi'nde, İlk Türk Filminin çekimini şöyle anlatıy...
 Yarım Kalan Filmler Yarım Kalan Filmler Pazar, 06 Ocak 2013 21:17 Havaya kalkan her uçak nasıl yere inerse, çekimleri başlayan bir film de mutlaka biter. Ama bazı filmler uçaklar gibi yere çakılır. Nasıl ...
Sinema Nedir? Sinema Nedir? Pazar, 06 Ocak 2013 21:04 Sinema sirke çok benzer. Sinema olmasaydı bir sirk yöneticisi olabilirdim. Sirk de sinema gibi katıksız bir teknik, kesinlik ve doğaçlam...
Yönetmen Kimdir? Yönetmen Kimdir? Pazar, 06 Ocak 2013 20:59 Bir filmin gerçekleşmesi için görüntü yönetmeni, ışık yönetmeni, sanat yönetmeni, ses yönetmeni, montaj yönetmeni, diğer meslek grupları v...
Babamın sesi ve sesin personası Babamın sesi ve sesin personası Pazartesi, 31 Aralık 2012 23:21 “Sınır Tanımayan Doktorlar” (Doctors Without Borders) gelişmemmiş ülkelere sadece yardım eden bir kurum değil.
Anasayfa - Mal » Gotar - Makaleler » Gotar - Makaleler » Mustafa Sağlam Röportajı
A+ R A-

Mustafa Sağlam Röportajı

e-Posta Yazdır PDF

mustafa saglam roportaj

“... Sinemayla ilgili bilmemiz gereken ve Kürt sinemasını tartışırken hatırlamamız gereken ilk şey, sinemanın bir toplumun kimliksel aynası olduğudur...”

Kürt sineması bugün hiç olmadığı kadar çokça filmler yapıyor ve birçok festivallerden ödüller alarak kendisini ‘’Kürt sineması’’ olarak uluslararası festivallerde temsilediyor. Bugün birçok Kürt sinemacısının olmasına ve onlarla filmleri ve Kürt sineması ile ilgili birçok röportajlar yapılmasına rağmen, Kürt sineması akademisyenleriile Kürt sineması üzerinde az sayıda röportaj yapılıyor.Bunun yanında Kürt sinemasıyla ilgili yeterince eleştiri yazıları ve bilimselanaliz yazılarının olmaması çok büyük bir eksiklik olarak görünüyor. Kürt sinemasının her şeyiyle tartışıldığı bugünlerde bu noktadan hareketle, Kürt sinemasınınKürt akademisyenleri tarafından nasıl analiz edildiğini öğrenmek için, hem sinema sanatçısı hem de sinema akademisinde Kürt sineması üzerine araştırmalar yapan Sayın Mustafa Sağlam, ile yazılı bir röportaj hazırladık. Kürt sinemasının üstünde şekillendi sosyolojik, tarihsel, Estetik ve felsefi arka planlarını ortayakoymaya çalışarak, ‘’Kürt sineması’’ tartışmalarına bir katkı sunmaya çalıştık... 

• Önce bize kendinizi tanıtır mısınız?

1981’de, Siverek’in bir köyünde doğdum.Buradaki hiç değişmemiş geleneksel Kürt kültürü içinde yetiştim. Urfa'daki lise eğitimimden sonra Ankara Üniversitesi, Iletişim fakültesinde Radyo, Sinema ve Televizyon bölümünde lisans eğitimi aldım. Hem öğrencilik yıllarımda hemde buradan mezun olduktan sonra Kürt toplumu üzerinde belgesel, kısa ve deneyselfilmler yaptım. 2011’den beri Fransa’nın Aix-Marseille I üniversitesinde sinema araştırmaları bölümünde, ‘’Yılmaz Güney filmlerinin üstünde şekillendiği düşünce konseptlerinin işlevlerini filmlerinde nasıl yarattığı’’ konulu yüksek lisans tezimi hazırlamaktayım. Aynı zamanda uzun metrajlı bir filmin senaryosunu bitirmek ve daha önce çekimlerini yaptığım üç belgeselimin montajını yapmaya çalışmaktayım.

mustafa sağlam

• Kürt sineması ile ilgili sorulan en temelsoruyla röportajımıza başlayalım. Kürt sineması var mıdır yok mudur? Kürt sinemasını nasıl tarif edebiliriz?

Bu sorunuza, sorunuzun üstünde inşa edildiği kavramları inceleyerek cevap vereyim. Sorunuzda ikitemel kavram var. Biri ‘’sinema’’ diğeri de ‘’Kürt‘’ kavramlarıdır. Sinema dediğimiz şey, ‘’endüstriyel-araçsallık’’, ‘’sanatsal-yaratıcılık’’, ve ‘’ticari-dolaşımın’’ temel öğelerini oluşturduğu, bir toplumsal faaliyettir. Bu üç başlık altında sentezlediğim her kavrama itiraz edilebilinir ve hattaher kavramın karşısına antitez olarak, bu kavramların zıt anlamlı kavramları yerleştirilebilinir. Ama bu kavramların işlevselliği ve varlıksallıkları-ontolojileri asla değişmez. Bu antitezler sinema kavramının, yani kendisinin bu formülü içindeki değişik varyantlarından öte bir fonksiyonları olmayacaktır. Bu noktadan bakınca sinemanın varlığı-üretimi ‘’sanatsallıktan’’ daha önce, endüstrilik-ticariliktir’’. Yine bu iki ana kavramın kendi ontolojilerinde üretildiği ve ortaya koyulduğu yer üzerinden yola çıkarak, sinema toplumsal bir alandır, ‘’toplumsal olandır’’ ve yine tüketimi yâda kullanımı bakımından da ‘’toplumsal olandır’’, ‘’toplumsaldır’’. Yani sinemanın ontolojik varlığının üretildiği ve dolaşıma sokulduğu yer, ‘’toplumsal alandır’’... İkinci kavrama geçersek; ‘’Kürt’’ kavramı, her kavramın var olan yada var olduğu konusunda ortak kabul gören şeylerin-fenomenlerin tanımlaması-adlandırılması bakımından incelendiğinde, çok basitçe‘‘Kürtler’’ var olduğu için onları adlandıracak-tanımlayacak bir kavram olan ‘’Kürt’’, kavramı vardır. Ve yine bu kavramda varlıksallığını-ontolojisini yine ‘’toplumsal’' bir anlamlandırma olarakinşa etmektedir. Basitçe formüle etmeye çalışırsak, bu iki kavramın ortak nosyonu ‘’toplum, toplumsallıktır’’. Sorunuzun kavramlarının kuşatıcısı olan bu üçüncü nosyon, buiki kavramın ortaya çıkardığı bir sentezden başka bir şey değildir. Yani ‘‘Kürt’’ün yaptığı + Sinema’’ varsa = ‘’Kürt Sineması’’ vardır ve hem toplumsal zeminde, hem de kendi ontolojisinde biricik varlığını, var olduğunu ortaya koyar. Dolayısıyla toplumun-toplumsalın yaptığı, ürettiği herşeyin, onunla ilişkilenmesinin sorgulaması, onun varlıksallığı üzerinden, ona yeniden onu tanımlayan bir sorgulama yapılamaz. Ama her soru, bir langaj içerisinde, anlamlar taşıyan kavramların birlikteliği ve her cümlenin bir toplumsal bilinç ve bir toplumsal bilinçaltı gibi bir tarihsel arka plana sahip olduğu göz önünde ele alırsak, bu sorunun öncel bir sorunun, önermenin sürekli tekrarlanan bir varyantı olduğunu düsünmekteyim.

• Kürt sinemasının varlığı ile ilgili bu sorunun, hangi öncel sorunun tekrarlayan bir varyantıdır?

Her şeyden önce, ulus sinemasının tanımlanması, tamamıyla ‘’ulus’’ kavramının yani birulusun nasıl tanımlandığının, bu tanımlamada nelerin temel koşullar olarak olduğu, ulus kavramının nasıl bir sosyolojik yaklaşımla tanımladığı ile ilgili olduğunu bilmemiz gerekiyor. Yani sizin ulus tanımı, sizin onun nitelediği alt kavramlarının (ulus sineması gibi) ontolojisini belirlemektedir...

Bu anlamda Türkiye'de, Kürt'lerle, Kürdili olanla ilgili her soru, onun varlığını yadsıyan ‘‘Kürt yoktur’’ önermesinin oluşturduğu bir toplumsal bilinç ve bilinçaltından gelmektedir. Bu soru ve bu önerme o kadar çokça bilinç yüzeyinde sıradanlastırılmışki, gayrıihtiyari her tanımlamasal önermede bile, bu bilinç yâda bu bilinçaltından, bu önerme sıradan bir şeymiş gibi durduğu yerden fırlamaktadır. Yani bu soru çok masumane bir bilinçten gelmekten ziyade, toplumsal mühendislik tarafından çarpıtılmış, zehirlenmiş bir bellekten gelmektedir. Bunun en önemli verisi, bu soruyla, Kürd sineması, Kürt sinemacılarının sadece Türkiye'de karşılaşmalarıdır. Örneğin Fransa’da, İngiltere’de veya Kore’de kimse, Kürt sinemasının, varlığı sorunsallığına, diyaloguna girmez. Çünkü onun varlığı, Kürdün sinemayı ürettiği anda, onun varlığı, yani Kürt sineması vardır, biliniciyle hareket edilir. Onların aklında onun varlığını sorgulamak değil, onun nasıl tanımlayabileceğinin sorgulanması vardır. Bunun gerisinde, meşruda olan, Kürt sinemasının ortak ve farklı biçimsel, estetiksel, sosyal göstergeler üzerinden, Kürt sinemasını anlamlandırma ve tanımlaması olmalıdır. Ama Türkiye'de bu tanımlamada da, politik olarak ‘Kürt’ün varlığını-ulusunu yok sayma’' yada tam tersi olarak ‘’varsaymayı’' ortaya koymak temelli motivasyonla yapıldığından, sonuç olarak, ya ‘’Kürt sineması vardır’’ yada‘’Kürt sineması yoktur’u’’ ıspatlamak için argümanlar yaratılmakta ve bu amaçlarıyla Kürt sinemasını sorgulayanlar, amaçlarına ulaşacak bir şekilde, sonuçlar üretmektedirler. 

dogan boztas

• Bu cevabınızdan hareketle Kürt sineması için bu varsaymayı, yok saymayı nasıl formüle edebiliriz?

Hukuki olarak, bir filmin bir ulus sineması içinde tanımlamasını yaparsak; bir filmin yasal haklarını elinde bulunduran kişiliğin ticari lisansının olduğu ülke, filmin üretildiği ülke, filmin yapımcısının ve yönetmeninin uyruğu gibi hukuki sahiplik ve sorumluluk kriterleri baz alınarak, o film o ülkenin yada o ulusun sineması içerisinde ele alınır. Bu noktadan bakıldığında Kürt sineması sadece Irak Federal Kürdistan Bölgesinde yapılan filmleri, Kürt sineması yâda Irak sineması olarak ele alınabilinir. Dolayısıyla bu önermeden hareketle, isteyen amacına göre Kürt sineması, ya vardır yâda yoktur önermesine varabilir. Aslında sinemanın bu tip tanımı, küreselleşen dünyada her şeyin uluslara arası üretime ve uluslararası değişime girmesinden dolayı, genellikle ‘’ticari sinema için’’ yapılan bir tanımlamadır. Bu daha çok ansiklopedik, sinema tarihi yazıcılığının başvurduğu bir şeydir. Ama onun için bile bu tip tanımlama, sinemanın ulusal kimliğini ortaya koymada yeterli değildir. Öte yandan bir kısım ticari sinema, bağımsız sinema ve ‘’sanat’’ motivasyonu ve kaygısıyla üretilen ‘’kişi-auteur sinemasında’’ ise, bu daha çok yönetmenin, yapımcının, oyuncuların uyruğu, filmin konusunun ve film dilinin kimliği gibi, filmin içerik kimliksel niteliğini, tanımlamak için, bunlar baz olarak ele alınır. Bu düşünceden hareketle, yine hiç kuşkuya girmeden çok rahatlıkla Kürt sineması vardır önermesine varılır.

Bu konuda bir parantez açarsak; bana göre, daha kavramsal, biçimsel ve konstrüktivistci bir yaklaşımla, bir filmin içeriğindeki, ne diyaloglarının dili ne de konusunun toplumsal kimliği gibi temel unsurlar, bir filmin temel bir ulusal sinema içerisinde değerlendirilme kıstası için yeterli olduğudur. Yani filmin aidiyetliğini oluşturan ilk-temel formel göstergenin, o filmde kullanılan dil, ulusal kültür kodlarından önce, filmin jenerik dilinin, film kimliğinin temel göstergesi olduğunu düşünüyorum. Bu filmin hem formel hem enformel, hem hukuksal hem de sanatsal içeriğinin en önemli ‘kimliksel’ göstergesidir. Çünkü herşey, üretenin ürettiğini nasıl isimlendirdiği, nasıl anlamlandırdığı ile ilgilidir. Bir filmi anlamlandırma- adlandırmada ise filmin jeneriğidir. Yani jeneriğin dili o filmin üretiminin ulusal göstergesidir, ikonografik mührüdür. 

• Sinemanın bu farklı tanımlama biçimleri üzerinden Kürt sinemasını nasıl tanımlayabiliriz? Kürt sineması burada nerede durmaktadır?

Sanırım yine başa dönmemiz gerekecek. Sinemanın tekil olanın (salt tekil sanatı) dışında, her şeyden önce bir endüstri olduğunu kabul ediyoruz. Sinemanın, hem üretim, hem dağıtım hem de tüketim araçları, bir endüstri gelişmişlik ve teknolojik sahiplik olarak vardır. Bunda da ekonomik alanın belirleyiciliği vardır. Ekonomik alan ise tamamen bir siyasal-ekonomik iktidar alanından oluşur. Geneli temel alırsak, kendi siyasal-ekonomik iktidar alanı olmayan bir halkın, ‘’su üstünde’’ olmayan bir ekonomisi ve olmayan bir endüstrisinden bahsediyoruz! Kendi sinemasının, ne üretiminin sürekliliğini sağlayan kurumsal ve ticari bir üretim alanı, ne sinemasında çalışan sanatçısının, teknisyeninin bu alanda kendi hayatını idame ettirerek yeniden üretimin yaratacağı bir profesyonellik, ve en önemlisi, ne de bir kaç festival dışında hedef kitlesine ulaşabildiği dağıtım sistemi-sinema salonlarının bulunmayışı bu siyasal-ekonomik iktidarın yokluğu ile açıklanılabilinir. Bu anlamda Kürt sineması yoktur demek çok kolaydır. Ama daha doğrusu, bu çelişiklik, Kürt sineması tanımlamasında hangi tip ulusal sinemaların kategorisinde durduğunu tanımlamak için ele alınabilecek bir kıstastır. Yani Kürt sineması, Amerikan sineması (onun bağımsız sineması dâhil), Fransız, Alman, Hindistan, İran, Kore gibi ulusal sinemaların dışında kategorilendirilebilinecek bir ulusal sinemadır. Kürt sineması bildiğimiz anlamda bu tip birincil kategorideki ulusal sinamaya değil, ikinci kategorideki ulusların-halkların sinemasına benzemektedir. Yani kendi ‘’kültür endüstrilerini’’ oluşturamamış ulusların sineması ile aynı kategoride yer almaktadır. Diğer anlamda, bu tip ulusal sinema varlığını, yeni medya araçlarının yeni teknoloji ile gelişmesi, bireyselleşmesi, internet teknolojisi ile dağıtımın farklı bir biçimde yapılabildiği, ‘sıvısal toplum alanı’ ile birlikte, yaratılan bir demokrasizasyonda kendini var edebiliyor ve bu bir anlamda bugün üstünde konuştuğumuz Kürd sineması, kendisinin varlıksal epistemolojisini kuruyor, tıpkı diğer ikinci ulusal sinemaların varlıksallığı gibi.

• Bu noktadan hareketle Kürt sinemasını, nasıl bir tarihsel arka plana oturtabiliriz?

Sinema aynı zamanda sosyolojik olarak, endüstrileşmenin ürettiği modernizmin-(ulus)un bir sosyal teknolojik aygıtıdır. Bu aygıt toplumsal bir alan ve bu alanda sürekli yeniden aynı kodlarla ve bu kodların varyantlarıyla üretim gerçekleştirmenin hem öznesi hem de nesnesidir.Yirminci yüzyıl başından itibaren ortaya çıkan ‘’kitle toplumu-ulusu’’ böyle bir üretimden ortaya çıkmıştır. Bu uluslar modern araçlarla yeni modern kamusal alanlarda kendi kolektif bilinçöznelerini yani biliç alanları ile bilinçaltı özne ve alanlarını yarattılar ve hala yaratıyorlar. Bunu, kendilerinin bir tarihi geçmiş, baskın kültürel ‘’fenomenlerini, şeylerini’’ sürekli toplumsal kodlar ile üreterek ve bunları yeniden bu modern alanlarda toplumlarına sunarak bunu gerçekleştirdiler ve hala bunu gerçekleştiriyorlar. Bu üretmenin araçlarını, kitle iletişim aygıtları, üniversiteler, gibi kurumlarla üretirken, bunu yine kitle iletişim araçlarıyla, hedef kitlelerine-toplumlarına ulaştırıp, sürekli yeniden bu kültür endüstrisini-endüstrilerini üretmektedirler. Kürtler ise, iki yüz yıl önce başlayan bu modernleşmenin sosyolojik tarihselliği, toplumsal iktidar aygıtlarının yok edilmesiyle kendileri için bu modern tarihsel-sosyolojik akımın dışında kalmışlardır. Endüstrinin ürettiği (kapitalist) Kürd modernleşmesi-uluslaşması tipi ise, çok geç başlamıştır, yâda hala başlamak üzere olan bir tip uluslaşmadır. Daha ayrıntılı bakınca, Kürtleri etraflarında yaşayan halklar, yüz elliyıllık toplumsal mühendislik ile uluslaşmasını devam ettirmektedirler. Bu uluslaşma daha çok bir yapay coğrafyada (ülkede), siyasal-ekonomik iktidarı tekeline alan bir halk için geçerli olmuştur. Bu noktada bu coğrafyalarda birçok halk asimilasyonla bu tekil halkla birlikte uluslaşırken, Kürtler gibi kendi ‘’geleneksel uluslaşmasına’’ sahip ve bunu binlerce yıllık bir kültürel tarihselliğiüzerinden süreklilikte inşa edebilen Kürtler, bu asimilasyonist döngünün karşısında durabilmiş ve bugün, belki alternatif bir uluslaşma yakalamaya daha yakın konumuna gelmişlerdir... Buna daha ayrıntılı bakınca, iktidarı elinde bulunduran bütün bu tekil halklar, diğer halkların kültürlerini kendileri için bir hammede olarak ele alarak asimilasyonun en acı gerçekliğini-sonucunu yaratmaktadırlar. Bu hammaddenin üst aidiyetleri olan ‘’kimlikleri’’ ise tam tersi şekilde ötekileştirerek-kötüleyerek yok etmeyi amaçlamaktadırlar... Kürtlerin toplumsal iktidar aygıtlarından mahrum bırakılmalarından dolayı, üstelik dilleri ve Kürt toplumunun yüzyıllardır üretip ortaya koydukları değerler bir çırpıda yasaklanılarak, değersizleştirilmiş, yok edilmesi gereken birer ‘tehditler’ olarak görülmüştür. Bu noktadan bakınca, toplumsal alana giren her Kürt sanat eseri, iktidara taşınan hâkim ulusun kültürüne ve onun öznesine karşı bir alternatif kültür öznesi, yani bir direniş öznesi ve nesnesi olarak var olmaktadır. Kürt dilinin yasaklı olduğu dönemler ve doksanlardaki Kürd miziğinin toplumsal fonksiyonunu hatırlarsak, her Kürt sanat eserinin böyle bir tarihsel arka plana sahip olduğunu daha iyi anlarız. Bu tarihsel arka plan, aynı zamanda yaklaşık bir çeyrek asırdır kendisini kendi adıyla ortaya çıkaran ‘’Kürt sinemasının’’ da temel motivasyonu ve varlık gerekçesinin de tarihsel arka planını oluşturmaktadır.Dolayısıyla Kürt ulusal sineması (büyük ihtimalle), kapitalist birulusal sinemanın (en azından ülkelerini işgal eden ulusun kapitalizmine) karşıt alternatif bir ulusal sinema olarak vardır. Yani Kürt sineması kapitalist bir endüstri sistemine sahip değilken ve daha ilerdeki yıllarda Kuzey Kürdistan siyasal ve sanatsal entelijensiyanın arzuladığı alternatif bir ulusal Kürt sineması olarak kurulmasının da koşulları vardır.

• Kürt sinemasının varlık motivasyonunu nasıl tarif edersiniz?

Her varlık kendisine belli bir alanda varlıksal bir sınır yaratarak, ‘başkalarına’ karşı kendisinin varlığını ortaya koyar. Bu yaşamsal bir alandır. Hem tek tek bireyler hem de onların oluşturdukları topluluklar, toplumlar, bu manifestasyonu aynı şekilde ortaya koyarak, kendisini başkasından ayırırarak kendisine belli anlamlar yükler. İsimlendirme, bireysel ve toplumsal aidiyet, var olabilme, böyle bir şeydir. Bu düşünceden hareketle, toplum olarak Kürt halkına baktığımızda, coğrafyalarını işgal eden halklar (devletler) tarafından bu varlıksal sınır-isimlendirmeleriyok sayılmış, üstelik şiddet ile başka isimlendirme altına, kendiisimlendirmelerine içerikselleştirilmeye çalışılmıştır. Doğal değişimde yüzlerce yılı alabilecek bir toplumsal asimilasyon-dönüşüm, bazen bir gecede Kürtlere dayatılmıştır. Bu dönüşümde uygulanan şiddet ne kadar zorlayıcı olmuşsa, ona karşı direnişte okadar şiddetli olmuştur. Kuzey Kürdistan’daki Türk devleti şiddeti, özelikle Diyarbekir zindanlarında uygulanan şiddet ve bu şiddete karşı ortaya koyulan direnişin, hatta kendi bedenselliğini yok edebilme direngenliğini düşünmek, bunu anlamak için çok önemlidir. Bu tarihselve sosyal arka plandan hareketle, modern Kürt sanatının, Kürt sinemasının, Kürt siyasal hareketlerinin ortaya çıkması ve bu hareketlerin ulusallaşmaları ile aynı süreçte ve çoğunluğunun bu mücadele içindeki politik Kürt sanatçılarıyla ortaya çıktığını bilmek gerekiyor. Kuzey Kürdistan bağlamında, ulusal Kürt sanatının, sinemasının bir çatı kurumu olan Mezopotamya Kültür Merkezi nin böyle bir aynı kaynaktan geldiğinin en iyi örneğini oluşturur. Bu genel teorikleştirmeden daha somut olana bakarsak, en basitinden, Kürt sinemasında Türk zindanlarındaki işkenceler ve işkencehaneye dönderilen ülkeleri ile, o işgale karşı sergilenen direnç, Kürt sinemasının ana sosyolojik bir motivasyonu olarak ortaya çıktığını görmekteyiz. Modern-ulusal Kürt sanatı, Kürt sineması gibi ulusal dile sahip Kürt toplumsal sanatlarının, ortak göstergeleri olan, işkence,öldürülme, cezaevleri, sınırlar, kaçakçılık, dağlar, işkenceye karşı intihar etme direnci, hep bu belirlenimin ortak özne ve göstergeleri olmuşlardır. Bunu dehada teorikleştirirsek, Kürt sineması kendisine uygulanan bu şiddette karşı direnen ile kurban-mağdur pozisyonunu birlikte alan, çelişik bir birlikteliliğinde ortak toplumsal göstergeleri ve nosyonları olmaktadırlar.

Kürt sinemasının motivasyonu, bu direngen ile kurban nosyonunun negatif olarak ‘Kürdün varlığı’nı ispatlamak üzerinde kurulmaktadır. Bu kurbanlık motivasyonu, Kürdün varlığını sorgulayan ötekileştiricinin işgalcinin), ürettiği, ‘öteki’' üzerinden kendisini tanımlama dili olarak Kürt sinemasının, bugün ortak sinema dili olmaktadır. Yani Kürd sineması, kendine dönük olmaktan ziyade, dışa dönük, başkası üzerinden kendini kuran bir sosyolojik dili kullanmaktadır. Bukendine dönük ötekicilik-oryantalistçiliktir. Bu durum Kürt sinemasının en büyük handikap'ını oluşturmaktadır. Kuşkusuz bunun dışında Kürde dönük film yapan yönetmenler ve filmler vardır. Ama genel olarak Kürt sinemasının ortak olarak kurulan sosyolojik dili, filmin anlatım dili, böyle bir ‘başkasının ötekisi’ üzerinden kendini inşa etmesidir. Sosyolojik olarak, kendisini direngen olarak ortaya koyma, bu tip başkası üzerinden kendini inşa eden dil üzerinden, Kürt sinemasını yani filmin kişileri ve bu kişilerle duygu, bilinç ortaklığı paylasan seyircisi bazında oryantalistçeonları pasif-direngen ve ötekileştiricilerin ürettiği bir ‘öteki-kurban’ kimliğine dönüştürmektedir.

Biraz daha detaylandırsak, her Kürt sinemacısına, filmini niçin yaptığını sorulduğunda;filmini, Kürd halkına uygulanan şiddeti görünür kılmak, Kürdün varlığını, onunda diğer halklar gibi bir halk olduğunu anlatmak ile bireysel olan bir merkezlemede dahi, yine bu şiddet mekanizmasının kendisi yâda filmlik bireyi üzerinde yaptığı tahribatı anlatmak için, filmini yaptığını anlatır. Yanı Kürt sinemasının her üretimi kaçınılmaz olarak bu ‘’direngen ve (ama) kurban’’ motivasyonu üzerinde şu anda sürekli tekrarlanarak inşa edilmektedir... Aynı zamanda bu sinema dilinin, ikinci büyük negatifliğini daha ilerdeki yıllarda karşılaşacağız. Sosyolojik olarak bu tip sinema dilinin, klasik uluslaşmasını, yapısal bağımsızlığını kazanan güney Kürdistan’da ortaya çıkması beklenmelidir. Direngen-kurban sinema dilinin karşıtı olarak, direngen-kahraman bir sinema anlatım dili motivasyonu ortaya çıkacakıir. Yani, Kürt sinemasının anlatım dilinin inşası, ‘direngen- direngen olmayan, kurban-kahraman’’ ‘’abartısallığının’’bu kavramların doğal gerçekliğinden biraz daha soyutlanarak gerçek anlamda abartılmış kurban-kahraman dengesizliğini bu ‘ötekilik’ olan kimliğini, oryantalistliğini devam ettireceğini düsünmekteyim... Bunu da, Kürtmağdurluğunu, filmik olarak ajitasyonsal bir yapı-dil-anlatım ile üreterek, seyircide ‘‘ajitasyon, acıma’’ duygusuna yönelik bir ‘‘direngen kişinin ezikliğinin’’ sürekli üretilmesiyle bu direngen kurban çelişikliğini devam ettirmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli şey, aynı konu ve aynı film karakterinin olabileceği bir film hikayesinde; filmin seyircide uyandırılmak istenen özdeşleşme, empati-duygusu ile seyircide üretilecek-bizatihi seyircinin filmlik veriler üzerinden üreteceği bilişsel duygu ve düşüncelerle, yani bu iki farklı amaç motivasyonuyla, iki farklı sinema dilini ortaya koymaya varacağıdır. Bugünkü ana akım Kürt sinemasının (bu direngen-kurban dilini ortak olarak kullanan sinema) karşına, Yılmaz Güney sinemasındaki, ‘Sürü’ ve ‘Yol’ filmlerini örnek olarak göstermek bu farklılığı dahada açıklığa kavuşturacaktır. Bu iki filmdeki, direnç, direngenlik, mağdurluk, kahramanlık, gibi kavram göstergeleri seyircide ajitasyon-acımaduygusuna kesinlikle hitap etmez. Filmlik amaç motivasyon, seyircide bu direngenliğin ve bu mağdurluğun sebep olduğu, içinde bulunduğu şeyin ‘nedenselliği’ üzerine düşünülmesi gerektiğini seyircinin biliç ve bilinçaltında üretmektir. Yani seyircide basit özdeşleştirilen, tüketilen duygular üretmenin tam tersi olarak, bu duyguları bilişsel bir nedenselliğe (sebep-sonuç) oturtarak, seyirciyi, pasif, edilgen bir tüketici olmak yerine, aktif, dönüştürücü bir duygu ve düşünceye sahip, etkin bir yeniden üretici olarak ortaya koymaktır.

yol-yilmaz-guney-cannes-poster-filmloverss

Ana akım Kürt sineması bugün bu negatif ortak dile sahip olsada, bunun tam karşıtı olarak, toplumsal yada bireysel gerçekçilik (seyircide basit duygu tüketimini sağlayacak olan abartının tam tersi bir gerçekçilik-filmik karakterin mutlak gerçekliğinin ürettiği gerçekçilikten dolayi, filmik karakterle özdeşleşemeyecek-tüketemeyecek seyirci (Yol filmindeki Seyitali ve Ömer karakterleri nin gerçekçiliği gibi)) üzerinden kurulan Kürt sineması, kendine dönük film yaptığı, yani Kürt sineması Kürde film yaptığı, kendisini kendi kültürü üzerinden inşa ettiği anda, kendisinin doğal ve dönüştürücü temellerini ortaya koyarak ve bununda kendisine karşı daha gerçekçi birdil inşa ederek, ‘öteki olma kimliğinin‘’ karşısında bizzatkendi doğal kimliğiyle ‘‘Kürt’’ ve ‘’Kürt sineması’’ kimliğiyle kendisini inşa edecektir. Bunun ilk yonteminide, Kürt sinemacılarının, filmik amaçlarını ve sinematografik dillerini bu basit tüketici özdeşleşmesi yerine, nedensel ve bilişsel amaçla, seyircisini etkin bir yeniden uretici olarak baz almasıyla, bu sosyolojik sinematografik dili kurmasıyla ortaya çıkacaktır.

holocausto11

• Bu ‘’öteki olma kimliği’ ve onun sinema dilinin Kürt sinemasında olmasının nedenleri nelerdir?

Her şeyden önce Kürt sanatçısının, onu sürekli ötekileştirenin hâkim kültür endüstrisi içinde kendisini inşa ettiğini, etmek zorunda kaldığını bilmemiz gerekiyor. Bu inşa, Kürt sanatçısından, ya kendisini tamamen inkâr etmeyi, yâda kendisinin toplumsal ve bireysel kültür öğelerini, kendi hâkim kültür endüstrisi içinde folklorik-antropolojik bir öğeye-çeşitliliğe indirgeyip onu ve onun ürettiği kültür formlarını kendi hâkim kültür endüstrisi içinde içerikleştirmeyi ona dayatarak onun bu asimilasyonu yapmasına neden oluyor. Kürt müziğinin Türk hâkim kültürü içinde nasıl eritildiği ve Kürt(kökenli) sanatçının Kürt kültürünün, nasıl sömüren bir süjesi, nesnesi olduğunu, Türk kültür endüstrisinin popüler alanında açıkça görülmektedir. Sinemaya baktığımızda, Türk sinemasının (özelde Yasilçam sinemasının) ürettiği Kürt karakteri, kendi Türk kültür endüstrisinin ürettiği ‘‘Türk’’e eklemlenememiş‘’ötekinin’' sürekli sunumundan başka bir şey değildir. Türk sineması kurulusundan beri toplumsal mühendisliğin (kurgulanan kültür endüstrisinin) bir aracı olarak kullanılmış, onun amacı ve dilide, hem kendisine (kurgulanmış Türk’e benzetilmeye çalışılan Türk’e-Anadolu’ya) hem de ‘ötekiye’ yani Kürde-Kürdistan’a karşı, kendisi gibi (filmdeki, öğretmen, asker, aydının kurgulanmış kimliği) olmayı dayatmıştır. Bu dayatmaya karşı, Türk kültür endüstrisinde muhalif olarak ortaya çıkan kültür veya kültür endüstrisi de, kendisini bu kurgulanmışın antitezi olarak sunarken, aslında farklı politik bir söylemden, yani bu toplumsal mühendisliğin, kurgulanmış kişinin ‘Türk veya Türkiyeli’ olmanın başka bir biçiminin inşasından öteye gidememiştir. Yani muhalif Türk, Fars, Arap kültür endüstriside sürekli olarak Kürdü ‘öteki’ olarak kurguluyor. Dolayısıyla ötekileştiricinin muhalif kültür endüstrisinde de kendisini inşa eden Kürt sanatçısı dahada kolayca bu ‘öteki olma kimliğini’ içselleştiriyor.

Aynı zamanda, ‘’Kültür endüstrisini’’ olumsuzlasak bile, ulusal kültürün, sinemanın, bu toplumsal kültürel, teknolojik ve ticari sisteminde kendini var edebildiğini ve sürekliliğini bu şekilde sağlayabildiğini bilmemiz gerekiyor. Dehada önemlisi bu kültür endüstrisinin, tipik kapitalist bir sistem olmasıda gerekmiyor. Yani bu kültür endüstrisi kendisini kapitalist kültür endüstrisinin oluşturduğu ‘pazar ürünü-eşyasi-kültürünün’’ karıştı olarak, kendisini alternatif, devrimci, toplumsalcı bir ‘kültür endüstrisi’ olarakta inşa edebilir ve bana göre Kürtler kendi kültür endüstrilerini bu yapı üzerinde kurmalarıylada çok önemli sonuçlara ulaşacaklardır... Tekrar bugüne geri dönersek, Kürd sinemasının ekonomik üretim ve dağıtım alanına baktığımızda, kendi toplumsal, coğrafik,ticari ve sosyal olarak bir dağıtım ağına, alanına, endüstrisine sahip olmayan ve bundandolayı toplumsal dönüşüme giremeyen Kürt sanatı, Kürt sineması, mecburen ‘’dışarıdaki(dışarıdakinin)’’ dağıtım ağında (başkasının kültür endüstrisi içinde), kendisini dolaşımasokmak için daha fazlaca, bu ötekileştiricinin ona dayattığı ‘öteki olma kimliğini’ almak zorunda kalıyor. Örnek vermem gerekirse, üretilen bir Kürt filmi, Kürdistan’daki bir kaç festivalde, sadece bir şehirde ve genellikle bir kez gösterime girerek, Kürt toplumuna, dolayısıyla Kürt sinemansın asıl hedefine ulaşamamaktadır ve dolayısıyla bu film toplumsal Kürt kültür alanında varlığını süreklileştirememektedir. Bu hem Kürt kültür endüstrisinin olmayışının nedeni hem de bu endüstrinin kurulamayışınızda diyalektik döngüsel sebebi olmaktadır... Aynı zamanda kendi varlıksallığını ispatlamak zorundaki ‘Kürt ve Kürt sineması’, disarda kendisine bu varlık sorunsalını sürekli dayatan başka bir toplumun kültür endüstrisinde, kendisini dolaşıma sokmaya çalışmak zorunluluğu, zorundallığıda vardır. Dolayısıyla ona dayatılan, ondan beklenilen, ötekileştiricinin Kürt sinemasından beklediği, kendi, yani ötekileştiricinin ortak kodlarını, sürekli üretmesidir. Oda ondan beklenilen bu kodları sürekli yeniden üreterek, kendisine dayatılan bu kimliği kalıcılaştırır, öteki olarak kurulan kimliği böyle bir yapı içinde ortaya çıkararak süreklileştirir. En basitinden bu beklenilen kodlara baktığımızda ne kadarda çokça bunu içerikselleştirdiğimizi görürüz. Kürt sinemacısı, Türkiye, Avrupa, gibi başka ülkelerin film festivallerinde dolaşıma koyacağı filmi için, oryantalist (öteki-kendisini başkasının doğusunda (kendisini merkezleştirenin bir kenarında) olarak inşa eden) kodlarla, film coğrafyasını- mekânını görüntüler ve filmsel tüm yapılarının montajını bu oryantalistlik üzerinden kurar. Bunu hem sinematografik görüntü dili, hem de sinematografik öykü ve öykü temsilleri yapacak süje ve nesnelerde ortaya koyar. Filmin ana karakterinin sürekli toplumun bir alt kategorisindeki bir bireyin olması, sürekli film anakarekterin bir çocuk olarak seçilmesi, ezilen-pasif yâda ezilen-direngen yani sürekli kurban kimlikli kadın karakterinin seçimi, görüntü kadrajında filmlik figürün olmadığı kartpostal mekan fotoğrafik görüntülerin olması ve bu estetik sinematografinin ve anlatımın sürekli yeniden üretmesi gibi... Gibi birçok ‘direngen ama kurban’ olan kodlarla-göstergelerle filmler yapılmaktadır. Hele bu diaspora sinemalarının kendilerini var ettikleri tek bir sinematografik dil olarak ortaya koyulmaktadır. Kürt diaspora sinemasının bu yapının dışında bir film ürettiğine kişisel olarak bugüne kadar hiç rastlamadığımı belirtmeliyim. Özellikle Kürd sinemasının Türk kültür endüstrisi (şimdilik sadece film festivalleri) içindeki konumlamasına, bu şekilde bakıldığında bu ilişkiyi ve durumu çok daha iyi şekilde anlarız. On yıl öncesine kadar bir filmin içeriğinde Kürtçe diyaloglar yâda Türk işgalinin yarattığı kurbanların direngen-pasif kurban konularının olmasından dolayı, bu sivil alanda bile Kürt sinemasının ne kadar sansüre uğradığını hatırlayalım. Dahası film festivallerine hiç kabul edilmediklerini hatırlayalım. Ama bugün Türk ötekileştirici sisteminin, öteki olan Kürt'ten beklediği, ona ödüller vererek onu bu konuda olumladığı, onu bu ötekileştirici olarak inşa ettiği kişiden beklediği şey, neredeyse, sadece ‘Kurban Kürt’ kimliğidir... Bunun sadece olumlu tek göstergesi, ‘Kürt yoktur’ önermesinin artık aşıldığının farkına varmalarıdır. Ama eski ‘yoktur’ önermesinin izlerinin ötekileştiriciliğini, negatifliğini bugün ’Kürt'un nasıl tarif edileceğinde kendisini tekrar var kılmaktadır.

WhisperWiththeWind08

• Buradan hareketle, Kürt sinemacısının film üretme motivasyonunu nasıl tanımlarsınız?

Toplumsal inşanın en önemli aracı olarak medya, dünya medyası, Kuzey Kürdistan özelinde Türk medyası, yani medya ve iletişim araçlarının, bunun içinde sinema dahil olarak, Kürt’leri bu kamusal alanda hiç sunmamaları, sunmalarıhalinde ise Kürdü olumsuzlaştırarak sunmaları ve bu olumsuzlamayı sürekli yeniden üretmeleri, Kürt sanatçısının Kürtleri ele almasındaki ilk ana motivasyonu, amacı olmaktadır. Bundan dolayı Kürt sanatçısının ilk motivasyonu, bu yanlış kimliklendirmeye karşı ‘doğru Kürt kimliğini’ daha doğrusu kendisinin ‘kendisini’ anlatma motivasyonu olmaktadır. Bunun için Kürtlerin varlığını ve yaşadıklarının göstergesini gösterme temelli bir amaç edinerek Kürt sanatı ve sanatçısı varlık sebebini bu amaçla ortaya koyar. Yani Kürt sanatçısı, sinemacısı her şeyinin önceline bu ‘Kürt Varlığı’nı ‘var olduğunu’ kanıtlamayı amaçlamaktadır. Onun için Kürt sanatı ve sanatçısı bireysellikten ve bireysel olmaktan ziyade toplumsaldır, toplumsalcıdır.

Bunubiraz daha, şu şekilde somutlaştırabiliriz. Kürt sinemacısı, sanatçısı, işgalcisinin toplumsal kuşatıcı alanının içerisinde yer edindiği gibi, ’Kürt’ toplumsal olanın kuşatıcılığı içinde de yer edinmektedir. Tam olarak Kürt sanatçısı daha ilk varlıksal üretiminde, toplumsalın belirlediği bir aidiyetin içinde ve bu aidiyeti ortaya koyma göreviyle kendisini ortaya çıkarır. Bu Kürt sinemacısı, müzisyeni, ressamı, tiyatrocusu, aklınıza gelebilecek, yaptığı sanatın önüne Kürt kavramını getiren her sanatçının doğal motivasyonu-amacı olmaktadır. Çünkü ‘Kürt olmak’ ve bu aidiyeti bir isim nitelemesi olarak kullanmak başlı başına politiğe edilmiş ‘Kürt’ kavramının Kürt sanatçısına-bize dayattığı bir şeydir. Buda yine Kürt sanatçısından değil, ona dışarıdan dayatılan ve onun var olduğunu ortaya koyması zaruriyeti ontolojisinden kaynaklanmaktadır. Yani ‘yoktur’ önermesine karşı, sürekli olarak ‘vardır-varım’ önermesinden yola çıkılmaktadır. Varlığının sabit, tartışılamayan bir alan yerine, varlığının sürekli kanıtlanmak üzere şekillenen bir alan üzerinden, onun dilini şekillendirdiği bir aidiyete sahip olunan bir alanda duruyor. Dolayısıyla bu önermeyi, yani Kürt sinema dilini, yani Kürt sanatçısının motivasyonu belirleyen onun dışındakinin ona dayattığı ‘yok sayma’ dili oluyor. Yoksa Kürt sanatçısı daha kolayca, kendi coğrafyasında hakim olan işgalcinin ulusal sanatı içerisinde bir birey, bir sanatçı olarak genişçe başka motivasyonlar ve amaçlarla ürünler üretebilir. Ama Kürt olmanın bu kadar politikleştiği bir alanda, onun motivasyonunda doğrusal olarak toplusal olacaktır. Bu toplumsallığın ilk belirleyicileride malasef yine dışarıdakinin ve dışarıdakinin kendi muhalifinin baskısı oluyor...

ali gler

Bu toplumsal motivasyonun diğer önemli sebebi ise, bizatihi onun varlık sebebi, kendi toplumsal olanını yansıtması ve toplumuna bunu göstererek, bireysel olan bir hikayede bile, Kürdun yaşadığının ne kadar genelleşmiş, Kürt toplumunun ortaklaşmış bir yaşantısı olduğunu göstermektir. Kürt sanatçıları, sinemacıları, işlevsel olarakta üstünde durulan bu ortak toplumsal tarihsel aidiyetleri sürekli tekrarlayarak, yenileyerek, ortak bir toplumsal Kürt hafızası, ortak toplumsal Kürt kodlarını yaratmaktadırlar. Kürt sanatçısının motivasyonunun işlevselliği, üreteceği ve varacağı noktada budur. Kürt sanatçısı bu işlevini yerine getirip bu ortak hafıza ve kodları Kürt toplumunda orataklastirdigi anda, Kürt sanatçısı, sinemacısı, bireysel olarak sanatının ana çıkışkodlarını ve varmak isteyeceği bireysel amaçlara, kodlara, ‘’kendi bireysel dili-kodları” üzerinden yapmaya başlamaları anlamında özgürleşeceklerdir...

Yani bu motivasyonun ürettiği sonuçlar anlamında Kürt sanatçısı, toplumsal hafızanın bir ana kurucusu, üreticisi, kullanıcısı ve yeniden üreticisi olmaktadır...

• Bu söylediklerinizden hareketle Kürt sinemasının Kürt toplumsal hafızasındaki işevi nedir?

Her sanatsal ürün, üreticisi ve yasadığı toplumun “duygu-kültür’’ünün biricikliğini kayıt altına alan eşsiz birer kod-hafıza kayıtlarıdır. Sanatçının ürettiği her eser kendisinin özümlendiği toplumsal kodlar çerçevesinde tarihten getirilen kodlarla, bilişsel ve hafızasal birikimini oluşturarak yeniden ortaya koyduğu bu kodlardır. En basitinden bir toplumun ses ve görüntü dili ile o toplumdaki sanatçının o dille ilişkisini böyle bir şey olarak ele alırsak, bu bağımlı-diyalektik ikili ilişkiyi daha iyi anlarız. Sanatçının içinde bulunduğu toplumdaki bireylerden farklılığı, gücü, bu toplumsal dil tarafından üretilmiş “özgün bir özne” olmasından kaynaklanır. Yani sanatçının toplumdaki ayrıcalığı, “özgün bir özne” oluşu, bu kodları daha derinlemesine, daha farklı bir yönünü hissederek, bu kodları yeniden veya farklı nüanslarla topluma tekrar sunmalarında yatmaktadır... Toplumların basit identik kodlarını (ikonlarını) baz alarak bunu daha da basitleştirirsek, bir Fransız mimarın ürettiği kimliksel bir kod olan Eiffel kulesi, sanat ve toplumsal iletişim alanında sürekli yeniden üretilerek, yeniden sunularak, Fransız sanatının, sinemasının yada bizatihi Fransa’nın bir basit ortak dil göstergesi-kodu olmuş ve onu sürekli olarak Fransa’nın ortak bir kodu olarak okuruz... Bu Kürt sineması için, her zaman ülkelerini bölen ‘sınırlar’ ile bizatihi Kürdün özdeşleştiği “Kürdistan dağları” olarak gösterebiliriz. Bunlar, Kürt dilinde sürekli tekrarlanarak, yeniden üretilerek, yeniden sunularak, basitleştirilir, genelleştirilir,sıradanlaştırılır ve ortaklaştırılarak Kürt toplumsal dilinin ana kodları haline getirilirler... Yani bu ‘şeylerin’ sürekli tekrarları ve sürekli sunumlarıyla toplumların ortak kodlarını oluşturarak onların ortak kimliklerini inşa eden duygusal ve bilişsel ürünler-kodlar olurlar... Toplumun sürekli kendisini yenilediği ama kendisine sabitleştirilmiş ortak tarihsel bir geçmiş yarattığı bu “kökler göstergeleri’’nin aracılığıyla, kendisini taşıdığı bu tarihselliğin içinde, geçmişe, şimdiye ve geleceğe kaynak oluşturmak bu kodlarla mümkündür. Bu konuda, Mimarlık sanatının ve bir toplumun mimarlık eserlerinin, en genel ve en iyi örnek olacağını düşünüyorum.

halil halil uysal c

Bu noktadan hareketle Kürt sinemasının Kürt toplumsal ortak kodlarını, yani hafızasını, en iyi şekilde Yılmaz Güney’in Yol filmi üzerinde nasıl ortaya koyduğunu anlatarak biraz daha somutlaştırabilirim... İlkin Yılmaz Güney sinemasının iki ana özelliğini göz önünde bulundurmalıyız. Biri sinemasının toplumsal gerçekçi bir dilinin olduğunu, diğeri ise seyircide özdeşleşme yerine nedensellik bağlamında düşünceler üretme motivasyonlu-amaçlı olduğudur. Yol filminde kullanılan her kavram (karakterler, toplumsal kavramlar ve öğeler) Kürt kimliğinin göstergeleri-kodları üzerinden inşa edilmiştir. Bunun en açık dışa vurumu, filmde ‘kaçakçı’ olarak inşa edilen Ömer karakterinin ‘kendi topraklarına' varışında, filmin bir ara yazıyla bu coğrafyayı ‘Kürdistan’ olarak sunması ve sonrasında Ömer’in diz çökerek bu toprağı öpmesiyle onu ‘’kutsal’’laştırmasıdır. Yani dolaylı olarak kendi Kürt varlığını kutsamış, kendi Kürt varlığını görünür kılmıştır. Kürdistan yazısı ile Yılmaz Güney’in toplumsal iletişim alanında hiç gösterilmeyen Kürdistan’ın bu “göstergesini’’, bir anlık-şok imaj etkisi ile filminin hedef kitlesinde bilinen ama dolaşıma sokulamayan, yani hem bilinç hem de bilinçaltındaki şeyi bilinç yüzeyine taşıyarak, orada onu görünür kılarak seyircisini aktif bir üretici haline getirirken, bir toplumun ilk kominal ortak kodu olan kendi varlığının içinde şekillendiği coğrafyasını, yani ‘Kürdistan’ kodunu radikal bir şekilde görünür kılmış, dolaşıma sokmuştur... Kürdistan’ın parçalanmışlığını, ortasından geçirilen sınırları, askerlerin köyü yani Kürdistanı kuşatması, bireylerini şiddet aygıtlarıyla ünlerine katıp götürmesi, köyün çıplak meydanında, yalnız, çığlık çığlığa ağlayan bir küçük kız ile sunumu, filmin çekildiği dönemdeki Kürdistan’ın içinde bulunduğu durumun bütün çıplaklığıyla bu görsel ve öyküsel kodlarla temsil etmiştir. Bu temsil, aynen, aynanın bir varlık üzerinde kurduğu kimliksel gösterim şeklindeki sunumuyla, etkisiyle, Kürt toplumunun ortak bilincinde kendisini kodlamış ve bu ortak bilinçte yer edinmiştir. Yani kendisini, kendisi için görünür kılmış, kendisini ötekileştiricinin ‘öteki’si olarak inşa etmemiştir. Bu temsillere daha dikkatlice bakılınca, Yılmaz Güney’in bu filmini, Kürt ve Kürdistan’ın tarihi arkaplanından beslediği görülmektedir. Yol filmindeki bu ‘‘sınır’’ hikayesinin, 1943 yılında otuz üç kaçakçı Kürdün Van’ın Özalp ilçesinde kurşuna dizilme katliamı ve bu katliamı Kürt toplumsal bilincinde Ahmet Arif’in otuz üç kurşun şiiri ile temsilleştirip- kodlaştırıp sürekli toplumsal bilinç yüzeyinde tutması, Yol filmin yapılışına daha yakın dönemdeki 1974 Viranşehir olayları olarak bilinen, yirmi ‘’kaçakçı’’ Kürdün infaz edilmeleri ile Bekir Yıldız’ın Kaçakçı Sahan ismi ile romanlaştırmasının-temsilleştirmesinin, Kürt toplumunun tarihi olarak, sanatsal ortak temsiller olarak, kodlaştırılması bu tarihsel arkaplandan gelmektedir. Yılmaz Güney ise bu tarihsel gerçekliğin, edebiyat sanatının dilsel kodunun filmikgörsel sunumunu yani onun hareketli görüntü-imaj dilini, kodunu yaratarak bu Kürdün yaşanmışlığının en şiddetli, en görünür ve en ikonografik temsilini, Kürt toplumsal hafızasının bilinç ve bilinçaltına yerleştirmiştir. Yani Yılmaz Güney, doğru bir tarihsel gerçekçilikle bu olay ve öğeleri alarak toplumuna yeniden sunmuş ve bunların biraz daha toplumun ortak kodları olmasını, toplumsal alanda dolaşmasını görsel olarak bu alana girişini ilk kez sağlamıştır. Bunun yanında Yılmaz Güney’in bu gerçeklik üzerinden bu kodları sunumu, onu gelecekteki Kürt toplumsal kodları üzerindede hala inşacı bir sanatçı olmasını sağlamıştır. Yani Yılmaz Güney’in filminin aktüelliği ve toplumsal kodlardaki aktüel verilliği buradan kaynaklanmaktadır... Yaklaşık üç yıldır, Kürt toplumunun sosyal medyadaki kendi sunumunun, yani Kürt toplumunun görünür kolektif hafızasının figür ve kodları üzerinde çalışmakta ve bu anlamda görsel kayıtlar almaktayım. Bu çalışmamda, Kürt'lerin sosyal medyaalanında en görülür olarak kullandıkları kodun, Yılmaz Güney’in toplumsal görünüme ve toplumsal paylaşıma soktuğu, bu ‘Yol’ filmindeki Kaçakçı Kürt cesetlerinin bir traktör kasasında askerlerin-işgalcilerin, akrabalarına sunumları-(ölümün, dolayısıyla Kürdün varlığının yok edilmesinin teşhiri) ile Roboski'de öldürülen Kürt kaçakçılarının sunumunun aynı biçimde sunulmalarıdır. Youtube onlarca Kürt müzik ezgisi, Yol filminin bu sekansı üzerinde montajlaşarak, videolaştırılarak, Kürt toplumunun ortak hafızasına, bilinç ve bilinçaltı alanlarına sürekli tekrarlanarak sunulmaktadır. Roboski kaçakçılarının cesetlerinin traktör kasasına yüklemiş görselliği (hareketli ve hareketsiz imaj olarak) ile Yol filmindeki kaçakçı cesetlerinin traktör kasasında akrabalarına sunulması, en iyi şekilde Kürt hafızasında, bilincinde, Yol filmiyle başlayan bir imaj göstergesi tekrarlanışıyla ortak koda dönüşen Kürdistan’ın işgalliğinin en önemli gösterge kodu olmuştur. Bununla Yılmaz Güney’in, Yol filminin öncesinde hiç imaj olarak görünür olmayan Otuz üç ve Viranşehir katliamları gibi ortak Kürt sessel dil kodunun görünür kılarak, yani bu kodun görsel dil kodunu yaratarak onun Roboski’de tekrarlanmasıyla, Kürt toplumunun toplumsal hafızasındaki etkisi ve işlevi en iyi şekilde anlaşılır. Öte taraftan, Ömer’in ve köylülerin, öldürülen kardeşlerinin cesetlerine dahi sahip çıkamamaları, işgalcinin şiddetinin Kürtler üzerinde yaptığı etkinin en önemli göstergesidir. Filmin sonunda Ömer’in kardeşinin eşiyle evlenmesi ve bir düğün adedi olarak Ömer’in ata binerken Kürtçe üst seste söylediği ve altyazı olarak gösterilmeyen monologunda - bunların elinden ölmeyeceğim, bende dağa çıkacağım, deyişi, onun direngenliğinin ve hala umudun var olduğunun göstergesidir. Daha doğrusu Yılmaz Güney’in Kürt halkına bu karanlığın karşısında umudun nerede olduğunu kendi diyalektik sentezini göstermektedir. Burada aynı zamanda Ömer’in, yani Kürt’ün dağa çıkmakla, dağda kendisi olabileceğini ve dolayısıyla dağın kendisinin bir varlıksal ve göstergesel kodu olduğunu göstermiştir.

... Aynı zamandaKürt sanatçısının bütün bu sunumları, kendisine bütün bu kötülükleri yapan işgalcilerinin, bütün bu yaptıklarının hiç bir şekilde kendi toplumsal hafızalarında yer etmeyişlerini, Kürtsanatçılarının bu sunumu sürekli tekrarlamalarının başka bir nedenini oluşturduğunuda bilmeliyiz. Kürt ressam serpil Odabaşı’nın dediği gibi, ‘’onlar hatırlamaz ama biz unutmayız’’.

• Bütün bu ortak kodlar ve toplumsal hafıza, Kürt sinemasında hangi yöntemle gerçekleştirilmektedir?

Tek bir yöntemle, kaçınılmaz, “gerçek-gerçekçilik’’ ile...

Gerçek, gerçekçilik, Kürdün, Kürdistan’ın yok sayılmasıyla, Kürdün, Kürdistan'ın ölümünün yeniden doğuşunu, yâda daha ölmediğinin varlıksal olarak ortaya koyulabilineceği tek ve kaçınılmaz yöntemdir. ‘’Kürdün olmadığı’’ önermesinin, dayatmasının ‘’gerçeksizliğini’’, ancak ‘’Kürdün varoldugunun’’ ‘’gerçekliğini’’, gerçek kavramının yöntem olarak seçilmesi ile mümkündür. Daha önce bahsettiğim, Kürdün, Kürt sinemasının inşasının tek temelini bu yöntem oluşturmaktadır. Ve bu, inşacılık ve işlevsellik anlamında çok doğru bir yöntemdir. Ama bu yöntemin dezavantajı, bunun ‘’bir etkinin tepkiseliği’’ olmasıdır. Ve her tepkiselliği belirleyen şeyin, etkinin kodları olduğu ve bu kodlara karsi onların tam zıttı kodlarla kendisini ortaya koyulmaya çalışıldığının bilinmesi gerekir. Yine daha önce bahsettiğim ‘’öteki olma kimliğinin’’ inşası, bu gerçekliğin bir çelişikliği olarak, böyle bir formülde ortaya çıkmaktadır. Kürdün, Kürdistan'ın belli bir tarihsel döneminde bu tepkiselliğin gerekliliği kaçınılmazken, bugün Kürtlerin bunu artik aşması gerektiğinin gerçekliğide apaçık ortadadır... Yani kendisini bu tepkisel kodlardan kurtararak, varlığının doğal-kendi kodlarında kendisini inşa etmelidir. Kürt siyasal sisteminin, klasik ulus-devlet siyasal sistemine karsi oluşturduğu ve bunu gerçekleştirmeyi amaçladığı, ‘’demokratik ulus’un kimlik inşasıda sanırım böyle birşeydir. Bu demokratik ulus sanatının inşasida böyle olmalıidır.

evdalazeynike 01

sürü yilmaz güney

Kürt sinemasının bu temel inşa yöntemine geri dönersek; Kürt sinemasının belgesel film ile kurmaca filmlerinin ne kadar iç içe geçmiş, geçirgen bir ulusal sinema diline sahip olduğunu görürüz. Örneğin ‘’ Yol’’, ‘’Sürü’’, ‘’İki dil bir bavul’’, ‘’Sarhoş atlar zamanı’’ gibi, sinematografik olarakta iyi örneklem oluşturacak filmlere baktığımızda, bu filmlerin klasik anlamdaki film türleri ayrımının, neresinde ve hangisine koyulacaklarının zorluğu ve gereksizliği karsısında şaşırırız. Yani neredeyse bütün kurmaca Kürt filmleri, bir Kürdün yâda Kürt toplumunun ‘’gerçek bir yaşanmışlığının’’ hikâyelendirmesini-temsilleştirilmesinin, senaryosu olarak vardırlar. Yani var olduğunun kaçınılmaz olarak gösterme ağırlığının ürettiği bir, aynılaşan filmsel türleşmesidir. Örneğin, Yılmaz Güney’in ‘’Sürü’’ ile Bahman Ghobadi’nin ‘’Sarhoş atlar zamanı’’, gibi ‘’kurmaca!’’ filmlerin, Kürdün, Kürt toplumunun, sosyolojik, antropolojik, sosyal psikolojik ve politik olarak incelenmesi ve bu yönetmenlerin filmlerinin yapılış yöntemleri ve uygulama metotları, dahası belgesel filmin gösteremeyeceği ‘’gerçeğin gerçekliğini’’ ortaya koymaları anlamında tam anlamıyla toplumsal belleksel, belgesel filmler olduğunu görürüz. Bunu Jean-Luc Godard, ‘’kurmaca film yaparken belgesel film, belgesel film yaparken kurmaca film yaparız’’ şekilde formlaştırdığı geçirgenliğin, aynılaşmanın, tamamıyla, gerçek olanın ‘’gerçekçilik’’ yöntemiyle yâda ‘’gerçekçiliğin aynisi gibi temsili’yle’’ yapıldığını bilmemiz gerekiyor.

Yine Kürt sinemasında gerçekçilik kavramının yöntem olarak ele alınmasını en açık şekilde Kürt belgesel filmlerinde görmekteyiz. Dersim soykırımı, Türk cezaevleri ve buradaki işkenceler, özellikle 1980’lerdeki Diyarbakır zindanı, açlık grevleri, faili meçhul(belli) cinayetler, Kürdistan’daki köy yakılmaları, Kürtlerin yurtlarından sürülmeleriyle ortaya çıkan göç, bu göçün ortaya çıkardığı yoksulluk, Kurdistan ekonomisinin yok edilmesiyle yeni modern köleler haline getirilen mevsimlik (isçi) Kürt, dilinin yasaklanmasıyla ortaya çıkan toplumsal çözümleme, asimilasyon ve bütün bunlara karşi olarak direnen, ayaklanan, savaşan Kürt, toplumu, Kürt belgesel filmlerinin ana konularını oluşturmaktadır. Bütün bu durumlar, Kürt toplumunun geçmiş ve bugün içinde bulunduğu aktüel yaşamın temsilinden ve bunun yeniden sunulmasından başka birşey değildir. Daha doğrusu, Kürt toplumsal hafızasının silinmesi, yok sayılmasına karsi, Kürt belgesel filmleri bu tarihsel yaşanmışlıkları sürekli Kürt toplumunun bugününe taşıyarak ve bugününün bu gerçekliğini bu gerçekçilik yöntemiyle inşa ederek, Kürttoplumsal hafızsının kaydını oluşturmaktadırlar. Bu yaşanmışlığın bu şekilde sunumu, ikinci dünya savası sonrasında yaşanan, sürekli hafızaya çağrılarak, bu savasın ve onun sonuçlarını sürekli yeniden inşa ederek, göstererek, toplumsal bir hafıza, dolaysıyla bir toplumsal bilinç oluşturulmaya çalışılmasına ve bu bilinci oluşturulmasına benzemektedir. İkinci dünya savası ilgili yapılan belgeseller, bizatihi bu yıkıma sebebi olan (Almanlar gibi) toplumlar, tarafından yapılmıştır. Bu belgeseller Almanlar için kendileriyle yüzleşme dolayısıyla kendilerini, kendi toplumsallarını yeniden inşa etmek amacıyla yapılmıştır. Tam tersi bir şekilde bugün Kurdistan’a bu savaşı dayatan toplumlarda, bu tip belgeseller nerdeyse hiç yapılmamış, dolayısıyla bu yüzleşme ve yeniden inşa yapılamadığından, ‘’Kürt sorunu’’ olarak bilinen ‘’Kurdistan’ın işgaline’’ karsi, hem siyasal hem de toplumsal bir çözüm yaratamamış ve hala yaratamamaktadırlar. Bunun tam karşıtı bir şekilde Kürt belgesel sineması, bu işgali sürekli görünür kılarak, toplumsal yüzleşme-terapiyle Kürtler kendilerini sürekli olarak yeniden inşa etmektedirler. Bu insanin, gerçeği, sürekli baz alarak onu hem araçsallaştırması hem de amaçlaştırmaları, Kürt belgesellerin Kürt toplumsal hafızasınınyani Kürt ulusunu oluşturmadaki en görünür ve en etkin bir sanatsal faaliyet olmalarını sağlamıştır. Bu o kadar çok önemlidirki, yani bu Kürt ulusunun inşasında o kadar hayatidir ki, ikincil ulusal kodları oluşturmalardan oluşan diğer ortak kodları neredeyse geri plana atmıştır. Bu noktadan bakınca, neden Kürt belgesel sinemasında, Kürt mutfağı gibi daha az politik sivil alanlar ile ilgili ikincil konularda belgesellerin yapılmadığının cevabini oluşturmaktadır.

zamani-baraye-masti-asbha-a-time-for-drunken-horses-sarhos-atlar-zamani

• Yine Kürt sinemasında sürekli olarak kendi kültür formları üzerinden kendisini beslenmesi gerektiğini duyuyoruz. Örneğin, dengbejlik geleneğinin Kürt sanatı ve Kürt sineması için önemli bir kaynak olması gerektiği söyleniyor. Sizce Kürt sineması dengbejlik kurumunu nasıl ve ne biçimde kendisi için bir form olarak ele alabilir?

Kürt sinemasında sürekli olarak iki şeyin temel olarak ele alınmak istendiğini, ele alınması gerektiği, Kürt kültür yaratıcılarından duyarız. İlki, Yılmaz Güney sinemasının Kürt sineması için baz alınıp bu sanatsal estetikte Kürt sinemasının yapılması gerektiği, ikinci ise, dengbejlik geleneğinden yararlanması gerektiğidir. Ama ne yazık ki bunları bir türlü gerçekleştiremediğimizi görüyoruz. Yılmaz Güney sineması ile ilgi yukarıda yazdıklarım, neden Kürt sinemasının bir türlü bu tip sinemayı üretemediğinin cevabini oluşturuyor. İkinci olarak dengbejlik geleneğinin işlevi ve onun formu üstünde yine ayrıntılı düşünüp bunun cevabının verilmesi gerekiyor. Bana göre bu başarısızlığın temel sebebini, Kürt sanatının akademik olarak, yani teorik olarak incelenmemesi ve dolayısıyla bu incelemenin oluşturacağı analiz-yapı üzerinden Kürt sanatçısının, Kürt sinemacısının kendi sanatsal ürünlerinin kuramayışları gelmektedir. Bunun en temel sebebi, Kürt kültür yaratıcılarını inşa edecek, Kürt akademisinin ve akademisyenlerinin yetersiz olusu ve onların birikimlerinin bir araya gelebileceği ve uygulanabileceği kültür kurumlarının yetersizliği yâda bu kurumların olmayışlarından kaynaklanıyor. Kendi kültür endüstrisini geliştiren Batı, en az bin yıllık bir bilimsel akademi tarihinin ardından geldiğini hatırlamalıyız. Toplumsal kültür alanında rönesansı beş yüz yıl önce yapmalarının ardından ancak yaklaşık ikiyüz yıldır kendi kültür endüstrilerini oluşturabilmişlerdir. Bu kültür endüstrisi, bugün toplumsal sanatın iki ana öğesi olan, sessel dil ile görüntüsel dillerinin kesintisiz, sürekli ve akademide kendi sanat tarihinin sürekli kuruculuğuyla bu noktaya gelindiğini bilmek gerekiyor. Bunun karsısında, bugünkü Kürt kültür alanına baktığımızda, Kürt toplumsal tarihinde, kendi sosyal yapısı ve bu sosyal yapıyı bir turlu toplumsal komün araçları (üniversite, kütüphane...) gibi kurumları kuramaması, ve bunların üreteceği kültürel tarihsel birikimleri Kürt toplumunda yaygınlaştıramaması, süreklileştirememesi ve bunu Kürdistan coğrafyasının tümünde organize edemeyişinin büyük olumsuz bir etkisinin olduğunu görüyoruz. Bu ‘’tarihsel kökler’’ bilgileri üzerinden yine sinemayı tanımlarsak, sinemanın görsel ve sessel bir birikimsel iletişim dili üzerinden şekillendiğini hatırlamamız gerekiyor. Sinema, resim sanatının gerçekçi temsil amacı ve teknolojik gelişmeyle ortaya çıkan fotoğrafın yine teknoloji ile hareketlenmesinden ibaret olduğunu bilmemiz gerekiyor. Buradan hareketle sinemasanatı, kendi görsel dili, kendi toplumsal görsel kodları üzerinden sekilenirken, hareketlenen görüntüye, sessel dilsel, yani hikâye anlatımının kurgusunu, yapısını eklemekten öte birşey yapmamıştır. Yani sinema birbirinden varlıklarının görünümü açısından farklılaşan, görüntü ile ses dilinin kodları ve yapısının bir arada kullanmasından ibaret olduğunu bilmemiz gerekiyor. Bu anlamda sinemayı salt bir sanat olarak ele almanın dışında onu diğer sanatların ve onların birikimlerinin hibrit birleşimi ve kültür endüstrisi üretiminin bir eseri-sonucu olarak ele alınması gerektiğini bilmemiz gerekiyor. Bu tarihsel geçmiş ve birikim üzerinden Kürt kültürüne, sanatına baktığımızda, dinsel, sürekli işgal ve işgallerin yarattığı yıkımlar ve başka birçok toplumsal negatiflikler yüzünden Kürt kültüründe görsel dilin bir turlu tarihsel bir birikime ve tarihsel bir gelişmişliğe varamadığını görüyoruz. Mimarlık, toplumsal el sanatları gibi birkaç toplumsal sanatta, soyutlaştırılan, görsel Kürt dili, Kürt kültüründe toplumsal bir kod ve toplumsal bir görsel birikim sağlayamamıştır. Yani sinemanın üstünde şekillendiği görsel diller olan resim, heykel gibi plastik sanatlarda bir Kürt kültür birikimi olmaması, Kürt sinemasının üstünde inşa edileceği bir toplumsal görüntü dilinin ve kodlarının olmayışının çok büyük negatif bir etkisi vardır. Belkide bu Kürt görsel sanatları üzerinde yeterince araştırılmalar yapılmadığından, bu görsel dil eserleri, bugünkü Kürt kültür alanlarında yeterince görünürlestirilememislerdir. Diğer taraftan, Kürt kültürü kendisini en iyi şekilde sessel dilde var ederken, yine sadece, öykünün müzik formlarında kendisine bir birikim sağlayabildiğini görüyoruz. Yani sözlü kültür bu sessel dilin yazınsal birikiminide bir türlü gerçekleştirememiştir. Bütün bu noktalardan bakıldığında Kürt sinemasında, oryantalist görüntü dilinin kullanılmasının sebebinide daha iyi kavrıyoruz. Yani kendisini, oryantalist-idealize eden batilinin, işgalcisinin resim, gravür, fotoğraf ve sinema temsillerinde, kendisi için kendisine tarihsel bir geçmiş yaratıyor ve yaptığı sanat eserinde bu görsel kodların temsilini tekrarlamaktan öteye gidemiyor. Bu olgunun ilksel etkisi belki çok zayıftır ama görsel Kürt kültür alanı, kendi tarihselliğinin alt kodlarını buradan başlatmaları açısından bilinçaçısal anlamada önemli bir etkisi olduğu kanaatindeyim...

grass-a-nations-battle-for-life

Her toplum mutlaka toplumsal bir sanat kurumu aracılığıyla ortak kültürünü bir toplumsal sanatsal kurum aracılığıyla ortaya koyarken, Kürt toplumunun bunu, sözlü kültürünün dengbejlik kurumu olarak ortaya koyduğunu görüyoruz. Yani bati kültüründe kendisini ifade eden, müzik, şiir, roman, gazete(journal), tarih, sosyoloji gibi sanatsal ve bilimsel faaliyetler, dengbejlik kurumu kendisinde, toplu ama yığınsal bir oluşum olarak kendisini burada temsil ediyor... Bu kurumun toplum içindeki işlevi, toplumsal akademi özelliği taşırken, bu yaratımının, yığınsal, anlık ve kişisel olmasını bir türlü aşamıyor. Yani her seferinde yaratıcısıyla birlikte ölüp giden bir kültürel formun ürünleri olmaktan kurtulamayıp, kendisini modern kültür alanına taşıyamıyor. Ve dolayısıyla modern Kürt sanatçısı da onun formları ve estetiğinden yararlanamıyor…

Ayni zamanda, bugün Kürt kültürü içinde dengbejlik kurumunu ve onun toplumsal işlevini çokça söyleyip yazmamıza rağmen, onu akademik olarakta yeterince incelemediğimizi ve Kürt kültürü için onun formlarından yeterince faydalanmadığımızı düşünüyorum. Buradan hareketle, dengbejliğin ürünü olan klam, öykü formları, iyice incelenerek Kürt sineması ve Kürt yazılı sanatları için, bir temel veri sağlayacağını düşünüyorum. Yani Kürt klamlarının, öykülerinin, biçimsel, yapısalcı, constructivist ve strüktüralist-yapılandırmacı analizlerinin akademik olarak yapılması ve bu analizlerin Kürt sanatçılara sunulması çok önemli bir toplumsal sanatsal kökler açığını kapatacağını düşünüyorum. Ama bu tip akademik çalışmaların olmayışının, yâda toplumsal alanda bu tip çalışmaların yeterince dolaşıma girmeyişinin, Kürt akademilerinin eksikliği yâda bu akademilerin hiç olmayışlarının ne derece bir kültürel köklerin analizinin eksiklikliğini yaratığınıgösteriyor. En basitinden Kürt sanatları için, onların kendilerini dilsel ve kimliksel olarak üstünde inşa edebilecekleri ‘’Kürt sanat tarihi’’ araştırmalarının bu konuda ne kadar önemli olabileceğini görüyoruz... Örnek vermek gerekirse, yakın zamanda Hüseyin Karabey, ‘’Were dengemin’’ filmini dengbejlik kültürü üzerinde ve onun öykü biçimini baz alarak senaryosunu oluşturduğunu bir röportajında söylemiştir. Bu film üzerinden Kürt sineması ile dengbejlik kurumunun toplumsalişlevi üzerinden ilişkisini incelemek, analiz etmek önemli olacaktır. Ama daha önemlisi, dengbejliğin yapısal formu olan klamın öykü yapısı ile Karabey’in film öyküsünde nasıl bir ilişki kurduğunu incelemek, dengbejliğin Kürt sinemasına nasıl bir kaynaklık oluşturabileceğine akademik olarak çok önemli bir analiz örneklemi oluşturacağını düsünmekteyim. Yani Kürt sanatçıları, sinemacıları özgün bir şekilde Kürdiliği kuran ve bunu geçmişten bugüne taşıyan dengbejliğin klamlarında kurguladığı ‘’Kürt kimliği’’ ve ‘’Kürt toplumunun kültürel göstergelerini’’, bu klamlarda islenen öyküsel temaları, sanatsal, filmsel öykülerde inşa etmesiylede, ‘’Kürt sanatının Kürt kimliğini’’ tarihsel arkaplanına oturtacağını bilmemiz gerekiyor.

were denge mîn

Bütün bunların yanında, sinemanın ontolojik dilinin, ‘'görsel dil’’ olduğunu bilmemiz gerekiyor. Sessel dil her zaman onun tamamlayıcı bir dili olmuştur. Yani sinematografi dediğimiz şey, toplumun ve sanatçının görsel kodları, sinemanın kendisini üzerinde kurduğu ana iskeletini oluşturur. Yani ses dili ise sinemanın ikincil, görüntü dilinin araçsallığından öteye bir şey değildir.  Bunu tam tersi bir şekilde sinematografik dil kurmakta mümkündür ve filmlerimde en çok denediğim şeyde budur… Kürt sinemasında, daha doğrusu anakım Kürt sinema filmlerinin çoğunda, bunun tam tersi seklinde öykünün kendisi yani sesin (özne olarak değil, nesne olarak ses) kendisine yeterince önem verilip bunun görsel dilden esirgenmesi, sessel dilin toplumsal bir araçsallığının, sanatsal biricikliğinin önünde tutulmasından kaynaklı olarak, yeterince Kürt görsel dilinin gelişmediğini görüyoruz. Kürt filmlerinin bugünkü en temel sinematografik problemi bu olmaktadır. Filmsel atmosferi oluşturan görselliğin karşıtı olarak, söylemsel olan dilsel alan ile oryantalist ile amatör görsel alana hapsedilmiş Kürt sineması, sinemanın bu ilksel görsel dil üzerinden, doğal dengesini bulması gerektiğinin çok önemli bir amacı olmalıdır. Bundan hareketle, dengbejliğin Kürt toplumsal kültürel alanındaki işlevini üstlenen sinemanın kuskusuz onun sessel dili yani öykü kurulum yapısını incelemesi ve kendisini bunun üzerinden inşa etmesi çok önemlidir. Ama bundan daha önemlisi, Kürt sinemasının, sinema sanatının ilk önceli olan, görsel dili oluşturması gerektiği çok önemli bir önceldir. Dengbejliğin sosyal bilimsel analizleriyle Kürt görsel kültür göstergelerinin nasıl oluşturulduğunu ortaya çıkarıp bunu Kürt yazılı ve görsel sanatlarına sunmakta, Kürt sanatının çok önemli bir açığını kapatmış olacaktır. Yani klamlarda, Kürtbireyinin, Kürt coğrafyasının yapısal, işlevsel, strüktüralistsel olarak nasıl inşa edildiğini, nasıl temsil yani nasıl betimlediğini ve bunu nasıl bir kurgusal yapı içinde montajladığınıinceleyerek, Kürt sinemasının görsel, sessel ve öykü kurulum montajına çok iyi bir köklerin yol göstericiliği yapılabilinecektir.

come-to-my-voice-03

Diğer taraftan, Kürt sinemasının, sinemacılarının dengbejlikten daha çok önem vermesi gereken kaynağının bugün modern Kürt edebiyatı olduğunu düşünüyorum. Kürt sinemacıların daha önce bahsettiğim sinemalarının hikâye ve sinematografik dilleri, hikâyelerini ele alış biçimleri ve hikâyelerinin öğeleri, Kürt, Kürdistan’ın günlük, yani medya günlüğünün güncel politik mücadelesinin öykülerinden gelmektedir. Kuşkusuz bunda Kürt sanatçının içinde bulunduğu işgalcinin kültür endüstrisi ve ona karşıt olarak, sürekli güncel olarak kendisini var eden Kürt medyasından gelmektedir. Yani Kürt sanatçısının, kendi Kültür endüstrisi, kendi edebiyatı, kendi teorisini oluşturan Kürt akademisi ve onun kültürünün içerisinde yeterince yer almayışından kaynaklanıyor. Diğer bir değişle, bütün bunları yapmasının sebebi olarak Kürt kültür endüstrisi, Kürt sinema endüstrisinin olmayışından, onun bir türlü kendisini, azda olsa var olan Kürt kültür alanının içinde yeterince yetiştirememesinden kaynaklanıyor... Bunu biraz daha incelersek, kültür endüstrisinden bahsettiğim şey, sinema gibi sanatsal faaliyetin, sanatçıların ve teknisyenlerin ortak çabasıyla ortaya koyulan bir filmin, bu alanda kaçınılmaz olarak profesyonelleşmesi gerektiğidir. İlk olarak yapımcı, yönetmenliğin profesyonelleşmesi gerekirken, bir filmin üstünde inşa edildiği, onun sinematografisi ve hikâyesini sekilendiren, senaryoya, senaristliğe çok önem verilerek senaristliğide profesyonelleştirmemiz gerekiyor. Kürt sinemasına baktığımızda, yönetmenlerin büyük çoğunluğu kendi hikâyelerini senaryolaştırarak filmlerini kendileri üretmektedirler. Bu filmlik olarak birçok konuda avantaj sağlayabilir. Kendi hikâyesi üzerinden yola çıkan yönetmen, hikâyesindeki duygunun, bizatihi üreticisi, uygulayıcısı ve en çok kendisininbu duygunun taşıyıcısı olduğundan, filminin duygusal atmosferini kurmada, bu ona çok büyük bir avantaj verebilmektedir. Ancak genel anlamda bu kaliteye sahip bir kaç Kürt yönetmenin dışında, Kürt sinemasında genel anlamda yönetmenlerin, filmin öyküsündeki, yani hikâyenin üstünde şekillendiği diyalogları ve öyküleri içinde, yönetmenin kendisini kaybetiğini görüyoruz. Filmini kendisinin ayrıntılarına sahip olduğu hikâyeyi, sessel dili, filmin ilk dili olan sinematografiye yansıtamayınca, görüntü ve ses dilinin dengesini kuramayarak, hikâyesini önplana çıkararak, görsel dili yani sinematografik dili oldukça amatör olarak ortaya koyarken, bu iki dili dengeli bir şekilde filminde ortaya koyamıyor... Biraz daha ayrantılandırırsam, en basitinden Kürt sinemasında, bir objektif açısının, kendi filminin hikâyesi, atmosferi, montajı, yani filmlik sinematografinin film öyküsü üstündeki işlevini dikkate alan çok az yönetmene sahibiz. Yani yönetmenliğini, soyut olan bir hikâyenin, belli bir mekânda, sinematografinin yani sinema görüntüsünün, ışık, objektif, ses, kamera açısı... ve montaj ile süje ve nesnelerini somutlaştırması olarak kuran çok az yönetmene sahibiz. Yönetmen kendi senaryosunu yazarken, filminin hem görüntü hem de sessel dillerinin yapısına, işlevine dikkat etmek zorunda ve bu iki dilin bir birini desteklediği bir armonide filminin atmosferini kurmak zorundadır. Bu noktadan bakınca genel anlamda Kürt yönetmenler, bu atmosferi kurmakta başarısızlar. Bu başarısızlıklarını örtmek içinde, yani görsel dil ile sessel dil hikâye arasındaki uyumsuzluğu gidermek-örtmek için, seyircinin duygusal olarak sömüren müzik kullanımına bas vurmaktadır. Dolayısıyla direk filmsel bir süje olması gereken müziği, filmlik sinematografi ve hikâyede bir süje olmaktan daha çok, duygu sömürüsü, atmosfer yaratmak için kullanılan bir dolgu-nesnesi haline getiriyorlar. Bu anlamda Kürt sinemacıların filmlerinde ilk dikkat etmeleri gereken şey, görsel ve sessel diller arasında bir armoniyi, sinematografi ve montaj araçsallığıyla, senaryodaki sessel dilin görsel dile çevirmelerinde kendilerini yetiştirmeleridir. Bundan hareketle, Kürt sinemasının endüstrileşmesinden bahsettiğimde, ilk olarak sinemada profesyonelleşmeyi vurgulamaktayım. Hem teknikerlik hem de sanatçılık anlamında, Kürt sinemasının bu şekilde profesyonelleşmesi gerekiyor. Kürt sinemasında, görüntü yönetmeni, ses, ışık, sanat, kostüm... gibi sanatsal teknikerlikte profesyonelleşmesi gerektiği gibi bunu filmin iki ana yaratıcısından ilki olan senaristliğinde profesyonelleşmesi gerekiyor. Kuskusuz hem senaristliği hem de yönetmenliği ayni kişinin yapması çok büyük bir avantaj, ama bu yeterliliğe sahip olmak, yani ‘’auteur’’ kimliğe sahip olmak gerekirdi biz çoğumuz, hala bu sanatsal ve tekniksel yeterlilikte sinemacılar olmaktan çok uzağız... Diğer taraftan, Kürt sinemacısı, yönetmen senaristinin, konusal olarak Kürt medyasına bağımlı şekilde olması, onun Kürt sinemacısının yukarıda bahsettiğim, ‘’öteki olma’’ kimliğini almasınıda dahada kolaylaştırmaktadır. Onun için Kürt sineması hikâye olarak, gazeteciliğin öyküselciliğinde ve sinematografik olarakta sürekli televizyon görselliğinde kendini inşa ederek filmler üretmektedirler... Kürt sinemasının senaryosunun ve sinematografisinin bunu aşması için, kendisini daha doğal ve daha güçlü bir şekilde besleyeceği Kürt edebiyatına yönelmeleri gerekiyor. Yani bütün bunlara karşı olarak, bütün toplumlarda olduğu gibi, bugün Kürt toplumda da, Kürt ulusunun, toplumsal ruhuna, yani Kürt toplumunun diline en çok hâkim olanlar, onun daha geniş tarihsel ve kültürel alanında kendisini var eden Kürt edebiyatı ve onun yazarlarından beslenmesi gerekiyor. Bu nekadar çelişik olsa da, hem görsel hem de sessel dil bazında Kürt edebiyatçıları bugün Kürt ulus kültürünün en önemli kurucuları, üreticileridirler. Edebiyatçıların hammaddesi olan, kendi ulusunun hem sessel dili hem de en güçlü şekilde süjelerini betimlemelerle ortaya koyduğu görüntü dili olduğundan, onun bütün yapı, form, duygulanımını edebiyat yazarları kendi eserlerinde taşımaktadırlar. Onun için bugün Kürt sinemasının kendisini üstünde inşa edeceği kültürel form, bugün çokça üstünde durması gereken şey, güncel medya hikâyesine ve onun diline karşıt olarak, Kürt edebiyatına yönelmelidirler. Aynı zamanda Kürt edebiyatçılarında Kürt sinemasına yönelik, daha çok görsel dilin kodlarını ortaya koyacakları senaryolar yazmaları, önemlidir. Bu bizi Kürt sinemasına, daha doğrusu, Kürt kültür endüstrisinin kurulmasına vesile olacak ilk önemli adımlardan birisi olacaktır.

cekici2

• Son olarak bu anlattıklarınızdan hareketle Kürt sineması için neler yapılabilinir?

Bu soruylada hemen her Kürt sinemacısı karşılaşıyor. Hepimiz, Kürt sineması için ne yapılması gerektiğinin belli bazı çözümlemelerini yapıp, Kürt sinemasının içinde bulunduğu negatif durumdan çıkmasını sağlayacak düşünceler, çözümler ve öneriler sıralamamıza rağmen, maalesef her öneri ve her çözümümüz havada kalan temennilerden öteye gidemiyor. Kuşkusuz bu Kürt sinemasının genel probleminden, bir ulusal kültür endüstrisi olan sinemanın ulusal anlamda yapısal olarak Kürdistanın tamamında veya en azından bir kısmında profesyonel olarak kurumlaşamaması ile direk bağlantılı olduğu gibi, Kürt siyasal kurumlarının Kürt kültür politikalarının yetersiz ve işlevsellikten uzak olmalarından da kaynaklanıyor. Bu da yine Kürdistanın siyasal birliği ve bağımsızlığının olmayışından kaynaklandığı gibi bu kurumları oluşturacak profesyonnellige önem verilmemesindende kaynaklanıyor. Kapitalist bir üretim biçimine sahip olmayan Kürt sinemasını destekleyecek maddi kurumların olmayışı, Kürt sinemasının kendisini finanse edecek ekonomik geri dönüşümü sağlayacak bir ticari pazarının olmayışı, Kürt sinemasının tamamıyla, Kürt toplumsal hafızasının zorlamasıyla Kürt sinemacıları tarafından ortaya koyulan Kürt sineması bir profesyonel sanatsal ve teknik biçimi ortaya çıkaramıyor ve bundan dolayı Kürt sineması hem sanatsal hem de endüstri olarak kurumsallaşamıyor. Bahman Qubadi, Hiner Salem, birkaçdiaspora Kürt sinemacısı ve ülkedeki birkaç basarili Kürt sinemacıları, filmlerinin finansmanları tamamen Kürt sinemasının dışındaki ulusal sinemalardan ve o ülkelerin sağladığı kültürel fonlardan faydalanarak filmlerini yapabilmektedirler. Yani bugün başarılı Kürt sinemacısı, başarılı bir film yapmaya yetecek bir finansmanı, ancak Kürt sinemasının dışındaki ulusal sinemalarda bulabiliyor. Kürt sineması, Güney Kürdistanın sağladığı ekonomik bir fonun dışında, daha önemlisi gerçek anlamada bir prodüktörü bile olmayan, kayda değer film prodüksiyon şirketi olmayan, filminin yaratıcısına en azından ikinci filmini yapmasını sağlayacak ve bu filmini Kürt seyircisine sunacağı sinema salonları ve dağıtımı olmayan bir ulusal sinema olarak var. Kendi imkânlarını yaratan başarılı bir iki yönetmenin dışındaki Kürt sinemacılar, bir ekonomik ve profesyonel destek almadan tamamen bireysel olarak filmlerini finanse edip, Kürt toplumsal alanda filmlerini yaratıyorlar. Birçoğu bundan dolayı, en iyisi ancak bir televizyon filmi olabilecek kalitede sanatsal ve teknik yeterlilikte filmler yapabiliyorlar. Bu noktadan bakıldığında Kürt sinemasının var olması ve bazı Kürt filmlerinin uluslararası festivallerde başarılı olması Kürt sinemacılarının inanılmaz motivasyonlarından kaynaklandığını bilmek gerekiyor. Daha spesifik olarak söylesem, bu birkaç filmin dışında, bugün Türkiye film festivallerinde bir çok Kürt filmlerinin başarılı olmamasının ve bunu Kurt sinemasının başarısı olarak görmenin sebebi, bu filmlerin kaliteli olmasından daha çok, Türk sinemasının kalitesiz olmasından kaynaklandığınıda bilmemiz gerekiyor ve bu bizi Kürt sinemasının başarısı olduğu gibi bir yanılgıya düşürmemelidir. Yine yerli yada yabancı bir film festivalinden ödül alan bir filmin basarisi spesifiktir ve buradada yine bir yanılgıya düşmemek gerekiyor. Bir filmin asıl başarısı ne kadar çokça ülkede dağıtımının yapıldığı, ne kadar çok salonda gösterildiği ve ne kadar çok zamanda seyirciye sunulduğudur. Daha geniş olarak Kürt sinemasının bu kalitesizliğine bakarsak, sinema gibi bir ulusun ortak duygusal, ortak kültürel, ortak ulusal kodları oluşturan ve bunu uluslararası alanda en iyi şekilde temsil edilen Kürt ulusal sinemasına çok daha değer verilmesi, onu dünya kültür alanında kendisinin en önemli temsilcisi olarak görmesi gerekiyor. Daha önce bahsettiğim gibi, sinema toplumsal bir sanattır ve onun yeri, bir arşivden daha çok, toplumsal alanda dolaşmasında yatar. Onun için bir Kürt yönetmenin uluslararası bir üretimde, bir dağıtımda Kürdili bir film yapamamasının ve ona bu olanağı verememenin çok büyük bir öngörüsüzlük olduğunu düşünüyorum. Bütün bunlardan hareketle Kürt sinemacılarının ‘’sanat sineması’’ alanının yada türünün yanında, ticari sinemadada filmler üretmeleri çok önemlidir. Yani sinemayı jakoben bir anlayışla, onun biçimini, işlevini sadece bir doktrine indirgemek yerine, sinemaya geniş bir özgürlük alanı sağlamak, daha önce bahsettiğimiz diyalektik sinemanın yanında onu bir eğlence endüstrisinin ürünü olarakta filmler üretilmesinde alan yaratmalıyız. Bununyanında, sürekli olarak uluslararası iliksilerde kurbanlaştırılan Kürtlerin görünür kılmasını sağlayacak, Kürt siyasal hareketlerin, Kürtlerin uluslararası toplumsal alanda kendilerini gösterebilecek kalitede filmler üretmesinin koşulları yaratılmalıdır... Bugün Yılmaz Güney ya da daha güncel olarak Bahman Qubadi’nin filmlerinin uluslararası alanda Kürtleri temsilinin, Kürdistan davasına yaptığı katkıları çok büyüktür ve bu başlı başına Kürt ulusunun dünyada görünür kılmanın çok büyük bir aracı olmuştur. Bütün bu düşüncelerin ardından Kürt sinema endüstrisinin kurulmasının niçin gerektiğinin önemini açıkça görüyoruz.

bahman-ghobadi-2

Herşeyden önce Kürt sineması ve daha genel olarak, modern Kürt sanatının ortaya çıkışı, Kürtlerin siyasal özgürlük mücadeleriyle ve bu mücadeleyi veren politik Kürt kurumlarıyla ortaya çıktığını bilmemiz gerekiyor. Bu Kürt sanatının oluşum mücadelesi ve onun kurumsal ve sanatsal belirleyeni, daha özgürlüğünü kazanamamış Kürt siyasal mücadelesinin gelişimiyle paralellik göstermektedir. Biz Kürt sineması, sanatları ve Kürt kültür endüstrisi olarak ortaklaştırdığımız, uluslaştırdığımız, toplumsal, siyasal ve ekonomik yapının üst çatısı olan siyasal birlikteliği oluşturamayışımızdan dolayı Kürt sanat kurumları yapısal problemler yaşamaktadırlar. Bundan dolayı, Kürt sineması, Kürt sanatları, Kürdistanın her parçasının negatif özgül koşulları ile birleşerek bu ortaklaşmayı dahada zorlaştırmaktadır. Bunu aşabilecek, buna bir alternatif oluşturabilecek, Kuzey Kürdistan ve özgür Güney Kürdistanda bu beklentilerimiz fazladır, ama burada da temel olarak ekonomik ve insan kaynaklarının yetersizliği ve bu birleşmenin hala zorluklarından dolayı, bu kurumlaşmaları yeterince yapamıyoruz daha doğrusu yarattığımız kurumları işlevselleştiremiyoruz. Buradan hareketle, bana göre Kürt sineması için kısa ve uzun vadede yapılacak ilk şey Kürt sinemacıların ortak bir kurum etrafında birleşmeleri gerektiğidir. Kürt sinemacılarına her türlü desteği sağlayacak, dört parça Kürdistanın sinemacılarını bir araya getirip onları bir araya getirecek ve her dört Kürdistanda temsilciliği olabilecek bir Kürt sineması kurumu kurulmalıdır. Bu kurum, Kürt sinemacılara, hukuksal haklarından, filmsel üretimlerinin profesyonel desteklerine kadar, Kürt sinemacıların bir araya geldiği platformlar oluşturarak, Kürt sinemacılar arasında ilişkiler kurarak, Kürt sinemasının, sinemacılarının profesyonelleşmelerini sağlamak olacaktır. Kürt sinemasının literatürünü oluşturarak, sinema dergileri, sinema üzerinde araştırmaların, literatürün çevirilerini ve Kürt sineması konusunda araştırmaların, analizlerin, eleştirilerin, kitapların yayınlanmasını sağlamalıdır.

Yine Kürt kültürünün sözlü bir kültür olduğu ve bu sözlü kültürün bugün kendisini en iyi şekilde Kürt toplumsal alanında, görsel dil medyaları (internet, fotoğraf, film, video...) olarak ortaya koymaktadır. Yüz yıllık Kürt ve onun kültürünün var olma mücadelesini, Kürt toplumsal hafıza merkezlerini, medyalar arşivini, kütüphanelerini kurarak hem topluma hem de entellektüel ve sanatçılara sunulmalıdır. Bilindiği gibi sinemanın en büyük toplumsal ve sanatsal kaynaklarını sinematekler oluşturmaktadır. Sinemateklerin, arşiv, kütüphane ve alternatif sinemanın, ticari kaygı taşımayan sinemanın kendisini sürekli olarak gösterebilme ve hem seyirciye hem sinema sanatçısına çok büyük bilişsel ve duygusal kaynaklar sunar. Kürdistanın birçok şehrinde sinema salonlarının olmayışı ve sinema salonları olanlarında uluslararası film dağıtım ağında ticari sinema işlevi olarak görmeleri, Kürt sinemasının seyircisine ulaşamamasının en büyük nedenini oluşturmaktadır. Buna alternatif olarak, Kürt sineması kendi dağıtım ağını kurmalıdır. Bugün hemen her Kürt şehrinde Kürt sanat kurumları kurulmuştur. Bu kurumların bünyesinde kurulacak her sinemateğin, her gün iki veya bir seans olarak Kürt filmlerinin gösterimini yapması ve bunu paralel olarak bunu her Kürt şehrinde yapması çok fazla zor olmayacak çözümdür diye düşünüyorum. Yine buna paralel olarak gezici film festivalleri gibi alternatif çözümlerle demokratik alternatif bir sinema ağı kurulmalıdır. Buradan gelecek gelirler ne kadar çok az olacaksada, Kürt sinemacılarına ilksel olarak geri gelecek bir ekonomimin çok büyük bir moral etkisi olacaktır.

dop-director-of-phoyography-sillouhette

Tekrar belirtmem gerekirse, Kürt sinemasının en zayıf noktasını, kendi seyircisine neredeyse festivallerin dışında ulaşamamasıdır. Hep bahsettiğimiz Kürt sinema seyircisinin ‘’olmayışının’’ kültürel, toplumsal, ticari ve işgal altında olması gibi birçok neden vardır. Ama buna rağmen, Kürt seyircinin olmadığıyargısı bir yanılgıdan ibarettir. Kürt sinema seyircisi, ya da Kürt toplumunun kendisini var ettiği ve kendisini sürekli toplumsallaştırdığı medya alanı, Kürt televizyon kanalları olmaktadır. Bugün ulus sinemalarının en büyük gelirlerinden biri, filmlerin ulusal televizyon kanallarından aldıkları yayın haklarından gelmektedir. Çoğu film için, televizyonlardan yayın haklarından gelen gelir, sinema salonlarından gelen seyirci gelirlerinden daha fazladır. Bugün kendi ulusal sinemasını, kültür endüstrisini kuran her ülkenin hemen her televizyon kanalı, kendi ulusal sinemasına sponsorluklar yaparak, bir çok sinemacısına, belgesel, televizyon filmlerini üretmeleri gibi olanaklar sağlayarak kendi ulusal sinemaları ile iç içe bir kültür endüstrisi oluşturmuşlardır. Örneğin Fransa’da bu birliktelik, içiçegeçmişlik inanılmaz boyutlarda ve her şekilde birbirlerini besleyip kendi kültür endüstrilerini sürekli işlevsel tutmaktadırlar. Bir ulusal televizyon kanalı, günlük akısını kitsch bir kültüre açmak yerine, kendi akışını geniş anlamda sanatçılara açarak, kendi kamusal görevlerini en iyi şekilde yapmayı gerçekleştiriyorlar. Örneğin Arte gibi Alman-Fransız ortak televizyon kanalı, bu iki ülkenin yüzlerce belgeselcisine belgesel yaptırarak, hem sinema sektörünü besleyen ana aktör olurken, hem de neredeyse her kurmaca filmlerinin ya sponsoru ya da bizatihi prodüksiyon katılımcısı olarak, hem kendi televizyon medyasını hem de kendi ulusal sinemalarının enbüyük üreticisi olmuştur. Bütün bu örnekler üzerinden hareketle, bugün Kürt sineması kendi seyircisine en iyi şekilde Kürt ulusal televizyon kanalları üzerinden ulaşacağı apaçık ortadadır. Kürt sineması filmlerinin, birkaç festivalin dışında gösterim imkânı bulamayıp, unutulmaya bırakıldığı bir alanda, Kürt ulusal televizyonların yukarıda bahsettiğim, hem kamusal, hem kendi medya kaliteleri ve görevleri bazında, hem de Kürt sinemasına yapacağı etki inanılmaz boyutlarda olacaktır. Bu ayni zamanda sinema salonlarına gidecek Kürt sinema seyircisinin yaratmanında ilk ve en önemli ayağını oluşturacaktır. En önemliside, daha önce bahsettiğim, ulusal sinemanın toplumsal işlevini, toplumsal kimliğin inşasınınında en kolay ve etkili yolunu Kürt toplumsal alanında gerçekleştirmiş olacaktır. Bunun yanında hem maddi hem manevi olarak, bu Kürt filmlerinin Kürt kamusal alanında görünmesiyle, Kürt sinemacısına en büyük olumlu geri dönüşümü sağlayacaktır.

Sinema sanatı, diğer sanatlar gibi yaklaşık yüz yıldır batı üniversitelerinde akademilerinde incelenilen, üzerinde büyük bir literatür oluşturulan, bugün en etkin sanat olarak ele alınıyor. Onu salt bir sanat ve sanatçı faaliyeti olarak ele almak gerine, onu bütün sanatların hibrid bir birleşimi ve onun üretim ve dağıtım koşullarını baz alarak onu en büyük kültür endüstrisinin öznesi olarak ele alınıyor. Yani bir filmi bir sinemacının basit bir duygulanımı olmak gerine, birçok sosyal biliminin incelemesinin bir bireysel ve toplumsal öznesi olarak ele alıyor. Bu anlamda yapılan analizler ve bu analizler üzerinden yapılan eleştiriler, hem sinemacılarını yetiştirilmesinde hem de ulusal sinemalarının şekillenmesinde en önemli rolü oynuyorlar. Örneğin bugün yazarların analizcilerinin çoğunluğunu Fransız üniversitelerinin sinema profesörlerinin oluşturduğu, Trafik, Chaire du CinémaPozitif, gibi sinema dergileri, sadece Fransız ulusal sinemasına değil, uluslararası sinemaya yön veren bir konumda bulunuyorlar. Bugün dünya sinemasında Fransansız sinema akademilerinin ve literatürünün etkisi inanılmaz boyutlardadır. Yani bugün bir ulus sinemasının, ulus kültürünün anakuruculuğunu o sanatın sanatçısından önce, onun akademisyenleri, entellektüelleri olmaktadır. Onun için Kürt sinemasının, bütün toplumsal kurumların üstünde şekillendiği Kürt üniversitelerinin kurulması gerektiği artik kaçınılmaz bir gerçektir. Güney Kürdistan’da bir ölçüde bu üniversiteler olmasına rağmen, ulusal anlamda Kürtler daha özel anlamda Kürt sineması için yeterli akademik kurumlar yoktur. Bugün Kuzey Kürdistanda yaklaşık onüç Türk devlet ve özel üniversitelerin olmasına rağmen, buralarda Kürt entellektüellerin, akademisyenlerin etkinliği neredeyse yoktur. Kürt siyasal hareketin Amed’de bir özel üniversite bile kuramayışı çok düşündürücü bir yetersizliktir. Yani buradan hareketle Kürt sinemasının kesinlikle Kürtçe eğitim alınan ve hem pratik hem teorik uygulanım yapılabilinen üniversiteler kurmasının yada Kürdistanda olan üniversitelerin bu amaç için dönüştürülmesi gerektiği zaruridir. Yani kırkbeş milyonluk Kurt ulusunun, ulusal sinemasının, atölyeler bazında çalışılan küçük sinema akademileriile pek ileriye varılamayacağı bilinip, Kürt siyasal hareketin yüksek öğretim kurumlarını oluşturması gerekiyor.
Yani sinemayla ilgili bilmemiz gereken ve Kürt sinemasını tartışırken hatırlamamız gereken ilk şey, sinemanın bir toplumun kimliksel aynası olduğudur. Onun için Kürt sinemasını böyle ele almak gerekiyor...

Rportaji yapan : Dogan Boztaş

Sinemaci/Akademisien ; Mustafa Saglam

www.sinemayakurdi.com

sinemaya kurdi logo 2

Şirove Bike - Yorum Ekle

Security code Nû bike - Yenile - Refresh

Gotarên Ku Ji We re hatine Pêşniyarkirin - Size Önerilen Makaleler

11 Mar 2016
Brecht'inYabancılaştırmasından Hareketle Dogville Aramızda Çizilen Sınır
Brecht'inYabancılaştırmasından Hareketle Dogville Aramızda Çizilen Sınır

    Sahne bugünde yüksektedir ama artık dipsiz bir uçurumdan yükselir gibi değildir, bir kürsüye dönüşmüştür. Şimdi amaç, bu kürsüye yerleşmeyi başarmaktır. Walter Benjamin     Geleneksel sinemanın amacı, izleyiciyi hayatın keşmekeşsinden sıkıntılarından, uzaklaştırarak onlara...

Zêdetir-Devamı...
21 Mar 2013
Eski Filmler Bugünün Dizilerinden Daha İyi
 Eski Filmler Bugünün Dizilerinden Daha İyi

Son filmi Kader'le Altın Portakal kazanan Zeki Demirkubuz, "60'ların, 70'lerin sineması aşağılanıyor ama bugünkü dizilere baktığımızda eski filmler çok daha başarılı, diziler beceriksizce çekiliyor" dedi. 

Zêdetir-Devamı...
16 Mar 2016
Sinemanın ulusu mu olmalı coğrafyası mı?
Sinemanın ulusu mu olmalı coğrafyası mı?

Lumiere Kardeşlerin 28 Aralık 1895’te bir trenin istasyona girişini görüntüleyerek başlattıkları sinema sanatı zaman içinde insanın yaşamında temel sanat dallarından biri haline geldi. Trans-nation devasa filmlerin yapıldığı günümüzde Kürdlerin henüz...

Zêdetir-Devamı...
29 Ağu 2016
Suzan A. DEMİR: İyi insan, iyi devrimci, iyi sinemacı
Suzan A. DEMİR: İyi insan, iyi devrimci, iyi sinemacı

Rojava'da sert bir hayat var. Orada kafeler, restoranlar falan yok. Orada ölüm kalım mücadelesi veriliyor ve karşıdaki düşman olağanüstü kötü. Hatta bazen kendi kendime düşünüyorum, nasıl bu kadar kötü olabilir?...

Zêdetir-Devamı...
19 Kas 2014
Kürt Sineması
Kürt Sineması

  Yıllarca evinizin arka bahçesinde sakladığınız ve orada beslediğiniz ve yaşama alanı olarak sadece orayı gösterdiğiniz bir çocuğun yıllar sonra ortaya çıkıp ev halkını şaşırtması gibi yaşanan gelişmeler. Kürt halkı da...

Zêdetir-Devamı...
13 Mar 2013
Naza Emo (Nazo) Çareserkirina Qederê
Naza Emo (Nazo) Çareserkirina Qederê

NAZA EMO (NAZO) Û ÇARESERKIRINA QEDERÊ  Naza Emo (Nazo) pîrejineke ji Amûdê ye. Ew niha jî li Amûê dijî û temenê wê dora 100 salî ye.Di dema şewata Sînema Amûdê de,...

Zêdetir-Devamı...
01 Nis 2014
Miraz
Miraz

Derhêner Rodî Yuzbaşi, di sala 1979’an de li Agiriyê ji dayîk bûye. Li zanîngeha Erziromê beşa sînemayê xwendiyê. Derhêner Rodî Yuzbaşi, di destpêkê de zêdetir li ser wênekêşiya belgeyî rawestiye...

Zêdetir-Devamı...
09 Mar 2013
Sînema çiraya gelan e
Sînema çiraya gelan e

Sîrwan H. Berko  – Elmanya Dema behsa sînema tê kirin, yekser sînema bajarê min tê bîra min. Sînema Amûdê ku berî 52 salan dergehên xwe girtin û nema vekirin. Di...

Zêdetir-Devamı...
31 Eki 2013
Ezel'in Ramiz'i değil Sürü'nün Hamo'su
Ezel'in Ramiz'i değil Sürü'nün Hamo'su

Bu yazı, ne bir Tuncel Kurtiz güzellemesidir, ne de O'nun ardından bir ağıt niteliği taşıyan, "ölüye övgü" seremonisidir. Bu yazı, sadece ve sadece gerçekliği ve geçmişi perdelenerek tanımlanmaya çalışılan Tuncel...

Zêdetir-Devamı...
09 May 2016
Ortadoğu Sinemasının 15 Şaheseri
Ortadoğu Sinemasının 15 Şaheseri

Mecid Mecidi, Cafer Panahi, Asghar Farhadi gibi iyi sinemacıların her ne kadar sansüre uğrasalar da ortaya çıkardıkları iyi örneklerle gelişme kaydeden İran Sineması günümüzde güzel zamanlarını yaşıyor. Hollywood’un şaşaalı dünyasına karşılık...

Zêdetir-Devamı...
21 Mar 2013
Kültür ve sanatımız
Kültür ve sanatımız

İktidarı bir güç olarak elinde tutan tüm sistemler zaman içerisinde hegemonik bir hal olarak toplumu çepeçevre sarmaya başlar. Eğer toplumlar bu hegemonik güce karşı kendilerini savunmadan ekonomiye, özyönetimden denetime, ahlaktan...

Zêdetir-Devamı...
24 Eki 2013
Rojava ve Antalya
Rojava ve Antalya

M. Hadi Sümer / Ortadoğu Sinema AkademisiTarih 13 Kasım 1960. Yer Batı Kürdistan’da (Rojava) Amudê şehri. Bir sinema salonuna film izleme gerekçesiyle toplanan 283 Kürt çocuğu Baas rejimi tarafından yakılarak...

Zêdetir-Devamı...
19 Ara 2014
Were Dengê Min
Were Dengê Min

Fîlma bi navê “Were Dengê Min” ji hêla çêkirina xwe ve bi awayekî hevpar û kolektîf hatiye çêkirin. Di encamê de derdikeve hemberî temaşevanan. Di serî de pêşkêşî mîhrîcan û...

Zêdetir-Devamı...
21 Mar 2013
Senaryo Oluşturma
Senaryo Oluşturma

,   Senaryo: Görsel AnlatıSinemasal Anlatıda Senaryonun İşleviAnlatı Biçimleri ve Senaryonun ÖzellikleriSinopsis, Tretman, Dekupaj, StoryboardSENARYONUN OLUŞTURULMASIAna Fikrin / Önermenin BelirlenmesiÖykü, Olay Örgüsü ve Dramatik YapıKarakter Yaratma, GeliştirmeÇatışmanın KurulmasıSENARYO TEKNİKLERİSürekli İlerleme YasasıDüğüm Noktalarının...

Zêdetir-Devamı...
14 Kas 2013
Başkanın Adamları: Başkanın Köpekleri!
Başkanın Adamları: Başkanın Köpekleri!

  “Yalan söyleyin. Mutlaka inanan çıkar. Yeterince sık söylenen yalan, sonunda gerçek hale gelir.”(Hitler'in propaganda bakanı Goebbels)Basın ve medyanın tarihsel süreç içinde her ülkede, bulunan koşullara göre farklı şekillendiği bilinen bir gerçektir....

Zêdetir-Devamı...
21 Mar 2013
Özgür Sinemacılar Manifestosu
 Özgür Sinemacılar Manifestosu

“Hepimiz sinemacıyız”Aristoteles’in dediği gibi, kurmaca (fiction), bir yapılandırma operasyonu olarak yaşama biçim verdiği için. 

Zêdetir-Devamı...
07 May 2013
Di navbera jîyan û mirinê de çîroka jineka kurd
Di navbera jîyan û mirinê de çîroka jineka kurd

  Fîlmê derhêner Reha Erdem ya bi navê JÎN, ku di raya giştî ya tirk û kurdan de dihat meraqkirin, li festîvala fîlman ya Berlînê (Berlinale) û ya Stenbolê hat nîşandan. Derhêner di fîlmê...

Zêdetir-Devamı...
05 Mar 2013
Sinema Tadında Psikoterapi
Sinema Tadında Psikoterapi

Film terapisi, Sinema filmlerinin psikoz bozukluklar haricinde bazı psikolojik sorunların tedavisinde kullanılması yöntemi.

Zêdetir-Devamı...

Gotarên Ku Dawî hatine Xwendin - En Son Okunan Makaleler

Huner, Taybetmendi̇ya Ci̇…

Huner, Taybetmendi̇ya Ci̇vakî ya Herî Berxwedêr e!

Estetîk dîmena civakê ya şênber dide diyarkirin. Ango tiştên ku bi çav têne dîtin in. Xweş...

Gotarên Navdeng - En Beğenilen Makaleler

En Muhteşem 11 Gerilla Di…

En Muhteşem 11 Gerilla Direniş Filmi

Gerilla mücadelesi, ne ilk kez gelişti ne de son kez gelişecek. Devletçi uygarlığın başlan...

Gotarên Rasthatî - Rastgele Makaleler

Çocuk Filmleri ve Özgür R…

Çocuk Filmleri ve Özgür Ruhlar

Sinema endüstrisinde başlı başına bir sektör, çocuk filmleri… Hele bir de küçük kızınız ...

Gotarên Nû - Yeni Makaleler

Temsîliyeta Kurdan Di Sîn…

Temsîliyeta Kurdan Di Sînemaya Kurdî û Tirkî de

DESTPÊK Di nîveka duyem a sedsala 20an de, bi belavbûna sînemayê û firehbûna warê sînem...

онлайн фильмы

Têketin-Giriş

Şu anda 617 konuk çevrimiçi


Endamtî-Üyelik

Şu anda 617 konuk çevrimiçi

*
*
*
*
*

* İşaretli alanların doldurulması gerekir.